Ticari Faiz ve Geç Ödeme Faizi: Avans Faizi Ne Zaman Uygulanır?

Ticari hayatta tacirler, karşı tarafın faturayı zamanında ödememesi sorunuyla sık karşılaşır. Böyle bir durumda alacaklı, hangi faizi hangi tarihten itibaren talep edeceğini bilmek ister. Ticari faiz hükümleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 8 ilâ 10 uncu maddelerinde yer alır. Borcun geç ödenmesi hâlinde işleyen faize ticari temerrüt faizi denir. Buna karşılık avans faizi ayrı bir faiz türü değildir; TCMB’nin kısa vadeli avans oranına dayanan bir ölçüdür. Öte yandan geç ödeme faizi ifadesi bu yazıda TTK m. 1530’daki mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını anlatır. Vergi borçlarında ise kanun gecikme faizini, amme alacaklarında gecikme zammını ayrı kurumlar olarak düzenler. Bu yazı, ticari faiz oranının nasıl belirlendiğini, faizin ne zaman işlemeye başladığını ve bu kavramların farklarını ele alır.

Son güncelleme: 21 Eylül 2026. Metindeki hükümler, mevzuat.gov.tr üzerindeki 8 Mayıs 2026 tarihli güncel Türk Ticaret Kanunu metniyle karşılaştırılmıştır.

Ticari Faiz Nedir, Hangi İşlere Uygulanır?

Ticari faiz hükümleri ticari işlerde uygulanır. TTK m. 3 ticari işi tanımlar. Bu tanım, Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiilleri ticari iş olarak kabul eder.

Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir…

TTK m. 3 güncel kanun metni →

TTK m. 19/1 gereği bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacir işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirmişse veya işin ticari sayılmasına durum elverişli değilse borç adi sayılır. TTK m. 19/2, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğindeki sözleşmeleri diğeri için de ticari iş sayar.

Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır…

TTK m. 19 güncel kanun metni →

Tüketici işlemlerinde TTK m. 8/3 gereği tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır. Bu nedenle karşı tarafın tüketici olduğu işlerde ticari faiz kuralları tek başına belirleyici olmaz.

Ticari Faiz Türleri: Anapara Faizi, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi

TTK m. 9/1, üç ticari faiz türü hakkında ilgili mevzuata gönderme yapar.

Ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümleri uygulanır…

TTK m. 9 güncel kanun metni →

Anapara faizi, paranın kullanılmasının karşılığıdır ve kural olarak sözleşmeden doğar. Temerrüt faizi ise borçlu temerrüde düştükten sonra gecikme karşılığıdır. Kanuni faiz ise, faiz ödenmesi gereken hâllerde miktar sözleşmeyle tespit edilmemişse uygulanan orandır. İlgili mevzuat oran bakımından 3095 sayılı Kanundur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 88 uyarınca oran sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir…

TBK m. 88 güncel kanun metni →

Ticari Faiz Oranı Serbest midir?

TTK m. 8 uyarınca ticari işlerde faiz oranının belirlenmesi kural olarak serbesttir.

Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir…

TTK m. 8 güncel kanun metni →

TBK m. 88/2 sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranının, birinci fıkraya göre belirlenen oranın yüzde elli fazlasını aşamayacağını öngörür. TBK m. 120/2 ise sözleşmeyle kararlaştırılacak temerrüt faizinin, birinci fıkraya göre belirlenen oranın yüzde yüz fazlasını aşamayacağını öngörür. TTK m. 8/1 ticari işler için özel hükümdür; bu nedenle taraflar oranı kural olarak serbestçe kararlaştırır. Ne var ki bu serbestinin sınırları vardır. TTK m. 8/3 uyarınca tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır. Ayrıca TTK m. 1530/1 ikinci cümle uyarınca kanunun veya yetkili makamların koyduğu en yüksek sınırı aşan sözleşmeler, en yüksek sınır üzerinden yapılmış sayılır. Sınırı aşan edimler hata ile yerine getirilmemiş olsa bile geri alınır. Ticari olmayan işlerde ise TBK sınırları devreye girer.

Ticari Faizde Bileşik Faiz (Faize Faiz) Hangi Şartlara Bağlıdır?

TTK m. 8/2 bileşik faizi dar bir alanda kabul eder. Faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarda ve her iki taraf bakımından ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Bu şart üç aydan kısa dönemler için kararlaştırılamaz. Aynı fıkranın son cümlesi ise tacir olmayan sözleşenleri bu hükmün dışında bırakır. Buna göre bileşik faiz için sözleşme türü, en az üç aylık dönem ve sözleşenlerin tacir olması birlikte aranır.

TTK m. 8/4 uyarınca ikinci ve üçüncü fıkralara aykırı işletilen faiz yok hükmündedir. Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken ise 3095 sayılı Kanun m. 3’e göre mürekkep faiz yürütülemez. Bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır. TBK m. 121/3 hükmü uyarınca temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez. TBK m. 121/1 uyarınca faiz borcunu ödemekte temerrüde düşen borçlu temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Bu faiz, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak işler.

Faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür…

TBK m. 121 güncel kanun metni →

3095 Sayılı Kanun Kanuni Faiz Oranını Nasıl Belirler?

Kanuni faiz oranını, miktar sözleşmeyle tespit edilmemişse, 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesi belirler. Bu hüküm, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranını esas alır. Kanuni faizin yıllık oranı, bu oranın yüzde seksenine eşittir. Reeskont oranı 30 Haziran günü 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni geçerli olur.

Mevzuat.gov.tr’deki 3095 sayılı Kanun metni, maddenin 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla değiştiğini ve bu değişikliğin 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdiğini gösterir. Her dönem için faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat esas alınır.

Ticari Temerrüt Faizi Nedir?

Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu faiz öder. Oran sözleşmede yoksa TBK m. 120, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuatı esas alır.

Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir…

TBK m. 120 güncel kanun metni →

3095 sayılı Kanun m. 2/1 gereği borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. Bazen taraflar sözleşmede akdi faizi kararlaştırır, temerrüt faizini ise kararlaştırmaz. Bu durumda akdi faiz oranı daha yüksekse, TBK m. 120/3 ve 3095 sayılı Kanun m. 2/3 uyarınca temerrüt faizi akdi faizden az olamaz. Bu faiz, ticari işlerde borçlunun temerrüdü hâlinde işler ve ticari temerrüt faizi adını alır. Oranını öncelikle sözleşme belirler; sözleşme yoksa 3095 sayılı Kanun m. 2/1 uyarınca 1 inci maddedeki oran uygulanır ve ticari işlerde bunun bir istisnası vardır. TCMB avans oranı bundan yüksekse alacaklı, m. 2/2 uyarınca temerrüt faizini bu oran üzerinden isteyebilir.

Avans Faizi Nedir, Ne Zaman Uygulanır?

3095 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrası, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranını esas alır. Bu oran 1 inci maddedeki orandan fazlaysa, alacaklı ticari işlerde arada sözleşme olmasa bile temerrüt faizini bu oran üzerinden talep etme hakkına sahiptir. Avans oranı 30 Haziran günü, 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklıysa yılın ikinci yarısında yeni oran geçerli olur.

Avans faizinin uygulanması için birinci şart işin ticari olmasıdır. İkinci şart, merkez bankası avans oranının 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre belirlenen orandan fazla olmasıdır. Üçüncü şart, bunun alacaklının talebine bağlı bir imkân olmasıdır. Kanun ayrıca sözleşme şartı aramaz. Oran TCMB kararlarıyla değiştiği için bu yazı rakam vermez; güncel oranı TCMB kaynaklarından kontrol etmek gerekir.

Ticari Temerrüt Faizi ile Avans Faizi Arasındaki Fark

Ticari temerrüt faizi ile avans faizi arasındaki fark, uygulamada sık karışıklık yaratır. Avans faizi ayrı bir faiz türü değildir. Ticari işlerde temerrüt faizinin hesaplanabileceği bir orandır. Ticari temerrüt faizi hukuki kurumun adıdır. Mevzuat bu noktada dört durumu birbirinden ayırır. Sözleşmede temerrüt faizi oranı varsa, TTK m. 8/3 ve m. 1530/1 sınırları saklı kalmak üzere o oran uygulanır. Oran yoksa 3095 sayılı Kanunun birinci maddesindeki oran devreye girer. Ticari işte avans oranı daha yüksekse alacaklıya avans oranını talep etme imkânı doğar. Sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamış ve akdi faiz oranı daha yüksekse temerrüt faizi akdi faizden az olamaz.

Borçlu Ne Zaman Temerrüde Düşer?

TBK m. 117/1 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ihtarla temerrüde düşer.

Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer…

TBK m. 117 güncel kanun metni →

TBK m. 117/2 uyarınca borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse, borçlu bu günün geçmesiyle temerrüde düşer. Taraflardan biri sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak usulüne uygun bildirimle ifa gününü belirlemişse de sonuç aynıdır. Aynı fıkra haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme için ayrı kurallar koyar; iyiniyetli zenginleşende temerrüt için bildirim şarttır. TTK m. 18/3 tacirler arasındaki temerrüt ihtarının şeklini gösterir. Buna göre tacirler bu ihtar ve ihbarları noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapar.

Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir;…

TTK m. 18 güncel kanun metni →

TTK m. 7/1’e göre taahhüdün veya ödemenin yapılmadığı ya da yerine getirilmediği kefillere ihbar edilmeden, onlara temerrüt faizi yürütülemez.

İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar…

TTK m. 7 güncel kanun metni →

Ticari Faiz Ne Zaman İşlemeye Başlar?

TTK m. 10, ticari bir borcun faizinin hangi tarihten işleyeceğini düzenler; aksine sözleşme varsa sözleşme uygulanır.

Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar…

TTK m. 10 güncel kanun metni →

Burada iki farklı durum karşımıza çıkar. Vadeli borçta faiz vadenin bitiminden işler. Vadesiz borçta ise faiz ihtar gününden itibaren işlemeye başlar. Ayrıca mal ve hizmet tedarikinde TTK m. 1530/3 özel bir başlangıç tarihi getirir; kefil bakımından da TTK m. 7/1’deki ihbar kaydı geçerlidir.

“Avans Faizi” ile Tacirin Verdiği Avansa İşleyen Faiz Arasındaki Fark

TTK m. 20/1 uyarınca tacir olan veya olmayan bir kişiye ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir.

Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir…

TTK m. 20 güncel kanun metni →

Ayrıca tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için faize hak kazanır. Bu faiz ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Buradaki avans tacirin iş görürken karşı taraf için yaptığı ödemedir. Fakat 3095 sayılı Kanunun ikinci maddesindeki avans faizi merkez bankası oranıdır. Adları benzese de iki ayrı hukuki kurumdur.

Geç Ödeme Faizi: TTK m. 1530 Kapsamı

Geç ödeme faizi ifadesini arayanların bir kısmı vergi ve prim borçlarını kasteder. Vergi borçlarında gecikme faizini 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 112 düzenler. Amme alacaklarında ise gecikme zammını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 51 düzenler. Sosyal güvenlik prim borçları da kendi mevzuatına tabidir. Bunların TTK m. 1530 ile ilgisi yoktur.

Aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ve şartlar batıldır…

TTK m. 1530 güncel kanun metni →

Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlere TTK m. 1530/2 özel bir kural getirir. Alacaklı tedarik borcunu yerine getirmişse ve borçlu sözleşmedeki tarihte veya ödeme süresinde ödemezse, borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Borçlunun gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller bu kuralın dışındadır. Alacaklı, TTK m. 1530/3’e göre şart edilmemiş olsa bile sözleşmedeki tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren faize hak kazanır. Kısacası üç şart birlikte gerekir: işlem ticari işletmeler arasında gerçekleşmiş olmalı, mal veya hizmet tedarikine ilişkin olmalı ve alacaklı tedarik borcunu yerine getirmiş olmalıdır.

Ödeme Günü Belirtilmemişse Otuz Günlük Süreler

Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse ya da belirtilen süre beşinci fıkraya aykırıysa TTK m. 1530/4 uygulanır. Bu durumda borçlu, aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve alacaklı faize hak kazanır. Birinci ihtimal, fatura veya eş değer ödeme talebinin borçluca alınmasını takip eden otuz gündür. İkinci ihtimal, alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz gündür. Üçüncü ihtimal, fatura teslimden önce alınmışsa teslim tarihini takip eden otuz gündür.

Dördüncü ihtimal, kanunda veya sözleşmede kabul ya da gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâldir. Borçlu faturayı bu işlemin gerçekleştiği tarihte veya daha önce almışsa, süre bu tarihten sonraki otuz gündür. Sözleşmedeki kabul veya gözden geçirme süresi bazen mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşar. Bu süre aynı zamanda alacaklı aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kanun süreyi otuz gün olarak kabul eder. Örneğin bir toptancıdan mal alan ve ödeme günü kararlaştırmayan perakendeci işletme, faturayı aldığı günü takip eden otuz günün sonunda ihtara gerek kalmadan temerrüde düşer.

Mal ve Hizmet Tedarikinde Azami Ödeme Süresi Kaç Gündür?

TTK m. 1530 kapsamındaki ticari işletmeler arası mal ve hizmet tedarikinde, sözleşmedeki ödeme süresi m. 1530/5’e göre kural olarak en fazla altmış gün olabilir. Kanun başlangıç olarak fatura veya eş değer ödeme talebinin alındığı, mal veya hizmetin alındığı ya da gözden geçirme ve kabul usulünün tamamlandığı tarihi sayar. Buna karşılık taraflar, alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamak koşuluyla açıkça anlaşarak daha uzun bir süre kararlaştırma hakkına sahiptir. Ancak kanunun lafzına göre iki durumda ödeme süresi altmış günü aşamaz. Birincisi, alacaklının küçük yahut orta ölçekli işletme (KOBİ) veya tarımsal ya da hayvansal üretici olmasıdır. İkincisi, borçlunun büyük ölçekli işletme sıfatını taşımasıdır; bu iki durumdan birinin bulunması yeterlidir.

Geç Ödeme Faizi Oranı ve Asgari Giderim Tutarı

Sözleşme, TTK m. 1530 kapsamındaki geç ödemeler için temerrüt faiz oranı öngörmemişse veya ilgili hükümler geçersizse yedinci fıkra devreye girer. Bu hâlde uygulanacak faiz oranını ve asgari giderim tutarını TCMB her yıl ocak ayında ilan eder. Asgari giderim tutarı, alacaklının alacağın tahsili masrafları için isteme hakkına sahip olduğu asgari tutardır. Kanuna göre bu faiz oranı, 3095 sayılı Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır. TTK’nın mevzuat.gov.tr metnindeki dipnota göre 2026 oranı ve asgari giderim tutarı, 2/1/2026 tarihli ve 33125 sayılı Resmî Gazete’deki TCMB Tebliğinde yer alır.

Bazı sözleşme hükümleri TTK m. 1530/6 uyarınca geçersizdir. Borçlunun gecikme faizi ödemeyeceğini veya ağır derecede haksız sayılabilecek kadar az faiz ödeyeceğini öngören hükümler bunlardandır. Alacaklının geç ödeme nedeniyle uğrayacağı zarardan borçlunun sorumlu olmayacağını veya sınırlı sorumlu tutulabileceğini öngören hükümler de geçersizdir. Bu durumda yedinci fıkra devreye girer.

Taksitli Ödemelerde Geç Ödeme Faizi

TTK m. 1530/8 uyarınca taksitle ödemenin öngörüldüğü durumlarda ödeme sürelerini düzenleyen hükümler birinci taksit bakımından uygulanır. Her bir taksit tutarının ödenmeyen kısmı TTK m. 1530/7’de öngörülen oranda gecikme faizine tabidir. Alacaklının küçük yahut orta ölçekli işletme (KOBİ) veya tarımsal veya hayvansal üretici olduğu hâlleri kanun ayrıca korur. Böyle bir alacaklının karşısındaki borçlu büyük ölçekli işletmeyse, taksitle ödemeyi öngören sözleşme hükümleri geçersizdir; iki şart birlikte aranır.

Temerrüt Faizini Aşan Zarar

TBK m. 122/1 uyarınca alacaklı temerrüt faizini aşan bir zarara uğramışsa borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür…

TBK m. 122 güncel kanun metni →

Zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa hâkim davacının istemi üzerine bu zararın miktarına da hükmeder. Aşan zarar kendiliğinden doğmaz. Zararın varlığını ve miktarını alacaklı ayrıca ispat eder. Geç ödemeden doğan zarara ilişkin sorumsuzluk kayıtları için ayrıca özel bir kural vardır. Mal ve hizmet tedarikine ilişkin ticari işletmeler arası işlemlerde, borçlunun bu zarardan sorumlu olmayacağını veya sınırlı sorumlu tutulabileceğini öngören hükümler TTK m. 1530/6 uyarınca geçersizdir.

Ticari Faiz Alacağı Nasıl Talep Edilir? İhtar, Takip ve Arabuluculuk

Aksine sözleşme yoksa, vadesi belli olmayan ticari borçta faiz TTK m. 10 uyarınca ihtar gününden işler. Temerrüt kural olarak TBK m. 117/1 uyarınca alacaklının ihtarıyla gerçekleşir. Tacirler arasında temerrüde düşürme ihtarının şeklini TTK m. 18/3 gösterir. TTK m. 1530/2 ve 1530/4 kapsamındaki işlemlerde ihtara gerek yoktur.

TTK m. 5/A/1, ticari davalarda arabuluculuğu belirli davalar için dava şartı yapar. Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak gerekir.

Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır…

TTK m. 5/A güncel kanun metni →

Örneğin alacaklı ticari faiz alacağı için icra takibi başlatmış ve borçlu itiraz etmişse, açacağı itirazın iptali davası da ticari dava niteliği taşıyorsa bu kapsama girer. Bunun için davanın ticari dava niteliği taşıması gerekir.

Karşılaştırma Tablosu: Ticari Faiz Türleri Bir Bakışta

Faiz Dayanak Ne zaman işler Oran nasıl belirlenir Sözleşmeyle belirlenebilir mi
Anapara (akdi) faizi TTK m. 8/1, m. 9, m. 10 Aksine sözleşme yoksa vadenin bitiminden, vade yoksa ihtar günü Sözleşme; yoksa 3095 m. 1 Evet, TTK m. 8/3 ve 1530/1 sınırlarıyla
Kanuni faiz 3095 m. 1 Faiz ödenmesi gereken hâllerde TCMB reeskont oranının yüzde sekseni Miktar sözleşmeyle tespit edilmemişse uygulanır
Ticari temerrüt faizi 3095 m. 2, TBK m. 117, m. 120 Temerrütten itibaren Sözleşme; yoksa 3095 m. 1; ticari işte şartları varsa avans oranı Evet, TTK m. 8/3 ve m. 1530 sınırlarıyla
Avans faizi (oran) 3095 m. 2/2 Ticari işte temerrüt hâlinde TCMB kısa vadeli avans oranı Sözleşme olmasa bile istenebilir
Geç ödeme faizi TTK m. 1530 1530/3-4’teki tarihlerden, ihtarsız Sözleşme; yoksa/geçersizse TCMB’nin ocakta ilan ettiği oran Evet, 1530/6 sınırlarıyla
Bileşik faiz TTK m. 8/2 En az üç aylık dönemlerle Cari hesap veya iki taraf için ticari ödünç, sözleşenler tacir Yalnız bu sözleşmelerde

Sonuç

Ticari faiz, ticari işlerde uygulanan faiz kurallarının ortak adıdır ve TTK m. 8/1 uyarınca oran kural olarak serbesttir. Bu serbesti, TTK m. 8/3’teki tüketici saklısı ve TTK m. 1530/1’deki en yüksek sınır kuralıyla sınırlıdır; ticari olmayan işlerde ise TBK sınırları devreye girer. Bileşik faiz yalnız cari hesaplarda ve her iki taraf için ticari ödünç sözleşmelerinde, tacirler arasında ve en az üç aylık dönemlerle işletilebilir. Kanuni faizi 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesi TCMB reeskont oranına bağlar. Ticari temerrüt faizinde oranı öncelikle sözleşme belirler. Buna karşılık avans faizi ayrı bir tür değildir; ticari işte avans oranı daha yüksekse alacaklı temerrüt faizini bu oran üzerinden talep etme hakkına sahiptir.

Geç ödeme faizi bakımından TTK m. 1530/2, ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikini ve alacaklının kendi borcunu ifa etmiş olmasını arar. KOBİ ile tarımsal ve hayvansal üreticiler için TTK m. 1530/5 ve 1530/8 ayrıca özel koruma getirir. Bu kapsamda borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, ihtar olmadan temerrüde düşer. Sözleşmedeki ödeme süresi de kural olarak altmış günü aşamaz. Sözleşmede geçerli oran yoksa TCMB’nin her yıl ocak ayında ilan ettiği oran uygulanır. Vergi borçlarındaki gecikme faizi ve amme alacaklarındaki gecikme zammı ise ayrı kamu hukuku düzenlemelerine tabidir. Ticari faiz hesabında her dönem için faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat esas alınır.

Sık Sorulan Sorular

Ticari faiz oranı nedir, nereden öğrenilir?

Ticari işlerde oranı kural olarak sözleşme belirler (TTK m. 8/1). Sözleşme yoksa kanun sabit bir rakam öngörmez; oran TCMB’nin oranlarına bağlıdır. Oranın belirlenme yöntemini 3095 sayılı Kanunun 1 inci ve 2 nci maddeleri kurar. TTK m. 1530 kapsamındaki geç ödemelerde ise sözleşmede geçerli bir oran yoksa TCMB’nin her yıl ocak ayında ilan ettiği oran uygulanır.

Ticari temerrüt faizi ile avans faizi arasındaki fark nedir?

Ticari temerrüt faizi, borçlunun gecikmesi sebebiyle ödediği faiz türünün adıdır. Avans faizi ise bu faiz türünün oranını belirlemekte kullanılan bir ölçüdür.

Alacaklı avans faizini hangi borçlarda ister?

Ticari işlerde TCMB avans oranı 3095 sayılı Kanun m. 1 oranından yüksekse alacaklı bu oranı talep etme hakkına sahiptir; kanun sözleşme şartı aramaz. Karşı taraf tüketiciyse TTK m. 8/3 gereği tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır.

Geç ödeme faizi için ihtar çekmek gerekir mi?

Ticari işletmeler arası mal veya hizmet tedarikinde alacaklı kendi borcunu ifa etmişse ihtar gerekmez (TTK m. 1530/2 ve 1530/4). Borçlu, ödeme tarihi veya süresi geçtiğinde ya da kanundaki otuz günlük süreler dolduğunda temerrüde düşer. Gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller bu kuralın dışındadır. Bu kapsam dışında temerrüt kural olarak TBK m. 117/1 uyarınca ihtarla gerçekleşir. Ancak ifa günü birlikte veya sözleşmede saklı tutulan hakka dayanan bildirimle belirlenmişse, bu günün geçmesi yeterlidir (TBK m. 117/2).

Ticari işlerde faize faiz yürütülebilir mi?

TTK m. 8/2 uyarınca bileşik faiz, cari hesaplarda veya her iki taraf için ticari ödünçlerde geçerlidir. Sözleşenler tacir olduğunda üç aydan aşağı olmamak üzere işletilebilir. TTK m. 8/4 uyarınca aykırı işletilen faiz yok hükmündedir.

Tacir olmayan kişiden ticari faiz istenebilir mi?

TTK m. 19/2 kanunda aksine hüküm bulunmadıkça tek taraf için ticari olan sözleşmeyi diğeri için de ticari sayar. Ancak TTK m. 8/2 son cümle bileşik faizi tacir olmayan sözleşenlere uygulamaz ve TTK m. 8/3 tüketici hükümlerini saklı tutar; sonuç işin niteliğine göre değişir.

Döviz cinsinden borçta faiz oranını ne belirler?

Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi yoksa, oranı 3095 sayılı Kanun m. 4/a belirler. Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.