Psikolog Şikayet Yolları: Terapide Zarar Gören Danışanın Hukuki Hakları

Terapi odasında doğan zarar çoğu zaman sessiz kalır. Danışan ise nereye başvuracağını bilemez. Psikolog şikayet yolu, hekim şikâyetinden farklı çalışır. Çünkü psikologlar için, tabip odası gibi zorunlu üyeliğe dayanan bir meslek kuruluşu gösterilmiş değildir. Bu yazı üç somut soruyu cevaplar. İlk olarak, psikoterapi onam formu almadan terapi yürüten kişiden danışan ne isteyebilir? Ayrıca danışan gizliliği ihlal edildiğinde hangi merci devreye girer? Son olarak psikolog etik ihlal iddiası dosyaya ne katar?

Son güncelleme: 11 Ağustos 2026. Mevzuat kontrolü, 1219 sayılı Kanun’un ek 13 üncü maddesine dayanır. Hasta Hakları Yönetmeliğinin yürürlükteki metni de ölçü oldu. Yönetmeliğin son değişikliği 16/1/2019 tarihli ve 30657 sayılı Resmî Gazete’de çıktı.

Psikolog Şikayet Yolu Hekim Şikâyetinden Neden Ayrılır

Hekime karşı şikâyette okuyucu tanıdık bir adres bulur: tabip odası. Nitekim Hasta Hakları Yönetmeliğinin 47 nci maddesi de bu adrese gönderme yapar. Buna göre haysiyet divanları, kamu görevlisi olmayan personele disiplin cezası verebilir. Bu divanlar, kanunun kamu kurumu niteliğinde saydığı meslek kuruluşlarında görev yapar.

Ancak psikologlar bakımından bu bent boşta kalır. Psikologların mesleğini tanımlayan 1219 sayılı Kanun, tabipler için öngördüğü oda düzenine benzer bir yapı öngörmez. Aynı şekilde Hasta Hakları Yönetmeliği de psikologlar bakımından böyle bir mercii göstermez. Meslek dernekleri ise kanuni disiplin mercii sayılmaz; dolayısıyla kararları üyelik ilişkisiyle sınırlı kalır. Psikolog şikayet dosyası bu yüzden başka üç kanala yönelir: idari denetim, savcılık ve mahkeme.

Öte yandan ikinci bir fark daha vardır. Aynı Yönetmeliğin 42/C maddesi, tıbbi hata iddialarını hasta hakları kurulunun görev alanı dışında bırakır. Yani kurul, hak ihlali ve etik aykırılık iddiasını inceler. Terapide doğan zararın tazmini ise mahkemeye kalır.

Psikolog Şikayet Dosyasında Klinik Psikolog Ayrımı Neden Belirleyici

Okuyucunun önce öğrenmesi gereken şey bir unvan farkıdır. Çünkü hukuk, “psikolog” ile “klinik psikolog” ifadelerini aynı anlamda kullanmaz. Üstelik bu ayrım psikolog şikayet dilekçesinin yönünü baştan belirler.

Klinik Psikoloğun Yetkisi ve Sınırı

Alanın temel metni 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’dur. Nitekim Kanunun ek 13 üncü maddesinin (a) bendi klinik psikoloğu tanımlar. Bende göre klinik psikolog bir sağlık meslek mensubudur. Bu kişi, önce psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisansını bitirir. Ardından klinik psikoloji yüksek lisansı yapar. Diğer lisans eğitimleri üzerine klinik psikoloji doktorası yapan kişi ise aynı statüyü kazanır. Üstelik Kanunun Mevzuat Bilgi Sistemindeki güncel metni bu tanımı olduğu gibi taşır.

Aynı bent yetkiyi ikiye böler. Klinik psikolog, uluslararası sınıflama sistemlerinde hastalık saymadığı durumlarda psikoterapi işlemi yapar. Hastalık durumlarında ise ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve yönlendirmesine bağlı olarak terapi uygular. Üstelik bu şart, dosyanın en sık atlanan noktasıdır.

Ayrıca maddenin sonundaki genel hüküm sınırı daha da keskinleştirir. Buna göre tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları doğrudan teşhis koyamaz. Aynı kişiler tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Dolayısıyla bir klinik psikolog danışana tanı açıklıyor ve ilaç öneriyorsa, yetkisini aşar.

Lisans mezunu psikologun konumu ise farklıdır. Sağlık Bakanlığınca uygun bulunan sertifikalı eğitimi tamamlayan psikologlar yalnızca sertifika alanlarındaki tıbbi uygulamalarda görev alabilir. Kısacası her psikolog psikoterapi uygulayamaz.

Yetkisiz Psikoterapi Uygulaması Suçtur

Ek 13 üncü maddenin son fıkrası doğrudan ceza öngörür. Buna göre diploması veya meslek belgesi olmayan kişi ceza alır. Şart ise maddedeki meslek mensuplarının yetkisindeki bir işi yapmasıdır. Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Bunun yanında iki yüz günden beş yüz güne kadar adli para cezası gelir.

Aynı Kanun’un 25 inci maddesi ise daha ağır bir tabloyu düzenler. Diploması olmadığı hâlde hasta tedavi eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis alır. Tabip unvanını takınan kişi ise aynı cezayı görür. Ayrıca bin güne kadar adlî para cezası buna eklenir. Menfaat sağlama amacı bulunmasa bile hâkim maddeyi uygular.

“Yaşam koçu” ya da “terapist” gibi kanunda karşılığı olmayan unvanlarla çalışan kişiler bu tabloya girer. Danışan böyle bir olayda önce savcılığa gider, sonra tazminat davasını haksız fiil hükümlerine dayandırır.

Psikolog Şikayet Başvurusu Nereye Yapılır

Doğru merci, olayın türüne ve psikoloğun çalıştığı yere göre değişir. Ancak aşağıdaki dört kanal birbirini dışlamaz; danışan hepsini aynı anda işletebilir.

İl Sağlık Müdürlüğü, Hasta Hakları Kurulu ve SABİM

İdari yolun giriş kapısı il ve ilçe sağlık müdürlükleridir. Nitekim 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 23 üncü maddesinin yedinci fıkrası bunu açıkça söyler. Fıkraya göre meslekî yetersizlik ihbarlarını önce denetim görevlileri veya il ve ilçe sağlık müdürlükleri inceler. Dosya ancak bu incelemeden sonra üst kurula gider.

Yönetmeliğin 42/B maddesi ise ikinci bir yapı kurar. Buna göre il sağlık müdürlüğü bir Hasta Hakları Kurulu oluşturur. Kurulun kapsamına üniversite hastaneleri, kamu hastaneleri ve özel sağlık kuruluşları girer. Ayrıca ağız ve diş sağlığı merkezleri ile aile ve toplum sağlığı merkezleri listededir. Kurul ise başvuru kendisine ulaştıktan itibaren otuz gün içinde karar verir.

Bu liste bir sonucu da beraberinde getirir. Örneğin ruhsatlı bir sağlık kuruluşunda çalışmayan serbest psikolog, listedeki kalemlerin hiçbirine girmeyebilir. Dolayısıyla danışan doğrudan il sağlık müdürlüğüne yazılı dilekçe verir. Bunun yanında Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi SABİM’in 184 numaralı hattı aynı işi görür. Ayrıca CİMER üzerinden yapılan başvuru da dosyayı ilgili müdürlüğe taşır.

Sağlık Meslekleri Kurulu ve Meslekten Men Kararı

Kararnamenin 23 üncü maddesi Sağlık Meslekleri Kuruluna ağır yetkiler tanır. Buna göre Kurul, sağlık mesleklerinin etik ilkelerini belirler. Ayrıca Kurul, meslekten geçici veya sürekli men kararı verebilir.

Maddenin yedinci fıkrası ise somut ölçütler koyar. Nitekim Kurul, mesleğinde yetersizlik tespit ettiği kişiyi yeterlilik eğitimine alır. Sınavda başarısız olan kişi meslek icrasından men cezası görür. İkinci ölçüt zararın ağırlığıdır. Görevine aykırı hareketiyle ağır olmayan engelliliğe sebep olan kişi geçici men cezası alır. Süre üç aydan bir yıla kadardır. Ağır engellilik veya ölüm hâlinde ise süre bir yıldan üç yıla çıkar.

Öte yandan Yönetmeliğin 42/C maddesi de köprüyü kurar. Buna göre son altı ayda ikiden fazla hak ihlali kararı bir eşiktir. Böylece Kurul, o meslek mensubunun dosyasını Sağlık Meslekleri Kuruluna gönderir. Dolayısıyla tek bir psikolog şikayet başvurusu bile bu zinciri başlatabilir.

Meslek Odası Bulunmaması Psikolog Şikayet Yolunu Nasıl Etkiler

Tabip odasının yokluğu iki pratik sonuç doğurur. İlk olarak disiplin denetimi meslektaşlardan idareye geçer. Ayrıca danışanın elindeki en güçlü araç idari şikâyet değil, dava olur.

Buna karşılık idari yol değersiz sayılmaz. Nitekim kurul kararı ve müfettiş raporu, tazminat davasında güçlü bir delil hâline gelir. Bu nedenle danışan idari başvuruyu davadan önce yapar.

Cumhuriyet Başsavcılığına Psikolog Şikayet ve Suç Duyurusu

Yönetmeliğin 47 nci maddesinin (c) bendi bu yolu açıkça gösterir. Bende göre danışan, kamu görevlisi olmayan personel hakkında doğrudan cumhuriyet savcılığına ihbar veya şikâyette bulunur. Böylece gizlilik ihlali, yetkisiz uygulama ve taksirle yaralama iddiaları ceza kanalına girer.

Yargıtay 11 inci Ceza Dairesinin 2023/6717 esas, 2024/11175 karar sayılı 07.10.2024 tarihli kanun yararına bozma kararı ise esas hakkında hüküm kurmaz. Daire yalnızca soruşturmanın genişletilmesi gerektiğini söyledi ve kovuşturmasızlık kararına yapılan itirazın reddini bozdu. Karar yine de bir şeyi net gösterir: unvan araştırması soruşturmanın zorunlu adımıdır. Dolayısıyla danışan, şikâyet dilekçesine terapistin diploma ve unvan bilgisini eklerse süreci hızlandırır.

Psikoterapi Onam Formu Alınmadıysa Psikolog Şikayet Mümkün mü

Cevap kısadır: mümkündür. Çünkü aydınlatma eksikliği başlı başına bir hak ihlalidir. Dolayısıyla danışan bunu hem idari şikâyete hem de tazminat talebine dayanak yapar.

Psikoterapi Onam Formunda Bulunması Gerekenler

Yönetmeliğin 15 inci maddesi bilgilendirmenin kapsamını yedi bent hâlinde sayar. Danışana şu hususları anlatmak gerekir: rahatsızlığın muhtemel sebepleri ve seyri, müdahaleyi kimin nerede ve nasıl yapacağı, tahmini süre, diğer tanı ve tedavi seçeneklerinin fayda ve riskleri, muhtemel komplikasyonlar, reddetme hâlinde doğacak sonuçlar ve gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşılacağı.

Aynı metnin 26 ncı maddesi ise formun biçimini düzenler. Buna göre sağlık kuruluşu bir rıza formu hazırlar. Bu form, ayrıca 15 inci maddedeki bilgileri içerir ve uyuşmazlığa açık müdahalelerde zorunludur. Formdaki bilgileri sözlü olarak da anlatmak gerekir. Form iki nüsha olur; bir nüshası dosyaya girer, diğerini danışan alır. Maddenin son cümlesi ise kritik bir sorumluluk kuralı koyar. Buna göre bilgilerin doğruluğundan ilgili sağlık meslek mensubu sorumludur.

Psikoterapi onam formu bakımından iki başlık ayrıca önem taşır. İlk başlık terapinin beklenen süresi ve seans sıklığıdır. İkincisi ise gizliliğin sınırlarıdır; danışan hangi hâllerde sırrının açıklanacağını baştan öğrenmelidir.

Onamın Alındığını Kim İspat Eder

Yönetmeliğin 28 inci maddesi rızayı kural olarak şekle bağlamaz. Bu esneklik psikoloğun lehine görünür, oysa tersi olur. Çünkü sözlü rıza iddiasını kanıtlamak zordur. Dolayısıyla psikoterapi onam formu bulunmayan dosyada terapist, aydınlatmayı yaptığını gösteremez.

Ayrıca aynı metnin 31 inci maddesi sınırı çizer. Buna göre terapist, danışanın verdiği rızanın sınırları içinde kalmak zorundadır. Örneğin danışanın kabul etmediği bir tekniği uygulayan kişi bu sınırı aşar.

Danışan Gizliliği İhlal Edildiğinde İzlenecek Yol

Danışan terapide en mahrem bilgisini paylaşır. Bu yüzden hukuk, danışan gizliliğini üç ayrı katmanda korur: idari, cezai ve özel hukuk.

Nitekim Yönetmeliğin 23 üncü maddesi çekirdek kuralı verir. Buna göre kanunun izin verdiği hâller dışında hiç kimse, sağlık hizmeti sebebiyle öğrendiği bilgiyi açıklayamaz. Aynı madde bir adım daha atar. Hastaya zarar verme ihtimali taşıyan bilginin haklı sebep olmadan ifşası, personeli sorumlu kılar.

Danışan Gizliliğinin Kanuni İstisnaları

Sır saklama borcu mutlak değildir. Çünkü kanun üç tipik hâlde bu borcu geri çeker.

Birincisi bildirim yükümlülüğüdür. Nitekim Türk Ceza Kanunu’nun 280 inci maddesi sağlık mesleği mensubuna bildirim ödevi yükler. Bu ödev ise görevi sırasında suç belirtisiyle karşılaşan kişi bakımından doğar. Maddenin ikinci fıkrası “sağlık mesleği mensubu” deyimine sağlık hizmeti veren diğer kişileri de katar. Çocuk istismarı belirtisi bu kapsamın en tipik örneğidir.

Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikm…

TCK m. 280 güncel kanun metni →

İkincisi mahkeme talebidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 249 uncu maddesi, sır sahibi izin verdiğinde tanığın çekinme hakkını kaldırır. Yani izni veren kişi danışandır, terapist değildir.

Kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kimseler, bu hususlar hakkında tanıklıktan çekinebilirler….

HMK m. 249 güncel kanun metni →

Üçüncüsü ise danışanın kendisine veya bir başkasına yönelik somut ve yakın zarar riskidir. Ayrıca 6698 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi bu hâli veri hukuku tarafından da karşılar. Maddeye göre burada bir istisna daha vardır. Yani kişinin ya da bir başkasının hayatını korumak zorunluysa, özel nitelikli veri işlenebilir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Yoluyla Şikâyet

Sağlık verisi, 6698 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde özel nitelikli kişisel veri sayılır. Seans notu, tanı bilgisi ve randevu kaydı bu tanıma girer. Kanunun yürürlükteki metni ise işleme yasağını kural olarak koyar ve istisnaları tek tek sayar.

Başvuru sırası bellidir. Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca danışan önce veri sorumlusuna yazılı olarak başvurur. Veri sorumlusu ise psikoloğun kendisi veya çalıştığı kuruluştur. Buna göre veri sorumlusu talebi en geç otuz gün içinde ücretsiz sonuçlandırır. Ardından 14 üncü madde ikinci adımı düzenler. Yani başvurunun reddi, cevabın yetersizliği veya cevapsızlık hâlinde danışan Kurula gider. Süre, cevabı öğrenmeden itibaren otuz gün ve her hâlde başvurudan itibaren altmış gündür. Üstelik aynı madde, başvuru yolu tüketilmeden şikâyet yolunu kapatır.

Maddenin üçüncü fıkrası ise tazminat hakkını saklı tutar. Böylece danışan gizliliği ihlal edilen kişi, Kurula şikâyetten bağımsız olarak dava açabilir.

Gizlilik İhlalinin Cezai Boyutu

Uygulanacak madde, ihlalin biçimine göre değişir. Bu nedenle üç maddeyi birbirinden ayırmak gerekir.

Örneğin terapist danışanın özel hayatına ilişkin bilgiyi üçüncü kişiye anlatmış olabilir. Bu olay ise Türk Ceza Kanunu’nun 134 üncü maddesine girer. Ses veya görüntü kaydı varsa ceza bir kat artar.

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır….

TCK m. 134 güncel kanun metni →

Buna karşılık terapist seans notunu ya da dosyayı bir başkasına vermiş olabilir. Böyle bir olayda ise hâkim 136 ncı maddeyi uygular. Ticari sırrı düzenleyen 239 uncu madde bu olaya uymaz. Çünkü o madde ticari sır, bankacılık sırrı ve müşteri sırrını konu alır. Kamu kurumunda çalışan psikoloğun görev sırrını açıklaması hâlinde ise 258 inci madde gündeme gelir.

Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır….

TCK m. 136 güncel kanun metni →

Meslekî bağlam cezayı ayrıca ağırlaştırır. Nitekim 137 nci madde cezayı yarı oranında artırır. Şart ise suçun belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesidir. Dolayısıyla terapist bakımından bu nitelikli hâl kural olarak gündeme gelir.

Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların; a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, b) Belli bir meslek v…

TCK m. 137 güncel kanun metni →

Psikolog Etik İhlal İddiası Hukuken Neye Yarar

Okuyucu çoğu zaman etik ihlali “yumuşak” bir kavram sanır. Oysa Türk hukuku etik ilkeleri idari yaptırıma bağlamıştır.

Kararnamenin 23 üncü maddesi, sağlık mesleklerinin etik ilkelerini belirleme görevini Sağlık Meslekleri Kuruluna verir. Üstelik aynı maddeye göre yazılı ikaz bir eşik oluşturur. Buna göre etik aykırılık sebebiyle ikiden fazla ikaz alan meslek mensubu eğitim programına girer. Ayrıca Yönetmeliğin 42/C maddesi de kurulun etik aykırılık sebebiyle ihlal kararı verebileceğini söyler.

Psikolog etik ihlal iddiasının ikinci işlevi ispat alanındadır. Nitekim çift ilişki kurma ve yetkinlik sınırını aşma tipik örneklerdir. Danışanla duygusal sınır ihlali de özen borcuna aykırılığı gösterir. Mahkeme ise bu davranışları bilirkişi aracılığıyla değerlendirir. Böylece kurulun verdiği bir psikolog etik ihlal kararı, dosyada kusur tartışmasını danışan lehine çevirir.

Üçüncü işlev ise sözleşme hukukundadır. Çünkü meslek etiği kuralları, özen ölçütünün somut içeriğini doldurur. Yani terapistin kişisel bilgi düzeyi değil, mesleğin gerektirdiği standart davranış ölçü olur.

Terapide Zarar Görenin Tazminat Hakkı Nereden Doğar

Danışan ile terapist arasındaki ilişki bir sözleşmedir. Doktrin ve uygulama ise bu sözleşmeyi ağırlıklı olarak vekâlet sözleşmesi sayar.

Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir…

TBK m. 502 güncel kanun metni →

Psikolog Sonucu Değil Özeni Borçlanır

Bu nitelendirmenin okuyucu için tek bir pratik karşılığı vardır. Yani terapist iyileşmeyi taahhüt etmez. Borçlandığı şey sonuç değil, mesleğin gerektirdiği özendir. Dolayısıyla terapi işe yaramadı diye açılan dava, tek başına bu gerekçeyle kazanılmaz.

Nitekim Türk Borçlar Kanunu’nun 506 ncı maddesi özen ölçütünü objektif kurar. Maddenin üçüncü fıkrasına göre ölçü, benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranıştır. Kısacası terapistin deneyimsizliği savunma sayılmaz.

Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür…

TBK m. 506 güncel kanun metni →

Ancak kusursuz sorumluluk burada yoktur. Yani danışan, terapistin mesleki standarttan saptığını göstermek zorundadır. Buna karşılık standarttan sapma bir kez ortaya çıktığında, en hafif kusur bile sorumluluk doğurur.

Hangi Tazminat Kalemi Hangi Davada İstenir

Her kalem kendi dayanağına oturur. Üstelik sözleşmeye aykırılık ile haksız fiil aynı olayda yan yana durabilir.

Sözleşmeye aykırılık yolunda danışan, Türk Borçlar Kanunu’nun 112 nci maddesine dayanarak zararının giderilmesini ister. Yetkisiz kişinin uyguladığı terapide ise sözleşme baştan hukuka aykırıdır; dolayısıyla danışan haksız fiil hükümlerine geçer.

Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür…

TBK m. 49 güncel kanun metni →

Maddi tazminat kalemleri ise somut harcamalara dayanır. Örneğin danışan, yanlış yürüyen terapiye ödediği ücreti ister. Doğru tedaviye geçiş masrafları da bu kaleme girer. İlaç, muayene ve ulaşım giderleri aynı başlıkta yer alır. Son olarak çalışamama sebebiyle yoksun kaldığı kazancı da danışan talep eder.

Manevi tazminatın dayanağı ise ayrıdır. Çünkü terapide doğan zarar çoğu zaman ruhsal alanda kalır ve kişilik hakkını zedeler.

Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın…

TBK m. 56 güncel kanun metni →

Gizlilik ihlalinde ise Türk Medeni Kanunu’nun 25 inci maddesi öne çıkar. Maddenin üçüncü fıkrası bir hakkı saklı tutar. Buna göre kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi maddî ve manevî tazminat isteyebilir. Bu arada manevi tazminat davasının şartları ayrı bir yazının konusudur.

Psikolog Şikayet Yeterli Değilse Dava Kime Karşı Açılır

Davalı sıfatını olayın kurulduğu ilişki belirler. Nitekim yanlış davalıya açılan dava esasa girmeden düşer.

Serbest Çalışan Psikolog ve Çalıştığı Kuruluş

Serbest çalışan bir psikolog davayı bizzat karşılar. Nitekim Yönetmeliğin 47 nci maddesinin (b) bendi bunu doğrudan söyler. Bende göre danışan muhatabını kendisi seçer. Kamu görevlisi olmayan personele, onu çalıştıran kuruluşa yahut her ikisine birden dava açabilir.

Terapist bir merkezde ya da özel hastanede çalışıyorsa, danışan kuruluşu da hasım gösterir. Dayanak ise adam çalıştıranın sorumluluğudur.

Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür…

TBK m. 66 güncel kanun metni →

Buna karşılık kuruluş bir kurtuluş kanıtı getirebilir. Yani işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat eden işveren sorumluluktan kurtulur. Ne var ki uygulamada bu ispat kolay değildir.

Kamu Kurumunda Çalışan Psikolog

Devlet hastanesinde veya rehberlik araştırma merkezinde çalışan psikolog bakımından tablo tersine döner. Danışan bu psikoloğa doğrudan dava açamaz. Çünkü Devlet Memurları Kanunu’nun 13 üncü maddesi başka bir adres gösterir. Buna göre kişiler, görevi yerine getiren personel aleyhine değil ilgili kurum aleyhine dava açar.

Süre de burada özel bir kural taşır. Nitekim İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13 üncü maddesi iki süre koyar. Buna göre ilgililer, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurur. Ayrıca her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıllık sınır işler. İdare talebi reddederse ya da otuz gün içinde cevap vermezse, dava süresi işlemeye başlar. Ardından devletin sağlık çalışanına rücu hakkı gündeme gelir.

Psikolog Şikayet Yolları ile Dava Yollarının Karşılaştırması

Aşağıdaki tablo beş yolu yan yana koyar. Danışan ise bu yolları aynı anda yürütebilir.

Yol Dayanak Sebep Kim başvurabilir Süre Sonuç
İdari şikâyet Hasta Hakları Yönetmeliği m. 42/B ve 42/C; 663 sayılı KHK m. 23 Hak ihlali veya etik ilkelere aykırılık Danışan veya yakını Süre şartı yok; kurul otuz günde karar verir İhlal kararı, eğitim, meslekten men
Kişisel veri şikâyeti 6698 sayılı Kanun m. 13, m. 14 ve m. 15 Danışan gizliliğine aykırı veri işleme İlgili kişi olarak danışan Cevabı öğrenmeden otuz, başvurudan altmış gün İhlalin giderilmesi kararı, idari para cezası
Cezai şikâyet TCK m. 134, m. 136, m. 137; 1219 m. 25 ve ek m. 13 Gizlilik ihlali veya yetkisiz uygulama Mağdur veya ihbar eden herkes Şikâyete bağlı suçlarda altı ay Hapis ve adlî para cezası
Özel hukuk tazminat davası TBK m. 49, m. 56, m. 66, m. 112 ve m. 506 Özen borcuna aykırılık veya haksız fiil Zarar gören danışan Haksız fiilde iki yıl ve her hâlde on yıl Maddi ve manevi tazminat
İdareye karşı tam yargı davası DMK m. 13; İYUK m. 13 Kamu kurumunda hizmet kusuru Zarar gören danışan veya yakını Başvuruda bir yıl, her hâlde beş yıl Tazminat kararı

Psikolog Şikayet Sonrası Davada Arabuluculuk Dava Şartı Mıdır

Cevap, davanın açılacağı mahkemeye göre değişir. Çünkü tek bir kural bütün yolları kapsamaz.

Özel sektörde çalışan bir psikoloğa karşı açılacak dava kural olarak tüketici mahkemesine gider. Bu mahkemede ise arabuluculuk dava şartıdır.

Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır…

TKHK m. 73/A güncel kanun metni →

Ayrıca maddenin birinci fıkrası istisnaları sayar. Örneğin tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar bu şartın dışında kalır. Hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar da aynı istisnaya girer.

İdare mahkemesinde açılacak tam yargı davası bakımından ise böyle bir dava şartı yoktur. Bu yüzden danışan doğrudan idareye başvurur. Aynı şekilde cezai şikâyet yolunda da arabuluculuk aranmaz.

Psikolog Şikayet ve Tazminat Davasında Hangi Deliller Kullanılır

Dosyanın kaderini çoğu zaman ilk hafta toplanan belgeler belirler. Danışanın elindeki en güçlü araç ise kendi kayıtlarına erişim hakkıdır.

Nitekim Yönetmeliğin 16 ncı maddesi bu hakkı açıkça tanır. Buna göre danışan, sağlık durumuyla ilgili dosyayı ve kayıtları inceleyebilir. Bunların bir suretini de alabilir. Üstelik danışan bu talebi vekili aracılığıyla da iletebilir.

Somut ispat araçları şunlardır:

  • Psikoterapi onam formunun imzalı nüshası ve tarihi
  • Seans notları, tedavi planı ve randevu kayıtları
  • Ücret dekontları, fatura ve sözleşme metni
  • Terapistle yapılan yazışmalar, kısa mesajlar ve e-postalar
  • Gizlilik ihlalinde bilgiyi öğrenen üçüncü kişilerin tanıklığı
  • Sonraki tedaviye ilişkin hekim raporları ve epikrizler
  • İl sağlık müdürlüğü inceleme raporu ve hasta hakları kurulu kararı
  • Terapistin unvanına ve diplomasına ilişkin belgeler

Bilirkişi incelemesi bu dosyalarda neredeyse kaçınılmazdır. Nitekim mahkeme, mesleki standarda uygunluk sorusunu klinik psikoloji alanındaki bilirkişiye sorar. Ayrıca danışan, bilirkişinin uzmanlık alanına itiraz etme hakkını kullanabilir.

Yargılama Sürerken İstenebilecek Geçici Korumalar

Zarar sürüyorsa dava sonucunu beklemek anlamsız kalır. Bu nedenle kanun burada iki farklı araç sunar.

Kişilik Hakkına Dayanan Önleme ve Son Verme Davası

Türk Medeni Kanunu’nun 25 inci maddesi kişilik hakkına özgü bir koruma getirir. Yani bu, genel tedbir hükümlerinden önce gelen özel bir hükümdür.

Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının…

TMK m. 25 güncel kanun metni →

Örneğin danışan gizliliği hâlen ihlal ediliyorsa bu dava doğrudan işe yarar. Ayrıca maddenin ikinci fıkrası, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini istemeye imkân verir. Beşinci fıkra ise yetkiyi genişletir: davacı kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilir.

İhtiyati Tedbir ve Delil Tespiti

İkinci araç genel usul hukukundan gelir. Bu yüzden danışan, paylaşımın durdurulması veya kayıtların korunması için tedbir ister.

Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle…

HMK m. 389 güncel kanun metni →

Örneğin kayıtların yok olma riski varsa delil tespiti daha hızlı sonuç verir. Nitekim aynı Kanunun 400 üncü maddesi hukuki yararı var sayar. Şart, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı ihtimalidir. Böylece danışan seans kayıtlarını ve dijital verileri güvenceye alır.

Kişisel veri tarafında da bir geçici koruma vardır. Nitekim 6698 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi Kurula bir yetki tanır. Buna göre Kurul, telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık hâlinde veri işlemeyi durdurur.

Görevli Mahkeme, Harç ve Dava Değeri

Özel sektörde alınan terapi hizmeti bir tüketici işlemidir. Bu nedenle görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.

Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir…

TKHK m. 73 güncel kanun metni →

Harç bakımından okuyucuyu rahatlatan bir kural vardır. Nitekim aynı maddenin ikinci fıkrası bir muafiyet getirir. Buna göre tüketiciler tarafından açılan davalar Harçlar Kanunundaki harçlardan muaftır. Yani danışan bu davayı harç ödemeden açar.

Dava değerini belirlemek ise her zaman kolay değildir. Ruhsal zararın parasal karşılığı çoğu kez bilirkişi raporundan sonra netleşir. Bu yüzden danışan kısmi dava açar ve talebini rapordan sonra artırır. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m. 107, 16 Temmuz 2026’da yürürlükten kalktı. Buna karşılık davacı, talebini bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat bitene kadar artırabilir. Kamu kurumuna karşı açılan davada ise idare mahkemesi görevlidir ve harç muafiyeti bulunmaz.

Psikolog Şikayet ve Tazminat Taleplerinde Zamanaşımı

Süre, talebin dayanağına göre değişir. Danışanın en sık kaçırdığı süre ise haksız fiil süresidir.

Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten…

TBK m. 72 güncel kanun metni →

Ayrıca aynı maddenin devamı bir emniyet supabı içerir. Fiil aynı zamanda bir suç oluşturabilir. Ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat istemi de o süreye tabi olur. Nitekim gizlilik ihlali ve yetkisiz uygulama iddialarında bu kural sıklıkla devreye girer.

Sözleşmeye dayanan talepte ise tartışma vardır. Nitekim Borçlar Kanunu’nun 147 nci maddesi vekâlet sözleşmesinden doğan alacakları beş yıllık süreye bağlar. Buna karşılık bazı görüşler tazminat talebini genel on yıllık süreye tabi tutar. Dolayısıyla hangi sürenin uygulanacağı, talebin nasıl kurulduğuna bağlı kalır.

Kişisel veri şikâyetinde süre çok daha kısadır. Nitekim danışan, cevabı öğrenmesinden itibaren otuz gün içinde Kurula gitmelidir. Her hâlde başvurudan itibaren altmış günlük sınır işler. İdareye karşı talepte ise bir yıllık ve beş yıllık süreler geçerlidir.

Sonuç

Terapide zarar gören danışanın önünde tek bir yol yoktur. Psikolog şikayet başvurusu idari denetimi başlatır, suç duyurusu soruşturma açtırır, tazminat davası zararı karşılar. Üç yolun birbirini beslediği nokta ise delildir. Bu yüzden şikâyet dilekçesine terapistin unvan ve diploma bilgisini eklemek süreci hızlandırır.

Dosyanın omurgasını iki soru kurar. Terapiyi kim uyguladı ve rızayı usulüne uygun aldı mı? İlk soruda ise 1219 sayılı Kanun’un ek 13 üncü maddesi ölçü olur. Yani klinik psikolog ile psikolog arasındaki fark burada belirleyici hâle gelir. İkinci soruda ise psikoterapi onam formu belge olarak öne çıkar.

Danışan gizliliği ihlalleri ayrı bir kulvarda ilerler. 6698 sayılı Kanun kısa süreler öngördüğü için burada gecikme pahalıya mal olur. Cezai tarafta ise 134, 136 ve 137 nci maddeler birlikte gündeme gelir. Ayrıca idari yol aynı anda işler; il sağlık müdürlüğü incelemesi dosyayı güçlendirir.

Psikolog etik ihlal iddiası da boşa düşmez. Sağlık Meslekleri Kurulu etik ilkeleri belirlediği ve yaptırıma bağladığı için, etik aykırılık idari sonuç doğurur. Aynı tespit mahkemede özen borcuna aykırılığın delili olur. Süreleri kaçırmamak ve doğru davalıyı belirlemek için erken aşamada hukuki destek almak yerinde olur.

Sık Sorulan Sorular

Psikolog şikayet başvurusu nereye yapılır?

İlk adres il veya ilçe sağlık müdürlüğüdür. 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 23 üncü maddesi bu sırayı koyar. Meslekî yetersizlik iddiasını önce bu birimler inceler. Ruhsatlı bir sağlık kuruluşu söz konusuysa hasta hakları birimi de başvuruyu alır. Ayrıca SABİM 184 hattı ve CİMER aynı dosyayı ilgili müdürlüğe taşır. Suç oluşturan fiillerde ise danışan doğrudan cumhuriyet başsavcılığına gider.

Her psikolog psikoterapi uygulayabilir mi?

Hayır. 1219 sayılı Kanun’un ek 13 üncü maddesinin (a) bendi psikoterapi işlemlerini klinik psikologa bağlar. Klinik psikolog bile hastalık durumlarında ancak uzman tabibin teşhisine ve yönlendirmesine dayanarak terapi uygular. Lisans mezunu psikolog ise yalnızca Bakanlıkça uygun bulunan sertifikalı eğitim aldığı alanlarda görev alabilir.

Psikoterapi onam formu imzalatılmadıysa terapist sorumlu olur mu?

Aydınlatma eksikliği başlı başına bir hak ihlalidir. Hasta Hakları Yönetmeliğinin 15 inci maddesi bilgilendirmenin kapsamını yedi bent hâlinde sayar. 26 ncı madde ise rıza formunun iki nüsha düzenlenmesini ve bir nüshasının kişiye verilmesini ister. Dolayısıyla psikoterapi onam formu bulunmayan dosyada terapist, aydınlatmayı yaptığını ortaya koymakta zorlanır.

Danışan gizliliği hangi hâllerde kalkar?

Sır saklama borcu mutlak değildir. Örneğin Türk Ceza Kanunu’nun 280 inci maddesi bir bildirim ödevi getirir. Ödev, suç belirtisiyle karşılaşan sağlık mesleği mensubunu bağlar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 249 uncu maddesi ise sır sahibi izin verdiğinde tanığın çekinme hakkını kaldırır. Ayrıca kişinin kendisine veya bir başkasına yönelik hayati risk de istisna oluşturur.

Terapistim seans içeriğini başkasına anlattı, hangi suç oluşur?

İhlalin biçimi maddeyi belirler. Özel hayata ilişkin bilginin anlatılması Türk Ceza Kanunu’nun 134 üncü maddesine girer. Seans notunun veya dosyanın verilmesi ya da yayılması ise 136 ncı maddeyi ilgilendirir. 137 nci madde de mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen fiillerde cezayı yarı oranında artırır.

Kişisel Verileri Koruma Kuruluna doğrudan şikâyet edebilir miyim?

Hayır. 6698 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi başvuru yolunun tüketilmesini şart koşar. Danışan önce 13 üncü madde uyarınca veri sorumlusuna yazılı olarak başvurur. Veri sorumlusu otuz gün içinde cevap vermezse Kurula şikâyet yolu açılır. Cevabın yetersiz kalması da aynı sonucu doğurur.

Psikolog etik ihlal kararı davada işe yarar mı?

Evet. Etik ilkeleri Sağlık Meslekleri Kurulu belirler ve aykırılığı yaptırıma bağlar. Bu nedenle kurulun verdiği psikolog etik ihlal kararı davada işe yarar. Karar, mahkemede özen borcuna aykırılığın güçlü bir göstergesi olur. Bilirkişi de mesleki standardı değerlendirirken bu kararı dikkate alabilir.

Psikologa karşı açılacak davada arabuluculuk zorunlu mudur?

Özel sektörde çalışan psikologa karşı açılan dava kural olarak tüketici mahkemesine gider. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/A maddesi bu mahkemede arabuluculuğu dava şartı sayar. Ancak tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar bu şartın dışındadır. İdare mahkemesinde açılacak tam yargı davasında ise dava şartı arabuluculuk yoktur.

Terapi işe yaramadı diye tazminat alabilir miyim?

Tek başına bu gerekçe yetmez. Sözleşme vekâlet niteliğinde olduğu için terapist sonucu değil özeni borçlanır. Türk Borçlar Kanunu’nun 506 ncı maddesi ölçütü basiretli bir vekilin davranışına bağlar. Dolayısıyla danışanın, mesleki standarttan sapmayı somut olarak göstermesi gerekir.

Kamu hastanesinde çalışan psikoloğa dava açabilir miyim?

Doğrudan açamazsınız. Devlet Memurları Kanunu’nun 13 üncü maddesi davayı ilgili kurum aleyhine yönlendirir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13 üncü maddesi uyarınca önce idareye başvurmak gerekir. Bu başvuruyu, eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl içinde yapmak gerekir. Her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıllık sınır işler.

Terapi ücretini geri isteyebilir miyim?

Ödenen ücret maddi tazminat kalemleri arasında yer alabilir. Terapist edimini hiç ya da gereği gibi yerine getirmemiş olabilir. Danışan bu hâlde Türk Borçlar Kanunu’nun 112 nci maddesine dayanır. Yetkisiz kişinin uyguladığı terapide ise sözleşme baştan hukuka aykırıdır ve talep haksız fiil hükümlerine oturur.

Online terapide gizlilik ihlali olursa ne değişir?

Hukuki çerçeve değişmez, ancak ispat kolaylaşır. Örneğin şifrelenmemiş bir platformun kullanılması özen borcuna aykırılığı gösterir. Sağlık verisi özel nitelikli kişisel veri sayılır. Bu yüzden 6698 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesindeki ek güvenlik tedbirleri de gerekir. Ayrıca dijital kayıtları delil tespitiyle güvenceye almak mümkündür.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.