TBK 574. Madde
I. Ardiyeci, kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebilir.
II. Bu giderler hemen; ardiye ücreti ise her üç ayda bir ve her hâlde malların tümünün veya bir bölümünün geri alınması sırasında ödenir.
III. Ardiyeci, mallara zilyet bulunduğu veya eşyayı temsil eden herhangi bir senet vasıtasıyla onlar üzerinde tasarruf etme yetkisine sahip olduğu sürece, alacakları için bu mallar üzerinde hapis hakkına sahiptir.
TBK 574. Madde Gerekçesi
Tasarının üç fıkradan oluşan 574 üncü maddesinde, ardiyecinin hakları düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 476 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Ardiye sahibinin hakları” şeklindeki ibare, Tasarıda, “IV. Ardiyecinin hakları” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 476 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile aynı maddenin ikinci fıkrası, birbiriyle bağlantılı oldukları göz önünde tutularak Tasarıda tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.
Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 574. maddesi, ardiyecinin sözleşmeden ve kanundan doğan ekonomik haklarını düzenlemekte olup, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 476. maddesinin karşılığıdır. Madde, ardiyecinin ücret alacağını, masrafların iadesini talep etme hakkını ve hapis hakkını üç ayrı fıkrada sistematikleştirmektedir. Birinci fıkraya göre ardiyeci, kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebilir. Hükmün dikkat çekici yanı, ardiyecinin taleplerini iki kategoriye ayırmış olmasıdır: birincisi asli edim karşılığı olan ardiye ücreti, ikincisi ise saklama ediminin zorunlu sonucu olmayan fakat malın muhafazasıyla ilgili ortaya çıkan ek giderlerdir. Sözleşmede ücretin kararlaştırılmamış olması hâlinde, aynı türdeki saklama ilişkilerinde geçerli olan alışılmış ücret esas alınır; bu durum, ardiyecilik faaliyetinin ticari nitelik taşıması ve kural olarak ivazsız yapılamayacağı karinesinin bir sonucudur. Giderler bakımından ‘saklamadan doğmayan’ ifadesi önemlidir: mutat bakım ve güvenlik masrafları ücrete dahil sayılırken, beklenmeyen taşıma, ambalajlama, gümrük işlemleri gibi harici giderlerin iadesi ayrıca talep edilebilir. İkinci fıkrada, ödemenin zaman boyutu düzenlenmiştir. Giderler derhâl ödenirken, ardiye ücreti her üç ayda bir ve her hâlde malların tümünün veya bir bölümünün geri alınması sırasında muaccel olur. Bu düzenleme, uzun süreli saklama ilişkilerinde ardiyecinin nakit akışını güvence altına alırken, saklatan bakımından da ödeme takvimini öngörülebilir kılar. Üç aylık dönem ödemelerinin gecikmesi, temerrüt hükümlerinin uygulanmasını sağlar ve ardiyeciye, sözleşmenin sona erdirilmesinde ağırlıklı bir argüman verir. Üçüncü fıkra, ardiyeciye kanundan doğan bir aynî güvence sağlamakta ve saklamada bulunan mallar üzerinde hapis hakkı tanımaktadır. Bu hakkın kullanılabilmesi için, ardiyecinin fiilen mala zilyet olması veya eşyayı temsil eden bir senet vasıtasıyla mal üzerinde tasarruf yetkisine sahip bulunması aranır. Böylece malı temsil eden kıymetli evrak çıkarılmış ardiye ilişkilerinde de, ardiyecinin güvence hakkı sürdürülmüş olur. Hapis hakkı, ardiyecinin ücret ve masraf alacaklarının güvencesi olmakla kalmaz; borcun ödenmemesi hâlinde, Türk Medeni Kanunu’nun hapis hakkına ilişkin hükümleri uyarınca malın paraya çevrilmesine de olanak tanır. Yargıtay kararlarında hapis hakkının geçerli biçimde kullanılabilmesi için alacağın muaccel olması, malın meşru biçimde ardiyecinin zilyetliğine geçmiş bulunması ve alacak ile mal arasında doğal bir bağlantı bulunması şartları aranmaktadır. Üçüncü kişinin mülkiyetindeki mallar üzerinde hapis hakkı ancak, iyiniyetli zilyet edinme koşullarında kurulabilir. Ardiyecinin hapis hakkını haklı sebep olmaksızın malın teslimini geciktirmek için kullanması, hakkın kötüye kullanılması sayılır ve tazminat sorumluluğu doğurur. Böylece madde, ardiyecilik ilişkisinin iktisadi dengesini kapsamlı biçimde korumaktadır.
