TMK 279. Madde
(1) Eşlerin birlikte yaşadıkları konut veya ev eşyası ortaklık mallarına dahil ise, sağ kalan eş, payına mahsuben bunların mülkiyetinin kendisine verilmesini isteyebilir.
(2) Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eş veya ölenin diğer yasal mirasçılarının istemiyle bunlar üzerinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir.
(3) Mal ortaklığı rejiminin ölüm dışındaki bir sebeple son bulması hâlinde, eşlerden her biri, üstün bir yararının varlığını ispat etmek suretiyle aynı istemleri ileri sürebilir.
TMK 279. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 244 üncü maddesinden alınmıştır. Edinilmişmallara katılma rejiminde yer alan hüküm, maddede mal ortaklığırejimi için de kabul edilmiştir. Ancak edinilmişmallara katılma rejiminde yer alan hükümden farklı olarak maddede, sağkalan eşin, öncelikle mülkiyet hakkıisteyebilmesi öngörülmüştür. Buna göre, ölüm nedeniyle mal ortaklığının son bulmasında, sağkalan eş, eşlerin birlikte yaşadıklarıkonut ve ya ev eşyasının ortaklık mallarına dahil olduğu durumda, kendi tasfiye payına mahsuben bunların mülkiyetini isteyebilecektir. Böylece bu mallar terekeye dahil olmaktan çıkartılıp, diğer mirasçıların bunlar üzerindeki mülkiyet haklarının, sağkalan eş tarafından tasfiye payına mahsuben satın alınmasısağlanmışolmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasıhaklısebeplerin varlığıhâ linde, sağkalan eşve ya ölenin diğer yasal mirasçılarının istemi üzerine bunlar üzerinde mülkiyet yerine intifa ve ya oturma hakkıtanınmasınıisteyebileceğini öngörmektedir. 55 Maddenin üçüncüfıkrasında, ölüm dışındaki sebeplerle mal ortaklığırejiminin son bulmasıhâ linde, eşlerden her birinin üstün bir yararın varlığınıkanıtlamak suretiyle aynıistemleri ileri sürebilmesi kabul edilmiştir.
Açıklama
TMK 279. maddesi, eşlerin birlikte yaşadıkları konut veya ev eşyasının ortaklık mallarına dahil olması hâlinde sağ kalan eşe bu malların payına mahsuben kendisine verilmesini isteme hakkı tanır. Hüküm, ölüm nedeniyle sona eren mal ortaklığı tasfiyesinde sağ kalan eşin yaşam güvencesini koruma amacı taşır. Benzer bir güvence yasal mal rejimi için de TMK 240’ta yer almakta olup 279. madde bu korumayı ortaklık rejimine genişletmektedir.
Özgüleme hakkının kullanılabilmesi için konut ya da ev eşyasının ortaklık malı niteliğinde olması gerekir. Konutun veya ev eşyasının değeri sağ kalan eşin payını aşıyorsa, aşan kısım için bedel farkı ödeme yükümlülüğü doğar. Bu ödeme ödeme gücü yoksa mahkeme uygun vadeli ödeme kararı verebilir. Birlikte yaşanan konut kavramı fiilen oturulan mesken anlamında yorumlanmakta; yazlık veya tatil evi bu kapsamda değerlendirilmemektedir.
Özgüleme hakkı, sağ kalan eşin barınma hakkını güvenceye almanın yanı sıra aile yuvasına duygusal bağlılığı da korur. Mirasçılar bu talebe karşı çıkabilirse de hâkim, sağ kalan eşin menfaatini, mirasçıların haklarını ve konutun değerini birlikte değerlendirerek karar verir. Yargıtay, sağ kalan eşin bu hakkının sadece konut edinme değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik devamlılık amacı da taşıdığını vurgulayan kararlar vermiştir.
