TBK ▸ Madde 575
Madde 574
MADDE 575

Malların geri verilmesi

Madde Listesi
Madde 576

TBK 575. Madde

Ardiyeci, ticari malları, genel saklama sözleşmesinde olduğu gibi geri vermekle yükümlüdür. Ancak, saklayanın sözleşmede öngöremeyeceği sebeplerle, süresinden önce geri verme yetkisi bulunduğu durumlarda bile ardiyeci, kararlaştırılmış olan sürenin sonuna kadar malları korumak zorundadır.

TBK 575. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 575 inci maddesinde, ardiyecinin malları geri verme yükümlülüğü düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 477 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Emtianın iadesi” şeklindeki ibare, Tasarıda, “V. Malların geri verilmesi” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 575. maddesi, ardiye sözleşmesinin sona ermesi aşamasında ardiyecinin en temel borcunu, yani saklanan malların geri verilmesi yükümlülüğünü düzenlemektedir. Hüküm, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 477. maddesinin karşılığı olup, kenar başlığı ’emtianın iadesi’ ifadesinden ‘malların geri verilmesi’ biçimine sadeleştirilmiştir. Madde, ardiyecinin geri verme yükümlülüğünü iki açıdan düzenler. İlk olarak, ardiyeci, ticari malları genel saklama sözleşmesine ilişkin kurallarda olduğu gibi geri vermekle yükümlüdür. Bu atıf, Türk Borçlar Kanunu’nun genel saklama hükümlerinin ardiye sözleşmesinde de, bu bölümdeki özel hükümler saklı kalmak üzere uygulanacağını göstermektedir. Dolayısıyla malların kimliği, miktarı, niteliği ve yerinin tespitinde, genel saklamaya ilişkin TBK hükümleri esas alınır; saklatan kural olarak dilediği zaman, sözleşmede süre kararlaştırılmış olsa dahi, malı geri isteme hakkına sahiptir. Ancak madde, ikinci cümlesiyle, sıradan saklama sözleşmesinden ayrılan önemli bir özel kural getirmektedir. Saklayanın sözleşmede öngöremeyeceği sebeplerle, süresinden önce geri verme yetkisi bulunduğu durumlarda bile, ardiyeci, kararlaştırılmış olan sürenin sonuna kadar malları korumak zorundadır. Bu düzenleme, genel saklama ilişkisinde saklayana tanınan ‘zamansız iade’ hakkının ardiye sözleşmesinde geçerli olmadığını ortaya koyar. Böylece, ardiyecinin taahhüt ettiği saklama süresinin ekonomik olarak planlanmış olması ve depolama kapasitesinin uzun vadeli olarak tahsis edilmiş bulunması korunmaktadır. Hükmün arka planında, ardiyeciliğin sürekli ve organize bir ticari işletme faaliyeti olması; bu faaliyetin, bireysel saklamadan farklı olarak, sabit tesislere, personele ve uzun vadeli sözleşmelere dayanan bir yapı arz etmesi yatar. Ardiyeci, belirli bir kontenjanı belirli bir süre için saklatana tahsis ettiğinden, süresinden önce iade edilen malın yerine yeni bir müşteri bulma imkânı daima mevcut olmayabilir. Bu sebeple kanun, ardiyeciyi sözleşme süresinin dolmasına kadar muhafaza borcuyla bağlı tutmakta, ancak saklatanın elindeki malı geri alma hakkını da baki tutmaktadır. Bununla birlikte, saklatan belirlenen süre dolmadan malı geri almak isterse, kararlaştırılmış ücretin tamamını ödeme yükümlülüğünden kurtulamaz; aksi takdirde ardiyecinin menfaat dengesi bozulur. Yargıtay uygulamasında, ardiye sözleşmesinin süresinden önce saklatanın talebiyle sona erdirildiği durumlarda, ardiyecinin kalan süre için öngörülmüş ücretleri talep edebileceği, ancak bu sürede başka bir saklatana kiralama imkânı bulmuşsa, bu gelirin ücretten mahsup edileceği kabul edilmektedir. Ardiyecinin, sözleşmenin sona ermesinde malları zamanında, eksiksiz ve sözleşmeye uygun nitelikte iade etmemesi, temerrüt hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ve tazminat sorumluluğu doğurur. Uygulamada özellikle malın başka bir kişiye yanlışlıkla teslimi, kütleden eksiltme veya nitelik değişikliğine yol açan saklama koşulları, en sık karşılaşılan uyuşmazlık konularıdır. Böylece madde, ardiye sözleşmesinin denge noktasında, süre kararlaştırma menfaatiyle saklatanın mal üzerindeki tasarruf hakkını bir araya getirmektedir.

Madde 574
MADDE 575

Malların geri verilmesi

Madde Listesi
Madde 576
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-575/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık