TTK 1477. Madde
(1) Sigortacı, sigortalının, sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmaz.
TTK 1477. Madde Gerekçesi
Sigortacının kasten neden olduğu rizikolardan dolayı sorumlu olmayacağı şeklindeki genel ilke, sorumluluk sigortası için de aynen benimsenmiştir. Aksi taktirde, sigortalı sigortasına güvenerek, vermiş olduğu zarar nedeniyle kendinin mal varlığından herhangi bir azalma olmayacağından kasıtlı olarak karşı taraf zarar verebilir. Bu ise kabul edilebilir bir sonuç değildir.
Açıklama
TTK Madde 1477, sorumluluk sigortasında kasıt istisnasını düzenleyen temel bir hükümdür. Normatif çerçevesi, genel sigorta hukuku ilkelerine dayanmakta olup, Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan kasıt ve kusur kavramlarıyla ilişkilidir. Madde, sigortalının sorumluluk konusu olayı bilinçli ve istekli olarak gerçekleştirmesi halinde sigortacının teminat sorumluluğunun doğmayacağını belirtir. Bu düzenleme, sigorta sözleşmesinin riskle ilgili belirsizlik prensibine ve güven esasına uygun olarak kurgulanmıştır. TTK Madde 1477 hükmü, Borçlar Kanunu’nun genel hükümleriyle uyumlu şekilde, kasıtlı davranışları sigorta kapsamı dışında bırakır.
Pratikte TTK Madde 1477’nin uygulanması, sigortalının eylemi ile hasar arasında nedensellik bağı ve kasıt unsurunun tayin edilmesi gerektirir. Sigortacı, tazminat talebini reddederken kasıtlı hasar oluşturulduğunu ispat yükümlülüğü taşır. Örneğin işletmeci, müşteriye kasıtlı olarak zarar vermek için ayırt ettiği bir cisimi onun üzerine atarsa, sigortacı bu zarardan sorumlu değildir. Buna karşılık, ihmal sonucu oluşan hasar kasıt kapsamında değerlendirilmez ve sigorta teminatı devreye girer. Maddenin amacı, sigortalının moral hazarını gidermek ve kasıtlı eylem nedeniyle sigortacıyı korumaktır.
TTK Madde 1477’nin hukuki sonucu, sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün ortadan kalmasıdır. Yargıtay kararlarında, kasıt unsuru objektif kriterler çerçevesinde değerlendirilmiş, sigortalının eylemi ile zarar verme isteği arasında doğrudan bağlantı aranmıştır. Kasıt, sadece doğrudan zarar verme niyeti değil, kesin bilgi içinde hareket etmeyi de kapsar. Müeyyide olarak, sigortacı tazminat talebini reddedebilir veya sözleşmeyi fesheden fesih hakkını kullanabilir.
