TTK 1454. Madde
(1) Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.
(2) Üçüncü kişinin adının belirtildiği durumlarda, tereddüt hâlinde, sigorta ettirenin, üçüncü kişinin temsilcisi olarak değil, kendi adına fakat üçüncü kişi lehine hareket ettiği kabul edilir.
(3) Sözleşmede, sigortanın kimin menfaati için yaptırıldığı açık da bırakılabilir. “Kimin olacaksa onun lehine” yapılan böyle bir sigortanın, üçüncü kişi lehine yaptırıldığı anlaşılırsa, ikinci fıkra hükmü uygulanır.
TTK 1454. Madde Gerekçesi
Sigorta sözleşmesi, iki taraflı bir işlemdir. Ancak, taraflar yaptıkları sözleşme ile borcun alacaklıya değil de üçüncü kişiye ifasını kararlaştırabilir. Bu durumda başkası lehine sigortadan bahsedilir. Borçlar Kanununun 111 ve 112 nci maddelerinde düzenlenen üçüncü şahıs lehine sözleşmenin bir uygulaması niteliğindeki başkası hesabına sigortada sigortadan doğan haklar sigortalıya aittir. Ancak, Borçlar Kanununun istisna gördüğü tam üçüncü şahıs lehine sözleşmeler 6762 sayılı Kanunda hayat sigortaları için açıkç4a kural hale getirilmişken diğer sigortalar için bu yönde belirleyici bir hükme yer verilmiştir. Sadece denizcilik rizikolarına karşı sigortada, 6762 sayılı Kanunun 1445 inci maddesinin ikinci fıkrasında sigorta poliçesinin sigortalının elinde olması kaydıyla sigortalının sözleşmeden doğan hakları üzerinde tasarrufta bulunabileceği ve bu hakları mahkemede iddia edebileceği hükme bağlanmıştır. Bu noktada, poliçenin sigortalıya verilip verilmemesine göre sözleşmenin tam veya eksik üçüncü şahıs olduğu tayin edilmektedir. Taslağın bu maddesi ile, sigortalar arasında herhangi ayrım yapılmaksızın, sigorta sözleşmesinin, kural olarak tam üçüncü şahıs lehine sözleşme düzenlenmiştir. Diğer taraftan, Borçlar Kanununun 11 inci maddesine göre tam üçüncü şahıs lehine sözleşme, taraf iradelerine ya da örf adete uygun düştüğü taktirde mümkün olmaktadır. Sigorta sözleşmesinin teminat sağlama, kişiyi uğradığı tehlikenin zararlarından koruma amaçları göz önünde bulundurulduğunda, taraf iradelerinin de tam üçüncü şahıs lehine sözleşme yönünde olduğunun kabulü gerekir. Diğer taraftan 6762 sayılı Kanunun 1270 inci maddesinin son fıkrası da Tasarıda korunmuştur.
Açıklama
TTK Madde 1454, başkası lehine sigorta sözleşmelerinin hukuki rejimini düzenlemektedir. Madde, Borçlar Kanununun 111-112. maddelerindeki üçüncü şahıs lehine sözleşme ilkesinin sigorta hukukuna uyarlanması niteliğindedir. Sigorta ettiren, kendi dışında bir üçüncü kişinin menfaatini korumak amacıyla sigorta sözleşmesi yapabilir. Bu düzenleme, sigorta ettiren ile sigortalı arasında mutlak bir özdeşliğin olmadığı hallerde devreye girmektedir. TTK Madde 1454 ile getirilen sistem, sigorta sözleşmesinin tarafları dışında bir kişinin menfaatini koruyabilmenin yasal çerçevesini oluşturur. Hayat sigortaları, denizcilik sigortaları ve diğer sigorta türlerinde bu hüküm farklı biçimlerde uygulanmaktadır.
Uygulamada sigorta ettiren, üçüncü kişinin adını açıkça belirtebileceği gibi, belirsiz şekilde “kimin olacaksa onun lehine” ifadesiyle de sigorta yaptırabilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar aslen sigortalıya ait olmakla birlikte, sigorta tazminatını talep etme ve sigortacıyı dava etme hakkı sigortalıya verilmektedir. Üçüncü kişinin adı belirtildiğinde, tereddüt halinde sigorta ettiren kendi adına hareket ettiği ancak üçüncü kişi lehine bir sözleşme yaptığı kabul edilir. Bu yapı, sigorta ettiren ile sigortalı arasında bir temsilcilik ilişkisinin kurulmasını engeller ve bağımsız bir hak sahibi olarak sigortalının konumunu güçlendirir.
TTK Madde 1454’ün uygulanmasında yasal sonuçlar çeşitlenmektedir. Sigorta tazminatı ödenmedikçe sigortalı doğrudan sigortacıya karşı dava açabilir. Sözleşmede belirsizlik varsa, mahkemeler üçüncü kişi lehine sigortaya ilişkin hükümleri uygular. Yargıtay kararlarında, başkası lehine sigortalı sigorta ettiren olamayacağına karar verilmiştir. Sigorta ettiren ve sigortalı ayrı kişilerse, sigorta tazminatı talep hakkı mutlaka sigortalıya ait olur. Bu düzenleme, özellikle gayrimenkul satışlarında, ticari işlemlerde ve aile içi ilişkilerde üçüncü kişilerin sigorta korumasından yararlanabilmesini mümkün kılmaktadır.
