TMK ▸ Madde 742
Madde 741
MADDE 742

4. Doğal olarak akan su

Madde Listesi
Madde 743

TMK 742. Madde

(1) Taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların ve özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır.

(2) Komşulardan hiçbiri bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez.

(3) Üstteki arazi maliki, alt taraftaki taşınmaza gerekli olan suyu, ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.

TMK 742. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 666 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre aslıolan 689 uncu maddeye uygun olarak üçfıkra hâ line getirilmiştir. Maddenin kenar başlığıda içeriğine uygun olarak ve artık dilimize yerleşmişdaha uygun sözcüklerle ifade edilerek “Kendi kendine akan suların cereyanı” yerine “Doğal olarak akan su” şeklinde değiştirilmiştir.

Açıklama

TMK m.742, doğal olarak akan su başlığı altında komşuluk hukuku ve taşkın yapının işleyişinde önemli bir düğüm noktasını düzenlemektedir. Maddenin açılış cümlesi — “Taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların ve özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır.” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 666. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece komşu taşınmazlar arasında karşılıklı özverilerle mülkiyetin sınırlanması bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.

Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların ve özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katl…” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Komşulardan hiçbiri bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez.” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Üstteki arazi maliki, alt taraftaki taşınmaza gerekli olan suyu, ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, taşkın yapı, katlanma yükümü, zorunlu geçit hakkı, mecra hakkı, zarar verici taşkınlıklar bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.

Madde, TMK 737-750, İmar Kanunu, Büyükşehir Belediye Kanunu, Çevre Kanunu, TBK 49 vd. ile bir bütün halinde uygulanır. doğal olarak akan suna ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 742. maddeyi değil, TMK 737 (kullanma biçiminin sınırları), 744-745 (geçit, mecra), TBK 58 (çevresel zarar) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 742. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.

Yargıtay 14. ve 1. Hukuk Daireleri içtihatlarında, doğal olarak akan su konulu davalarda maddenin koruduğu menfaatin niteliğine göre değerlendirme yapılmaktadır. Kararlarda öne çıkan ortak ölçüt; iddianın somut olayda maddenin unsurlarını tam karşılayıp karşılamadığı ve karşı tarafın savunmasının hakkaniyete uygun olup olmadığıdır. Hak düşürücü sürelerin re’sen gözetileceği, zamanaşımının ise ileri sürülmesi halinde değerlendirileceği de yerleşik kabul görmektedir.

Pratik açıdan 742. madde, hem dava açılırken hem de savunma kurulurken dikkatle işlenmelidir. doğal olarak akan su iddiasının unsurları dilekçede sistematik biçimde sunulmalı; her unsur için hangi delile başvurulacağı HMK m.194 çerçevesinde açıkça gösterilmelidir. Karşı tarafın savunmasında kullanabileceği def’iler (zamanaşımı, ifa, takas, dürüstlük kuralı) önceden öngörülmeli; bilirkişi incelemesi gerektiren hususlar için usulüne uygun talep açılışta yapılmalıdır. Bu metodolojik titizlik, komşuluk hukuku ve taşkın yapı alanındaki davaların öngörülebilir biçimde sonuçlanmasına hizmet eder.

Son değerlendirmede doğal olarak akan su kapsamındaki davalarda başvurulacak yöntem şu üç aşamadan oluşur: ilk olarak maddenin sözünden hareketle hükmün kapsamı belirlenir; ardından sistematik konum ve komşu hükümler (TMK 737 (kullanma biçiminin sınırları), 744-745 (geçit, mecra), TBK 58 (çevresel zarar)) ışığında yorum yapılır; son olarak da somut olayın koşulları hakkaniyet süzgecinden geçirilir. Bu aşamalı yaklaşım, Yargıtay’ın bozma sebeplerinden birini —maddenin dar veya geniş yorumu— ortadan kaldırır. Avukat ve hâkim için ortak nokta; maddenin lafzına sadık kalırken özünden uzaklaşmamak, öz adına lafzı bertaraf etmemektir.

Madde 741
MADDE 742

4. Doğal olarak akan su

Madde Listesi
Madde 743
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-742/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık