Kaşesiz İmza Geçerli mi? Şirket Kaşesi Olmadan Atılan İmzanın Sonucu

Bir sözleşmenin, faturanın ya da senedin altında imza var ama şirket kaşesi yok. Ödeme günü geldiğinde karşı taraf “kaşe basılmadı, şirketi bağlamaz” savunmasına başvurabilir. Kaşesiz imza geçerli mi sorusu bu yüzden sık sorulur; cevabı ise tek cümleyle verilemez. Kanuna göre şirket kaşesi olmadan imza atılmış olması işlemi geçersiz kılmaz; asıl mesele imzanın kimin adına ve hangi yetkiyle atıldığıdır. Belgeyi imza yetkisi olmayan kişi imzalamışsa bambaşka kurallar devreye girer. Bono ve çekte ise senette kaşesiz imza, kambiyo hukukunun sıkı şekil kuralları nedeniyle ayrıca değerlendirilir. Bu yazı kanunda kaşe şartı olup olmadığını, unvan altında imza kuralını, yetkisiz temsili, senet ve faturadaki sonuçları ve ispat yollarını kanun metni üzerinden anlatıyor.

Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TTK, TBK, HMK, İİK ve TCK metinlerini kapsadı. Çek Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Harçlar Kanunu da aynı tarihli metinlerden okundu.

Kaşesiz İmza Geçerli mi? Kanunda Kaşe Şartı Var mı?

Türk Borçlar Kanunu m. 12’ye göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe herhangi bir şekle bağlı değildir. Kanun yazılı şekil aradığında ise TBK m. 14 borç altına girenlerin imzalarını zorunlu tutar. TBK m. 15’e göre imza, borç altına girenin el yazısıyla atılır. Güvenli elektronik imza da el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur. İmzanın el yazısı dışında bir araçla atılması ise örf ve âdetçe kabul edilen durumlarda yeterli sayılır. Kanun bu duruma örnek olarak çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakın imzalanmasını gösterir. Bu hükümlerde kaşe basılması bir geçerlilik şartı olarak sayılmaz. TTK, TBK ve HMK metinlerinde şirket kaşesini geçerlilik şartı yapan bir hüküm de bulunmaz. Bu nedenle kaşesiz imza geçerli mi sorusunun ilk cevabı şudur: imza, kaşe basılmadığı için geçersiz olmaz.

İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur…

TBK m. 15 güncel kanun metni →

Bunun tersi de kural olarak geçerlidir; unvanı gösteren kaşe imzanın yerini tutmaz. TBK m. 16, imza atamayanlara usulüne göre onaylanmış olması koşuluyla parmak izi, el ile yapılmış işaret ya da mühür kullanma imkânı verir. Bu imkân imza atamayan kişilere özgüdür. Hükmün son cümlesi kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri ayrıca saklı tutar. Altında imza bulunmayan, sadece kaşe taşıyan bir belge bu yüzden kural olarak yazılı şekil için aranan imzayı içermez. İmzanın kaşe biçiminde basıldığı durumlar ise TBK m. 15’teki örf ve âdet istisnası çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Böyle bir belgenin delil değeri ise aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır.

Unvan Altında İmza Kuralı Karşısında Kaşesiz İmza Geçerli mi?

TTK m. 39/1 her tacire bir yükümlülük getirir. Tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri ticaret unvanıyla yapar. İşletmesiyle ilgili senetleri ve diğer belgeleri de bu unvan altında imzalar. Şirket kaşesi, unvanı belgenin üzerine basmanın pratik bir yoludur. Kanun ise unvanın kaşeyle gösterilmesini aramaz; unvan elle ya da matbu olarak da yazılabilir. Kaşenin hukuki işlevi, imzanın şirket adına atıldığını görünür kılmaktır.

Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında…

TTK m. 39 güncel kanun metni →

Anonim şirkette aynı kural TTK m. 372/1’de tekrarlanır. Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar. Maddenin ikinci fıkrası, şirketin düzenleyeceği belgelerde merkezin, sicile kayıtlı olduğu yerin ve sicil numarasının gösterilmesini ister. TTK m. 629/1 de imza yetkilileri ve imza şekli dâhil bu hükümlerin limited şirketlere kıyasen uygulanacağını belirtir.

Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar…

TTK m. 372 güncel kanun metni →

Bu yükümlülüklere aykırılığın yaptırımı kanunda ayrıca gösterilmiştir. TTK m. 51/2, m. 39 ilâ 45 ve m. 48 hükümlerini ihlal edenler için idari para cezası öngörür. Kanun, unvan kullanılmadan imzalanan işlemin geçersiz olacağına ilişkin bir hüküm içermez. Şirket kaşesi olmadan imza atılması bu nedenle işlemi geçersiz kılmaz; işlemin kimi bağladığı sorusunu gündeme getirir. Unvanın seçimi, tescili ve korunması ticaret unvanı nasıl seçilir ve korunur yazısında ayrıca incelenmiştir. Kanunun tamamı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu resmî metni üzerinden okunabilir.

Şirket Kaşesi Olmadan İmza Şirketi Bağlar mı?

Bu sorunun cevabı temsil hükümlerindedir. TBK m. 40’a göre yetkili temsilcinin başkası adına ve hesabına yaptığı işlemin sonuçları temsil olunanı bağlar. Temsilci işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse sonuçlar kendisine ait olur. Kanun bu kuralın iki istisnasını sayar. Karşı taraf temsil ilişkisini durumdan çıkarıyor ya da çıkarması gerekiyorsa sonuçlar temsil olunanı bağlar. İşlemi temsilciyle ya da temsil olunanla yapmanın karşı taraf için farksız olduğu durumda da aynı sonuç doğar.

Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı…

TBK m. 40 güncel kanun metni →

Kaşe, temsil sıfatını bildirmenin en görünür aracıdır; ancak tek aracı değildir. Sözleşmede taraf olarak şirketin unvanı yazılmış olabilir. Belge şirketin antetli kâğıdına düzenlenmiş, teklif şirket adına verilmiş ya da mal şirket adresine teslim edilmiş olabilir. Bu hâllerde şirket kaşesi olmadan imza atılmış olsa bile temsil iradesinin durumdan anlaşıldığı ileri sürülebilir. Böylece kaşesiz imza geçerli mi sorusu, imzanın kimin adına atıldığı sorusuna dönüşür. Kanun bu konuda kaşeye özgü ayrı bir hüküm içermez; değerlendirme TBK m. 40 ölçütüyle ve somut olayın bütün koşullarına göre yapılır.

Örneğin bir limited şirketin tek müdürü, tedarikçiyle yapılan sözleşmeyi kaşe basmadan imzalamış olsun. Sözleşmenin başında alıcı olarak şirketin unvanı ve sicil numarası yazıyorsa, imzanın şirket adına atıldığı sonucuna varılabilir. Buna karşılık belgede şirketin adı hiç geçmiyorsa, imzalayanın kendi adına borçlandığı savunmasıyla karşılaşılabilir. Bu örnekte kaşesiz imza geçerli mi tartışmasında belirleyici olan, kaşenin varlığı değil belgenin bütünüdür.

İmza Yetkisi Kimdedir? Anonim ve Limited Şirkette Temsil

Kaşe basılmış olsa bile imzalayanın yetkisi yoksa sonuç değişir. Anonim şirket TTK m. 365’e göre yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. TTK m. 370/1’e göre esas sözleşmede aksi öngörülmemişse temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu tek kişiden oluşuyorsa bu çift imza kuralı uygulanmaz. Yönetim kurulu temsil yetkisini murahhas üyelere ya da müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. Temsile yetkili kişiler ve temsil şekilleri m. 373/1 uyarınca ticaret siciline tescil ve ilan edilir.

Limited şirkette yönetim ve temsil şirket sözleşmesiyle düzenlenir (TTK m. 623/1). En az bir ortağın yönetim hakkı ve temsil yetkisi bulunmalıdır. Temsil yetkisinin kapsamı, sınırlandırılması, imza yetkilileri ve imza şekli bakımından anonim şirket hükümleri kıyasen uygulanır (m. 629/1). Müdürün görevleri ve şahsi sorumluluğu limited şirket müdürünün sorumluluğu yazısında incelenmiştir.

Sicil kaydı üçüncü kişiler bakımından önemli sonuçlar doğurur. TTK m. 36/3’e göre üçüncü kişilerin, kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan sicil kayıtlarını bilmediklerine ilişkin iddiaları dinlenmez. TTK m. 371/3’e göre temsil yetkisinin sınırlandırılması iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez. Ancak yetkinin merkez ya da şube işlerine özgülenmesine veya birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilmiş sınırlamalar geçerlidir. Çift imza şartı tescil ve ilan edilmişse, tek imzalı işlem şirket onamadıkça şirketi kural olarak bağlamaz. Karşı taraf bu durumda TBK m. 46 uyarınca şirketten onama isteyebilir. İşletme konusu dışındaki işlemler ve şirket içi sınırlar anonim şirkette yönetim kurulunun temsil yetkisi yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Ticari Temsilci, Ticari Vekil ve Şirket Çalışanları

Şirket organları dışındaki kişiler de belirli işlemlerde şirketi temsil edebilir. TBK m. 547’ye göre ticari temsilci, işletme sahibini ticaret unvanı altında temsil etmek üzere yetkilendirilen kişidir. TBK m. 548 uyarınca ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı kambiyo taahhüdünde bulunmaya yetkili sayılır. İşletmenin amacına giren her türlü işlemi yapmaya da yetkili sayılır. Ticari vekil ise TBK m. 551’e göre açıkça yetkili kılınmadıkça ödünç para alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz ve dava açamaz.

Satış yapan işletmelerin görevlileri, TBK m. 552’ye göre işletme içinde yazıyla aksine duyuru yapılmış olmadıkça alışılmış satış işlemlerini yapmaya yetkilidir. Yetkili oldukları işlemlerle ilgili faturaları imzalamaya da yetkilidirler. Satış görevlisinin şirket kaşesi olmadan imza atarak yaptığı işlem, bu sınırlar içinde kaldığı ölçüde şirketi bağlayabilir. Sınırın dışına çıkan işlemde ise aşağıdaki yetkisiz temsil kuralları uygulanır.

İmza Yetkisi Olmayan Kişi Şirket Adına İmzalarsa

Sık karşılaşılan bir durum da imza yetkisi olmayan kişi tarafından şirket adına atılan imzadır. TBK m. 46’ya göre yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak işlem yapan kişinin işlemi, temsil olunanı ancak onadığı takdirde bağlar. Diğer taraf, temsil olunandan uygun bir süre içinde işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde onama gelmezse diğer taraf da işlemle bağlı olmaktan kurtulur. Kanun bu süre için gün sayısı belirlemez.

Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı…

TBK m. 46 güncel kanun metni →

Onama açık olabileceği gibi örtülü de olabilir. Onama bir irade açıklamasıdır ve TBK m. 1’e göre irade açıklaması açık veya örtülü olabilir. Örneğin imza yetkisi olmayan kişi aracılığıyla sipariş edilen malı şirket teslim alıp kullanmışsa örtülü onama tartışması gündeme gelebilir. Kanun hangi davranışın örtülü onama sayılacağına ilişkin ayrı bir hüküm içermez; bu nokta somut olaya göre değerlendirilir. Onamaya güvenecek taraf için TBK m. 46’daki yolla şirketten açık bir cevap istemek daha güvenli olur.

Onama Yoksa Yetkisiz Temsilcinin Sorumluluğu

Onama yoksa TBK m. 47 devreye girer. İşlemin geçersizliğinden doğan zararın giderilmesi yetkisiz temsilciden istenebilir. Yetkisiz temsilci, karşı tarafın kendi yetkisizliğini bildiğini ya da bilmesi gerektiğini ispat ederse bu sorumluluktan kurtulur. Hakkaniyet gerektiriyorsa kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar ise saklıdır. Hükmün tam metni TBK m. 47 onamama hâlinde yetkisiz temsilcinin sorumluluğu sayfasında yer alır.

TBK m. 47 bu talep için ayrı bir zamanaşımı süresi öngörmez; uygulanacak süre somut olaya göre değerlendirilir. Sürenin kaçırılmaması için, haksız fiil tazminatına ilişkin TBK m. 72’deki iki yıllık süre dolmadan talepte bulunulması güvenli olur. Bu iki yıl, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlar. Karşı tarafın da bir özen yükü vardır. TTK m. 35/2’ye göre herkes ticaret sicilinin içeriğini inceleyebilir. Önemli bir işlemde imzalayanın sicildeki yetkisini kontrol etmeyen taraf, yetkisizliği bilmesi gereken taraf sayılma riskiyle karşılaşabilir. Bu risk, tescil edilmiş çift imza şartının bulunduğu şirketlerde daha belirgindir.

Senette Kaşesiz İmza Geçerli mi? Bono ve Çekte Durum

Kambiyo senetleri sıkı şekil kurallarına bağlıdır ve burada sonuçlar daha ağır olabilir. Senedin zorunlu unsurları ve zamanaşımı bu yazının konusu dışında kalır; burada senette kaşesiz imza ile yetki sorunları ele alınır. TTK m. 756/1’e göre poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir. Maddenin ikinci fıkrası, el ile atılan imza yerine mekanik bir araç ya da işaret kullanılamayacağını belirtir. Bu hüküm m. 778/1-i ile bonolara, m. 818/1-r ile çeklere de uygulanır. Bu yüzden senette kaşe, el ile atılmış imzanın yerini tutmaz.

Poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi…

TTK m. 756 güncel kanun metni →

Kambiyo senedi bakımından kaşesiz imza geçerli mi sorusu da imzanın kendisiyle değil, kimi borç altına soktuğuyla ilgilidir. Senette kaşesiz imza bulunması, imzanın geçersiz olduğu anlamına gelmez. Kanun, unvansız ya da kaşesiz imzanın senette kimi borç altına soktuğuna ilişkin ayrı bir hüküm içermez. Senette şirket unvanı hiç yer almıyorsa, imzalayanın şirket adına değil kendi adına imza attığı ileri sürülebilir. Böyle bir durumda imzalayanın senetten şahsen sorumlu tutulması gündeme gelebilir. Unvan senedin düzenleyen bölümüne elle yazılmışsa sonuç farklı değerlendirilebilir. Sonuç somut olaya ve senedin görünümüne göre değerlendirildiğinden, şirket adına imza atan kişinin unvanı senede yazması bu riski azaltır.

Yetkisiz İmza ve Şahsi Sorumluluk (TTK m. 678)

TTK m. 678, temsile yetkili olmadığı hâlde başkasının temsilcisi sıfatıyla poliçeye imza koyan kişinin o poliçeden bizzat sorumlu olduğunu düzenler. Bu kişi poliçeyi öderse, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm aynıdır. Hüküm m. 778/2-e ile bonolara, m. 818/1-c ile çeklere uygulanır. Şirket kaşesi basılarak imzalanan bir senette de imza yetkisi olmayan kişi senetten kendisi sorumlu olabilir. Hükmün metni TTK m. 678 yetkisiz imza sayfasında yer alır.

TTK m. 677 ise senetteki geçersiz imzaların diğer imzaların geçerliliğini etkilemediğini belirtir. Şirketi bağlamayan bir imza bulunsa bile ciranta ya da avalistin imzası geçerliliğini korur. Bu kural m. 778/2-d ile bonolara, m. 818/1-c ile çeklere de uygulanır. Ciro ve aval ayrımı bu yazının konusu değildir. Kambiyo senetlerindeki süreler ise senet ve çek zamanaşımı yazısında anlatılmıştır.

Şirket Çekinde Düzenleyenin Adı

5941 sayılı Çek Kanunu m. 2/8, tüzel kişi adına çek düzenleyen kişinin adı ve soyadının çek üzerine açıkça yazılmasını ister. Aynı maddenin dokuzuncu fıkrasına göre çek TTK’daki unsurları taşıyorsa, bu maddedeki koşullara aykırılık çekin geçerliliğini etkilemez. Karşılıksız çek hâlinde öngörülen çek düzenleme yasağı, Çek Kanunu m. 5/1’e göre tüzel kişi adına çek keşide edenleri de kapsar. Kaşesiz imzalı bir şirket çekinde de imzalayanın kimliği bu nedenle ayrıca önem taşır.

Faturada ve Teslim Belgesinde Kaşesiz İmza Geçerli mi?

Ticari ilişkide kaşesiz imza geçerli mi tartışmasının en sık yaşandığı belge faturadır. Mal satan ya da iş gören tacirden diğer taraf, TTK m. 21/1’e göre fatura verilmesini isteyebilir. Faturayı alan kişi, m. 21/2’ye göre aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğe itiraz etmezse içeriği kabul etmiş sayılır. Bu sonuç, faturanın alındığının ispat edilmesine bağlıdır. Faturanın kaşesiz bir imzayla teslim alınması, teslim alan kişinin alıcı adına hareket edip etmediği tartışmasını doğurabilir.

TBK m. 552, toptan, yarı toptan veya perakende satış yapan işletmelerin görevlilerine, yetkili oldukları işlemler hakkında faturaları imzalama yetkisi verir. Bu yetki, işletme içinde müşterilerin kolaylıkla görebileceği bir yerde yazıyla aksine duyuru yapılmamış olmasına bağlıdır. Alıcı tarafta faturayı ya da malı teslim alan kişinin yetkisini ise ayrıca düzenlemez. Bu kişinin alıcı adına hareket edip etmediği, TBK m. 40 ve devamındaki temsil hükümlerine göre değerlendirilir. Teslim alan kişinin görevi, teslimin işletme adresinde yapılması ve önceki işlemlerdeki uygulama bu değerlendirmede önem taşır. Faturanın vergi mevzuatı bakımından taşıması gereken unsurlar bu yazının kaynakları dışında kaldığından ele alınmamıştır.

Kaşeli Ama İmzasız Belge ve Boş Kâğıda Basılan Kaşe

Ters durum da tartışma yaratır: belgede şirket kaşesi var ama imza yok. Yazılı şekil için TBK m. 14 ve m. 15 imzayı aradığından, imzasız kaşeli belge kural olarak bu şartı karşılamaz. Kanunun yazılı şekil aradığı işlemlerde bu eksiklik işlemin geçerliliğini etkileyebilir. Şekle bağlı olmayan işlemlerde ise belge, işlemin varlığını gösteren bir delil olarak değerlendirilebilir. HMK m. 202’ye göre delil başlangıcı, karşı taraf veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş ve işlemi muhtemel gösteren belgedir. Kaşeli bir belgenin şirketten çıktığı ispatlanırsa bu niteliği taşıyabilir. Delil başlangıcı bulunursa, senetle ispat zorunluluğu olan hâllerde de tanık dinlenebilir.

Kaşenin kötüye kullanılması ceza hukukunu da ilgilendirebilir. TCK m. 207 özel belgede sahteciliği, m. 209 açığa imzanın kötüye kullanılmasını düzenler. Belirli bir tarzda doldurulmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve boş kâğıdı farklı biçimde dolduran kişi, m. 209/1’e göre şikâyet üzerine cezalandırılır. TCK m. 73’e göre şikâyete bağlı suçta altı ay içinde şikâyette bulunulmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve faili öğrendiği günden başlar. İmzalı kâğıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip dolduran kişi ise m. 209/2 uyarınca belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır. Kaşeli ama imzasız kâğıt, bu hükümdeki imzalı kâğıt şartını taşımaz; bu hâlin suç oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilir. Sahteciliğin konusu emre veya hamile yazılı kambiyo senediyse TCK m. 210/1 uyarınca resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanır. Bir ticari uyuşmazlığın suç oluşturup oluşturmadığı ise somut olayın unsurlarına göre ayrıca değerlendirilir.

Mahkemede Kaşesiz İmza Geçerli mi? İmza İnkârı ve İspat

Uyuşmazlıkta ilk savunma çoğu zaman imzanın şirketi bağlamadığı ya da imzanın sahte olduğudur. HMK m. 199, yazılı metinleri ve elektronik ortamdaki verileri belge sayar. Mahkeme huzurunda ikrar edilen ya da inkâr edenden sâdır olduğu kabul edilen adi senetler, m. 205’e göre aksi ispat edilmedikçe kesin delildir. Belgedeki imzayı inkâr etmek isteyen taraf, m. 208/1 uyarınca sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge aleyhine delil olarak kullanılır. Adi senetteki imza inkâr edilirse, m. 209/1’e göre karar verilinceye kadar o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. İnceleme usulü HMK m. 209 yazı veya imza inkârının sonucu sayfasından izlenebilir.

Senetle ispat kuralı da gözetilmelidir. HMK m. 200, belirli bir değeri aşan hukuki işlemlerin senetle ispatını arar. Bu parasal sınır HMK Ek m. 1 uyarınca her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır. İmzası tartışmalı belge senet sayılmazsa, işlemin başka delillerle ispatı bu sınır nedeniyle zorlaşabilir.

İcra Takibinde Kaşesiz İmza Geçerli mi? İtiraz Süreleri

Senede dayanan icra takibinde kaşesiz imza geçerli mi sorusu çoğu zaman imzaya itiraz yoluyla tartışılır. İcra takibinde süreler kısadır ve kaçırılması hak kaybına yol açabilir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirir (İİK m. 62/1). Senet altındaki imzayı reddeden borçlu, bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Belirtmezse icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Ödeme emrine itirazın şekli ve sürenin başlangıcı ödeme emrine itiraz süresi yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Kambiyo senetlerine özgü takipte merci ve süre farklıdır. İİK m. 168/1-4’e göre borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını beş gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine bildirir. Bildirmezse imza bu takip bakımından kendisinden sâdır sayılır. Borca ilişkin itirazlar da m. 168/1-5 uyarınca ayrıca beş gün içinde icra mahkemesine yapılır. İİK m. 170’e göre imzaya itiraz satıştan başka takip işlemlerini durdurmaz. Mahkeme itirazı ciddi bulursa takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. Hükmün ayrıntısı İİK m. 170 kambiyo senedinde imzaya itiraz sayfasındadır.

İİK m. 170/3’e göre inkâr edilen imza borçluya ait çıkar ve takip itiraz üzerine durdurulmuşsa, borçlu inkâr tazminatı ve para cezasıyla karşılaşır. Ödeme emrine yazılan m. 168/1-4 ihtarı da imzanın haksız inkârında para cezası uyarısı içerir. Adli tatil de hesaba katılmalıdır. HMK m. 102’ye göre adli tatil her yıl 20 temmuzda başlar ve 31 ağustosta sona erer. HMK m. 104’teki bir haftalık uzama HMK’nın belirlediği süreler içindir; İİK’daki itiraz sürelerinde bu uzamaya güvenilmemelidir.

Şirket Adına İmza Savunmasında Kaşesiz İmza Geçerli mi?

İmzanın kendisine ait olduğunu kabul eden ama şirket adına attığını savunan borçlu için imza itirazı uygun yol değildir. Bu savunma kambiyo takibinde, ödeme emrindeki beş günlük süre içinde icra mahkemesine bildirilir. Bunun yolu borca itiraz (İİK m. 168/1-5, 169) ya da şikâyettir (İİK m. 168/1-3, 170/a). Senette el ile atılmış imza yerine yalnız kaşe ya da mekanik imza varsa, kambiyo senedi vasfına yönelik şikâyet de bu beş gün içinde yapılır. Bu savunma genel haciz yolunda ise yedi günlük itirazın içinde yer almalıdır (İİK m. 62/1).

Kaşesiz İmzada Taraflar ve Sonuçlar Tablosu

Aşağıdaki iki tablo başlıca ihtimalleri özetler. İlki sözleşme ve temsil hâllerini, ikincisi senet ile imzasız belge hâllerini gösterir.

Durum Dayanak Kimi bağlar Kim kime karşı ileri sürer Süre Sonuç
Yetkili temsilcinin kaşesiz imzası; temsil iradesi belgeden veya durumdan anlaşılıyor TBK m. 40; TTK m. 39, 372, 629/1 Şirket Karşı taraf, şirkete karşı Kaşeye bağlı özel süre yok; alacağın kendi zamanaşımı uygulanır İşlem geçerli; unvan kullanmama m. 51/2 idari para cezasına konu olabilir
Yetkili kişinin imzası; temsil sıfatı ne bildirilmiş ne de durumdan anlaşılıyor TBK m. 40 İmzalayan; işlem karşı taraf için farksızsa şirket Karşı taraf, imzalayana karşı Alacağın kendi zamanaşımı Sonuçlar imzalayana ait olur; istisnaların varlığı somut olaya göre değerlendirilir
Yetkisiz imza, şirket işlemi onaylıyor TBK m. 46 Şirket Karşı taraf, şirkete karşı Karşı taraf onay için uygun süre verebilir; kanun gün sayısı belirlemez Onama açık veya örtülü olabilir; sürede onama yoksa karşı taraf bağlı olmaktan kurtulur
Yetkisiz imza, şirket onamıyor TBK m. 47 Şirketi bağlamaz Karşı taraf, yetkisiz temsilciye karşı tazminat Kanunda bu talebe özgü süre yok; TBK m. 72’deki iki yıllık süre dolmadan ileri sürülmesi güvenli olur Yetkisiz temsilci, karşı tarafın yetkisizliği işlem sırasında bildiğini ya da bilmesi gerektiğini ispat ederse tazminat istenemez

Senette ve İmzasız Belgede Sonuçlar

Durum Dayanak Kimi bağlar Kim kime karşı ileri sürer Süre Sonuç
Bono veya çekte yetkisiz ya da yetkiyi aşan imza TTK m. 678; bonoda m. 778/2-e, çekte m. 818/1-c İmzalayan bizzat Hamil, imzalayana karşı Bonoda düzenleyene karşı vadeden itibaren üç yıl, cirantalara karşı protesto tarihinden (gidersiz iade kaydında vadeden) itibaren bir yıl (m. 749, 778/1-h, 779/1); çekte ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl (m. 814/1); takipte imza itirazı beş gün (İİK m. 168/1-4) Ödeyen imzalayan, temsil olunanın haiz olabileceği haklara sahip olur
Senette unvan ve kaşe yok, yalnız el ile imza var TTK m. 756; senet üzerindeki beyanlar Temsil sıfatı senetten anlaşılmıyorsa imzalayan şahsen Hamil, imzalayana karşı Kambiyo zamanaşımı (bir üst satırdaki süreler); icra itiraz süreleri İİK m. 168 Kanunda ayrı hüküm yok; sonuç senedin görünümüne göre somut olayda değerlendirilir
Kaşe var, imza yok TBK m. 14, 15; HMK m. 202 Yazılı şekil aranan işlemde kimseyi bağlamayabilir Belgeye dayanan taraf, şirkete karşı Alacağın kendi zamanaşımı Yazılı şekil yok; şirketten çıktığı ispatlanırsa delil başlangıcı olabilir

Dava Kime Karşı Açılır?

Davalı, işlemin kimi bağladığına göre belirlenir. Temsil iradesi belgeden anlaşılan yetkili imzada talep şirkete yöneltilir. TTK m. 125’e göre ticaret şirketleri tüzel kişiliğe sahiptir; borcun sahibi şirkettir. İmzalayan yönetici bu durumda sözleşmenin tarafı olmaz; yöneticinin şirkete karşı sorumluluğu ayrı bir meseledir. Onanmayan yetkisiz temsilde ise işlem şirketi bağlamaz. Bu hâlde TBK m. 47’deki tazminat talebi yetkisiz temsilciye yöneltilir.

İşlemin şirketi bağlayıp bağlamadığı tartışmalı olabilir. Böyle bir durumda şirkete karşı ifa talebi ile yetkisiz temsilciye karşı tazminat talebi farklı hukuki sebeplere dayanır. Biri reddedilince diğeri kendiliğinden doğmaz; her talebin şartları ayrı ayrı kurulmalıdır. Kambiyo senedinde ise TTK m. 678 uyarınca yetkisiz imza atan kişi senetten bizzat sorumludur ve hamil takibi ona yöneltebilir. Hamilin şirkete karşı başvurusu, şirketin senette geçerli bir imzayla borç altına girmiş olmasına bağlıdır.

Görevli Mahkeme, Yetki ve Arabuluculuk

Uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse TTK m. 4/1 uyarınca ticari davadır. TTK m. 5/1’e göre aksine hüküm bulunmadıkça ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakar. Tacir yardımcılarına ilişkin TBK m. 547 ilâ 554’ten doğan davalar da m. 4/1-c’de ticari dava olarak sayılmıştır. Kambiyo senedinden ve TTK m. 678’den doğan davalar ise taraflar tacir olmasa da m. 4/1-a uyarınca ticari davadır. Bu davalar da aksine hüküm bulunmadıkça m. 5/1 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür. Ticari dava niteliği taşımayan uyuşmazlıkta, aksine bir düzenleme bulunmadıkça HMK m. 2 uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Karşı taraf tüketiciyse TKHK m. 73/1 uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir. Kambiyo takibindeki imza ve borç itirazları ise icra mahkemesinde incelenir.

Yetki bakımından HMK m. 6 genel kuralı koyar; genel yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir. HMK m. 10’a göre sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.

TTK m. 5/A/1’e göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır. Kaşesiz imzalı sözleşmeden doğan para alacağı davası ticari dava ise bu kapsama girer. Senetten doğan alacak davası da ticari dava olduğundan, konusu bir miktar para ise dava açılmadan önce arabulucuya başvurulur. Yetkisiz temsilciye karşı açılan tazminat davası da ticari dava niteliği taşıyorsa aynı şarta tabi olur. Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda TKHK m. 73/A ayrı bir arabuluculuk şartı öngörür; hakem heyetinin görevindeki uyuşmazlıklar gibi bazı hâller bunun dışındadır. Alacak icra takibine konu olmuş ve itiraz edilmişse itirazın iptali davası süresi ve şartları da dikkate alınmalıdır.

Deliller, Geçici Koruma ve Harç

İmza yetkisinin ispatında ticaret sicili kayıtları başlıca delildir. TTK m. 35/2’ye göre herkes sicilin içeriğini ve müdürlükte saklanan belgeleri inceleyebilir, onaylı suretlerini alabilir. Temsile yetkili kişileri gösteren yönetim kurulu kararı, m. 373/1 uyarınca sicile verilir ve ilan edilir. Sözleşme öncesi yazışmalar, teklifler, sipariş ve teslim belgeleri ile banka kayıtları temsil iradesinin anlaşılmasında kullanılabilir. İmza inkâr edilirse HMK m. 211/1-a uyarınca hâkim önce inkâr eden tarafı isticvap eder. Kanaat edinemezse huzurda yazı yazdırıp imza attırarak elde ettiği belgeyi ve diğer delilleri değerlendirir. İsticvap için davet edilip belirtilen günde gelmeyen taraf, inkâr ettiği imzayı ikrar etmiş sayılır. Kesin kanaat yine oluşmazsa m. 211/1-b uyarınca bilirkişi incelemesine karar verilir. Bilirkişi imzanın kime ait olduğu konusunda teknik görüş verir; imzanın şirketi bağlayıp bağlamadığına ise mahkeme karar verir.

Geçici koruma bakımından alacaklı, İİK m. 257’deki şartlarla ihtiyati haciz isteyebilir. Kanun bunun için kural olarak rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir para borcunu arar. Şartlar ve itiraz yolları ihtiyati haciz şartları ve itiraz süreleri yazısında anlatılmıştır. Para dışındaki uyuşmazlıklarda HMK m. 389 uyarınca ihtiyati tedbir istenebilir. Asıl belge kaybolma ya da değiştirilme riski taşıyorsa HMK m. 400 uyarınca delil tespiti istenebilir. HMK m. 103/1-a’ya göre bu geçici hukuki koruma talepleri adli tatilde de görülür.

Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları, değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Sözleşmeden doğan alacak ya da yetkisiz temsilciden istenen tazminat gibi para alacakları kural olarak değer üzerinden nispi harca tabi olur. Kanunun 16. maddesine göre değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur. Bu yazıda harç tutarı verilmemiştir; dava açılırken güncel tarifeye bakılmalıdır.

Sonuç

Sonuç olarak kaşesiz imza geçerli mi sorusunun cevabı, kanunda kaşe şartı bulunmamasıyla başlar. Yazılı şekil için kanunun aradığı unsur el yazısıyla atılmış imzadır; kaşe bir geçerlilik şartı değildir. TTK m. 39 ve 372 tacirin unvan altında imza atmasını ister, ancak aykırılığa geçersizlik değil idari para cezası bağlar. Şirket kaşesi olmadan imza atılmışsa belirleyici soru, imzanın şirket adına atıldığının TBK m. 40 uyarınca anlaşılıp anlaşılmadığıdır.

İmzalayanın yetkisi ayrı bir meseledir ve sicil kayıtlarından denetlenir. İmza yetkisi olmayan kişi şirket adına işlem yapmışsa işlem, şirket onamadıkça şirketi bağlamaz. Onama yoksa zarar TBK m. 47 uyarınca yetkisiz temsilciden istenebilir; karşı tarafın yetkisizliği bildiği ya da bilmesi gerektiği ispatlanırsa bu talep reddedilir. TTK m. 756, senette kaşesiz imza bakımından kaşenin el ile atılan imzanın yerini tutmadığını gösterir. Unvan yer almayan senette imzalayanın şahsen sorumlu tutulması gündeme gelebilir. Yetkisiz imza atan kişi ise TTK m. 678 uyarınca senetten bizzat sorumludur. İcra takibinde imzaya itiraz süreleri kısadır. Genel haciz yolunda itiraz için yedi günlük süre vardır ve itiraz icra dairesine yapılır. Kambiyo takibinde ise imzaya itiraz beş gün içinde icra mahkemesine bildirilir.

Sık Sorulan Sorular

Kaşesiz imza geçerli mi?

Kanun kaşeyi geçerlilik şartı olarak aramaz. TBK m. 14 ve 15’e göre yazılı şekil için borç altına girenin el yazısıyla attığı imza gerekir. Kaşesiz imza bu nedenle geçersiz olmaz; asıl soru imzanın kimin adına ve hangi yetkiyle atıldığıdır.

Şirket kaşesi olmadan imzalanan sözleşme şirketi bağlar mı?

İmzalayan şirketi temsile yetkiliyse ve şirket adına hareket ettiği belgeden ya da durumdan anlaşılıyorsa, sözleşme TBK m. 40 uyarınca şirketi bağlar. Temsil sıfatı anlaşılmıyorsa sonuçlar imzalayana ait olabilir. İşlemi kiminle yaptığı karşı taraf için farksızsa sonuç yine şirket bakımından doğar.

İmza yetkisi olmayan kişi şirket adına imza atarsa ne olur?

TBK m. 46’ya göre işlem, şirket onamadıkça şirketi bağlamaz. Onama açık veya örtülü olabilir. Şirket onamazsa karşı taraf TBK m. 47 uyarınca zararını yetkisiz temsilciden isteyebilir. Ancak yetkisiz temsilci, karşı tarafın yetkisizliği işlem sırasında bildiğini ya da bilmesi gerektiğini ispat ederse bu tazminat istenemez.

Senette kaşesiz imza varsa borçlu kimdir?

Kanun, unvansız ya da kaşesiz imzanın senette kimi borçlandırdığına ilişkin ayrı bir hüküm içermez. Senette şirket unvanı yoksa imzalayanın şahsen sorumlu tutulması gündeme gelebilir; sonuç somut olaya göre değerlendirilir. Yetkisiz ya da yetkiyi aşan imza atan kişi TTK m. 678 uyarınca senetten bizzat sorumludur; hüküm bonoya ve çeke de uygulanır.

Kaşe basılmış ama imza atılmamış belge geçerli mi?

TBK m. 15 kural olarak el yazısıyla atılmış imzayı aradığından, imzasız kaşeli belge yazılı şekil şartını karşılamaz. Yazılı şekil aranan işlemlerde bu eksiklik geçerliliği etkileyebilir; örf ve âdetçe kabul edilen mekanik imza ayrıca değerlendirilir. Şirketten çıktığı ispatlanırsa belge HMK m. 202 uyarınca delil başlangıcı sayılabilir.

İcra takibinde imzaya ne kadar sürede itiraz edilir?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz yedi gün içinde icra dairesine yapılır ve imza ayrıca ve açıkça reddedilir (İİK m. 62). Kambiyo senetlerine özgü takipte imzaya itiraz, beş gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine yapılır (İİK m. 168/1-4). İmzayı kabul edip şirket adına attığını savunan borçlu imza itirazı yoluna gitmemelidir. Bu savunma beş gün içinde icra mahkemesine borca itiraz ya da şikâyet yoluyla bildirilir. Bu savunma genel haciz yolunda yedi günlük itirazın içinde yer almalıdır. HMK m. 104’teki adli tatil uzamasına bu sürelerde güvenilmemelidir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Mobil sürümden çık