TMK ▸ Madde 453

TMK 453. Madde

(1) Vesayet altındaki kişiye vesayet makamı tarafından bir meslek veya sanatın yürütülmesi için izin verilmiş ise, o kişi bununla ilgili her türlü olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu tür işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur.

TMK 453. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 396 ncı maddesini karşılamaktadır. Sadece “sulh mahkemesi” deyimi yerine “vesayet makamı” deyimi kullanılmıştır.

Açıklama

TMK Madde 453, vesayet altındaki kişinin bir meslek veya sanatı yürütmesine izin verilmesi hâlinde doğan yetki ve sorumlulukları düzenler. Maddeye göre vesayet altındaki kişiye vesayet makamı tarafından bir meslek veya sanatın yürütülmesi için izin verilmişse, o kişi bununla ilgili her türlü olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu tür işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur. Maddenin gerekçesinde eski 396. maddeyi karşıladığı, yalnızca sulh mahkemesi deyimi yerine vesayet makamı deyiminin kullanıldığı belirtilir. Bu hüküm, vesayet altındaki kişiye ekonomik bağımsızlık tanıyan önemli bir istisnadır ve serbest malları düzenleyen TMK m.455 ile yakından bağlantılıdır; çünkü meslek veya sanattan elde edilen kazanç kural olarak korunan kişinin serbest malını oluşturur. İzin verme yetkisi, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine (TMK m.397) aittir.

Uygulamada bu izin, vesayet altındaki kişinin bir ticari işletme işletmesi, bir zanaatı icra etmesi veya serbest bir meslek yürütmesi için verilir. İzin verildikten sonra kişi, o meslek veya sanatın gerektirdiği olağan işlemleri vasinin ayrıca onayını almaksızın bizzat yapabilir; örneğin mal alım-satımı, sipariş verme, müşterilerle sözleşme yapma gibi işletmenin günlük akışına giren işlemler bu kapsamdadır. Ancak işletmenin devri, taşınmaz alımı veya işletmenin temelini etkileyen olağanüstü işlemler bu serbestinin dışında kalır ve genel kurallar uyarınca vesayet makamının iznine tabidir. İznin en önemli sonucu, sorumluluğun kapsamıdır: kişi, meslek veya sanatla ilgili işlemlerden dolayı yalnızca o işe ayrılmış malvarlığıyla değil, bütün malvarlığıyla sorumlu olur. Bu, üçüncü kişilerin korunması ve ticari güvenin sağlanması amacını taşır; karşı taraf, işlemden doğan alacağını korunan kişinin tüm malvarlığından talep edebilir.

Meslek veya sanat icrasından doğan borçlar için bütün malvarlığıyla sorumluluk, vesayet altındaki kişinin normalde sınırlı olan işlem ehliyetine getirilen geniş bir istisnadır ve bu işlemler vasinin onamasına ya da iptaline tabi tutulamaz. Vesayet makamı, kişinin yararına aykırı görürse verdiği izni geri alabilir; bu durumda yeni işlemler için yetki sona erer. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, meslek veya sanat icrası için izin verilen kişinin bu faaliyetle ilgili işlemlerden tüm malvarlığıyla sorumlu olduğunu, dolayısıyla bu borçların kısıtlılık iddiasıyla geçersiz sayılamayacağını vurgulamaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: kendisine terzilik yapma izni verilen kısıtlı bir kişi, atölyesi için kumaş satın aldığında ve bu kumaşın bedelini ödeyemediğinde, satıcı alacağını yalnızca atölye gelirlerinden değil, kişinin diğer malvarlığından da talep edebilir; çünkü bu işlem meslekle ilgili olağan bir işlemdir ve tüm malvarlığını bağlar.