TBK ▸ Madde 202
Madde 201
MADDE 202

Malvarlığının veya işletmenin devralınması

Madde Listesi
Madde 203

TBK 202. Madde

I. Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.

II. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.

III. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir.

IV. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz.

TBK 202. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 179 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının dört fıkradan oluşan 201 inci maddesinde, malvarlığının veya işletmenin devralınması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 179 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Bir mâmelekin veya işletmenin devralınması” şeklindeki ibare, Tasarıda “F. Malvarlığının veya işletmenin devralınması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun iki fıkradan oluşan 179 uncu maddesi, Tasarının 201 inci maddesinde dört fıkraya bölünerek düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 179 uncu maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “bunu alacaklılara ihbar veya gazetelerde ilân ettiği tarihten itibaren” şeklindeki ibare, Tasarıda “bunu alacaklılara bildirdiği veya ticarî işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilânla duyurduğu tarihten başlayarak” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, devralanın bu devri tirajı düşük veya yerel bir basım organında ilân etmek suretiyle, alacaklıların zarara uğramasının önlenmesi amaçlanmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 179 uncu maddesinin son fıkrasında kullanılan “tek bir borcun nakli akdinden” şeklindeki ibare, Tasarının 201 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “dış üstlenme sözleşmesinden” şekline dönüştürülmüştür.

Tasarının 201 inci maddesine son fıkra olarak eklenen yeni bir hükümle, devralanın, bildirme veya ilânla duyurma yükümlülüğünü yerine getirmedikçe, maddenin ikinci fıkrasında öngörülen iki yıllık sürenin işlemeye başlamayacağı kabul edilmiştir.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 202. maddesi, bir malvarlığının veya işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte bir başka kişiye devredilmesi durumunda ortaya çıkan hukuki sonuçları düzenleyen önemli bir hükümdür. Bu madde, işletme devirleri ve malvarlığı transferleri gibi büyük ölçekli ekonomik işlemlerde alacaklıları koruma amacı taşır. 818 sayılı Kanun’un 179. maddesini karşılamaktadır.

Maddenin birinci fıkrasına göre bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.

Bu hüküm, devralanın otomatik olarak borçlardan sorumlu olmasını öngörür. Ancak bu sorumluluk, alacaklılara bildirim veya ilan tarihinden başlar. Bildirim bireysel (her alacaklıya ayrı ayrı) veya ilan yoluyla (topluca) yapılabilir. Ticaret sicili gazetesi veya ulusal yayım organı gibi geniş ölçekli medyada yayımlanan ilanlar, bildirim fonksiyonu görür.

Yeni kanun koyucu, 818 sayılı Kanun’dan farklı olarak "Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazete" şartı koyarak yerel ve tiraj düşük gazetelerde yapılan ilanların yeterli olmayacağını belirtmiştir. Bu değişiklik, alacaklıların korunması açısından önemlidir; devralanın göstermelik bir ilan ile sorumluluktan kaçınması engellenir.

İkinci fıkra, eski borçlunun durumunu düzenler: iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu kural, alacaklıyı ani bir borçlu değişikliği karşısında korur. Eski borçlu hemen borçtan kurtulmaz; iki yıl boyunca devralan ile birlikte müteselsil sorumluluk devam eder. Bu iki yıl, alacaklıların güvenlerini yeni borçluya adapte etmeleri ve gerekirse güvence talep etmeleri için yeterli süre sağlar.

İki yıllık sürenin başlangıcı muaccel ve muaccel olmayan borçlar için farklıdır. Muaccel borçlar için bildirme veya duyuru tarihinden, daha sonra muaccel olacak borçlar için ise muacceliyet tarihinden itibaren iki yıl işlemeye başlar. Bu detaylı düzenleme, her tür borcun hakkaniyetli biçimde ele alınmasını sağlar.

Üçüncü fıkra, bu hukuki müessesenin hukuki niteliğini belirler: borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Yani malvarlığı/işletme devrinde borçların geçişi, TBK m. 196-200’deki dış üstlenme hükümlerine tâbidir. Savunmalar, güvencelerin akıbeti, sözleşme hükümsüzlüğü gibi konular aynı kurallar çerçevesinde değerlendirilir.

Dördüncü fıkra, önemli bir koruma getirir: bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz. Bu hüküm, devralanın bildirim yükümlülüğünü ihmal etmesinin sonuçlarını düzenler. Eğer devralan, bildirim veya ilan yapmamışsa, iki yıllık süre başlamaz ve eski borçlu süresiz olarak müteselsil sorumluluk altında kalır.

Bu yaklaşım, devralanı bildirim yapmaya teşvik eder. Aksi hâlde eski borçlu, aleyhine olan belirsizlik durumundan rahatsız olur ve devralanı yükümlülüğünü yerine getirmeye mecbur edebilir. Ayrıca alacaklılar da bildirim yapılmadığı için eski borçlulara başvurmaya devam edebilirler.

Doktrinde bu madde, "kollektif borç üstlenmesi" olarak değerlendirilmektedir. Tek bir borç değil, bir işletmenin veya malvarlığının tüm borçları toplu olarak devre konu olur. Yargıtay kararları, bildirim ve ilan prosedürünün titizlikle uygulanmasını ve alacaklıların haklarının korunmasını vurgular.

Uygulamada bu madde, şirket satın alma işlemlerinde, işletme ve ticari tesis devirlerinde, restoran/dükkan/atölye gibi küçük işletmelerin satılmasında, franchising ilişkilerinde büyük önem taşır. Özellikle "aktif ve pasifleri ile işletme devri" yapılan her türlü işlemde bu hüküm devreye girer. Bankalar, satın alma finansmanı değerlendirmelerinde bu hükümlerin uygulamasını titizlikle analiz eder. Bu düzenleme, büyük ölçekli ekonomik işlemlerde alacaklı menfaatlerini koruyan ve işletme devirlerini düzenli bir hukuki çerçeveye oturtan temel bir kuraldır.

Madde 201
MADDE 202

Malvarlığının veya işletmenin devralınması

Madde Listesi
Madde 203
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-202/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık