Bulunan Eşya Kimin Olur? Sahibi Çıkmazsa Ne Olur, Bulana Ödül Verilir mi?

Sokakta bir cüzdan, otobüste bir telefon ya da parkta bir yüzük bulan kişinin aklına gelen ilk soru çoğu zaman şudur: bulunan eşya kimin olur? Yerde para buldum diyen biri de benzer bir merak taşır ve parayı saklamanın serbest olup olmadığını düşünür. Türk Medeni Kanunu bu durumu “bulunmuş eşya” başlığı altında, TMK m. 769 ile m. 773 arasındaki hükümlerde düzenler. Kanun önce bulanın bildirim yükümlülüğünü kurar, ardından bulunan eşya sahibi çıkmazsa mülkiyetin ne zaman geçeceğini belirler. Sahibi ortaya çıkarsa bulana ödül ve gider ödenmesi gündeme gelir. Bu yazı bulanın hak ve yükümlülüklerini, defineyi, ceza boyutunu ve başvurulabilecek dava yollarını kanun metni üzerinden anlatıyor.

Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TMK, TBK, TCK, HMK, Harçlar Kanunu ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu metinlerini kapsadı.

Bulunan Eşya Kimin Olur? Kaybolmuş Şey ile Sahipsiz Şey Ayrımı

Kanun, kaybolmuş bir şeyi sahipsiz bir şeyden ayırır. TMK m. 767’ye göre sahipsiz bir taşınırı malik olmak iradesiyle zilyetliğine geçiren kişi, onun maliki olur. Kaybolan eşya ise sahipsiz değildir. TMK m. 778, taşınır mülkiyetinin malik onu terk etmedikçe veya başkası kazanmadıkça zilyetliğin kaybıyla sona ermeyeceğini öngörür. Dolayısıyla cüzdanını düşüren kişi, cüzdanın maliki olmaya devam eder. Eşyayı yerden alan kişi bununla malik olmaz; eşya üzerinde yalnız fiilî bir hâkimiyet kurar. Bu nedenle bulunan eşya kimin olur sorusunun ilk cevabı açıktır: eşya, kural olarak onu kaybeden kişiye ait olmaya devam eder.

Bir eşyanın kaybolmuş mu yoksa terk edilmiş mi olduğu her olayda kolay anlaşılmaz. Çöp konteynerinin yanına bırakılan eski bir sandalye ile kaldırıma düşmüş yeni bir telefon aynı durumda değildir. Terk, malikin mülkiyetten vazgeçme iradesini gerektirir ve bu iradenin varlığını somut olayın koşulları gösterir. Değerli, kişisel ya da yeni görünen bir eşyada terk iradesini kabul etmek güçtür. Şüphe varsa eşyayı kaybolmuş saymak ve aşağıdaki bildirim yolunu izlemek, bulan için daha güvenli bir yoldur. Hükümlerin tamamı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu resmî metni içinde yer alır.

Bulanın Bildirim ve Teslim Yükümlülüğü

Kanun bulana bir seçim tanır, ancak bu seçim değerli eşyada daralır. TMK m. 769’a göre kaybolmuş bir şeyi bulan kişi, sahibini tanıyorsa durumu ona bildirir. Sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde ise muhtara haber verir ya da araştırma yapar ve gerektiğinde ilan eder. Bulunan şey önemli ölçüde değerliyse kanun, kolluğa veya muhtara bildirimi her durumda arar. Örneğin bir anahtarlık için kısa bir araştırma yeterli olabilirken altın bir bilezikte kolluğa bildirim gerekir. Kanun, hangi eşyanın önemli ölçüde değerli sayılacağını rakamla belirlemez; ölçüt eşyanın niteliği ve somut koşullardır.

Kaybedilmiş bir şeyi bulan kimse, malın sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirmek veya araştırma yapmak ve…

TMK m. 769 güncel kanun metni →

Bildirimde eşyanın nerede ve ne zaman bulunduğu, niteliği ve bulanın iletişim bilgisi yer almalıdır. Kolluğa teslim sırasında bir tutanak ya da teslim belgesi almak, bulanın yükümlülüğünü yerine getirdiğini sonradan gösterir. Kolluk ve muhtarlığın teslim aldığı eşyayı nasıl kaydettiği ve sakladığı ise ilgili idari düzenlemeye ve kurum uygulamasına göre değişebilir. Bildirim tarihi, aşağıda anlatılan beş yıllık sürenin başlangıcı olduğu için ayrıca önem taşır.

Evde, İşyerinde veya Kamu Hizmeti Yerinde Bulunan Eşya Kimin Olur?

TMK m. 769/3 bu yerler için farklı bir yükümlülük koyar. Oturulan bir evde, işyerinde ya da kamu hizmeti görülen yerde bir şey bulan kişi, onu yer sahibine veya kiracıya teslim eder. Kamu hizmeti verilen bir yerde ise teslimin muhatabı, orada denetim ve gözetimle görevli olan kişilerdir. Bir lokantada masanın altında yüzük bulan müşteri, yüzüğü işletmeye teslim etmekle yükümlüdür. TMK m. 771/3 bu durumda yer sahibini, kiracıyı veya kurumu kanun anlamında bulan kişi sayar. Aynı hüküm, bunların ödül isteyemeyeceğini de açıkça belirtir.

Kanun bu rolü yer sahibine verdiği için yüzüğü fiilen gören müşteri, bu hükümde bulan konumunda değildir. Madde, ona ayrıca ödül ya da mülkiyet hakkı tanıyan bir düzenleme içermez. Kanun, hangi yerlerin kamu hizmeti görülen yer sayılacağını ayrıca saymaz. Toplu taşıma aracı, hastane veya okul gibi yerlerde bu nitelik somut olaya göre değerlendirilir. Tereddüt varsa eşyayı oradaki görevliye belgeyle teslim etmek ya da kolluğa bildirmek daha güvenli olur. Yer sahibi ya da kurum, teslim aldığı eşya bakımından bildirim ve koruma yükümlülüklerini üstlenir. Sahibi beş yıl içinde çıkmazsa mülkiyeti kazanma imkânı da kanun onları bulan saydığı için yer sahibi, kiracı veya kurum bakımından gündeme gelebilir.

Bulunan Şeyin Korunması ve Satılması

TMK m. 770, bulunan şeyin özenle korunmasını ister. Bulan kişi eşyayı kendi malı gibi kullanamaz; onu sahibine ya da yetkili makama ulaşıncaya kadar zarar görmeyecek biçimde saklar. Bulunan bir telefonu kendi hattıyla kullanmak ya da bulunan bir montu giyip dolaşmak, korumanın ötesine geçen davranışlardır. Bu tür davranışlar, aşağıda anlatılan ceza hükmü bakımından da risk doğurabilir.

Kanun üç durumda satışa imkân tanır. Korunması aşırı gider gerektiren ya da çabuk bozulabilen şeyler satılabilir. Kolluk kuvvetleri veya kamu kurumu bir şeyi bir yıldan fazla saklamışsa da satış mümkündür. Satış, gerektiğinde önceden ilan edilerek açık artırma yoluyla yürür ve satış bedeli bulunan şeyin yerine geçer. Satışı kimin yapacağını ve hangi idari usulün izleneceğini madde ayrıntılı biçimde düzenlemez. Koruma ve satış koşullarının tam metni TMK m. 770 bulunan şeyin korunması ve satılması sayfasında okunabilir.

Bulunan Eşya Sahibi Çıkmazsa: Beş Yıllık Süre

Sahibi çıkmayan eşyada temel hüküm TMK m. 771/1’dir. Bulunan şeyin maliki, ilan tarihinden ya da kolluğa veya muhtara bildirim tarihinden başlayarak beş yıl içinde ortaya çıkmazsa bulan kişi o şeyin mülkiyetini kazanır. Ancak kanun buna açık bir koşul bağlar: bulan, yükümlülüklerini yerine getirmiş olmalıdır. Bulunan eşya sahibi çıkmazsa mülkiyetin geçişi, bu nedenle iki şarta bağlıdır. Birincisi beş yıllık sürenin dolması, ikincisi bulanın bildirim, teslim ve koruma ödevlerine uymuş olmasıdır.

Bulunan şeyin maliki, ilân veya kolluk kuvvetlerine ya da muhtara bildirme tarihinden başlayarak beş yıl içinde ortaya çıkmazsa; bulan kimse…

TMK m. 771 güncel kanun metni →

Süre ilan ya da bildirim tarihinden başladığı için, hiç bildirimde bulunmayan ve ilan yapmayan kişi bakımından kanundaki başlangıç anı oluşmaz. Böyle bir kişi bildirim yükümlülüğünü de yerine getirmemiş olur. Değeri düşük bir eşyada yalnız araştırma yapılmışsa sürenin başlangıcı maddede ayrıca gösterilmemiştir. Bu yüzden ilan ya da bildirim yapmak, sürenin başlangıcını belgelemek bakımından önemlidir. Eşya bir yıldan fazla saklandıktan sonra satılmışsa, bedel eşyanın yerine geçtiği için beş yılın sonunda bulanın hakkı bu bedel üzerinde gündeme gelebilir.

Bildirimde bulunmayan kişi, eşyayı beş yıl elinde tutarak kazandırıcı zamanaşımına dayanmayı da düşünebilir. TMK m. 777, başkasının taşınırını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduranın malik olacağını öngörür. Eşyanın kaybolmuş olduğunu bilen kişinin bu iyiniyet şartını taşıması güçtür. Ayrıca TMK m. 3’e göre durumun gereklerine göre beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. Hükmün metni TMK m. 777 taşınırda kazandırıcı zamanaşımı sayfasında yer alır.

Sahibi Çıkarsa Gider ve Bulana Ödül

Malik süre içinde ortaya çıkar ve eşya ona geri verilirse bulanın iki istemi doğar. TMK m. 771/2’ye göre bulan kişi, yaptığı giderlerin ödenmesini ve uygun bir ödül verilmesini isteyebilir. Giderler, eşyayı korumak, sahibini aramak ya da ilan vermek için yapılan harcamalardır. Bulana ödül konusunda kanun bir oran ya da tutar belirlemez. Yüzde on gibi belirli bir oran, bulunmuş eşyaya ilişkin maddelerde yer almaz. Bu hükümlerde yarı oranı yalnız define için öngörülmüştür ve bu sınır sıradan kayıp eşyaya uygulanmaz.

Ödülün uygun tutarı, taraflar anlaşamazsa uyuşmazlığı inceleyen mahkemece somut olaya göre belirlenir. Kanun, bu değerlendirmede esas alınacak ölçütleri ayrıca saymaz. Evde, işyerinde ya da kamu hizmeti görülen yerde bulunan eşyada ise yer sahibi, kiracı veya kurum ödül isteyemez (TMK m. 771/3). Bulana ödül hakkının dayanağı, eşyanın malikine geri verilmesidir. Bulunmuş eşyaya ilişkin maddeler, bulanın gider ve ödül ödeninceye kadar eşyayı alıkoyabileceğine dair ayrı bir hüküm içermez. Bu nedenle eşyayı geri verip alacağı ayrıca istemek, ceza hükmü bakımından da bulan için daha güvenli bir yoldur. Sahibi ortaya çıktığında bulunan eşya kimin olur sorusu böylece kesin biçimde malik lehine çözülür; bulana kalan, gider ve ödül alacağıdır.

Yerde Para Buldum Diyenin Durumu

Para da bir taşınırdır ve bulunmuş eşyaya ilişkin kurallar paraya da uygulanır. Yerde para buldum diyen kişi, sahibini bilmiyorsa kolluğa, köylerde muhtara bildirmek ya da araştırma yapıp gerektiğinde ilan etmek zorundadır. Tutar önemli ölçüde değerliyse kanun kolluğa ya da muhtara bildirimi arar. Paranın bir cüzdan, zarf ya da banka dekontuyla birlikte bulunması sahibini bulmayı kolaylaştırır. Tek başına yerde duran banknotlarda ise sahibini belirlemek güçtür ve bu, ileride ispat sorununa dönüşebilir.

Paraya özgü önemli bir kural TMK m. 990’dadır. Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile parayı iyiniyetle edinen kimseye karşı taşınır davası açamaz. Bulunan parayla alışveriş yapılmışsa, sahibi parayı iyiniyetle kabul eden satıcıdan geri isteyemez. Böyle bir durumda talep, parayı harcayan bulana yönelir. Parayı harcayan ve yerde para buldum diyen kişi, bu nedenle hem hukuki hem cezai sorumlulukla karşılaşabilir. Paraya ilişkin özel hükmün metni TMK m. 990 para ve hamile yazılı senetler sayfasında okunabilir.

Parayı harcayan bulana karşı sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil hükümleri gündeme gelebilir. TBK m. 77’ye göre haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşen kişi, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu istem, hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten başlayarak iki yılda ve en geç zenginleşmeden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar (TBK m. 82). Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille zarar verilmişse TBK m. 49 da uygulanabilir. İyiniyetli olmayan zilyedin verdiği zarardan sorumluluğunu ise TMK m. 995 düzenler. Sebepsiz zenginleşmenin genel koşulları TBK m. 77 sebepsiz zenginleşmenin koşulları sayfasında yer alır.

Bulunan Şeyi Satın Alan Üçüncü Kişinin Durumu

Bulan kişi eşyayı başkasına satmış ya da vermiş olabilir. TMK m. 989’a göre taşınırı kaybolan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Eşya açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse dava, ödenen bedelin geri verilmesi koşuluna bağlanır. Örneğin kaybolan bir saati ikinci el eşya satan bir dükkândan iyiniyetle alan kişi, ödediği bedel kendisine verilmedikçe saati iade etmek zorunda değildir.

Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl…

TMK m. 989 güncel kanun metni →

Eşyayı iyiniyetle edinmeyen kişi ise bu korumadan yararlanamaz. TMK m. 991, iyiniyetli olmayan edinene karşı önceki zilyede süreye bağlı olmayan bir dava imkânı tanır. Çok düşük bir fiyatla, belgesiz ve şüpheli koşullarda satılan bir eşyada alıcının iyiniyetini koruması güçleşebilir. Bu değerlendirmede de TMK m. 3’teki özen ölçüsü belirleyicidir.

Define ve Eski Eserde Bulunan Eşya Kimin Olur?

Define, sıradan kayıp eşyadan farklı bir rejime tabidir. TMK m. 772’ye göre define, bulunmasından çok önce gömülmüş veya saklanmış olduğu ve artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan değerli şeydir. Bilimsel değer taşıyan eşyaya ilişkin hükümler saklı kalmak üzere define, içinde bulunduğu taşınmazın ya da taşınırın malikine ait olur. Defineyi bulan kişi ise değerinin yarısını aşmamak üzere uygun bir ödül isteyebilir. Eski bir evin duvarını onaran ustanın bulduğu altın kesesi, bu koşullar varsa ev sahibine ait olur; usta ödül isteyebilir.

Bulunmalarından çok zaman önce gömülmüş veya saklanmış olduğu ve duruma göre artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan değerli şeyler…

TMK m. 772 güncel kanun metni →

TMK m. 773, bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şeyler ile eski eserlerin bulunması hâlinde özel kanun hükümlerinin uygulanacağını öngörür. Bu tür bir buluntuda define kuralları yerine özel kanun hükümleri esas alınır. Bu yazı o kanunun ayrıntısına girmez; böyle bir buluntuda bildirim ve süre konusu ayrıca araştırılmalıdır. Doğal güçlerin etkisiyle ya da rastlantı sonucunda başkasının egemenlik alanına giren taşınırlar ve hayvanlar için ise TMK m. 774 uygulanır. Bu hükme göre eşyanın egemenlik alanına girdiği kişi, kaybolan eşyayı bulanın hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Sürüklenen eşyaya ilişkin hükmün metni TMK m. 774 düşen veya sürüklenen şeyler sayfasındadır.

Hangi Durumda Bulunan Eşya Kimin Olur? Karşılaştırma Tablosu

Aşağıdaki tablo, farklı durumlarda bulunan eşya kimin olur sorusunun kanundaki cevabını, dayanağı ve süreleriyle birlikte gösterir.

Durum Dayanak Bildirim veya teslim Kimin olur Süre Ödül
Açık alanda bulunan kayıp eşya veya para TMK m. 769, 770, 771 Sahibine; bilinmiyorsa kolluğa, köyde muhtara ya da araştırma ve gerektiğinde ilan; önemli ölçüde değerliyse kolluğa veya muhtara bildirim şart Malikin olmaya devam eder; malik çıkmazsa ve bulan yükümlülüklerini yerine getirmişse bulanın olur İlan veya bildirim tarihinden itibaren beş yıl Eşya geri verilirse gider ve uygun ödül; kanunda oran yok
Ev, işyeri veya kamu hizmeti görülen yerde bulunan eşya TMK m. 769/3, 771/3 Yer sahibine, kiracıya veya denetim ve gözetimle görevli olanlara teslim Malikin olmaya devam eder; yer sahibi, kiracı veya kurum bulan sayılır TMK m. 771/1’deki beş yıl Yer sahibi, kiracı veya kurum ödül isteyemez
Define TMK m. 772 Bilimsel değer taşıyan eşyaya ilişkin hükümler saklı Bulunduğu taşınmazın veya taşınırın malikinin olur Maddede süre yok Bulan, değerinin yarısını aşmayan uygun ödül isteyebilir
Bilimsel değeri olan doğal şey veya eski eser TMK m. 773 ve özel kanun Özel kanuna göre Özel kanuna göre Özel kanuna göre Özel kanuna göre
Doğal güçlerle veya rastlantı sonucu gelen eşya ve hayvan TMK m. 774 Egemenlik alanına giren kişi bulanın yükümlülüklerine tabidir Bulunmuş eşya kurallarına göre TMK m. 771/1’deki beş yıl Bulanın haklarına sahiptir
Sahipsiz veya terk edilmiş şey TMK m. 767, 778 Bildirim yükümlülüğü yok; terk iradesinin varlığı somut olaya göre belirlenir Malik olmak iradesiyle zilyetliğe geçirenin olur Süre yok Söz konusu değil

Ceza Boyutu: Kaybolmuş Eşya Üzerinde Tasarruf

Bulunan eşya kimin olur sorusu yalnız medeni hukuku ilgilendirmez; eşyayı sahiplenmenin ceza hukuku bakımından da bir karşılığı vardır. TCK m. 160’a göre kaybedilmiş olması nedeniyle malikin zilyetliğinden çıkmış eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri haberdar etmeksizin malik gibi tasarrufta bulunan kişi cezalandırılır. Hata sonucu ele geçirilen eşya da aynı hükmün kapsamındadır. Suçun yaptırımı bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç şikâyete bağlıdır; soruşturma ancak zarar görenin şikâyeti üzerine başlar.

Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili…

TCK m. 160 güncel kanun metni →

Hükmün kurucu unsuru “malik gibi tasarruf”tur. Eşyayı sahibini aramak için kısa bir süre elinde tutan kişi ile onu satan, harcayan ya da kendi malı gibi kullanan kişi aynı durumda değildir. Tasarrufun gerçekleşip gerçekleşmediğini somut olaydaki davranışlar gösterir. Kaybolmuş eşya ile yalnız unutulmuş eşya arasındaki ayrım da önemlidir. Sahibinin kısa süre önce bıraktığı ve yerini bildiği bir eşyayı onun rızası olmadan alan kişinin fiili, koşullarına göre hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilebilir (TCK m. 141). Kanun, unutulmuş eşya ile kaybolmuş eşya ayrımını ayrıca tanımlamaz; bu ayrım somut olaya göre değerlendirilir.

Şikâyet süresi TCK m. 73/1’de altı ay olarak düzenlenmiştir. Süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda zarar görenin vazgeçmesi, kanunda aksi yazılı değilse davayı düşürür. Şikâyete ilişkin genel kuralların metni TCK m. 73 şikâyete bağlı suçlar sayfasında yer alır.

Yakınlar Arasında Şahsi Cezasızlık ve İndirim

TCK m. 167, yağma ve nitelikli yağma dışındaki malvarlığına karşı suçlarda bazı yakınlar için şahsi cezasızlık sebebi öngörür. Suç ayrılık kararı verilmemiş eşin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecedeki kayın hısımlarının zararına işlenmişse ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Evlat edinen, evlatlık ve aynı konutta beraber yaşayan kardeş bakımından da aynı kural geçerlidir (TCK m. 167/1). Suç ayrılık kararı verilmiş eşin veya aynı konutta yaşamayan kardeşin zararına işlenmişse, şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir. Aynı indirim, aynı konutta beraber yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen ve ikinci derece kayın hısımları için de uygulanır (TCK m. 167/2). Ceza süreci, malikin eşyanın iadesine ya da tazminata ilişkin hukuki taleplerini ortadan kaldırmaz.

Hesaba Yanlışlıkla Gelen Para

Banka hesabına yanlışlıkla gönderilen para, bulunmuş eşya hükümlerinin konusu değildir. Bu durumda geri verme borcu, TBK m. 77 ve devamındaki sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanır. TCK m. 160 hata sonucu ele geçirilen eşyayı da kapsar; ancak banka hesabına gelen paraya ilişkin ayrı bir hüküm içermez. Bu nedenle cezai boyut somut olaya göre değerlendirilir. Parayı harcamadan geri verme yoluna gitmek, hesap sahibi için daha güvenli olur. Bu konunun ayrıntıları yanlış hesaba para gönderilmesi ve sebepsiz zenginleşme yazısında anlatılmıştır.

Bulunan Eşya Kimin Olur Uyuşmazlığında Dava Kime Karşı Açılır?

Malik, eşyasını elinde bulunduran kişiye karşı istihkak davası açabilir; TMK m. 683 malike bu imkânı tanır. Davalı, eşyayı dava sırasında elinde bulunduran kişidir; bu kişi bulan olabileceği gibi eşyayı ondan edinen üçüncü kişi de olabilir. Bulan ise gider ve ödül alacağını, eşyanın geri verildiği malike karşı ileri sürer. Bulan parayı harcamışsa malik, sebepsiz zenginleşme ya da haksız fiil hükümlerine dayanarak bulana karşı alacak davası açabilir. Define uyuşmazlığında ödül talebi, defineye malik olan taşınmaz veya taşınır malikine yönelir.

Talep Kim ister / kime karşı Dayanak Süre
Eşyanın geri verilmesi Malik; eşyayı elinde bulunduran bulana veya üçüncü kişiye TMK m. 683, 989, 991 TMK m. 989’da beş yıl; bulanın m. 771 ya da üçüncü kişinin m. 777 uyarınca mülkiyeti kazanması sonucu etkiler
Gider ve uygun ödül Bulan; eşyayı geri alan malike TMK m. 771/2 (definede m. 772) Maddede özel süre yok; genel on yıllık zamanaşımı (TBK m. 146) gündeme gelebilir
Harcanan paranın veya eşya değerinin iadesi Malik; parayı harcayan veya eşyayı elden çıkaran bulana TBK m. 77, 49; TMK m. 995 Sebepsiz zenginleşme: geri isteme hakkını öğrenmeden iki yıl, zenginleşmeden on yıl (TBK m. 82). Haksız fiil: zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden iki yıl, fiilden on yıl (TBK m. 72). Ceza kanununun öngördüğü daha uzun zamanaşımı saklıdır (TBK m. 72).
Şikâyet Zarar gören; malik gibi tasarrufta bulunan kişi hakkında TCK m. 160, 73 Fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay

Görevli Mahkeme, Arabuluculuk, Harç ve Adli Tatil

İstihkak davası ile gider ve ödül alacağı, malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. HMK m. 2’ye göre bu davalarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Sulh hukuk mahkemesi ise HMK m. 4/1-c uyarınca taşınırlarda sadece zilyetliğin korunmasına yönelik davalara bakar. Genel yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6).

Bu uyuşmazlıklar, 6325 sayılı Kanunun 18/B maddesinde dava şartı arabuluculuk için sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almaz. Madde kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarını sayar; bulunmuş eşya davaları bu listede yoktur. Taraflar isterlerse, serbestçe tasarruf edebilecekleri bu konuda ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir (6325 sayılı Kanun m. 1/2). Uyuşmazlık istisnai olarak ticari dava niteliği taşıyorsa TTK m. 5/A ayrıca değerlendirilir.

Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Eşyanın iadesi ve para alacağı talepleri, dava değerine göre nispi harç kapsamında değerlendirilebilir. Harç tutarı bu yazıda verilmemiştir; dava açılırken güncel tarifeye bakılmalıdır. Adli tatil her yıl 20 Temmuzda başlar ve 31 Ağustosta sona erer (HMK m. 102). İstihkak ve alacak davaları HMK m. 103’teki listede yer almaz; ihtiyati tedbir ve delil tespiti ise adli tatilde de görülür. TMK m. 771’deki beş yıl, TCK m. 73’teki altı ay ve TBK’daki zamanaşımı süreleri HMK süresi değildir. Bu nedenle HMK m. 104’teki bir haftalık uzama bu sürelere uygulanmaz.

Geçici Koruma: İhtiyati Tedbir ve Delil Tespiti

Bulunmuş eşyada ilk koruma, kanunun bulana yüklediği özen yükümlülüğüdür. TMK m. 770, bulunan şeyin özenle korunmasını ister; kanunda sayılan hâllerde açık artırmayla satışa imkân tanır ve bedeli eşyanın yerine koyar. Eşyanın bulan ya da üçüncü kişi elinde kaybolması veya başkasına devredilmesi tehlikesi varsa malik mahkemeden ihtiyati tedbir isteyebilir. HMK m. 389’a göre mevcut durumdaki bir değişme hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracaksa tedbir kararı verilebilir. Mahkeme, eşyanın muhafaza altına alınması ya da bir yediemine bırakılması gibi önlemlere karar verebilir (HMK m. 391).

Tedbir talebi, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeye yapılır (HMK m. 390/1). Tedbir dava açılmadan alınmışsa, kararın uygulanmasının istendiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalıdır. Dava açıldığını gösteren evrak da kararı uygulayan memura ibraz edilerek dosyaya konmalıdır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m. 397/1). Talep eden, haksız çıkması hâlinde doğabilecek zararlara karşı kural olarak teminat gösterir (HMK m. 392). Talep resmî belgeye ya da başka kesin bir delile dayanıyorsa veya koşullar gerektiriyorsa mahkeme, gerekçesini belirterek teminat almayabilir. Eşyanın bulunduğu yeri gösteren kamera kayıtları kısa sürede silinebilir. Böyle bir durumda HMK m. 400 ve devamındaki hükümlere göre delil tespiti istenebilir ve keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılabilir.

Bulunan Eşya Kimin Olur Tartışmasında Deliller ve İspat

Taşınırın zilyedi, TMK m. 985’e göre onun maliki sayılır. Aynı maddeye göre önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o taşınırın maliki sayılır. Bu nedenle eşyayı kaybeden önceki zilyet de bu karineden yararlanabilir. HMK m. 190/2’ye göre kanuni bir karineye dayanan taraf, yalnız karinenin temelini oluşturan vakıayı ispat eder. Bildirim ve teslimle yükümlü bulanın bu karineye dayanıp dayanamayacağı konusunda kanun ayrı bir hüküm içermez; bu, somut olaya göre değerlendirilir. Karineye güvenerek eşyayı alıkoymak, bulan için güvenli bir yol değildir. HMK m. 190/1’e göre ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa aittir. Malik eşyanın kendisine ait olduğunu fatura, garanti belgesi, seri numarası ya da eşya üzerindeki kişisel işaretlerle gösterebilir.

Bulan bakımından en önemli delil, bildirim ve teslim belgesidir. Kolluk tutanağı, muhtarlık kaydı ve ilanın örneği, beş yıllık sürenin başlangıcını ve yükümlülüğün yerine getirildiğini gösterir. Fotoğraf, video ve elektronik ortamdaki veriler HMK m. 199 anlamında belge niteliği taşır. Eşyanın bulunduğu anı görmüş kişiler tanık olarak dinlenebilir. Eşyanın değeri tartışmalıysa mahkeme bilirkişi incelemesine başvurabilir; ödülün uygunluğu ve tarafların hakları hakkındaki hukuki değerlendirme ise mahkemeye aittir.

Sonuç

Bulunan eşya kimin olur sorusunun cevabı, eşyanın kaybolmuş mu yoksa terk edilmiş mi olduğuna göre değişir. Kaybolan eşya, kural olarak onu kaybeden kişinin malı olmaya devam eder. Bulan kişi sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluğa ya da köyde muhtara bildirimde bulunur veya araştırma yapıp ilan eder. Önemli ölçüde değerli eşyada kolluğa veya muhtara bildirim zorunludur. Evde, işyerinde ve kamu hizmeti görülen yerde ise eşya yer sahibine ya da görevliye teslim edilir.

Bulunan eşya sahibi çıkmazsa bulan kişi, ilan veya bildirim tarihinden itibaren beş yıl geçtiğinde ve yükümlülüklerini yerine getirmişse mülkiyeti kazanır. Sahibi çıkarsa bulan gider ve uygun bir ödül isteyebilir; kanunda bu ödül için oran yoktur. Definede ödül değerin yarısını aşamaz ve define kural olarak bulunduğu taşınmazın malikine ait olur. Bulunan eşya üzerinde malik gibi tasarruf, şikâyete bağlı bir suç oluşturabilir. Eşyanın iadesi ve alacak talepleri için kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir ve arabuluculuk bu davalarda dava şartı değildir. Aynı kurallar, yerde para buldum diyen kişi için de geçerlidir; paranın harcanması ise sahibinin talebini bulana yöneltir.

Sık Sorulan Sorular

Bulunan eşya kimin olur, bulan kişi eşyayı saklayabilir mi?

Kaybolan eşyanın maliki, onu kaybetmekle mülkiyetini yitirmez. Eşyayı bulan, sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluğa ya da köyde muhtara bildirimde bulunmalı veya araştırma yapıp gerektiğinde ilan etmelidir. Eşya önemli ölçüde değerliyse kolluğa veya muhtara bildirim şarttır. Bulan eşyayı özenle korur, ancak onu kendi malı gibi kullanamaz.

Bulana ödül vermek zorunlu mu, ödül ne kadar olur?

TMK m. 771/2’ye göre eşya malikine geri verilirse bulan, giderlerinin ödenmesini ve uygun bir ödül verilmesini isteyebilir. Kanun sıradan kayıp eşya için bir oran belirlemez; tutar anlaşılamazsa mahkemece somut olaya göre belirlenir. Evde, işyerinde ya da kamu hizmeti görülen yerde bulunan eşyada yer sahibi, kiracı veya kurum ödül isteyemez.

Yerde para buldum, kime teslim etmem gerekir?

Paranın sahibi biliniyorsa ona, bilinmiyorsa kolluğa ya da köyde muhtara bildirimde bulunulur; araştırma ve gerektiğinde ilan da bir seçenektir. Tutar önemli ölçüde değerliyse kolluğa veya muhtara bildirim şarttır. Para evde, işyerinde ya da kamu hizmeti görülen yerde bulunduysa yer sahibine, kiracıya veya görevliye teslim edilir. Kolluk ya da muhtarlıktan alınan teslim belgesi, beş yıllık sürenin başlangıcını gösterir.

Bulunan eşya sahibi çıkmazsa ne zaman bulanın olur?

Malik, ilan ya da kolluğa veya muhtara bildirim tarihinden itibaren beş yıl içinde ortaya çıkmazsa bulan mülkiyeti kazanır. Bunun için bulanın bildirim, teslim ve koruma yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Hiç bildirim veya ilan yapmayan kişi bakımından kanundaki başlangıç anı oluşmaz.

Bulduğu eşyayı kullanan kişi suç işlemiş olur mu?

TCK m. 160’a göre kaybolmuş eşyayı iade etmeden veya yetkili mercilere haber vermeden malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikâyet üzerine cezalandırılabilir. Eşyayı sahibini bulmak için kısa süre elinde tutmak tek başına bu sonucu doğurmayabilir; satma, harcama ya da kendi malı gibi kullanma ise suç oluşturabilir. Şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı aydır.

Define bulan kişi ne alır?

TMK m. 772’ye göre define, bilimsel değer taşıyan eşyaya ilişkin hükümler saklı kalmak üzere bulunduğu taşınmazın veya taşınırın malikine ait olur. Defineyi bulan kişi, değerinin yarısını aşmamak üzere uygun bir ödül isteyebilir. Bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şeyler ile eski eserlerde ise özel kanun hükümleri uygulanır.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.