TBK ▸ Madde 616
Madde 615
MADDE 616

Önel Verilerek Sözleşmenin Feshi ve Edim Dengesizliği

Madde Listesi
Madde 617

TBK 616. Madde

I. Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunur ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edemezse diğer taraf, altı ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Bu oransızlığın tespitinde, ilgili sosyal güvenlik kurumunca, bakım borçlusuna verilenin değerine denk düşen anapara değeri ile bağlanacak irat arasındaki fark esas alınır.

II. Sözleşmenin sona erdirilmesi anına kadar geçen sürede ifa edilmiş edimler, anapara ve faiziyle birlikte değerlendirilerek, denkleştirme sonucunda alacaklı çıkan tarafa geri verilir.

TBK 616. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 616 ncı maddesinde, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin fesih yoluyla sona erdirilmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 516 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Fesih / 1. İhbar” şeklindeki ibare, Tasarıda “F. Sona ermesi / I. Önel verilerek fesih” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 516 ncı maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “… takas icra olunur.” şeklindeki ibare, Tasarının 616 ncı maddesinin ikinci fıkrasında “… denkleştirme sonucunda alacaklı çıkan tarafa geri verilir.” şeklinde ifade edilmiş ve bunun bir takas değil, denkleştirme (mahsup) olduğu açıkça belirtilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 616. maddesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin taraflar arasındaki edim dengesizliği sebebiyle önel verilerek feshedilmesini düzenlemektedir. İki fıkradan oluşan hüküm, sözleşmenin aleatuar niteliğinden kaynaklanan risklerin taraflardan biri aleyhine aşırı biçimde gerçekleşmesi hâlinde, katı "pacta sunt servanda" ilkesinin yumuşatılmasına olanak tanımaktadır. Düzenleme, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 516. maddesini karşılamakta; eski kanundaki "takas" ibaresi yerine daha teknik bir kavram olan "denkleştirme" ifadesi benimsenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, tarafların edimleri arasında önemli ölçüde bir oransızlık bulunur ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edemezse, diğer taraf altı ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Bu oransızlığın tespitinde çok özel bir kriter benimsenmiştir: ilgili sosyal güvenlik kurumunca, bakım borçlusuna verilenin değerine denk düşen anapara değeri ile bağlanacak irat arasındaki fark esas alınır. Böylece devredilen malvarlığının peşin değeri ile bakım ediminin aktüeryal olarak hesaplanmış karşılığı arasında somut bir karşılaştırma yapılır.

Edimler arasındaki oransızlık, sözleşme tipinin rizikolu karakteri gereği belirli bir ölçüye kadar normal kabul edilmelidir. Zira bakım alacaklısı uzun yaşarsa bakım borçlusu aleyhine, kısa yaşarsa bakım alacaklısının mirasçıları aleyhine bir dengesizlik kaçınılmazdır. Hüküm, bu kaçınılmaz dengesizliği değil, makul rizikoyu aşan "önemli ölçüde" oransızlığı hedef almaktadır. Fazla alan tarafın bağış iradesinin bulunduğunu ispat etmesi hâlinde fesih yolu kapanır; zira bağış unsuru edimler arasındaki dengesizliği zaten hukuken meşrulaştırır.

Altı aylık önel süresi, özellikle bakım borçlusunun edimini sürekli olarak ifa ettiği düşünüldüğünde, tarafların ilişkilerini tasfiye edebilmesi için tanınmış makul bir geçiş süresidir. Bu süre içinde sözleşme yürürlüğünü korur; taraflar yükümlülüklerini ifa etmeye devam ederler. Önelin bildirim yoluyla işlemeye başlaması ve sürenin dolmasıyla sözleşme ileriye etkili olarak sona erer.

Maddenin ikinci fıkrası, fesih sonrasındaki tasfiye ilişkisini düzenlemektedir. Sözleşmenin sona erdirilmesi anına kadar geçen sürede ifa edilmiş edimler, anapara ve faiziyle birlikte değerlendirilerek denkleştirme (mahsup) sonucunda alacaklı çıkan tarafa geri verilir. Bu düzenleme, sebepsiz zenginleşme ilkelerinin özel bir uygulaması niteliğindedir. Yargıtay uygulamasında, bu denkleştirme yapılırken bakım alacaklısının devrettiği malın güncel değeri, bakım borçlusunun fiilen ifa ettiği bakımın parasal karşılığı ve taşınmazın sözleşmeden bu yana değer artışları dikkate alınmaktadır. Bilirkişi incelemeleri aracılığıyla karşılıklı edimlerin rayiç değeri tespit edilerek adil bir sonuca ulaşılmaya çalışılır. Bu madde, sözleşmenin rizikolu yapısına rağmen taraflardan birinin ağır şekilde mağdur olmasını engelleyen önemli bir denge aracıdır.

Madde 615
MADDE 616

Önel Verilerek Sözleşmenin Feshi ve Edim Dengesizliği

Madde Listesi
Madde 617
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-616/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık