Ölünceye Kadar Bakma Akdi: Mirasçıların Dava Hakkı ve Zamanaşımı

Ölünceye kadar bakma akdi, yaşlı bir kişinin bakım karşılığında evini ya da arazisini bir yakınına devrettiği yaygın bir işlemdir. Devreden kişi öldükten sonra diğer mirasçılar çoğu zaman bu devri bozdurup bozduramayacaklarını sorar. Bu yazı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşısında mirasçıların dava hakkı, muris muvazaası iddiası, ehliyetsizlik, tenkis ve bu davalardaki süreleri ayrı ayrı inceliyor.

Son güncelleme: 17.10.2026. Mevzuat kontrolü 17.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol kapsamındaki kanunlar: TBK (6098), TMK (4721), HMK (6100), Harçlar Kanunu (492) ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (6325).

Ölünceye Kadar Bakma Akdi Nedir?

Öncelikle Türk Borçlar Kanunu bu sözleşmeyi 611. maddede tanımlar. Buna göre bakım borçlusu, bakım alacaklısına ölünceye kadar bakıp gözetme borcu altına girer. Bakım alacaklısı da karşılığında malvarlığının tamamını ya da bir kısmını bakım borçlusuna devreder. Halk arasında ölünceye kadar bakma akdi denince çoğunlukla bir taşınmazın tapuda devri akla gelir. Kanun ise aynı kurumu “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” adıyla düzenler.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya…

TBK m. 611 güncel kanun metni →

Ayrıca sözleşmenin karşılıklı yapısı sonraki bütün tartışmaları etkiler. Yüksek mahkemenin Hukuk Genel Kurulu bu sözleşmeyi ivazlı, yani karşılıklı edim içeren bir sözleşme olarak niteler. Bakım borçlusu, alacaklıyı aile topluluğuna katar; ona uygun gıda ve konut sağlar, hastalığında onu tedavi ettirir. Borcun kapsamını ise borçlunun aldığı malların değeri ve alacaklının önceki sosyal durumu belirler (TBK m. 614).

Bakım alacaklısı, sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış olur…

TBK m. 614 güncel kanun metni →

Şekil Şartı: Resmî Şekil Olmadan Geçerli Olmaz

TBK m. 612, ölünceye kadar bakma sözleşmesi için miras sözleşmesi şeklini arar. Ayrıca miras sözleşmesi için TMK m. 545 resmî vasiyetname şeklini arar. Yani taraflar arzularını resmî memura birlikte bildirir ve sözleşmeyi memur ile iki tanık önünde imzalar. Devletin tanıdığı bir bakım kurumu, yetkili makamların koşullarına uyarak sözleşme yapıyorsa yazılı şekil yeterlidir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli…

TBK m. 612 güncel kanun metni →
Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi…

TMK m. 545 güncel kanun metni →

Bu nedenle şekle uyulmamasının sonucu ağırdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 19.09.2024 tarihli, 2023/5611 Esas, 2024/3993 Karar sayılı kararında taraflar arasında resmî şekle uygun bir sözleşme bulmadı. Daire, bu nedenle bakım borçlusunun edimlerini ifa etmediği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Ayrıca Mevzuat Bilgi Sistemi, kanun metninin tamamını yayımlar: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu resmî metni.

Ölünceye Kadar Bakma Akdi ve Bakım Alacaklısının Fesih Hakkı

Bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirmezse ölünceye kadar bakma sözleşmesi çekilmez hâle gelebilir. Bu nedenle TBK m. 617 taraflardan her birine sözleşmeyi önel vermeden feshetme imkânı tanır. Bu durumda kusurlu taraf aldığını geri verir ve kusursuz tarafa uygun bir tazminat öder. Hâkim ise feshe karar vermek yerine birlikte yaşamaya son verip bakım alacaklısına ömür boyu gelir de bağlayabilir.

Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını…

TBK m. 617 güncel kanun metni →

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17.11.2025 tarihli, 2025/4575 Esas, 2025/4764 Karar sayılı kararı bu ikinci seçeneğe ilişkindir. Nitekim Daire, ömür boyu gelirin ölçüsü olarak TBK m. 614/2’deki gıda, konut, bakım ve tedavi ihtiyacını gösterdi. Ayrıca hüküm ile gerekçe arasındaki tutar çelişkisi nedeniyle ilk derece kararını bozdu.

Bunun yanında bakım alacaklısının hakkı devredilemez niteliktedir. Nitekim TBK m. 619 uyarınca bakım alacaklısı hakkını başkasına devredemez. Böylece bu kural, ölünceye kadar bakma akdi kapsamındaki bakım isteminin kişisel yapısını gösterir.

Öte yandan bakım borçlusunun önce ölmesi ayrı bir durumdur. TBK m. 618’e göre bakım alacaklısı bu hâlde bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir. Ayrıca bakım borçlusunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir parayı onun mirasçılarından isteme hakkına sahiptir.

Bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısı, bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir…

TBK m. 618 güncel kanun metni →

Ölünceye Kadar Bakma Akdi Karşısında Mirasçıların Dava Hakkı

Bakım alacaklısının ölümünden sonra mirasçıların dava hakkı her sebepte aynı sonucu doğurmaz. Örneğin kimi sebep sözleşmenin baştan geçersiz olduğunu ileri sürer. Kimi sebep ise geçerli bir sözleşmenin sonuçlarına itiraz eder. Bu nedenle mirasçı, dava açmadan önce dayanacağı hukuki sebebi netleştirmelidir. Uygulamada mirasçılar istemlerini çoğu zaman “tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis” biçiminde kademeli olarak ileri sürer.

Ayrıca mirası reddeden kişinin durumunu baştan incelemek gerekir. TMK m. 611’e göre mirası reddeden yasal mirasçının payı, mirasın açıldığı anda kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Bu nedenle mirası reddeden kişi, kural olarak mirasçılık sıfatına ve miras payına dayalı taleplerde bulunamaz. Ancak mirasçılıktan bağımsız bir hakkı varsa mahkeme o hakkı ayrıca değerlendirir. Ret kararının şartlarını ise reddi miras süresi ve şartları yazısı anlatır.

Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine…

TMK m. 611 güncel kanun metni →

Fesih Hakkı Mirasçılara Geçer mi?

Öncelikle bakım borçlusunun borcunu ifa etmediği iddiasına dayalı fesih hakkı bakım alacaklısına aittir. Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bakım alacaklısının sağlığında kullanmadığı fesih hakkının ölümle mirasçılara geçmediğini kabul eder. Bu yüzden bakım alacaklısı hayattayken bakımsızlıktan hiç yakınmamışsa, mirasçıların yalnız bu sebeple ölünceye kadar bakma akdi ilişkisini feshettirmesi kural olarak mümkün değildir. Kurulun ölçütü, bakım alacaklısının bakım borcunun yerine getirilmediğini sağlığında ileri sürüp sürmediğidir.

Buna karşılık bakım alacaklısı sağlığında fesih davasını açmışsa durum farklıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.09.2025 tarihli, 2025/2836 Esas, 2025/3660 Karar sayılı kararına konu dosyada bakım alacaklısı yargılama sırasında öldü. Bu dosyada Yargıtay 1. Hukuk Dairesi daha önce 2016/11564 Esas, 2019/5906 Karar sayılı kararıyla, yargılamanın tüm mirasçılarla ya da terekeye atanacak temsilci aracılığıyla sürdürülmesini istemişti. 7. Hukuk Dairesinin son bozma gerekçesi ise usule ilişkindir. Daire, dahili davalılara duruşma gününü bildirmeden hüküm kurmayı hukuki dinlenilme hakkının ihlali saydı.

Ölünceye Kadar Bakma Akdi ve Muris Muvazaası İddiası

Uygulamada mirasçıların dava hakkı bakımından öne çıkan yol muris muvazaası iddiasıdır. Bu iddiaya göre mirasbırakan, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla tapuda ölünceye kadar bakma akdi gibi göstermiştir. Hukuk Genel Kurulu, içtihadı birleştirme kararına atıfla bu durumu tam muvazaa olarak tarif eder. TBK m. 19 da sözleşmenin türünü belirlerken tarafların gerçek ve ortak iradesini esas alır.

Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları…

TBK m. 19 güncel kanun metni →

Kısacası bu iddiada asıl soru, mirasbırakanın gerçek amacının ne olduğudur. Hukuk Genel Kurulu, temlikin gerçek yönünün ve mirasbırakanın asıl amacının duraksamaya yer bırakmadan ortaya konmasını arar. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 27.04.2026 tarihli, 2025/4638 Esas, 2026/3382 Karar sayılı kararıyla onadığı dosyada Bölge Adliye Mahkemesi birkaç olguyu birlikte tartıştı. Aynı kararda Bölge Adliye Mahkemesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devredilen parsellerde temlikin muvazaalı olmadığını da kabul etti. Örneğin satış yoluyla gerçekleşen bir devirde Bölge Adliye Mahkemesi; mirasbırakanın yaşını, hastalıklarını, davalıyla birlikte yaşamasını ve küslük bulunmamasını dikkate aldı. Terekede başka taşınmazlar kalmasını da mal kaçırma amacına karşı bir olgu saydı.

Özellikle süre bakımından önemli bir kural vardır. Hukuk Genel Kurulu 28.05.2025 tarihli, 2023/493 Esas, 2025/356 Karar sayılı kararında muris muvazaasına dayalı davalarda kural olarak hak düşürücü süre ve zamanaşımı bulunmadığını belirtti. Bu kural, mirasçıların uzun süre sonra açtığı davayı mahkemenin her durumda kabul edeceği anlamına gelmez. Kurula göre muvazaayı ispat yükü davacıdadır. Davanın şartları ve ispatı, mirastan mal kaçırma ve muris muvazaası davası yazısında ayrıntılı biçimde yer alır.

Ehliyetsizlik İddiası

Öte yandan mirasbırakan sözleşme tarihinde ayırt etme gücünden yoksunsa farklı bir yol gündeme gelir. TMK m. 15’e göre ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri, kanundaki ayrık durumlar dışında hukuki sonuç doğurmaz. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.12.2024 tarihli, 2023/6496 Esas, 2024/7033 Karar sayılı kararının aktardığı bozma ilamı, hukuki ehliyetsizliği kamu düzeniyle ilgili sayar. Daire bu nedenle ehliyetsizlik iddiasını öncelikle incelemeyi istemiştir.

Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukukî sonuç…

TMK m. 15 güncel kanun metni →

Dolayısıyla bu iddiada en önemli delil tıbbi kayıtlardır. Doktor raporları, reçeteler ve hastane kayıtları dosyaya girer; Yargıtay bu tür dosyalarda Adli Tıp Kurumundan rapor almayı gerekli görür. Hukuk Genel Kurulu da 22.06.2005 tarihli kararında, mahkemenin ehliyetsizlik iddiasını araştırmadan hüküm kurmasını eksik inceleme saymıştır. TMK m. 15, bu iddia için ayrı bir dava süresi düzenlemez.

Şekil Eksikliği ve İrade Bozukluğu

Ayrıca taraflar resmî şekle uymadıysa sözleşme TBK m. 612 uyarınca geçerli olmaz. Bu sebep de mirasçıların dava hakkı kapsamında yer alır. İrade bozukluğu ise farklı bir rejime bağlıdır. TBK m. 39’a göre yanılma, aldatma veya korkutma hâlinde sözleşme yapan taraf, bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmezse kanun onu sözleşmeyi onamış sayar. Süre, tarafın yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin kalktığı andan başlar.

Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan…

TBK m. 39 güncel kanun metni →

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2024/7033 Karar sayılı kararıyla onadığı dosyada davayı devreden kişinin kendisi açmıştı. Nitekim mahkeme, hileyi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açılmadığı için istemi hak düşürücü süre nedeniyle reddetti. Bu hüküm, sözleşmeyi yapan tarafın hakkını düzenler. Bu nedenle mahkeme, mirasçıların bu sebebe dayanıp dayanamayacağını ve sürenin uygulanmasını ayrıca değerlendirir. Tartışmalı bu konuda mirasçı için güvenli yol, öğrenmeden itibaren bir yıl içinde karşı tarafa yazılı bildirimde bulunmak ya da dava açmaktır. Mirasbırakanın hakkını kullanıp kullanmadığı ve talebin niteliği bu değerlendirmede belirleyicidir.

Tenkis Davası

Tenkis davası, mirasçıların dava hakkı içinde ayrı bir yoldur. TBK m. 615/3, mirasçıların tenkis davası açma hakkını saklı tutar. Dolayısıyla saklı payının karşılığını alamayan mirasçı, TMK m. 560 uyarınca mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarrufların tenkisini dava edebilir. TMK m. 565 ise belirli karşılıksız kazandırmaları tenkise tabi kılar. Sözleşme karşılıklı edim içerdiğinden mahkeme, mirasbırakanın ölünceye kadar bakma akdi ile yaptığı kazandırmanın karşılıksız bir yönü bulunup bulunmadığını somut olaya göre inceler.

Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava…

TMK m. 560 güncel kanun metni →
Bakım alacaklısı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi yüzünden kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirme imkânını…

TBK m. 615 güncel kanun metni →

Tenkis davası açma hakkı, mirasçının saklı payın zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Sağlararası tasarruflarda mirasın açılmasından başlayarak on yıl geçmesi de hakkı düşürür (TMK m. 571). Buna karşılık TMK m. 571/3, tenkis iddiasını def’i yoluyla ileri sürmeyi bu sürelere bağlamaz. Tenkis hesabı ve saklı pay oranları tenkis davası ve saklı pay hesabı yazısı ayrıntılı olarak anlatır.

Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma…

TMK m. 571 güncel kanun metni →

Nafaka Alacaklılarının İptal Hakkı

Bunun dışında TBK m. 615/1 ayrı bir hak sahibi grubunu korur. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi yüzünden bakım alacaklısı, kanuna göre nafaka borçlu olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getiremez hâle gelebilir. Bu durumda nafakadan yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilir. Ayrıca hâkim, iptal yerine bakım borçlusunun bu kişilere nafaka ödemesine de karar verebilir; bakım borçlusu bu tutarı kendi edimlerinden mahsup eder.

Ölünceye Kadar Bakma Akdi Davalarında Zamanaşımı ve Süreler

Mirasçıların dava hakkı bakımından en sık yaptığı hata, bütün sebepleri tek bir süreye bağlamaktır. Oysa her sebebin süresi ve sonucu ayrıdır. Bu yüzden aşağıdaki tablo, ölünceye kadar bakma akdi ile ilgili başlıca davaları dayanaklarıyla birlikte özetler.

Dava sebebi Dayanak Kim açabilir Süre Sonuç
Bakım borcuna aykırılık TBK m. 617 Taraflar; sağlığında kullanılmayan fesih hakkı mirasçılara geçmez Maddede ayrı süre yok Fesih, verilenin geri verilmesi, kusursuz tarafa tazminat ya da ömür boyu gelir
Muris muvazaası TBK m. 19; Yargıtay HGK içtihadı Mal kaçırılan mirasçılar Kural olarak süre yok (HGK 2023/493 Esas) Tapu iptali ve tescil; koşulları varsa tazminat
Ehliyetsizlik TMK m. 15 Mirasçılar Maddede ayrı süre yok İşlem hukuki sonuç doğurmaz; tapu iptali ve tescil
Şekil eksikliği TBK m. 612, TMK m. 545 Mirasçılar Maddelerde ayrı süre yok Sözleşme geçerli olmaz
Yanılma, aldatma, korkutma TBK m. 39 Sözleşmeyi yapan taraf Öğrenmeden ya da korkutmanın etkisinin kalkmasından itibaren 1 yıl Sözleşmeyle bağlı olmama, verileni geri isteme
Tenkis TBK m. 615/3; TMK m. 560, 565, 571 Saklı payı zedelenen mirasçı Öğrenmeden 1 yıl, mirasın açılmasından 10 yıl; def’i her zaman Tasarrufun tasarruf edilebilir kısma indirilmesi
Nafaka alacaklılarının iptal istemi TBK m. 615/1-2 Nafakadan yoksun kalanlar Maddede ayrı süre yok İptal ya da nafakaya hükmedilmesi
Bakım borçlusunun ölümü TBK m. 618 Bakım alacaklısı 1 yıl Fesih ve bakım borçlusunun mirasçılarından para isteme

Ancak tablodaki “ayrı süre yok” ifadesi yalnız ilgili maddenin metnini anlatır. Somut olayda dürüstlük kuralı, ispat sorunları ya da üçüncü kişinin iyiniyeti sonucu değiştirebilir. Bu yüzden her dosyada süre değerlendirmesini ayrıca yapmak gerekir.

Ölünceye Kadar Bakma Akdi Davasında Davalı Kimdir?

Her şeyden önce davalı, kural olarak ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile malı devralan bakım borçlusudur. Ayrıca bakım borçlusu ölmüşse davalı taraf onun mirasçılarıdır. Öte yandan taşınmaz üçüncü bir kişiye geçmişse tablo değişir. TMK m. 1023, tapu siciline iyiniyetle güvenerek hak edinen üçüncü kişiyi korur. TMK m. 1024’e göre ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.

Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı…

TMK m. 1023 güncel kanun metni →
Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile…

TMK m. 1024 güncel kanun metni →

Diğer yandan davacı tarafta mirasçılar yer alır. TMK m. 640’a göre mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir; bununla birlikte her mirasçı terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci de atayabilir.

Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir…

TMK m. 640 güncel kanun metni →

Hangi Davada Hangi Talep Yer Alır?

Her talebin kendi hukuki sebebi vardır; bir talep diğerinin sonucu değildir. Örneğin muris muvazaası, ehliyetsizlik ve şekil eksikliğine dayalı davada istem tapu iptali ve tescildir. Taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişiye geçmişse tapu iptali ve tescil mümkün olmayabilir. TMK m. 1025/2 tazminat istemlerini saklı tutar; ancak tazminatın kime karşı ve hangi hukuki sebeple isteneceği ayrıca belirlenmelidir. Tenkis davasında istem, tasarrufun tasarruf edilebilir kısma indirilmesidir. TBK m. 617’deki tazminat ise fesih davasında kusursuz tarafın istemidir.

Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse…

TMK m. 1025 güncel kanun metni →

Ölünceye Kadar Bakma Akdi Davasında Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk

İlk olarak mirasçıların dava hakkı hangi sebebe dayanırsa dayansın, bu davalar malvarlığı haklarına ilişkindir. Bu nedenle aksine düzenleme bulunmadıkça görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2). Tapu iptali ve tescil istendiğinde HMK m. 12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Ayrıca birden çok taşınmaz varsa, bunlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri için de dava açmak mümkündür.

Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir…

HMK m. 2 güncel kanun metni →
Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma…

HMK m. 12 güncel kanun metni →

Son olarak arabuluculuk bakımından 6325 sayılı Kanunun 18/B maddesine bakmak gerekir. Bu madde kira ilişkisi, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında arabulucuya başvuruyu dava şartı yapar. Bu sayımda, ölünceye kadar bakma akdi nedeniyle mirasçıların açtığı tapu iptali ve tescil davası yer almaz. Dolayısıyla bu davada arabulucuya başvuru, bu madde uyarınca dava şartı değildir. Dava sonunda paylı mülkiyet doğarsa ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelebilir; o davada arabuluculuk dava şartıdır.

Deliller ve İspat

İspat yükü kural olarak iddiayı ileri süren davacı mirasçıdadır. Özellikle muris muvazaası davasında ispat yükünü Hukuk Genel Kurulunun 2025/356 Karar sayılı kararı da davacıya yükler. Muris muvazaası ve ehliyetsizlik dosyalarında başlıca deliller şunlardır:

  • Tapu kayıtları, resmî senet ve sözleşmeye ilişkin tapu işlem dosyası.
  • Mirasbırakanın bakım ihtiyacını ve bakımı fiilen kimin verdiğini anlatan tanık beyanları.
  • Doktor raporları, reçeteler, hastane belgeleri ve gerekiyorsa Adli Tıp Kurumu raporu.
  • Terekede kalan diğer mallara ilişkin tapu ve sicil kayıtları.
  • Devredilen taşınmazın değerini gösteren keşif ve bilirkişi raporu.

Ancak bilirkişi teknik konularda görüş bildirir; sözleşmenin hukuki niteliğini ise mahkeme belirler. Örneğin taşınmazın değerini bilirkişi hesaplar, fakat devrin muvazaalı olup olmadığına mahkeme karar verir.

Geçici Koruma: İhtiyati Tedbir ve Temsilci Atanması

TBK m. 611 ile 619 arasındaki hükümler, bakım alacaklısı için 613. maddede yasal ipotek hakkı öngörür. Ancak mirasçılar için bu hükümlerde ayrı bir geçici koruma düzenlemesi bulunmaz. Bu nedenle mirasçılar genel hükme, yani HMK m. 389’daki ihtiyati tedbire başvurur. Mevcut durumdaki bir değişiklik hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracaksa mahkeme tedbir kararı verebilir.

Örneğin uygulamada mirasçıların en sık istediği tedbir, davalının taşınmazı üçüncü kişiye devretmesini önleyen tapu kaydına şerhtir. Mirasçı, tedbiri dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden de isteyebilir (HMK m. 390). Dava öncesinde tedbir kararı varsa, uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davayı açmak gerekir (HMK m. 397). Talep eden, haksız çıkarsa karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlar için teminat gösterir (HMK m. 392). Mahkeme, gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına da karar verebilir. Bununla birlikte mirasçılar arasında ortak hareket mümkün değilse mirasçılar TMK m. 640’taki temsilci atanması yoluna gidebilir.

İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü…

HMK m. 390 güncel kanun metni →
İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat…

HMK m. 392 güncel kanun metni →
İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde…

HMK m. 397 güncel kanun metni →

Harç ve Dava Değeri

Harçlar Kanunu m. 16, tapu kayıt iptali gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın değerini esas alır. Ayrıca davacı ecrimisil veya tazminat da isterse harç, taşınmazın değeriyle birlikte bu tutarları da kapsar. Değer tayini mümkün olan hâllerde davacının dilekçede değer göstermesi zorunludur. Ancak harç tutarı her yıl değiştiği için dava tarihindeki tarifeyi ayrıca kontrol etmek gerekir.

İlgili Yargıtay Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — Esas: 2005/1-361 / Karar: 2005/401 — 22.06.2005 — Sonuç: direnme kararının bozulması

Borçlar Kanunu’nun 517.maddesine göre, bakım borcunun yerine getirilmediği iddiasıyla sözleşmeyi feshetme hakkı bakım alacaklısına tanınmış olup, alacaklının ölümü ile sözleşmede sona erer. Murisin sağlığında ölünceye kadar bakma borcunun yerine getirilmediği yönünde kullanılmayan fesih hakkı, bakım alacaklısının ölümü ile mirasçılarına geçmez.

Not: Kararda anılan mülga Borçlar Kanunu m. 517’nin bugünkü karşılığı TBK m. 617’dir.

Sonuç

Mirasçıların ölünceye kadar bakma akdi karşısında izleyebileceği yol, dayandıkları sebebe göre değişir. Bu nedenle mirasçıların dava hakkı tek bir kalıba sokulamaz. Özellikle bakım borçlusunun borcunu yerine getirmediği iddiasına dayalı fesih hakkı bakım alacaklısına aittir. Alacaklı bu hakkı sağlığında kullanmadıysa, Hukuk Genel Kurulu içtihadına göre hak mirasçılara geçmez. Sağlığında açılmış bir fesih davası ise mirasçılarla sürebilir. Buna karşılık sözleşmenin baştan geçersizliğini ileri süren sebepler mirasçılara açıktır.

Muris muvazaası, ehliyetsizlik ve şekil eksikliği bu sebeplerin başında gelir. Örneğin muris muvazaasında kural olarak süre yoktur; tenkiste ise bir yıllık süre ile on yıllık üst süre işler. İrade bozukluğuna dayalı istemlerde TBK m. 39’daki bir yıllık süre gündeme gelir. Davalı kural olarak malı devralan kişi ya da onun mirasçılarıdır. Taşınmaz üçüncü kişiye geçmişse onun iyiniyeti sonucu belirler. İyiniyetli üçüncü kişi korunuyorsa tazminat istemi gündeme gelebilir; bu istemin davalısını ve hukuki sebebini ayrıca belirlemek gerekir. Tapu iptali ve tescil davasında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Arabuluculuk ise bu dava için 18/B maddesine göre dava şartı değildir. Mirasçı, dava öncesinde taşınmazın devrini önlemek için ihtiyati tedbir de isteyebilir. Her dosyada sebep, süre, davalı ve talep sonucu ayrı ayrı belirlenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Ölünceye kadar bakma akdi mirasçılar tarafından bozulabilir mi?

Her sebep için mirasçıların dava hakkı aynı değildir. Muris muvazaası, ehliyetsizlik, şekil eksikliği ve koşulları varsa tenkis gibi sebeplere dayanabilirler. Bakım borcuna aykırılık nedeniyle fesih ise bakım alacaklısının hakkıdır. Hak sahibi bunu sağlığında kullanmadıysa, hak kural olarak mirasçılara geçmez.

Bakım alacaklısına bakılmadıysa mirasçılar sözleşmeyi feshedebilir mi?

Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2005 tarihli kararına göre bakım alacaklısının sağlığında kullanmadığı fesih hakkı mirasçılarına geçmez. Bakım alacaklısı fesih davasını sağlığında açmış ve yargılama sırasında ölmüşse dava mirasçılarla sürebilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi iptali davası zamanaşımına uğrar mı?

Cevap dava sebebine göre değişir. Muris muvazaası iddiasına dayalı davada Hukuk Genel Kuruluna göre kural olarak süre yoktur. Tenkis davası TMK m. 571’deki bir yıllık süre ile on yıllık üst süreye bağlıdır. İrade bozukluğunda ise TBK m. 39’daki bir yıllık süre önem taşır.

Muris muvazaası iddiasını kim ve nasıl ispat eder?

Muris muvazaası iddiasında ispat yükü davacı mirasçıdadır. Mahkeme mirasbırakanın gerçek amacını araştırır. Bu araştırmada mahkeme bakım ihtiyacını, bakımı fiilen kimin verdiğini, aile ilişkilerini ve terekede kalan diğer malları birlikte değerlendirir. Tanık beyanları, tapu kayıtları ve sağlık kayıtları başlıca delillerdir.

Tenkis davası ne zaman açılmalıdır?

Mirasçı tenkis davasını, saklı payın zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmalıdır. Sağlararası tasarruflarda mirasın açılmasından başlayarak on yıl geçince de hak düşer. Tenkis iddiasını def’i yoluyla ileri sürmek ise bu sürelere bağlı değildir (TMK m. 571/3).

Bu davalarda arabulucuya başvurmak zorunlu mu?

6325 sayılı Kanunun 18/B maddesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasını arabuluculuk dava şartı sayımına almamıştır. Bu nedenle o madde uyarınca dava şartı değildir. Dava sonrasında ortaklığın giderilmesi istenirse o uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartıdır.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Mobil sürümden çık