TMK ▸ Madde 29

TMK 29. Madde

(1) Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek zorundadır.

(2) Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda ölmüş sayılır.

TMK 29. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 28 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin “Sağlığın ve ölümün ispatı” şeklindeki konu başlığıdaha anlaşılır bir ifade olarak “Sağolmanın ve ölümün ispatı” şeklinde, “Bey yine külfeti” şeklindeki kenar başlığı, “İspat yükü ” şeklinde değiştirilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 29, sağ olmanın ve ölümün ispatında ispat yükünün kime düştüğünü düzenler. Hükme göre, bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu, belirli bir zamanda ya da başka birinin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kişi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İkinci fıkra, birden fazla kişiden hangisinin önce öldüğünün ispatlanamaması hâlinde hepsinin aynı anda öldüğünün varsayılacağı birlikte ölüm karinesini getirir. Madde, doğum ve ölümün ispatını düzenleyen TMK Madde 30 ile ispat yüküne ilişkin genel kural niteliğindeki TMK Madde 6 hükmünün özel bir görünümünü oluşturur ve özellikle miras hukukunda belirleyici rol oynar.

Uygulamada bu kural, kişiliğin sona erme anının hukuki sonuçları nasıl etkilediğini gösterir. Miras, mirasbırakanın ölümüyle açıldığından, mirasçının terekede hak iddia edebilmesi için ölüm anında sağ olduğunu kanıtlaması gerekir. Birlikte ölüm karinesi ise özellikle aynı kazada hayatını kaybeden aile bireyleri bakımından önem taşır. Örneğin trafik kazasında ölen baba ile çocuğun ölüm sırası belirlenemezse, ikisinin aynı anda öldüğü varsayılır; bu durumda biri diğerine mirasçı olamaz ve tereke, her birinin kendi mirasçılarına ayrı ayrı geçer. Karine, aksi her türlü delille ispatlanabilen adi bir karinedir.

İspat yükünü yerine getiremeyen taraf iddiasının sonucuna katlanır; sağ olduğu ispatlanamayan kişi mirastan pay alamaz. Yargıtay içtihadında, aynı olayda ölenler arasında ölüm sırasının kesin delille ortaya konulamadığı durumlarda TMK Madde 29’daki birlikte ölüm karinesinin uygulandığı istikrarlı biçimde kabul edilir. Somut bir örnek olarak, deprem enkazında birlikte hayatını kaybeden karı-koca bakımından hangisinin önce öldüğü adli tıp raporuyla dahi belirlenemezse, ikisi aynı anda ölmüş sayılır; bu sonuç, eşlerin birbirine mirasçı olmasını engeller ve her eşin malvarlığı yalnızca kendi kan hısımlarına intikal ederek miras paylaşımını tümüyle değiştirir.