TMK ▸ Madde 286

TMK 286. Madde

(1) Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır.

TMK 286. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 242 nci maddesini karşılamaktadır. Madde, özellikle ikinci fıkrası açısından, yürürlükteki metinden farklı olarak ve esas itibarıyla kaynak Kanunun 256 ncı maddesi örnek alınmak suretiyle düzenlenmiştir, Birinci fıkrada, esasen, yürürlükteki metinde yer alan ilke, dava açma süresi (yürürlükteki metinden farklıbir süre olarak) ayrıbir maddeye bırakılmak suretiyle tekrarlanmaktadır. Buna göre, koca, soybağının reddi davasıaçarak babalık karinesini çürütebilir. Dava ana ve çocuğa karşıaçılır. İkinci fıkrada ise, çocuğun dava açma hakkının bulunup bulunmadığı ve yürürlükteki Kanun açısından (m.241 ve m.245 hükümleri karşısında) bu konuda bir kanun boşluğu mevcut olup olmadığısorunu, kaynak Kanunda 1976 yılında yapılan değişiklik (aynen olmasa da, genel tercih açısından) izlenmek suretiyle, açık bir çözüme kavuşturulmaktadır. Yapılan düzenlemede Tasarıda, belli koşullarda baba dışındaki kişilere soybağının reddi olanağıtanıyan bir sistemde, 58 soybağıyla birinci derecede ve hem manevî hem de maddî açıdan ilgili olan kişiye, yani çocuğa da dava hakkının tanınmasıgerektiği görüşü benimsenmiştir. Bu görüşdoğrultusunda kaleme alınan ikinci fıkra ya göre, çocuk da soybağının reddi davasıaçabilir. Bu durumda, davalısıfatı, ana ile babalığıkarine olarak kabul edilen koca ya aittir. Kaynak Kanunun 256 ncı maddesindeki “karısının üçüncükişi tarafından gebe bırakılmasına rıza gösteren kocanın dava hakkıyoktur” şeklindeki üçüncüfıkrasıalınmamıştır.

Açıklama

TMK Madde 286, soybağının reddi davasını açma hakkını ve bu davada taraf sıfatlarını düzenleyerek babalık karinesinin çürütülme yolunu açar. Hüküm, eski Medenî Kanun’un 242. maddesini karşılamakta olup esas itibarıyla kaynak İsviçre Medenî Kanunu’nun 256. maddesi örnek alınarak kaleme alınmıştır. Maddeye göre koca, ana veya çocuk soybağının reddi davası açarak TMK Madde 285’te düzenlenen babalık karinesini çürütebilir; bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı yöneltilir. Maddenin gerekçesi, soybağıyla birinci derecede hem manevî hem maddî yönden ilgili olan çocuğa da dava hakkının tanınması gerektiği görüşünü benimser ve böylece baba dışındaki kişilere de bu olanağı açar. Gerekçe ayrıca kaynak Kanundaki, eşinin üçüncü kişi tarafından gebe bırakılmasına rıza gösteren kocanın dava hakkı bulunmadığına ilişkin hükmün Türk hukukuna alınmadığını belirtir.

Hükmün işleyişinde dava açma hakkı koca, ana ve çocuk arasında dağıtılmıştır; her birinin açtığı davada davalı sıfatı değişir. Koca dava açtığında dava ana ve çocuğa karşı yöneltilir; çocuk dava açtığında ise davalı sıfatı ana ile babalığı karine olarak kabul edilen kocaya aittir. Bu kişilerin birbirine karşı husumet yöneltmesi, soybağı ilişkisinin tüm taraflarını yargılamada hazır bulundurmayı ve kararın herkes bakımından sonuç doğurmasını sağlar. Dava açma hakkının kullanılması TMK Madde 289’da öngörülen hak düşürücü sürelere tâbidir; bu süreler geçtikten sonra hak kullanılamaz hâle gelir. Yargılama ise TMK Madde 284 uyarınca re’sen araştırma ilkesine bağlı özel usule göre yürütülür; hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır ve tarafların tıbbî incelemeye katılmasını isteyebilir. Bu yapı, karinenin yalnızca kanunda sayılan kişilerce ve belirli usul içinde çürütülebilmesini güvence altına alır.

Dava sonucunda babalık karinesi çürütülürse koca ile çocuk arasındaki soybağı geçmişe etkili biçimde ortadan kalkar, çocuğun nafaka ve miras hakları ile nüfus kaydı buna göre yeniden düzenlenir. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu içtihatlarında, çocuğun dava hakkını bizzat kullanabileceği, küçükse kendisine kayyım atanarak davanın yürütüleceği ve husumetin hem anaya hem kocaya yöneltilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse, ergin olduktan sonra babasının biyolojik babası olmadığını öğrenen bir kişi, anasına ve nüfusta baba görünen kocaya karşı TMK Madde 286 uyarınca soybağının reddi davası açabilir; davayı yalnızca kocaya yöneltip anayı dışarıda bırakırsa, mahkeme taraf teşkilinin tamamlanması için ananın da davaya dahil edilmesini sağlar, aksi hâlde verilen karar usul yönünden bozulur.