Limana ulaşan konteynerde ıslanmış koliler ya da kırık makineler çıktığında ithalatçının aklına önce poliçe gelir. Sigortacı ise bazen eksik belge, geç ihbar ya da poliçe istisnası gerekçesiyle ödemeyi reddeder veya erteler. Nakliyat sigortası ödemiyor diye düşünen alıcının önce sözleşmenin türünü belirlemesi gerekir. Taşınan malı koruyan emtia sigortası ile taşıyanın sorumluluğunu karşılayan sigorta farklı ilişkilerdir. Poliçeye eklenen İCC A klozu (özgün adıyla Institute Cargo Clauses (A)) gibi uluslararası şartlar kapsamı genişletebilir, ancak kanundaki koruyucu hükümler saklıdır. Sigortacı ödeme yaptıktan sonra taşıyana başvurur; nakliyat sigortası rücu hakkı bu nedenle sigortalının davranışına da bağlıdır. Bu yazı ret gerekçelerini, ödeme zamanını, halefiyeti, zamanaşımını ve başvuru yollarını Türk Ticaret Kanunu metni üzerinden anlatıyor.
Son güncelleme: 20.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 20.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TTK, HMK, İİK ve Harçlar Kanunu ile 5684 ve 6325 sayılı kanunların metinlerini kapsadı.
Nakliyat Sigortası Ödemiyor: Önce Sigortanın Türüne Bakılır
TTK m. 1401’e göre sigorta sözleşmesi, sigortacının prim karşılığında kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan rizikoyu tazmin etmeyi üstlendiği sözleşmedir. Taşınan eşyayı koruyan emtia sigortası bir mal sigortasıdır ve zarar sigortaları hükümlerine tabidir. TTK m. 1459’a göre sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder. Sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlıdır ve uğranılan zarardan fazlası ödenmez (m. 1461/1).
Taşıyanın kendi sorumluluğunu güvenceye alan sorumluluk sigortası ise başka bir sözleşmedir. Bu sigortada sigortalı taşıyandır ve sigortacının borcu, taşıyanın üçüncü kişilere karşı sorumluluğuna bağlıdır (m. 1473). Yük sahibinin elindeki poliçe emtia sigortası ise yük sahibi kendi sigortacısına başvurur. Kara taşımasındaki sorumluluk sigortası ayrımı nakliyeci eşyamı kırdı yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Kanunun sigorta kitabında deniz nakliyatına özgü ayrı bir sözleşme bölümü yer almaz; genel hükümler ile zarar sigortası hükümleri uygulanır. Bununla birlikte kanun bazı yerlerde kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalar için özel kurallar koyar. Bu hükümler aşağıda ilgili başlıklarda gösterilmiştir. Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Türk Borçlar Kanunu uygulanır (m. 1451).
Emtia Sigortasını Kim Yaptırır, Kim Talep Eder?
İthalatta sigortayı kimin yaptıracağı, satış sözleşmesinin teslim şartlarına göre değişir. Satıcı, alıcı lehine sigorta yaptırmış olabilir; alıcı da malı kendi adına sigortalatmış olabilir. Teslim şekillerinin bu konudaki sonuçları satış sözleşmesine göre incelenmelidir. TTK m. 1454/1’e göre sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebilir. Bu durumda sözleşmeden doğan haklar sigortalıya aittir; sigortalı, aksine sözleşme yoksa tazminatı sigortacıdan isteyebilir ve dava edebilir. Hükmün metni TTK m. 1454 başkası lehine sigorta sayfasında yer alır.
Sözleşmede sigortanın kimin menfaatine yapıldığı açık da bırakılabilir (m. 1454/3). Kimin olacaksa onun lehine yapılan böyle bir sigortanın başkası için yaptırıldığı anlaşılırsa, sigorta ettiren kendi adına fakat o kişi yararına hareket etmiş sayılır. Tazminatı isteme hakkı bu nedenle poliçede sigortalı olarak gösterilen ya da menfaat sahibi olan kişiye göre belirlenir. Sigortalanan menfaat sözleşme kurulurken yoksa sözleşme geçersizdir (m. 1408).
Mal Satılınca Sigorta Devam Eder mi?
Emtia taşınırken birkaç kez el değiştirebilir. TTK m. 1470’e göre sigorta edilen menfaatin sahibi değişirse, aksine sözleşme yoksa sigorta ilişkisi sona erer. Dolayısıyla bu hüküm, malı yolda satın alan alıcı bakımından ciddi bir risk doğurur. Buna karşılık poliçenin devrine ya da yeni sahibe geçmesine izin veren bir şart varsa sonuç değişir. Konişmento ile poliçenin birlikte devredildiği satışlarda alıcının sigortacıya başvurup başvuramayacağı, poliçedeki şarta ve somut olaya göre değerlendirilir. Bu nedenle alıcı, malı devralırken poliçenin kendisine geçip geçmediğini ve poliçe metnindeki devir şartını kontrol etmelidir. Kuralın metni TTK m. 1470 menfaat sahibinin değişmesi sayfasındadır.
Teminat Ne Zaman Başlar ve Neyi Kapsar?
Kural olarak sigortacının sorumluluğu primin ya da ilk taksidin ödenmesiyle başlar. TTK m. 1421/1 ise kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalar için ayrı bir kural koyar: sigortacı sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur. Aynı sigortalarda prim, poliçe henüz düzenlenmemiş olsa bile sözleşmenin yapıldığı anda ödenir (m. 1431/1). Sigorta, korumanın sözleşmeden önceki bir tarihten başlaması şeklinde de yapılabilir. Sözleşme yapılırken rizikonun gerçekleştiği ya da gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığı biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Bunun için sigortacının, sigorta ettirenin ve sigortadan haberi varsa sigortalının bunu bilmesi aranır (m. 1458). Bu durumu sigortacı bilmiyor, sigorta ettiren ya da sigortalı biliyorsa sigortacı sözleşmeyle bağlı olmaz, ancak primin tamamına hak kazanır. Hükmün metni TTK m. 1421 sigortacının sorumluluğunun başlaması sayfasında yer alır.
Kapsam bakımından TTK m. 1409/1 temel kuralı koyar: sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. İkinci fıkraya göre bir rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Dolayısıyla sigortacı bir istisnaya dayanıyorsa, istisnanın şartlarının gerçekleştiğini kendisi göstermek zorundadır. Kanuna göre rizikonun gerçekleşmesi sonucu doğan kazanç kaybı ile malın kendi ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa kapsam dışındadır (m. 1453/2).
TTK m. 1409 güncel kanun metni →
İCC A Klozu ve Poliçe Şartları
Emtia poliçelerine, Institute Cargo Clauses adıyla bilinen uluslararası yük klozları eklenebilir. Bunlardan biri Institute Cargo Clauses (A) metnidir; bu yazıda kısaca İCC A klozu diye anılır. Bu kloz bir kanun hükmü değil, tarafların sözleşmeye dahil ettiği bir şarttır. Klozun hangi rizikoları kapsadığı, hangi hâlleri istisna ettiği ve teminatın ne zaman başlayıp bittiği poliçeye eklenen metinden okunmalıdır. Bu yazıda klozun ayrıntılı içeriği aktarılmamıştır.
Poliçede İCC A klozu bulunsa bile Türk hukuku uygulanıyorsa kanunun koruyucu hükümleri devrede kalır. TTK m. 1452, beyan, ihbar, muacceliyet ve zamanaşımı gibi pek çok hükmün sigortalı aleyhine değiştirilemeyeceğini öngörür. Sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir; teklifnameden farklı olup sigortalı aleyhine konulan hükümler geçersizdir (m. 1425). Türk emtia nakliyat sigortası genel şartları bu yazının dayandığı kaynaklar arasında yer almadığından içerikleri aktarılmamıştır. Ayrıca poliçeye hangi hukukun uygulanacağına ilişkin şart da sonucu değiştirebilir.
Nakliyat Sigortası Ödemiyor: Kanundaki Ret Gerekçeleri
Sigortacının ret gerekçesi çoğu zaman kanundaki bir külfete ya da poliçedeki bir istisnaya dayanır. Kanun, külfet ihlallerinin sonucunu çoğu hâlde tazminatın tamamen reddine değil, kusur ve illiyete göre indirime bağlar. Bu nedenle ret yazısındaki gerekçenin hangi maddeye dayandığı ve o maddenin hangi sonucu öngördüğü ayrı ayrı incelenmelidir. Konut sigortasında benzer ret gerekçelerinin itiraz yolları konut sigortası ödemiyor yazısında anlatılmıştır.
Teklif Aşamasında Eksik Beyan
TTK m. 1435’e göre sigorta ettiren, sözleşme yapılırken bildiği veya bilmesi gereken bütün önemli hususları sigortacıya bildirir. Sözleşmenin yapılmamasını ya da başka şartlarla yapılmasını gerektirecek nitelikteki hususlar önemli sayılır. Örneğin emtianın cinsi, ambalaj biçimi, güverte yükü olup olmadığı ve taşıma güzergâhı bu açıdan önem taşıyabilir. Sigortacı yazılı soru listesi vermişse, liste dışındaki hususlardan sigorta ettiren kural olarak sorumlu tutulamaz (m. 1436/1). Beyan yükümlülüğünün kapsamı TTK m. 1435 beyan yükümlülüğü sayfasında düzenlenmiştir.
Sonuç ihlalin ne zaman öğrenildiğine göre değişir. Riziko gerçekleşmeden önce öğrenen sigortacı, öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde sözleşmeden cayabilir ya da prim farkı isteyebilir (m. 1439/1, 1440). Riziko gerçekleştikten sonra ihmalle yapılmış bir ihlalde, ihlal tazminatı ya da rizikoyu etkileyebilecek nitelikteyse ihmalin derecesine göre indirim yapılır (m. 1439/2). Kast hâlinde ihlal ile riziko arasında bağlantı varsa ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa prim oranına göre ödeme yapılır.
Taşıma Sırasında Riziko Ağırlaşması
Sigorta ettiren, sözleşmeden sonra sigortacının izni olmadan rizikoyu ağırlaştıran işlemlerde bulunamaz (m. 1444/1). Örneğin güzergâhın değişmesi, eşyanın aktarma limanında uzun süre bekletilmesi ya da açık alanda depolanması bu açıdan tartışılabilir. Ağırlaştırıcı işlemi kendisi yapan ya da buna izin veren sigorta ettiren durumu derhâl bildirir. İşlem bilgisi dışında yapılmışsa bildirim, öğrendiği tarihten itibaren en geç on gün içinde yapılır (m. 1444/2). Riziko gerçekleştikten sonra bildirim yükümlülüğünün ihmalle ihlal edildiği saptanabilir. İhlal tazminat miktarını ya da rizikonun gerçekleşmesini etkileyebilecek nitelikteyse ihmalin derecesine göre indirim yapılır (m. 1445/5). Kast hâlinde değişiklik ile riziko arasında bağlantı varsa sigortacı sözleşmeyi feshedebilir ve tazminat ödenmez. Bağlantı yoksa sigortacı ödenen prim ile ödenmesi gereken prim arasındaki orana göre öder.
Hasarın Geç İhbarı ve Belge Eksikliği
TTK m. 1446/1’e göre sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. Bununla birlikte kanun burada gün sayısı vermez. İhbarın yapılmaması ya da geç yapılması tazminatta artışa yol açmışsa kusurun ağırlığına göre indirim yapılır (m. 1446/2). Sigortacı rizikoyu daha önce fiilen öğrenmişse bu indirimden yararlanamaz. Geç ihbar, tek başına tazminatın tamamen reddi sonucunu doğurmaz; artışın varlığı ve miktarı ayrıca gösterilmelidir.
TTK m. 1446 güncel kanun metni →
Sigorta ettiren ayrıca rizikonun ve tazminatın kapsamının belirlenmesi için gerekli bilgi ve belgeleri makul sürede sağlamak zorundadır (m. 1447/1). Konişmento, fatura, ambalaj listesi, gümrük belgeleri ve teslim tutanağı bu kapsamda istenebilir. Bu yükümlülüğün ihlali ödenecek tutarı artırırsa kusurun ağırlığına göre indirim yapılır (m. 1447/2). Hasar saptanmadan önce zararın belirlenmesini güçleştiren bir değişiklik yapılması da indirime yol açabilir. Sigortacının onayıyla ya da zararı azaltmak için yapılan değişiklik bu sonucu doğurmaz (m. 1471).
Kast, Ayıp ve Doğal Kayıplar
TTK m. 1429/1’e göre sigortacı, aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin ve sigortalının ihmallerinden doğan zararları da tazmin eder. Rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olunmuşsa sigortacı tazminat borcundan kurtulur. Öte yandan malın kendi ayıbından doğan hasar aksine sözleşme yoksa kapsam dışındadır (m. 1453/2). Kendiliğinden bozulma, nem ya da doğal fire gibi gerekçelerle yapılan retlerde poliçenin bu hâlleri kapsayıp kapsamadığına bakılmalıdır. İstisnanın gerçekleştiğini ispat yükü yine sigortacıdadır (m. 1409/2).
Eksik Sigorta ve Takse
Sigortacı bazen ödemeyi reddetmez, ancak beklenenden az öder. Sigorta bedeli sigorta değerinden azsa, kısmi zararda sigortacı aksine sözleşme yoksa bedelin değere oranına göre öder (m. 1462). Taraflar sigorta değerini belirli bir para olarak kararlaştırmışsa bu tutar esas alınır; takse esaslı şekilde fahişse sigortacı indirilmesini isteyebilir (m. 1464). Eksik, aşkın ve takseli sigortanın hesap örnekleri takseli sigorta ve oranlı tazminat yazısında yer alır.
Nakliyat Sigortası Ödemiyor mu, Ödeme mi Gecikiyor?
Ödemenin gecikmesi, nakliyat sigortası ödemiyor demek değildir. TTK m. 1427/2’ye göre tazminat, rizikonun gerçekleşmesi ve ilgili belgelerin verilmesinden sonra sigortacının araştırmaları bitince muaccel olur. Her hâlükârda m. 1446’ya göre yapılan ihbardan kırk beş gün sonra muacceliyet doğar. Ancak sigortacıya yüklenemeyen bir kusur yüzünden inceleme gecikmişse bu süre işlemez. Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek olmadan temerrüde düşer (m. 1427/4).
TTK m. 1427 güncel kanun metni →
Araştırmalar ihbardan başlayarak üç ay içinde bitmemişse sigortacı avans ödemekle yükümlüdür (m. 1427/3). Avans, tarafların mutabakatıyla ya da anlaşmazlıkta mahkemece yaptırılacak ön ekspertizle belirlenen hasar miktarının en az yüzde ellisidir. Sigortacı ayrıca rizikonun ve tazminatın kapsamını belirlemek için yapılan makul giderleri, faydasız kalsalar bile öder (m. 1426). Ayrıca zararı önlemek ve azaltmak için yapılan makul giderler de tazminattan ayrı olarak ödenir (m. 1448/3).
Nakliyat Sigortası Rücu: Sigortacı Taşıyana Nasıl Başvurur?
Hasarın sorumlusu çoğu zaman taşıyan, liman işletmesi ya da başka bir üçüncü kişidir. TTK m. 1472/1’e göre sigortacı tazminatı ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, ödenen bedel kadar sigortacıya geçer. Sorumlulara karşı başlamış bir dava ya da takip varsa sigortacı, ödemeyi ispat ederek onu kaldığı yerden sürdürebilir. Nakliyat sigortası rücu hakkı bu nedenle sigortalının taşıyana karşı sahip olduğu hakla sınırlıdır.
TTK m. 1472 güncel kanun metni →
Bu sınırın pratik sonucu önemlidir. Sigortacı taşıyana karşı, sigortalının sahip olabileceğinden fazla hak kazanamaz. Taşıyanın deniz taşımasındaki sorumluluk sınırları ve bir yıllık hak düşürücü süre, nakliyat sigortası rücu davasında da gündeme gelir. Deniz taşımasında taşıyanın kanuni sorumluluğunu önceden kaldıran ya da daraltan konişmento şartları kural olarak geçersizdir (TTK m. 1243/1). Sigortadan doğan hakların taşıyana devrini öngören kayıtlar da bu geçersizliğin kapsamındadır (m. 1243/2). Senette güvertede taşınacağı yazılı olup fiilen öyle taşınan eşya, canlı hayvan ve yükleme öncesi ile boşaltma sonrası dönem gibi istisnalar saklıdır (m. 1244). Yolculuk çarterinde bu kural, taşıtan olmayan konişmento hamili ile taşıyan arasında uygulanır (m. 1245). Sigortacı zararı kısmen ödemişse, sigortalı kalan kısım için sorumlulara karşı başvurma hakkını korur (m. 1472/2).
Rücu Hakkını Koruma Külfeti
Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği durumlarda sigortacının üçüncü kişilere rücu haklarının korunması için imkânlar ölçüsünde önlem almakla yükümlüdür (m. 1448/1). Sigortacının bu konudaki talimatlarına da olabildiğince uymak zorundadır. Bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır (m. 1448/2). Sigortalı, sigortacıya geçen haklarını ihlal edici biçimde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur (m. 1472/2).
TTK m. 1448 güncel kanun metni →
Deniz taşımasında bu külfetin en somut görünümü taşıyana yapılacak hasar bildirimidir. Hasar dışarıdan belli ise en geç teslim sırasında taşıyana yazılı bildirim yapılır (TTK m. 1185/1). Hasar dışarıdan belli değilse bildirimin, teslimden itibaren aralıksız hesaplanan üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. Eşya taraflar katılarak mahkeme, yetkili makam ya da resmen atanmış uzmanlarca incelenmişse bildirime gerek yoktur (m. 1185/2). Bildirim de tespit de yapılmazsa eşyanın senette yazılı olduğu gibi teslim edildiği kabul edilir (m. 1185/4). Bu durumda eşyada hasar belirlenirse, zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten doğduğu da kabul edilir. Bu karinelerin aksi ispat edilebilir; ancak nakliyat sigortası rücu davası zorlaşır.
Taşıyanı ibra eden bir belgeyi imzalamak ya da teslim belgesine çekincesiz imza atmak da benzer sonuç doğurabilir. Bildirimin diğer ayrıntıları ve doğrudan taşıyana açılacak dava ayrı bir yazının konusudur. Bildirimin yapılmaması sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa m. 1448/2’deki indirim gündeme gelebilir. İndirimin yapılıp yapılmayacağı ve ölçüsü somut olaya göre değerlendirilir.
Nakliyat Sigortası Ödemiyor ise Zamanaşımı Ne Zaman Dolar?
TTK m. 1420/1’e göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Tazminat istemleri ayrıca her hâlükârda rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İki yıllık süre muacceliyetten işler; muacceliyet ise sigortacının araştırmaları bitince doğar (m. 1427/2). İhbardan sonraki kırk beş gün yalnız üst sınırdır; araştırma daha erken biterse muacceliyet de erken doğar. Kanun, sigortacının açık ret yazısının sürenin başlangıcına etkisi konusunda ayrı bir hüküm içermez. Sürenin kaçırılmaması için mümkün olan en erken başlangıç tarihinin esas alınması güvenli olur. Bu süreleri kısaltan sözleşme şartları geçersizdir (m. 1452/2).
TTK m. 1420 güncel kanun metni →
Bu süre, taşıyana karşı işleyen süreden tamamen ayrıdır. Deniz taşımasında taşıyana karşı tazminat istemi, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmazsa düşer (TTK m. 1188/1). Bu hak düşürücü süre, taşıyanın eşyayı ya da bir kısmını teslim ettiği tarihten işler. Eşya hiç teslim edilmemişse teslim edilmesi gereken tarih esas alınır (m. 1188/2). Süre, dava sebebi doğduktan sonra yapılacak bir anlaşmayla uzatılabilir (m. 1188/4). Sigortacı ödemeyi geciktirirken taşıyana karşı süre dolabilir. Bu nedenle sigortalının, sigortacıyla uyuşmazlık sürerken taşıyana karşı hakkını koruyacak adımları ayrıca değerlendirmesi gerekir.
Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (6325 sayılı Kanun m. 18/A/15). Kanun, sigortacıyla yürütülen arabuluculuğun taşıyana karşı işleyen süreye etkisi konusunda ayrı bir hüküm içermez. Bu nedenle taşıyana karşı sürenin kaçırılmaması için en kısa sürenin esas alınması güvenli olur. Öte yandan adli tatil de bu süreleri uzatmaz; HMK m. 104’teki uzama yalnız o Kanunda belirlenen süreler için öngörülmüştür.
Nakliyat Sigortası Ödemiyor ise Başvuru Yolları
Sigortacının tutumu yazıya dökülmeden nakliyat sigortası ödemiyor sonucuna varmak erken olabilir. İlk adım, sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve ret gerekçesinin yazılı olarak istenmesidir. Sigortacıya yapılacak bildirimler sigortacıya ya da sözleşmeye aracılık eden acenteye yapılır (m. 1416). Ret gerekçesi belli olduktan sonra Sigorta Tahkim Komisyonu, dava ve sözleşmede kararlaştırılmışsa tahkim seçenekleri değerlendirilir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/1’e göre sigorta tahkim sistemine üye kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişi, sözleşmede özel hüküm olmasa bile tahkim usulünden yararlanabilir. Komisyona gidebilmek için önce sigortacıya başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır. Sigortacının başvurudan itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir (m. 30/13). Mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine taşınmış uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz (m. 30/14). Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır (m. 30/16). Aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür; süre tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. Kanundaki parasal eşiğin altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir. Eşik ve üzerindeki uyuşmazlıklarda karara, Komisyonca bildirimden itibaren on gün içinde bir kez Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Süresinde itiraz edilmezse karar kesinleşir (m. 30/12). Komisyon yolunun ayrıntıları konut sigortasına ilişkin yukarıdaki yazıda da anlatılmıştır.
Başvuru Yollarının Karşılaştırması
| Yol | Dayanak | Başvuru sebebi ve şartı | Kim başvurabilir | Süre | Sonuç |
|---|---|---|---|---|---|
| Sigorta Tahkim Komisyonu | 5684 s. K. m. 30 | Sigortacının sisteme üye olması; önce sigortacıya başvuru ve olumsuz cevap ya da on beş iş günü içinde cevap verilmemesi; uyuşmazlığın mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine taşınmamış olması | Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişi | Başvuru, sigorta alacağının zamanaşımı (TTK m. 1420) dolmadan yapılmalı; parasal eşik ve üzerindeki uyuşmazlıkta hakem kararına bildirimden itibaren 10 gün içinde itiraz (m. 30/12) | Hakem kararı; eşiğin altında kesin, eşik ve üzerinde süresinde itiraz edilmezse kesin; hakemler dört ayda karar vermezse uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür (m. 30/16) |
| Asliye ticaret mahkemesinde dava | TTK m. 4, 5, 5/A | Tazminatın reddi, eksik ödeme veya temerrüt; dava açmadan önce arabulucuya başvuru (tahkim sözleşmesi yoksa) | Sigorta ettiren ya da sigortalı; başkası lehine sigortada aksine sözleşme yoksa sigortalı (m. 1454/1) | Muacceliyetten itibaren iki yıl; her hâlükârda rizikodan itibaren altı yıl | Tazminat, giderler ve temerrüt faizi hakkında ilam |
| Sözleşmedeki tahkim şartı | HMK m. 412, 413; 6325 s. K. m. 18/A/18 | Poliçede geçerli bir tahkim şartının bulunması | Tahkim sözleşmesinin tarafları | Sigorta alacağının zamanaşımı (TTK m. 1420) dolmadan başvurulmalı | Mahkemede açılan davada tahkim ilk itirazı ileri sürülebilir; arabuluculuk dava şartı uygulanmaz |
| Sigortacının rücu davası | TTK m. 1472; taşıma için m. 1178 vd. | Tazminatın ödenmiş olması ve sigortalının sorumluya karşı hakkının bulunması | Ödeme yapan sigortacı, ödediği bedel kadar | Sigortalının sorumluya karşı tabi olduğu süre; deniz taşımasında teslimden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre; dava sebebi doğduktan sonra anlaşmayla uzatılabilir (m. 1188) | Sorumludan tahsil; sigortalının ihlali varsa sigortacıya karşı sorumluluk (m. 1472/2) |
Dava Kime Karşı Açılır?
Tazminat davası poliçeyi düzenleyen sigortacıya karşı açılır. Sigortacı riziko payını başka bir şirkete reasüre etmiş olabilir. TTK m. 1403/2’ye göre reasürans, sigortacının sigorta ettirene karşı borçlarını ortadan kaldırmaz. Sigorta ettirene reasüröre karşı doğrudan dava hakkı da vermez. Aynı menfaat birden çok sigortacı tarafından sigortalanmışsa her sigortacının sorumluluğu m. 1465 ve devamındaki kurallara göre belirlenir.
Davacı tarafta, sigorta ettiren ile sigortalının farklı kişiler olabileceği unutulmamalıdır. Başkası lehine sigortada sözleşmeden doğan haklar sigortalıya aittir; sigortalı, aksine sözleşme yoksa tazminatı dava edebilir (m. 1454/1). Satıcının yaptırdığı poliçede alıcı sigortalı olarak gösterilmişse dava hakkı kural olarak alıcıdadır. Taşıyana karşı doğrudan açılacak tazminat davası ise farklı bir ilişkidir ve ayrı bir yazının konusudur.
Nakliyat Sigortası Ödemiyor ise Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk
TTK m. 4/1-a’ya göre bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır. Sigorta sözleşmeleri TTK’nın altıncı kitabında düzenlendiğinden sigortacıya karşı tazminat davası bu kapsama girer. Aksine hüküm bulunmadıkça görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir (TTK m. 5/1). TTK m. 5/2, HSK kararıyla bazı asliye ticaret mahkemelerinin deniz ticareti ve deniz sigortaları davalarına özgülenebileceğini öngörür. Böyle bir ihtisas mahkemesi bulunan yerlerde dava o mahkemede görülür. Sigortalı tüketici ise tüketici mahkemesinin görevi gündeme gelebilir; bu yazı ticari ithalatı esas alır.
Sigortacıya karşı tazminat davası, konusu bir miktar para olan ticari davadır. TTK m. 5/A’ya göre bu davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Taraflar arasında tahkim sözleşmesi bulunan hâllerde dava şartı olarak arabuluculuk hükümleri uygulanmaz (6325 sayılı Kanun m. 18/A/18). Yetki bakımından genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6). Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m. 10). Davalı şubenin işlemlerinden doğan davada şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 14/1). Poliçede tacirler arasında geçerli bir yetki sözleşmesi varsa, aksi kararlaştırılmadıkça dava o mahkemelerde açılır (HMK m. 17).
Geçici Koruma: Delil Tespiti, Ön Ekspertiz ve İhtiyati Haciz
Hasarlı mal satılır, imha edilir ya da onarılırsa zararın nedeni sonradan tartışmalı hâle gelir. HMK m. 400’e göre delil hemen tespit edilmezse kaybolacak ya da ileri sürülmesi önemli ölçüde zorlaşacaksa hukuki yarar var sayılır. Dava açılmadan önce tespit, esas davaya bakacak mahkemeden ya da malın bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir (HMK m. 401/1). Geçici hukuki koruma talepleri adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-a). Delil tespitinin şartları HMK m. 400 ve devamında düzenlenmiştir.
Sigorta hukukunda özel bir araç da vardır. Araştırmalar üç ayda tamamlanmazsa, anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz avansın hesabına esas olur (m. 1427/3). Mal üzerinde değişiklik yapmadan önce sigortacının onayını almak ya da tespit yaptırmak, m. 1471’deki indirim riskini de azaltır. Muaccel sigorta alacağı için İİK m. 257 ve devamındaki hükümlere göre ihtiyati haciz istenmesi de gündeme gelebilir. Bu yolun şartları ihtiyati haciz şartları ve itiraz süreleri yazısında anlatılmıştır.
Nakliyat Sigortası Ödemiyor İddiasında Deliller
Davanın temel belgesi poliçe, ekleri ve zeyilnamelerdir. Poliçe verilmemişse sözleşmenin ispatı genel hükümlere tabidir (m. 1424/3). Sigortacı ret gerekçesini poliçedeki bir istisnaya dayandırıyorsa, istisnanın metni ve sigortalıya verilen aydınlatma belgeleri önem kazanır. Sigortacı aydınlatma açıklamasını verdiğini ispat etmekle yükümlüdür (m. 1423/2).
Hasarın varlığını ve zamanını gösteren belgeler de dosyaya eklenir. Konişmento, ticari fatura, ambalaj listesi, gümrük beyannamesi, teslim tutanağı, taşıyana gönderilen hasar bildirimi ve tarihli fotoğraflar bunların başında gelir. Ayrıca HMK m. 199, fotoğraf ve elektronik verileri de belge sayar. Sigortacıya yapılan ihbarın ve gönderilen belgelerin tarihi, muacceliyet ve faiz hesabı bakımından da ispat edilmelidir.
Ekspertiz raporu ayrı bir değerlendirme ister. 5684 sayılı Kanun sigorta eksperini kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen tarafsız ve bağımsız kişi olarak tanımlar (m. 2). Sigortacının görevlendirdiği eksperin raporu mahkemenin atadığı bilirkişinin raporu değildir; taraflar karşı görüş için HMK m. 293 uyarınca uzman görüşü sunabilir. Mahkeme teknik konularda bilirkişiye başvurur (HMK m. 266). Bilirkişi zararın nedeni ve miktarı hakkında görüş verir; hasarın teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin hukuki nitelendirme mahkemeye aittir.
Nakliyat Sigortası Ödemiyor: Talep Kalemleri ve Harç
Sigortalının sigortacıdan isteyebileceği kalemler farklı hükümlere dayanır. Aşağıdaki tablo her kalemin dayanağını ve şartını gösterir.
| Talep | Dayanak | Şart ve sınır |
|---|---|---|
| Sigorta tazminatı | TTK m. 1409, 1459, 1461 | Teminat kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi; sigorta bedeli ve gerçek zarar sınırı; eksik sigortada oranlı ödeme (m. 1462) |
| Tespit giderleri | TTK m. 1426 | Riziko ve tazminatın kapsamını belirlemek için yapılan makul giderler; faydasız kalsa da ödenir |
| Zararı önleme ve azaltma giderleri | TTK m. 1448/3, 1448/4 | Makul olması; tazminattan ayrı ödenir; istem üzerine avans verilir; eksik sigortada oranlama |
| Avans | TTK m. 1427/3 | Araştırmanın ihbardan itibaren üç ayda bitmemesi; tespit edilen tutarın en az yüzde ellisi |
| Temerrüt faizi | TTK m. 1427/4, 1427/5 | Muacceliyetle ihtarsız temerrüt; faizden kurtarma şartları geçersiz |
Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Sigorta tazminatı bir para alacağı olduğundan dava kural olarak nispi harca tabidir. Değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur (Harçlar Kanunu m. 16). Harç tutarı bu yazıda verilmemiştir. Sigorta hükümlerinin tamamı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu resmî metni içinde yer alır. Riziko gerçekleştiğinde sigortalının genel yükümlülükleri sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi yazısında da incelenmiştir.
Sonuç
Nakliyat sigortası ödemiyor şikâyetinde ilk iş, poliçenin emtia sigortası mı yoksa taşıyanın sorumluluğunu karşılayan bir poliçe mi olduğunu belirlemektir. Emtia sigortası bir zarar sigortasıdır ve sigortacı, kapsamdaki rizikodan doğan zararı sigorta bedeli sınırında öder. Bir rizikonun kapsam dışında kaldığını ispat yükü sigortacıdadır. İCC A klozu poliçenin kapsamını belirleyebilir, ancak TTK m. 1452’de sayılan koruyucu hükümler sigortalı aleyhine değiştirilemez. Malın yolda el değiştirmesi hâlinde m. 1470 nedeniyle poliçenin devri ayrıca kontrol edilmelidir.
Beyan, riziko ağırlaşması, ihbar ve bilgi verme külfetlerinin ihlali çoğu hâlde tazminatın tamamen reddine değil, kusur ve illiyete göre indirime yol açar. Tazminat araştırmalar bitince, her hâlükârda ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur; iki yıllık zamanaşımı muacceliyetten işler. Kırk beş gün üst sınır olduğundan süre hesabında en erken tarih esas alınmalıdır. Sigortacı ödeme yaptıktan sonra taşıyana halef olarak başvurur. Nakliyat sigortası rücu hakkını koruyacak önlemleri almayan sigortalı, indirimle ya da sigortacıya karşı sorumlulukla karşılaşabilir. Uyuşmazlıkta Sigorta Tahkim Komisyonu veya kural olarak asliye ticaret mahkemesi yolu açıktır. Tahkim sözleşmesi yoksa dava öncesinde arabuluculuk dava şartıdır.
Sık Sorulan Sorular
Nakliyat sigortası ödemiyor ise ne yapılmalı?
Önce ret gerekçesi yazılı olarak istenmeli ve hangi kanun hükmüne ya da poliçe şartına dayandığı belirlenmelidir. Sigortacı sisteme üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. Dava yolunda tahkim sözleşmesi yoksa önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır ve dava kural olarak asliye ticaret mahkemesinde açılır.
Hasarı geç bildirdim, nakliyat sigortası ödemiyor mu?
TTK m. 1446’ya göre geç ihbar tazminatın tamamen reddine değil, geç ihbar tazminatta artışa yol açmışsa kusurun ağırlığına göre indirime yol açar. Sigortacı rizikoyu daha önce fiilen öğrenmişse bu indirimi yapamaz. Poliçedeki özel şartlar ve koruyucu hükümler ayrıca incelenmelidir.
Emtia sigortası tazminatı ne zaman ödenir?
Tazminat, gerekli belgeler verildikten sonra sigortacının araştırmaları bitince ve her hâlükârda ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. Araştırma daha erken biterse muacceliyet de erken doğar. Araştırma üç ayda bitmezse sigortacı tespit edilen tutarın en az yüzde ellisini avans olarak öder. Muacceliyetle birlikte sigortacı ihtarsız temerrüde düşer.
İCC A klozu her hasarı karşılar mı?
İCC A klozu poliçeye eklenen bir sözleşme şartıdır ve kapsamı ile istisnaları klozun metninden okunur. Kanuna göre malın kendi ayıbından doğan hasar ve kazanç kaybı aksine sözleşme yoksa kapsam dışındadır. Bir hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıdadır.
Nakliyat sigortası rücu hakkı nedir?
Tazminatı ödeyen sigortacı, ödediği bedel kadar sigortalının yerine geçer ve hasardan sorumlu taşıyana veya üçüncü kişiye başvurur. Sigortacı, sigortalının sahip olduğundan fazla hak kazanamaz. Sigortalı bu hakları ihlal edecek şekilde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur.
Sigortaya karşı dava açma süresi ne kadardır?
Sigorta sözleşmesinden doğan istemler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Tazminat istemleri her hâlükârda rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yılda zamanaşımına uğrar. Muacceliyet araştırma bitince doğduğundan, hesapta mümkün olan en erken tarih esas alınmalıdır. Bu süreleri kısaltan sözleşme şartları geçersizdir.
İlgili Yazılar
- Demuraj Kim Öder? Konteyner Limanda Beklerse Demuraj ve Ardiye Ücreti
- Tekne Sigortası Ödemiyor: Batma, Kaza ve Ret Sebeplerine Karşı Yollar
- Deniz Yoluyla Gelen Mal Hasarlı Çıktı: Yük Hasarı İhbar Süresi ve Dava
- Takseli Sigorta Nedir? Eksik, Aşkın ve Çifte Sigortada Tazminat
- Sigorta Sözleşmesinde Riziko Gerçekleşmesi



