TBK ▸ Madde 105
Madde 104
MADDE 105

Senedin geri verilememesi

Madde Listesi
Madde 106

TBK 105. Madde

I. Alacaklı, borç senedini kaybettiğini iddia ederse, borçlunun istemi üzerine, borcu ödeme sırasında, kendisine borç senedinin iptalini ve borcun sona ermiş olduğunu gösteren resmen düzenlenmiş veya usulüne göre onaylanmış bir belge vermek zorundadır.

II. Kıymetli evrakın iptaline ilişkin hükümler saklıdır.

TBK 105. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 89 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 104 üncü maddesinde, borcu ödemek isteyen borçluya, alacaklının borç senedini geri verememesi durumunda, borçlunun istem hakları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 89 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Senedin iadesinin mümkün olamaması” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. Senedin geri verilememesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 89 uncu maddesi tek fıkradan oluştuğu hâlde, bu maddede iki ayrı konunun düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 104 üncü maddesi iki fıkraya bölünerek düzenlenmiştir. Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi, alacaklının borç senedini kaybetmesi veya her ne sebeple olursa olsun borçluya geri verememesi durumunda borçluyu nasıl koruyacağına ilişkin önemli bir düzenleme getirmektedir. Madde, borcun ifası sırasında senedin üçüncü kişilerin eline geçmesi veya senedi sonradan alan bir kişinin hak iddia etmesi gibi risklere karşı borçluya hukukî bir güvence sağlamaktadır. 818 sayılı Kanun’un 90. maddesini karşılayan bu hüküm, kıymetli evrak dışındaki adî borç senetleri için uygulanır.

Maddenin birinci fıkrasına göre, alacaklı borç senedini kaybettiğini iddia ederse, borçlunun istemi üzerine, borcu ödeme sırasında kendisine borç senedinin iptalini ve borcun sona ermiş olduğunu gösteren resmen düzenlenmiş veya usulüne göre onaylanmış bir belge vermek zorundadır. Bu belge, noter tarafından düzenlenebileceği gibi usulüne uygun şekilde onaylanmış bir taahhüt senedi de olabilir. Belgenin amacı, borçluya ileride ortaya çıkabilecek senet sahibi kişilere karşı savunma imkânı tanımak ve ikinci kez ödeme yapma riskini ortadan kaldırmaktır.

Bu belge, aslında iki işlevi bir arada yerine getirir: Birincisi, mevcut borcun sona erdiğini tevsik eder; ikincisi, senedin iptalini hukuken sağlar. Belge olmaksızın ödeme yapan borçlu, senedin iyi niyetli bir üçüncü kişiye devredilmiş olması ihtimaline karşı savunmasız kalır. Özellikle alacağın temliki hükümleri uyarınca yazılı senet lehtarına karşı ileri sürülebilecek itirazlar bakımından borçluya ispat kolaylığı sağlar.

İkinci fıkra, kıymetli evrakın iptaline ilişkin özel hükümleri saklı tutmaktadır. Bono, poliçe, çek gibi kıymetli evrakın kaybedilmesi hâlinde Türk Ticaret Kanunu’nun iptal davasına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu hükümler, ilan yoluyla iptal prosedürü öngörmekte olup genel mahkemede takip edilen özel bir usuldür. Kıymetli evrak söz konusu olduğunda borçlu, ödeme öncesinde alacaklıdan iptal kararı almasını isteyebilir; aksi hâlde hâmil sıfatını taşıyan üçüncü kişiye karşı korumasız kalır.

Doktrinde bu hüküm, "ifa güvenliği" prensibinin bir yansıması olarak değerlendirilmektedir. Borçlu, borcunu ifa ederken aynı zamanda ileride aynı borcun bir kez daha talep edilmemesi güvencesini elde etmelidir. Yargıtay, alacaklının senedin kaybolduğunu iddia etmesi hâlinde borçlunun ödeme yapmadan önce noter onaylı beyan ve iptal belgesi isteme hakkına sahip olduğunu kabul etmektedir. Uygulamada özellikle eski tarihli borç senetleri, küçük ticari ilişkilerdeki yazılı belgeler ve el yapımı senetler bakımından bu hüküm önemli bir koruyucu rol üstlenmektedir. Noter ödeme protokolü, senet kaybı tutanağı gibi belgeler bu hükmün pratik uygulamalarıdır.

Madde 104
MADDE 105

Senedin geri verilememesi

Madde Listesi
Madde 106
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-105/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık