Konteyner limanda günlerce beklediğinde ithalatçının önüne çoğu zaman iki ayrı fatura gelir: taşıyanın konteyner demurajı ve liman ya da antrepo işletmesinin ardiye ücreti. Bu noktada demuraj kim öder sorusu, hangi belgenin kimi bağladığına göre cevaplanır. Taşıyan alacağını navlun sözleşmesine ve konişmentoya dayanarak taşıtana ya da gönderilene yöneltebilir. Konteyner için demuraj süresi kanunda yazılı değildir; sözleşme ve tarifeyle belirlenir. Liman işletmesinin faturasında ardiye ücreti itiraz sürecinde ise önce saklama ilişkisinin kiminle kurulduğu incelenir. Demuraj alacağı zamanaşımı da gözden kaçırılmaması gereken bir konudur; Türk Ticaret Kanunu navlun sözleşmesinden doğan alacaklar için kısa bir süre öngörür. Bu yazı üç kalemi kanun metni üzerinden ayırıyor, borçluyu ve itiraz yollarını anlatıyor.
Son güncelleme: 20.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 20.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TTK, TBK, TMK, HMK ve İİK metinlerini kapsadı. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile Harçlar Kanunu da aynı tarihli metinlerden okundu.
Demuraj Kim Öder? Önce Faturadaki Kalem Doğru Adlandırılmalı
Demuraj kelimesi faturalarda birbirinden farklı üç kalem için kullanılabilir. Bunlar gemi sürastaryası, konteyner demurajı ve ardiye ücretidir. Her birinin alacaklısı, dayanağı ve borçlusu farklı olabilir. Faturanın hangi kalemi istediği belirlenmeden kimin ödeyeceği tartışılamaz. Ayrıca faturayı taşıyanın, onun acentesinin ya da liman işletmesinin düzenlemesi de sonucu etkiler. Bu bilgi davanın kime karşı açılacağını belirler. Deniz ticaretinin temel kavramları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu resmî metni içinde, Beşinci Kitapta yer alır.
Gemi Sürastaryası: Kanunun Düzenlediği Bekleme
Türk Ticaret Kanunu, yolculuk çarteri sözleşmesinde geminin yükleme ve boşaltma için beklemesini ayrıntılı düzenler. Sözleşmede kararlaştırılmışsa taşıyan, boşaltma süresinden fazla beklemek zorundadır; bu süreye sürastarya süresi denir (TTK m. 1170/1). Sürastarya süresi için taşıyana sürastarya parası ödenir (m. 1171/1). Miktar sözleşmede kararlaştırılmışsa taşıyan bu miktarı aşan bir istemde bulunamaz (m. 1171/2). Buna karşılık miktar kararlaştırılmamışsa taşıyanın bekleme nedeniyle yaptığı zorunlu ve yararlı giderler istenebilir (m. 1171/3). Boşaltma limanında doğan sürastarya parasının borçlusu kanunda taşıtan olarak gösterilmiştir (m. 1171/4).
TTK m. 1171 güncel kanun metni →
Bu hükümler geminin beklemesine ilişkindir. Konteyner ise gemiden ayrı bir taşıma gerecidir ve boşaltmadan sonra da limanda kalabilir. Bu nedenle sürastarya hükümlerinin konteyner demurajına aynen uygulanacağı kabul edilemez. Sözleşmede sürastaryadan söz edilip süre belirtilmemişse kanun on gün öngörür (m. 1170/2). Ancak bu on günlük süre de geminin beklemesine ilişkindir; konteynerin ücretsiz kullanım süresi yerine geçmez. Yükleme limanındaki sürastarya için benzer kurallar m. 1154 ve 1155’te yer alır.
Konteyner Demurajı: Sözleşmeden Doğan Kalem
Konteyner demurajı, taşıyana ait ya da onun sağladığı konteynerin sözleşmedeki ücretsiz süreyi aşan kullanımı için istenir. Kanun bu kalemi ayrıca adlandırmaz ve konteyner için bir bekleme süresi öngörmez. Kalemin dayanağı çoğu zaman konişmento şartları, navlun sözleşmesi ve taşıyanın tarifesidir. Tarifenin sözleşmenin parçası olup olmadığı, karşı tarafa bildirilmesine ve kabul edilmesine göre değerlendirilir. Örneğin konteyner limanda dolu bekleyebileceği gibi boşaltıldıktan sonra geç de iade edilebilir. Sözleşme bu iki durumu ayrı kalemlerle fiyatlandırabilir. Teknenin hukuken gemi sayılması ve gemi sicili gibi temel konular tekne satışı ve gemi sicili yazısında anlatılmıştır.
Ardiye Ücreti: Liman ve Antrepo ile Ayrı İlişki
Ardiye ücreti, eşyanın liman sahasında, antrepoda ya da başka bir depoda saklanmasının karşılığıdır. Bu ilişki taşıma sözleşmesinden ayrı bir saklama ilişkisidir ve ardiyecilik hükümlerine tabi olabilir (TBK m. 561 vd., m. 571-575). TBK m. 574’e göre ardiyeci, kararlaştırılmış veya alışılmış ardiye ücretini isteyebilir. Ayrıca saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi giderler de bu istemin kapsamındadır. Aynı hüküm ardiyeciye, mallar üzerinde zilyet olduğu ya da senetle tasarruf yetkisi bulunduğu sürece hapis hakkı tanır. Demuraj ve ardiye aynı günler için birlikte istenebilir; ancak alacaklıları ve dayanakları farklıdır.
TBK m. 574 güncel kanun metni →
Konteyner Demurajının Hukuki Niteliği Neden Önemli?
Konteyner demurajının hukuki niteliği kanunda açıkça belirlenmemiştir. Bu kalem sürastarya parasına benzer bir bekleme ücreti, kira benzeri bir kullanım bedeli ya da ceza koşulu olarak görülebilir. Kanun bu konuda ayrı bir hüküm içermez; nitelendirme somut olaya göre yapılır. Nitelendirme, tutarın indirilip indirilemeyeceğini, uygulanacak zamanaşımı süresini ve gönderilenin sorumluluk şartını birlikte etkiler. Bu nedenle sözleşmedeki ifadenin dikkatle okunması gerekir.
Kayıt, konteynerin her gün belirli bir ücret karşılığında kullanılmaya devam edildiğini anlatıyorsa kullanım bedeli nitelendirmesi güçlenebilir. Kayıt, iade borcunun ihlali hâlinde ödenecek bir yaptırım olarak kurulmuşsa ceza koşulu nitelendirmesi öne çıkabilir. Bununla birlikte mahkeme sözleşmenin tamamını ve tarafların gerçek iradesini birlikte değerlendirir. Dolayısıyla tek bir kelimenin seçilmiş olması tek başına sonucu belirlemez.
Demuraj Kim Öder: Taşıtan, Gönderilen ve Konişmento Hamili
Demuraj kim öder sorusunun cevabı tek bir kişiyi göstermez. Kanun navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtan ile eşyayı teslim alan gönderileni ayrı ayrı ele alır. TTK m. 1237’ye göre taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır. Buna karşılık taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişki navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Bu ayrım, aynı alacağın iki farklı kişiye farklı şartlarla yöneltilebilmesi sonucunu doğurur.
Taşıtanın Sorumluluğu
Taşıtan, taşıyanla navlun sözleşmesini kuran kişidir ve navlunun borçlusudur (TTK m. 1200). Konteyner demurajı navlun sözleşmesinde ya da sözleşmenin parçası olan tarifede kararlaştırılmışsa taşıtan da bu kalemden sorumlu olabilir. TTK m. 1207/1’e göre gönderilen teslimi isteme hakkını kullanmazsa taşıtan navlunu ve diğer alacakları ödemekle yükümlüdür. Örneğin alıcı malı teslim almaktan vazgeçerse taşıyan, bekleme bedelini satıcı konumundaki taşıtana yöneltebilir. Ancak bunun için kalemin navlun sözleşmesinden doğan bir alacak olması gerekir. Satış sözleşmesinde demuraj kim öder konusunda ayrı bir anlaşma yapılmışsa, bu anlaşma alıcı ile satıcı arasındaki iç ilişkiyi belirler; taşıyanın kime başvuracağını tek başına değiştirmez.
Gönderilen Teslim İsterse Demuraj Kim Öder? TTK m. 1203
Eşya taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, o kişinin sorumluluğu TTK m. 1203’te düzenlenir. Gönderilen, navlun sözleşmesi veya konişmento uyarınca eşyanın teslimini istediğinde ödeme yükümlülüğü doğar. Gönderilen bu durumda dayandığı belgenin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları öder. Ayrıca kendi hesabına ödenmiş gümrük resmi ve yapılmış diğer giderler de bu kapsamdadır. Hükmün iki kurucu şartı vardır: gönderilenin teslimi istemesi ve alacağın dayanılan belgede ona yüklenmiş olması.
TTK m. 1203 güncel kanun metni →
Bu yüzden demuraj kim öder sorusunda konişmentonun ön ve arka yüzündeki şartlar belirleyicidir. Konişmentoda konteyner demurajının gönderilence ödeneceğine dair bir kayıt yoksa, m. 1203’teki ikinci şartın gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca incelenir. Kanun bu durum için konteyner demurajına özgü ayrı bir hüküm içermez; sonuç somut olaya göre değerlendirilir. Kanun yükleme limanındaki sürastarya parası için bir karine öngörür. TTK m. 1240/1’e göre bu konuda kayıt içermeyen konişmento, gönderilenin bu parayı ödemekle yükümlü olmadığına karine oluşturur. Hükmün metni TTK m. 1240 konişmentonun navlunu ispat işlevi sayfasında okunabilir. Bu karine sürastarya parasına ilişkindir; kanun konteyner demurajı için benzer bir karine öngörmez.
Gönderilen teslimi istedikten sonra taşıyan, ona karşı hapis hakkını yalnız m. 1203’teki alacaklar için kullanabilir (m. 1204/1). Öte yandan eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, gönderilenden istenebilecek alacakları kural olarak taşıtandan isteyemez. Taşıtanın taşıyan zararına sebepsiz zenginleştiği oranda taşıyanın rücu hakkı saklıdır (m. 1205).
Mal Gümrükte Bekletilirse Demuraj Kim Öder?
Konteyner, gümrük işlemleri tamamlanmadığı için de limanda bekleyebilir. İthalatçı konişmentoda gönderilen olarak yer alıyor ve eşyanın teslimini istiyorsa m. 1203’ün şartları gerçekleşebilir. Bu durumda bekleme bedelinden gönderilen sıfatıyla sorumlu tutulabilir. Buna karşılık gecikme taşıyanın kendi işlemlerinden doğmuşsa sonuç değişebilir. Konteynerin zamanında boşaltılmaması ya da teslime hazır edilmemesi buna örnektir. Bu nedenle gecikmenin hangi tarafın faaliyet alanında doğduğu ayrıca incelenir.
Belgelerin eksikliği de sorumluluğu etkiler. TTK m. 1165’e göre taşıtan ve yükleten, eşyanın taşınması için gerekli belgeleri taşıyana vermek zorundadır. Bu belgelerdeki yolsuzluklardan doğan zararlardan taşıyana karşı m. 1145 gereğince sorumludurlar. Yükleme sırasında gümrük kurallarına aykırı hareket eden taşıtan ve yükleten de taşıyana karşı sorumludur (m. 1146/1). Öte yandan gümrük idaresinin işlemlerinden doğan gecikmenin taraflar arasında nasıl paylaşılacağını kanun ayrıca düzenlemez. Bu konuda sözleşme ve somut olayın koşulları belirleyicidir.
Taşıma İşleri Komisyoncusu Varsa Demuraj Kim Öder?
İthalatçı taşımayı bir taşıma işleri komisyoncusu aracılığıyla organize etmiş olabilir. Komisyoncu eşya taşıtmayı üstlenir ve gereken taşıma, ardiye ve komisyonculuk sözleşmelerini yapar (TTK m. 917, 918/1-b). Bu sözleşmeleri kendi adına ya da yetki almışsa gönderen adına yapar (m. 918/3). Kendi adına sözleşme yapmışsa taşıyanın karşısında taşıtan sıfatı ona ait olabilir. Ayrıca komisyoncu taşıma işini bizzat üstlenirse taşıyan sayılır (m. 926).
Gönderen, belgelerin eksikliği veya gerçeğe aykırılığı yüzünden komisyoncunun yaptığı giderleri kusuru olmasa bile karşılar (m. 919/2-c). Buna karşılık komisyoncu, mal zıyaı veya hasarı dışındaki zarardan m. 918’deki yükümlülüklerini ihlal etmişse sorumludur (m. 928/2). Ödenen demurajın kimde kalacağı, aradaki sözleşmeye ve bu yükümlülüklerin ihlal edilip edilmediğine göre belirlenir.
Demuraj Süresi Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter?
Kanunda konteyner için bir demuraj süresi yoktur. Ücretsiz kullanım süresinin uzunluğu, başlangıcı ve bitişi sözleşmeden ve sözleşmenin parçası olan tarifeden okunur. Örneğin sözleşme sürenin başlangıcını geminin varışına, konteynerin boşaltılmasına ya da teslime hazır bildirimine bağlayabilir. Sürenin dolu konteynerin limandan çekilmesiyle mi, boş konteynerin iadesiyle mi biteceği de sözleşmeden anlaşılır. Bu tercih ödenecek tutarı önemli ölçüde değiştirebilir.
Gemi sürastaryasında kanun daha ayrıntılıdır. Boşaltma süresi, hazırlık bildiriminin muhatabına ulaşmasını izleyen ilk takvim gününden itibaren işler (TTK m. 1169/1). Boşaltmaya fiilen başlanmışsa süre o andan işler. Sürastarya süresi, boşaltma süresi bitince herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın işlemeye başlar (m. 1170/3). Taşıyanın faaliyet alanındaki tesadüfi sebeplerle boşaltılamayan günler boşaltma süresinin hesabında dikkate alınmaz (m. 1172/3). Ancak bu kurallar konteynere aynen uygulanmaz; sözleşmede boşluk varsa yorumda yol gösterici olabilir.
Demuraj süresi hesaplanırken geminin varış tarihi ve konteynerin boşaltıldığı gün belgelenmelidir. Teslime hazır bildiriminin tarihi, gümrük işlemlerinin bittiği gün ve konteynerin limandan çıkışı da kayda geçirilmelidir. Boş konteynerin iade tarihi de hesabın son halkasıdır. Öte yandan taşıyanın kendi gecikmesiyle geçen günlerin hesaba katılması dürüstlük kuralı çerçevesinde somut olaya göre değerlendirilir (TMK m. 2).
Fahiş Demuraj: Tutar İndirilebilir mi?
Konteyner demurajı uzun bir bekleme sonunda eşyanın değerine yaklaşan tutarlara ulaşabilir. Bununla birlikte indirim imkânı, kalemin hukuki niteliğine bağlıdır. Kalem ceza koşulu sayılırsa TBK m. 182 son cümleye göre hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir; indirim yetkisi bu serbestliğin sınırıdır.
TBK m. 182 güncel kanun metni →
Borçlu tacir ise durum değişir. TTK m. 22’ye göre tacir sıfatını haiz borçlu, TBK m. 182/3’teki hâlde cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez. Ticaret şirketleri tacir sayıldığından (TTK m. 16) bu yasak ithalatçı şirketler bakımından önem taşır. Hükmün tam metni TTK m. 22 ücret ve sözleşme cezasının indirilmesi sayfasındadır. Öte yandan konteyner demurajına özgü bir indirim hükmü kanunda yer almaz. Bu yasağın konteyner demurajında nasıl uygulanacağı, kalemin ceza koşulu sayılıp sayılmamasına bağlıdır.
Ceza koşulu değil de kullanım bedeli sayılan bir kalemde m. 182 uygulanmaz. Bu durumda sözleşmede kararlaştırılan bedel bağlayıcı kabul edilebilir. Bununla birlikte herkes, haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılması kanunca korunmaz (TMK m. 2). Taşıyanın konteyneri geri almaktan kaçınması ya da gecikmeyi bilerek uzatması bu açıdan değerlendirilebilir.
Demuraj Alacağı Zamanaşımı
TTK m. 1246/1’e göre navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. Ayrıca hüküm gemi kira ve zaman çarteri sözleşmelerinden doğan alacakları da kapsar. Süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (m. 1246/2). Hüküm, eşyanın zıyaı, hasarı ve geç tesliminden doğan tazminat istemleri için m. 1188’deki hak düşürücü süreyi saklı tutar. Dolayısıyla bu iki süre birbirinden ayrıdır ve ayrı başlangıç anlarına sahiptir.
TTK m. 1246 güncel kanun metni →
Konteyner demurajı navlun sözleşmesinden ya da konişmentodan doğan bir alacak sayılırsa demuraj alacağı zamanaşımı bir yıldır. Bununla birlikte konteyner demurajına özgü bir zamanaşımı hükmü kanunda yer almaz. Kalemin bağımsız bir konteyner kullanım sözleşmesine dayandığı kabul edilirse genel hükümler gündeme gelebilir. Bu ihtimalde TBK m. 146’daki on yıllık genel süre ya da m. 147’deki beş yıllık süre gündeme gelebilir. Ancak nitelendirme netleşmeden uzun süreye güvenmek risklidir. Alacaklı açısından güvenli yol, demuraj alacağı zamanaşımı için bir yıllık süreyi esas almaktır. Borçlu ise süre dolmuşsa zamanaşımı def’ini cevap dilekçesinde ileri sürmelidir.
Zamanaşımı Ne Zaman Başlar ve Nasıl Kesilir?
Muacceliyet anı da sözleşmeye göre belirlenir. Örneğin sözleşme demurajın günlük, dönemsel ya da konteyner iadesinde toplu ödeneceğini kararlaştırabilir. Her dönem ayrı muaccel oluyorsa zamanaşımı da her dönem için ayrı işleyebilir. Sürastarya parası için kanun, hesapta esas alınan zaman biriminin sonunda muaccel olacağını belirtir (m. 1171/5).
TTK m. 6’ya göre ticari hükümler koyan kanunlardaki zamanaşımı süreleri, kanunda aksine düzenleme yoksa sözleşmeyle değiştirilemez. Zamanaşımı borçlunun ikrarı ve kısmi ödeme gibi hâllerde kesilir. Ayrıca dava açılması ve icra takibi de zamanaşımını keser (TBK m. 154). Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur (6325 sayılı Kanun m. 18/A/15). Buna karşılık adli tatil zamanaşımını uzatmaz; HMK m. 104’teki bir haftalık uzama HMK’nın belirlediği süreler içindir. Süresi geçmiş bir borcun takibi ve ödenmesi zamanaşımına uğramış borç yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Ardiye Ücretinde Zamanaşımı
Ardiyecilik hükümlerinde özel bir zamanaşımı süresi yer almaz. Bu nedenle ardiye ücreti için genel hükümler uygulanır. TBK m. 574 ardiye ücretinin her üç ayda bir ödeneceğini öngördüğünden, m. 147/1’deki beş yıllık sürenin uygulanması gündeme gelebilir. Bununla birlikte kesin süre, alacağın niteliğine ve sözleşmeye göre belirlenir.
Ardiye Ücreti İtiraz Yolları
Liman faturasına karşı ardiye ücreti itiraz sürecinde ilk soru, saklama sözleşmesinin kiminle kurulduğudur. Liman ya da antrepo işletmesi ücreti, eşyayı kendisine bırakan kişiden veya onun adına sözleşme yapandan isteyebilir. Eşyayı depoya taşıyan ya da komisyoncu bırakmışsa ithalatçının borçlu olup olmadığı ayrıca incelenir. Öte yandan gönderilen eşyayı süresinde teslim almaz ya da almaktan kaçınırsa taşıyan, haber verdikten sonra TBK m. 107-109’daki hakları kullanabilir (TTK m. 1174). Kırkambar sözleşmesinde de aynı hüküm uygulanır (m. 1176/2).
TBK m. 107’ye göre alacaklı temerrüde düşerse borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere teslim edeceği şeyi tevdi edebilir. Ayrıca ticari mallar hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir. Bu yolla oluşan ardiye giderinin gönderilene yüklenmesi, TTK m. 1174’ün şartları gerçekleşmişse mümkün hâle gelir. Şartlar gerçekleşmeden yapılan tevdide giderin kime kalacağı somut olaya göre değerlendirilir.
İkinci soru ücretin dayanağıdır. TBK m. 574 kararlaştırılmış ya da alışılmış ücretten söz eder. Bu nedenle tarifenin ilan edilmiş, bildirilmiş ve sözleşmeye dahil edilmiş olması önem taşır. Ayrıca ücretin hesaplandığı gün sayısı, ölçü birimi ve sürenin başlangıcı da itirazın konusu olabilir. Örneğin gecikme saklayanın kendi işleminden doğmuşsa o günlerin ücrete katılmasına itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesinde bu noktalar tarih ve belgeyle tek tek gösterilmelidir.
Ardiye Ücreti İtiraz Sürecinde Hapis Hakkı ve Çekinceli Ödeme
Ardiyeci, mallar elinde olduğu sürece alacakları için hapis hakkına sahiptir (TBK m. 574). Dolayısıyla ithalatçı, ücrete itiraz ederken malı teslim alamama riskiyle karşılaşabilir. Bu durumda tutarı itirazını saklı tutarak ödeyip malı teslim alabilir ve sonra geri isteme yoluna gidebilir. TBK m. 78’e göre borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kişi, bunu kendini borçlu sanarak yaptığını ispat ederse geri isteyebilir. Bu kural, itiraz saklı tutulmadan yapılan ödemenin geri alınmasını zorlaştırabilir. Ödemenin yazılı bir çekinceyle yapılması, borcun kabul edilmediğini ispat etmeye yardımcı olabilir.
İcra takibi baskısı olmadan yapılan bu ödeme, kural olarak İİK m. 72’deki istirdat davasıyla değil genel hükümlerle geri istenir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan geri isteme hakkı, öğrenmeden itibaren iki yılda ve her hâlde zenginleşmeden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar (TBK m. 82). Aynı durum, demuraj kim öder tartışması sürerken taşıyanın hapis hakkı nedeniyle çekinceyle ödenen demurajda da doğabilir. Bu geri isteme navlun sözleşmesinden doğan bir alacak sayılırsa TTK m. 1246’daki bir yıllık süre gündeme gelebilir. Kanun bu konuda ayrı bir hüküm içermez. Bu nedenle sürenin kaçırılmaması için geri isteme davasının ödemeden itibaren bir yıl içinde açılması güvenli olur.
Ödeme Emrine İtiraz, Menfi Tespit ve İstirdat
Alacaklı ilamsız icra takibi başlatırsa borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirir (İİK m. 62). İcra ve İflas Kanunu adli tatil için ayrı bir hüküm içermez; HMK m. 104’teki uzama o Kanunun belirlediği süreler içindir. Bu nedenle adli tatilde de yedi günlük sürenin esas alınması güvenli olur. Yetki itirazı da esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır (İİK m. 50). Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m. 66). İtirazın şekli ve süresi ödeme emrine itiraz süresi yazısında ayrıntılı anlatılmıştır. Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m. 67). Bu davanın süresi ve icra inkâr tazminatı itirazın iptali davası süresi yazısında ele alınmıştır.
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir (İİK m. 72/1). Tedbir alınmadan borç ödenmişse dava istirdat davası olarak devam eder. Takibe itiraz etmemiş ya da itirazı kaldırılmış olan kişi, borçlu olmadığı parayı tamamen ödemek zorunda kalabilir. Bu kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde paranın geri verilmesini dava edebilir (İİK m. 72/7). Bu bir yıllık süre, icra takibi sırasında yapılan ödemeye ilişkindir. Hükmün metni İİK m. 72 menfi tespit ve istirdat davaları sayfasındadır. Öte yandan takip yokken açılacak tespit davasında davacının hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır (HMK m. 106/2).
Talepler ve Dayanakları
Aşağıdaki iki tablo, liman beklemesinden doğan kalemleri alacaklı, borçlu, dayanak, şart ve süre bakımından birlikte gösterir. Öte yandan süre sütunundaki bilgiler kalemin nitelendirilmesine bağlı olarak değişebilir.
| Kalem | Kim ister / kime karşı | Dayanak | Şart | Süre | Sonuç |
|---|---|---|---|---|---|
| Gemi sürastaryası (boşaltma limanı) | Taşıyan; taşıtana karşı (m. 1171/4). Gönderilene karşı m. 1203 şartlarıyla | TTK m. 1170, 1171 | Sürastaryanın sözleşmede kararlaştırılması ve boşaltma süresinin aşılması | Zamanaşımı bir yıl, muacceliyetten (m. 1246) | Kararlaştırılan miktar aşılamaz; miktar yoksa zorunlu ve yararlı giderler |
| Konteyner demurajı | Taşıyan; navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtana karşı | Navlun sözleşmesi, tarife; TTK m. 1200, 1207 | Kalemin sözleşmede ya da sözleşmenin parçası olan tarifede yer alması. Eşya gönderilene teslim edilmişse, m. 1203’e göre gönderilenden istenebilecek kısım için taşıtana başvurulamaz; sebepsiz zenginleşme oranında rücu saklı (m. 1205) | Navlun sözleşmesinden doğan alacak sayılırsa bir yıl (m. 1246); kanunda ayrı hüküm yok, nitelendirme somut olaya göre | Sözleşmedeki bedel; ceza koşulu sayılırsa indirim tartışması (TBK m. 182, TTK m. 22) |
| Konteyner demurajı | Taşıyan; teslim isteyen gönderilene karşı | TTK m. 1203, 1204 | Gönderilenin teslimi istemesi ve alacağın konişmentoda ya da sözleşmede ona yüklenmesi | Aynı: m. 1246 ihtimali, genel hükümler ihtimali; kanunda ayrı hüküm yok | Ödeme yükümlülüğü ve hapis hakkına katlanma; kayıt yoksa sorumluluk somut olaya göre değerlendirilir |
Ardiye, Geri İsteme ve Teslim Talepleri
| Kalem | Kim ister / kime karşı | Dayanak | Şart | Süre | Sonuç |
|---|---|---|---|---|---|
| Ardiye ücreti | Ardiyeci (liman, antrepo); saklama sözleşmesinin tarafına karşı | TBK m. 561 vd., 574; tevdi hâlinde TTK m. 1174, TBK m. 107 | Kararlaştırılmış veya alışılmış ücret; tevdide m. 1174 şartları | Özel süre yok; genel hükümler (dönemsel ödemede m. 147/1 gündeme gelebilir) | Ücret ve giderler; mallar üzerinde hapis hakkı |
| Menfi tespit ve istirdat | Borçlu gösterilen kişi; alacak iddia edene karşı | İİK m. 72; HMK m. 106; takip dışı ödemede TBK m. 77 vd. | Borçlu olmadığını ispat; takip yoksa güncel hukuki yarar | İstirdatta (icra takibi sırasında ödemede) ödemeden itibaren bir yıl (m. 72/7); takip dışı ödemede genel hükümler (TBK m. 82), taşıyana ödenen demurajda m. 1246 ihtimali | Borcun yokluğunun tespiti ya da ödenen paranın geri verilmesi |
| Çekişmeli tutarın yatırılması | Gönderilen; taşıyana karşı | TTK m. 1202 | Taşıyanın alacağı hakkında uyuşmazlık ve tutarın mahkemece belirlenen yere yatırılması | Kanunda ayrı süre öngörülmemiş | Taşıyan eşyayı teslim etmek zorundadır; tutarı teminat göstererek çekebilir |
Geçici Koruma: Yükün Teslimi, Delil Tespiti ve İhtiyati Haciz
Taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için eşya üzerinde hapis hakkına sahiptir (TTK m. 1201/1). Hapis hakkı, eşyanın taşındığı yolculuktan doğan alacakları teminat altına alır (m. 1201/2). Hak, alacağı karşılayacak miktardaki eşya üzerinde kullanılabilir (m. 1201/3). Buna karşılık demuraj tutarı tartışmalıysa ithalatçı için özel bir yol vardır. TTK m. 1202/1’e göre çekişmeli tutar mahkemece belirlenecek yere yatırılır yatırılmaz taşıyan eşyayı teslim etmek zorundadır. Taşıyan, eşyanın tesliminden sonra yeterli teminat göstererek yatırılan tutarı çekebilir (m. 1202/2).
TTK m. 1202 güncel kanun metni →
Bu yol, demuraj kim öder tartışması sürerken konteynerin limanda beklemeye devam etmesini ve bekleme bedelinin artmasını önleyebilir. Yatırılacak yeri kanuna göre mahkeme belirler; başvurulacak mahkeme görev ve yetki kurallarına göre bulunur. Ayrıca taşıyanın hapis hakkı, teslimden sonra da otuz gün içinde mahkemeye başvurulması ve eşyanın gönderilenin zilyetliğinde bulunması şartıyla kullanılabilir (m. 1201/1).
Konteynerin hangi tarihler arasında beklediği sonradan tartışma konusu olabilir. HMK m. 400’e göre ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi ya da tanık dinlenmesi istenebilir. Delil hemen tespit edilmezse kaybolacak ya da ileri sürülmesi önemli ölçüde zorlaşacaksa hukuki yarar var sayılır. Dava açılmadan önce tespit, esas davaya bakacak mahkemeden ya da keşif yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir (HMK m. 401/1).
Demuraj Kim Öder Uyuşmazlığında Alacaklının İhtiyati Haczi
Alacaklı taraf için de geçici koruma imkânı vardır. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, şartları varsa borçlunun mallarının ihtiyaten haczini isteyebilir (İİK m. 257). Dava ya da takipten önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin tatbikinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmalı ya da dava açmalıdır (İİK m. 264/1). Haciz alacaklının yokluğunda yapılmışsa süre, haciz tutanağının ona tebliğinden başlar. Bu süre geçirilirse ihtiyati haciz hükümsüz kalır (m. 264/4). Arabuluculuğun dava şartı olduğu uyuşmazlıkta bu sürenin işlemesini durduran kural aşağıda arabuluculuk başlığında anlatılmıştır. Şartlar ve itiraz yolları ihtiyati haciz şartları ve itiraz süreleri yazısında anlatılmıştır. Gemiye ihtiyati haciz ise deniz alacaklarına özgü ayrı bir rejimdir ve başka bir yazının konusudur. Ayrıca ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti talepleri adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-a). Adli tatil her yıl 20 temmuzda başlar ve 31 ağustosta sona erer (HMK m. 102).
Demuraj Kim Öder Uyuşmazlığında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Konteyner demurajı ve gemi sürastaryası uyuşmazlıkları, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen navlun sözleşmesiyle bağlantılıdır. TTK m. 4/1-a’ya göre bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır. Öte yandan ardiye uyuşmazlığı saklama sözleşmesine dayanır. TBK’nın saklama sözleşmelerini düzenleyen 561-580. maddelerinden doğan davalar da m. 4/1-c uyarınca ticari davadır. Ancak hiçbir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen vedia davaları bu kuralın istisnasıdır.
Ticari davalarda görevli mahkeme, aksine hüküm bulunmadıkça dava değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesidir (TTK m. 5/1). Birden çok asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, bunlardan birini deniz ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevlendirebilir (m. 5/2). Böyle bir görevlendirme bulunan yerlerde dava o mahkemede açılır. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararını gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder (m. 5/4). Ayrıca TTK m. 4/2’deki ve her yıl artırılan parasal sınırı geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.
Yetki bakımından genel kural, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6). Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m. 10). Öte yandan tacirler yetki sözleşmesi yapabilir; aksi kararlaştırılmadıkça dava yalnız sözleşmeyle belirlenen mahkemede açılır (HMK m. 17). Konişmentodaki yetki ve hukuk seçimi şartı, özellikle yabancı taşıyan söz konusuysa sonucu değiştirebilir. Bu şartın geçerliliği ve kapsamı dava açılmadan önce ayrıca incelenmelidir.
Arabuluculuk Dava Şartı mı?
Konusu para olan davalarda evet. TTK m. 5/A, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını sayar. Bu davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Taşıyanın demuraj alacağı davası da, ithalatçının menfi tespit ya da istirdat davası da bu kapsamdadır. Ardiyecinin ücret davası ticari dava niteliğindeyse onun için de aynı sonuç geçerlidir. Hükmün metni TTK m. 5/A dava şartı olarak arabuluculuk sayfasında yer alır.
Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m. 5/A/2). Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz kararı alınmışsa 6325 sayılı Kanun m. 18/A/16 özel bir kural koyar. HMK m. 397/1’deki iki haftalık ve İİK m. 264/1’deki yedi günlük dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar işlemez. Bu nedenle dava yolu seçilecekse arabuluculuk başvurusunun bu süreler dolmadan yapılması gerekir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir (m. 18/A/2).
Demuraj Kim Öder Davası Kime Karşı Açılır?
Taşıyan demuraj alacağı için navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtana karşı dava açabilir. Teslimi isteyen gönderilene karşı dava için m. 1203’ün şartları gerekir. Kanun, taşıtan ile gönderilenin bu alacaktan müteselsil sorumluluğunu ayrıca düzenlemez. Öte yandan teslimden sonra taşıyanın taşıtana başvurusunu sınırlayan m. 1205 de gözetilmelidir. Bu nedenle davalının seçimi, belgelere ve eşyanın teslim edilip edilmediğine göre yapılır.
Borçlu gösterilen ithalatçı menfi tespit ya da istirdat davasını, alacak iddia eden kişiye karşı açar. Örneğin faturayı taşıyanın acentesi düzenlemiş olabilir. Ancak acente taşıyan adına hareket ediyorsa davanın taşıyana yöneltilmesi gerekir. Konişmentoda taşıyanın adı ve işletme merkezi açıkça gösterilmemişse donatan taşıyan sayılabilir (TTK m. 1238/2). Temsilcinin düzenlediği konişmentoda aynı eksiklik varsa temsilci de donatanla birlikte taşıyan sayılabilir (m. 1238/3).
Ardiye ücreti davasında davalı, saklama sözleşmesinin tarafıdır. Liman işletmesiyle sözleşmeyi taşıyan ya da komisyoncu kurmuşsa ithalatçının davalı sıfatı ayrıca incelenir. Ödediği demurajı komisyoncuya yöneltmek isteyen ithalatçı, m. 928/2’deki şartları ispat etmelidir.
Demuraj Kim Öder Sorusunda Deliller
Konişmento, taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan ve eşyanın teslim alındığını ya da gemiye yüklendiğini gösteren senettir (TTK m. 1228/1). Bu senet, demuraj kim öder sorusunda ilk bakılacak belgedir; ön ve arka yüzdeki şartlar birlikte okunur. Ayrıca navlun sözleşmesi, rezervasyon teyidi ve taşıyanın tarifesi de dosyaya konmalıdır. Tarifenin taşıtana ya da gönderilene bildirildiğini gösteren yazışmalar özellikle önemlidir.
Bekleme günlerinin ispatı için varış bildirimi, liman giriş ve çıkış kayıtları, konteyner teslim ve iade belgeleri kullanılabilir. Gümrük beyannamesinin tarihleri, gecikmenin hangi tarafın alanında doğduğunu gösterebilir. Ayrıca HMK m. 199’a göre elektronik ortamdaki veriler ve e-postalar da belgedir. Ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına karar verilebilir; defterlerin delil olabilmesi için kanundaki şartları taşıması gerekir (HMK m. 222).
Demuraj ve ardiye hesabının doğruluğu çoğu zaman bilirkişi incelemesini gerektirir. Mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişinin görüşünü alır (HMK m. 266). Bilirkişi gün sayısını ve tarife uygulamasını teknik yönden inceler. Buna karşılık kalemin ceza koşulu mu kullanım bedeli mi olduğu mahkemenin vereceği hukuki nitelendirmedir.
Harç ve Dava Değeri
Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları, değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Demuraj alacağı, ardiye ücreti, menfi tespit ve istirdat davaları belirli bir para tutarına ilişkin olduğundan kural olarak nispi harca tabi olur. Değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur (m. 16). Bu yazıda harç tutarı verilmemiştir; dava açılırken güncel tarifeye bakılmalıdır.
Alacağa işleyecek faiz de ayrı bir kalemdir. Ticari işlerde faizin başlangıcı ve oranı ticari faiz ve avans faizi yazısında anlatılmıştır. Navlunun iadesi ve yükün hiç gelmemesi ile yük hasarı ise ayrı yazıların konusudur.
Sonuç
Liman beklemesinden doğan faturada önce kalemin adı doğru konmalıdır. Gemi sürastaryası, TTK’nin yükleme ve boşaltma sürelerine ilişkin m. 1154-1155 ve 1170-1172 hükümlerinde düzenlenir. Konteyner demurajının dayanağı ise sözleşme, konişmento ve tarifedir. Ardiye ücreti ayrı bir saklama ilişkisine dayanır ve TBK m. 574’teki hapis hakkıyla korunur. Dolayısıyla bu üç kalemin alacaklısı, borçlusu ve süresi birbirinden farklı olabilir.
Demuraj kim öder sorusunun cevabı belgelere göre değişir. Taşıtan navlun sözleşmesinin tarafı olarak sorumlu olabilir. Gönderilen ise teslimi istemiş ve alacak belgede ona yüklenmişse m. 1203 uyarınca öder. Konişmentoda bu yönde kayıt bulunmuyorsa gönderilenin sorumluluğu somut olaya göre değerlendirilir. Demuraj süresi kanunda değil sözleşmede ve tarifede yazılıdır. Tutarın indirilmesi kalemin niteliğine bağlıdır; tacir borçlu bakımından TTK m. 22 ayrıca gözetilir. Alacaklı açısından demuraj alacağı zamanaşımı bakımından bir yıllık süreyi esas almak güvenli yoldur. Liman faturasına karşı ardiye ücreti itiraz yolları menfi tespit, istirdat ve ödeme emrine itirazdır; takip dışında ödenen tutar genel hükümlerle geri istenir. Tartışmalı tutarın mahkemece belirlenen yere yatırılması yükün teslimini sağlayabilir. Ticari dava niteliğindeki ve konusu para olan bu davalarda arabulucuya başvuru dava şartıdır. Görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir.
Sık Sorulan Sorular
Demuraj kim öder, alıcı mı satıcı mı?
Navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtan sözleşme gereği sorumlu olabilir. Ancak eşya gönderilene teslim edilmişse taşıyan, gönderilenden istenebilecek alacakları kural olarak taşıtandan isteyemez (TTK m. 1205). Alıcı konişmentoda gönderilen olarak yer alıyor ve eşyanın teslimini istiyorsa, demuraj belgede ona yüklenmişse TTK m. 1203 uyarınca öder. Konişmentoda kayıt yoksa gönderilenin sorumluluğu somut olaya göre değerlendirilir.
Demuraj süresi kanunda yazıyor mu?
Konteyner için kanunda bir süre yoktur. Ücretsiz kullanım süresi, başlangıcı ve bitişi sözleşmeden ve sözleşmenin parçası olan tarifeden okunur. Kanundaki on günlük sürastarya süresi geminin beklemesine ilişkindir ve sözleşmede sürastarya kararlaştırılıp süre belirtilmemişse uygulanır.
Fahiş demuraj tutarı mahkemece indirilir mi?
Kalem ceza koşulu sayılırsa hâkim aşırı gördüğü cezayı TBK m. 182 uyarınca indirir. Ancak tacir sıfatındaki borçlu, TTK m. 22 gereği bu indirimi isteyemez. Kalem kullanım bedeli sayılırsa ceza koşulu hükmü uygulanmaz; dürüstlük kuralı denetimi ise saklıdır.
Demuraj alacağı ne zaman zamanaşımına uğrar?
Navlun sözleşmesinden veya konişmentodan doğan alacaklar TTK m. 1246 uyarınca bir yılda zamanaşımına uğrar ve süre muacceliyetle başlar. Kanun konteyner demurajı için ayrı bir hüküm içermez; bu kapsama girip girmediği somut olaya göre değerlendirilir. Alacaklı açısından güvenli yol bir yıllık süreyi esas almaktır.
Ardiye ücretine nasıl itiraz edilir?
Önce saklama sözleşmesinin kiminle kurulduğu ve tarifenin bağlayıcılığı incelenir. İcra takibi yapılmışsa ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edilir. Borçlu menfi tespit davası açabilir; icra takibi sırasında ödeme yapılmışsa istirdat davası açabilir, takip dışındaki ödeme genel hükümlere göre geri istenir. Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse bu davalardan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
Demuraj ödenmeden yük teslim alınabilir mi?
Taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan alacakları için eşya üzerinde hapis hakkı kullanabilir. Alacak tartışmalıysa çekişmeli tutar mahkemece belirlenecek yere yatırıldığında taşıyan eşyayı teslim etmek zorundadır (TTK m. 1202). Taşıyan yatırılan tutarı teslimden sonra yeterli teminat göstererek çekebilir.
İlgili Yazılar
- Navlun Ödendi, Yük Gelmedi: Navlun İadesi ve Zamanaşımı
- Konişmento Kaybolursa Yük Nasıl Teslim Alınır? İptal Yolu ve Taşıyanın Riski
- Deniz Yoluyla Gelen Mal Hasarlı Çıktı: Yük Hasarı İhbar Süresi ve Dava
- Nakliyat Sigortası Ödemiyor: İthalatta Emtia Hasarında Ret ve Rücu
- Kargo Kaybolursa Ne Olur? Kayıp Kargo İçin Taşıyıcının Sorumluluğu ve Tazminat



