TBK ▸ Madde 457

TBK 457. Madde

I. Pazarlamacı, aynı zamanda birden fazla işveren hesabına faaliyette bulunuyorsa, aksi yazılı şekilde kararlaştırılmadıkça, her işveren, pazarlamacının harcamalarına eşit olarak katılmakla yükümlüdür.

II. Harcamaların tamamen veya kısmen sabit ücrete veya komisyona dâhil edilmesine ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

TBK 457. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “3. Harcamalar” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 457 inci maddesinde, pazarlamacının harcamalarından ticarî işletme sahibi işverenlerin sorumlulukları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, pazarlamacının aynı zamanda birden fazla işveren hesabına faaliyette bulunması durumunda, aksi yazılı şekilde kararlaştırılmadıkça, her işverenin pazarlamacının, faaliyeti çerçevesinde yaptığı harcamalara eşit olarak katılmakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, harcamaların tamamen veya kısmen sabit ücrete veya komisyona dahil edilmesine ilişkin anlaşmalar, kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlanmıştır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 349d maddesi göz önünde tutulmuştur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 457. maddesi, pazarlamacılık faaliyetinin doğasından kaynaklanan harcamaların (seyahat, konaklama, yemek, temsil, iletişim vb.) karşılanmasına ilişkin kuralları düzenler. İki fıkradan oluşan madde, çok işverenli pazarlamacıların harcama paylaşımını ve harcamaların ücret veya komisyon içine dahil edilmesinin yasağını öngörür.

Birinci fıkra, pazarlamacının aynı zamanda birden fazla işveren hesabına faaliyette bulunması durumunda, aksi yazılı şekilde kararlaştırılmadıkça her işverenin pazarlamacının harcamalarına eşit olarak katılmakla yükümlü olduğunu düzenler. Bu hüküm, çoklu işveren modelinde çalışan pazarlamacının harcama sorumluluğunun adil biçimde paylaştırılmasını sağlar.

Örneğin bir pazarlamacı üç farklı işveren adına aynı ziyaret programında bulunuyorsa, ziyaret sırasındaki yakıt, konaklama, yemek gibi ortak masraflar üç işveren arasında eşit paylaştırılır. Bu "eşit katılım" kuralı, harcamanın hangi işverenin işiyle daha çok bağlantılı olduğunu tespit etmenin zorluğunu pratik bir çözümle aşar.

Ancak bu kural yumuşatılabilir; aksine yazılı anlaşma varsa başka bir paylaştırma oranı uygulanır. Pazarlamacılık sözleşmelerinde işverenlerin harcama paylarının farklı oranlarda (ör. "satış hacmine oranla", "işletmeye getirilen ciro oranında") belirlenmesi mümkündür. Ayrıca işverenlerin birbiriyle yapacakları anlaşmalar, pazarlamacının menfaatini zedelememek kaydıyla paylaştırmayı farklı şekilde düzenleyebilir.

İkinci fıkra, harcamaların tamamen veya kısmen sabit ücrete veya komisyona dâhil edilmesine ilişkin anlaşmaların kesin olarak hükümsüz olduğunu düzenler. Bu emredici hüküm, pazarlamacının ücret güvencesinin önemli bir unsurudur.

Yasağın gerekçesi, ücret ve harcamanın hukuki niteliğinin farklılığıdır. Ücret, pazarlamacının emeğinin karşılığıdır; kişisel gelirini oluşturur. Harcama ise işin yürütülmesi için yapılan maliyetlerdir; pazarlamacının cebinden değil, işverenin cebinden çıkması gereken giderlerdir. Bu ikisini birbirine karıştırmak, pazarlamacının gerçek gelirini düşürür ve gizli bir ücret kesintisine yol açar.

Örneğin "aylık 5000 TL ücret, yol ve yemek masraflarını kapsar" gibi bir hüküm TBK m.457/II uyarınca kesin hükümsüzdür. Bu hüküm dikkate alınmaksızın pazarlamacı 5000 TL’yi tam ücret olarak alır ve harcamalarını ayrıca tahsil etme hakkını kullanır. İşverenin sonradan "ücret zaten harcamayı kapsıyordu" savunması geçersizdir.

Aynı şekilde "komisyon oranı %5, tüm harcamalar dahil" veya "komisyondan harcama düşülür" gibi hükümler de geçersizdir. Komisyon, pazarlamacının başarılı satışından doğan hak edişidir; harcama, bu başarıyı elde etmek için yapılan maliyet kalemidir. İki unsurun ayrı tutulması şarttır.

Harcama iade mekanizmasının şekli uygulamada sözleşmede belirlenir. Yaygın yöntemler: Pazarlamacının belge (fatura, fiş) karşılığı harcamayı işverene sunması, makbuz imzalı iade alması; aylık harcama bütçesi sağlanması; kredi kartı/şirket kartı ile harcama yapılması; belirli kalemler için pauşal (götürü) ödeme yapılması. Pauşal ödemeler "bütçe" niteliğinde olup ücretten farklıdır; ancak aşırı düşük pauşal ödeme fiilen bir ücret kesintisi olarak değerlendirilebilir ve m.457/II kapsamında denetlenir.

Uygulamada Yargıtay, harcamaların ücrete dahil edilmesi anlaşmalarını sıkı biçimde değerlendirmekte ve pazarlamacının harcamalarını ayrıca tahsil etme hakkını genişçe yorumlamaktadır.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-457/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık