TMK 54. Madde
(1) Tüzel kişinin malvarlığı, kanunda veya kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça ya da yetkili organı başka türlü karar vermedikçe, en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer.
(2) Bu malvarlığı olanak ölçüsünde daha önce özgülendiği amaç için kullanılır.
(3) Hukuka veya ahlâka aykırı amaç güttüğü için kişiliği mahkeme kararıyla sona eren tüzel kişinin malvarlığı her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer.
TMK 54. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 50 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin kenar başlığında kullanılan “Malların tahsisi” ifadesi yerine, günümüz diline uygun olan “Malvarlığının özgülenmesi” ifadesi tercih edilmiştir. Madde, yürürlükteki metinden farklı olarak, kaynak Kanun (m.57) izlenmek suretiyle ve 1984 tarihli Öntasarının 51 inci maddesinde olduğu gibi üçfıkra ya ayrılmıştır. Maddede hüküm değişikliğine gidilmemiş ve ifade açısından ise, büyük ölçüde 1984 tarihli Öntasarıizlenmiştir.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 54. maddesi, sona eren tüzel kişinin tasfiye artığının — yani borçlar ödendikten sonra kalan malvarlığının — kime ve nasıl devredileceğini düzenleyen özgüleme normudur. Madde üç ayrı senaryoyu sırayla ele alır: kanunda veya kuruluş belgesinde özel düzenleme varsa ona uyulur; yoksa tasfiye artığı en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer; hukuka ya da ahlâka aykırı amaç güttüğü için kişiliği mahkeme kararıyla sona erdirilen tüzel kişinin malvarlığı ise her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer.
Birinci kural, tüzel kişilik özerkliğine saygı gösterir: kurucular ve üyeler, malvarlığının nereye gideceğini baştan belirleyebilir. Dernek tüzüğünde “fesih halinde mallar X vakfına devredilir” gibi bir hüküm buna örnektir. İkinci kural, belirsizlik halinde kamu yararını esas alır: “en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşu” ölçütü, tüzel kişinin faaliyetleriyle uyumlu bir alıcıya yönlendirme sağlar; spor derneğinin malları bir başka spor kuruluşuna, çevre vakfının malları çevre bakanlığı bağlantılı bir kuruluşa devredilir. “Olanak ölçüsünde daha önce özgülendiği amaç için kullanılır” yükümlülüğü ise alıcıya yönelik gerçek bir bağlayıcılık kuralıdır.
Üçüncü kural bir yaptırım niteliği taşır: hukuka ya da ahlâka aykırı amaç güden tüzel kişinin mahkeme kararıyla kapatılması halinde malvarlığının kamu kuruluşuna geçmesi zorunludur; kurucuların ya da üyelerin bu malvarlığına el koyması mümkün değildir. Bu hüküm, Anayasa m.69’daki siyasi parti kapatma rejimiyle paralel bir anlayışı dernekler ve vakıflar için genelleştirir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu m.26-29 ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun ilgili hükümleri, TMK 54’teki özgüleme ilkesini özel kanun düzeyinde ayrıntılandırmaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, özgüleme kararının kesinleşmesine rağmen malvarlığının devredilmemesi halinde alıcı kuruluşun tescil davası açabileceğini içtihat olarak kabul etmiştir.
