TMK ▸ Madde 729
Madde 728←
MADDE 729

IV. Araziye dikilen fidanlar

Madde 730→

TMK 729. Madde

(1) Bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır.

(2) Ağaçlar ve ormanlar üst hakkına konu olamaz.

TMK 729. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 655 inci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 678 inci maddesinde olduğu gibi iki fıkra hâ line getirilmiş ve kenar başlığıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin kenar başlığı “Araziye dikilen fidanlar” olarak düzenlenmiştir. Maddede 1984 tarihli Öntasarıdan farklı olarak bitki sözcüğü yerine, mevcut metinde olduğu gibi, kalıcı, bağımlı ve devamlıolması bakımından fidan sözcüğükullanılmıştır. Maddede başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara ve ya taşınır yapılara ilişkin hükümlere yoll ama yapılmaktadır. Böylece bu hükümlerin kıyas yoluyla değil, aynen uygulanacağıöngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasıyürürlükteki maddenin son cümlesinin arılaştırılmak suretiyle tekrarından ibarettir. Buradaki orman kavramı, 6831 sayılı Orman Kanunundaki anlamda kullanılmıştır.

Açıklama

TMK Madde 729, başkasının arazisine dikilen fidanların mülkiyet rejimini düzenleyerek eski Kanunun 655. maddesini, İsviçre Medeni Kanununun 678. maddesine uygun biçimde karşılar. Birinci fıkraya göre, bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler (TMK m.722-724 ve m.728) bunlar hakkında da uygulanır. Hüküm, fidanın toprağa dikilmekle bütünleyici parça hâline gelmesi ve arazinin mülkiyetine tâbi olması (TMK m.718, m.684) ilkesinin yarattığı çatışmayı çözmeye yöneliktir. Madde, malzeme ve arazi sahibinin farklı kişiler olduğu durumlarda kimin malik olacağını ve giderlerin nasıl tasfiye edileceğini, inşaat hükümlerine yollama yaparak belirler.

Uygulama mekanizması, maddenin yaptığı yollamanın “kıyasen” değil “aynen” uygulama biçiminde olmasıyla işler. Fidan dikme, hukuken başkasının arazisine yapı yapmaya benzetilir; çünkü fidan da yapı gibi araziye kalıcı biçimde bağlanır ve onun bütünleyici parçası olur. Bu nedenle iyiniyetli veya kötüniyetli olma, dikilen fidanın değeri ile arazinin değeri arasındaki oran, malikin durumu bilip bilmemesi gibi ölçütler inşaat hükümlerindeki esaslara göre belirlenir. Buna göre kimi hâlde arazi maliki dikimin mülkiyetini kazanırken uygun bir bedel öder, kimi hâlde fidanı diken kişi giderlerini isteyebilir veya fidanı sökme hakkı doğabilir. İkinci fıkra ise mutlak bir sınır koyar: ağaçlar ve ormanlar üst hakkına konu olamaz. Buradaki orman kavramı 6831 sayılı Orman Kanunundaki anlamda kullanılmıştır.

Sonuçlar yönünden başkasının arazisine fidan diken kişi ile arazi maliki arasındaki mülkiyet ve gider ilişkisi, inşaat hükümlerinin iyiniyet ve değer ölçütlerine göre tasfiye edilir; ağaç ve ormanlar üzerinde üst hakkı kurma girişimleri ise geçersizdir. Yargıtay, bu tür uyuşmazlıklarda dikimi yapan kişinin iyiniyetli olup olmadığını, fidan ile arazinin değerlerini ve tarafların durumu bilip bilmediğini bilirkişiyle saptayarak inşaat hükümlerini uygular. Somut örnek: bir kişi, kendisine ait olduğunu sanarak komşusunun arazisine meyve fidanları dikip yıllarca emek ve masraf yapmışsa, arazi maliki ile arasındaki ilişki başkasının malzemesiyle yapılan yapı hükümlerine göre çözülür; iyiniyetli ise giderlerinin karşılanmasını isteyebilir, arazi maliki ise belirli koşullarda dikimin mülkiyetini bedel ödeyerek kazanabilir. Ancak bu fidanlar ağaçlaşıp orman niteliği kazansa dahi üzerlerinde ayrı bir üst hakkı kurulamaz.

Madde 728←
MADDE 729

IV. Araziye dikilen fidanlar

Madde 730→