Tekne Sigortası Ödemiyor: Batma, Kaza ve Ret Sebeplerine Karşı Yollar

Fırtınada batan, iskelede su alan ya da seyir sırasında kayaya oturan bir teknenin sahibi önce sigortacıya başvurur. Hasar dosyası reddedilir ya da aylarca sonuçlanmazsa soru netleşir: tekne sigortası ödemiyor, şimdi ne yapılabilir? Tekne kaskosu ve yat sigortası adlarıyla anılan poliçelerin tekneye gelen hasarı karşılayan kısmı, kanunda mal sigortası olarak düzenlenir. Tekne batması gibi ağır bir hasarda ret gerekçesi beyan, kullanım amacı, bakım ya da ihbar gibi konulara dayanabilir. Bu yazı sigortacının ret gerekçelerini Türk Ticaret Kanunu’ndaki sınırlarıyla, tekneye özgü ipotek ve satış sorunlarını, başvuru yollarını, görevli mahkemeyi ve süreleri kanun metni üzerinden anlatıyor.

Son güncelleme: 20.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 20.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TTK, TBK, HMK, TKHK, İİK, Harçlar Kanunu ile 5684 ve 6325 sayılı kanunların metinlerini kapsadı.

Tekne Sigortası Ödemiyor: Önce Hangi Kurallar Uygulanır?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun sigorta hukukunu düzenleyen Altıncı Kitabı, m. 1401 ile 1520 arasındadır. Bu Kitap genel hükümler, zarar sigortaları ve can sigortaları olarak ayrılır. Metinde deniz sigortalarına ayrılmış bir kısım ya da bölüm bulunmaz. Tekne sigortası bu nedenle genel hükümlere (m. 1401-1452) ve mal sigortasına ilişkin hükümlere (m. 1453-1472) tabidir. TTK m. 1451’e göre bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Türk Borçlar Kanunu uygulanır. Kapsam ve istisnaların ayrıntısı ise poliçenin genel ve özel şartlarında yer alır. Tekne kaskosu ya da yat sigortası poliçesindeki bu şartlar, kanunun koruyucu hükümlerine aykırı olamaz. Sigorta hükümlerinin tamamı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu resmî metni içinde yer alır.

Teknenin hukuki niteliği de sonucu etkileyebilir. TTK m. 931/1’e göre tahsis edildiği amaç suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç gemi sayılır. Gemi siciline kayıtlı teknelerde gemi ipoteği ve sigorta tazminatı arasındaki özel hükümler devreye girer. Teknenin gemi sayılıp sayılmadığı ve sicil durumu tekne satışı nasıl yapılır yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Tekne Kaskosu Neyi Karşılar? Kapsam ve İspat Yükü

TTK m. 1409/1’e göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. Aynı maddenin ikinci fıkrası önemli bir ispat kuralı koyar. Sözleşmede öngörülen rizikolardan birinin teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Sigortacı bir istisnaya dayanarak ödemeyi reddediyorsa, istisnanın koşullarını ispatlaması gerekir. Bu kural, tekne kaskosu uyuşmazlıklarında tartışmanın yönünü belirler.

Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur…

TTK m. 1409 güncel kanun metni →

Kanun bazı zararları kural olarak kapsam dışında tutar. TTK m. 1453/2’ye göre rizikonun gerçekleşmesi sonucu doğan kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa sigorta kapsamında değildir. Teknenin kiraya verilememesinden doğan gelir kaybı bu nedenle yat sigortası poliçesinde ayrıca güvence altına alınmamışsa istenemeyebilir. Sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlıdır ve sigortacı uğranılan zarardan fazlasını ödemez (m. 1461/1). Aynen tazmini öngören yeni değer sigortaları bu kuralın dışındadır (m. 1461/2). Sigorta bedeli tekne değerinin altındaysa m. 1462 uyarınca oranlı ödeme gündeme gelir. Eksik ve takseli sigortada tazminatın hesabı takseli, eksik ve aşkın sigorta yazısında örneklerle anlatılmıştır.

Tekne Batması ve Kurtarma Giderleri

Zarar, tekne batması hâlinde yalnız teknenin değeriyle sınırlı kalmayabilir. Tekne batması sonrası yüzdürme, çekme ya da çevreye zarar verilmemesi için yapılan harcamalar da gündeme gelir. TTK m. 1448/1’e göre sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararı önlemek ve azaltmak için imkânlar ölçüsünde önlem almakla yükümlüdür. Fırtına yaklaşırken teknenin korunması için yapılan makul giderler de bu kapsamda değerlendirilebilir. Sigortacı bu amaçla yapılan makul giderleri, faydasız kalsalar bile tazminattan ayrı olarak öder (m. 1448/3). Sigortacı, istem üzerine bu giderleri karşılamak için gerekli tutarı avans olarak ödemek zorundadır (m. 1448/4). Eksik sigortada bu giderler de oranlı ödenir.

Zararın kapsamını belirlemek için yapılan makul giderler de TTK m. 1426 uyarınca sigortacıya aittir. Öte yandan TTK m. 1471, hasar saptanmadan önce hasar yerinde ve malda hasarın belirlenmesini güçleştirecek değişiklik yapılmasını yasaklar. Değişiklik sigortacının onayıyla ya da zararı azaltma amacıyla yapılmışsa bu yasak uygulanmaz. Kusurlu ihlalde, illiyet bulunması şartıyla kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır (m. 1471/2). Batık teknenin çıkarılmasından önce sigortacıya bilgi verilmesi bu nedenle önem taşır.

Tekne Sigortası Ödemiyor: Ret Gerekçeleri ve Kanundaki Sınırları

Sigortacı ret yazısında sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir davranışa dayanabilir. Kanun her aykırılığı ödemeyi tümden kaldıran bir sebep saymaz. Çoğu hâlde sonuç, kusurun derecesine ve aykırılığın zarar ile bağlantısına göre değişir. TTK m. 1452/3, ret gerekçelerini düzenleyen m. 1433-1449 hükümlerinin sigorta ettiren aleyhine değiştirilemeyeceğini belirtir. Poliçede bu hükümlerden daha ağır bir yaptırım öngörülmüşse kanun hükmü uygulanır. Aşağıdaki başlıklar, tekne kaskosunda ileri sürülebilecek başlıca gerekçeleri kanundaki karşılıklarıyla ele alır. Konut sigortasındaki benzer gerekçeler konut sigortası ödemiyor: ret ve itiraz yolları yazısında ayrıca incelenmiştir.

Sözleşme Kurulurken Eksik veya Yanlış Beyan

TTK m. 1435’e göre sigorta ettiren, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirir. Sigortacının yazılı ya da sözlü olarak sorduğu hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır. Teknenin yaşı, motor gücü, bağlama yeri, önceki hasarları ve kullanım amacı bu türden bilgilerdir. Sigortacı soru listesi vermişse, liste dışındaki hususlardan sigorta ettiren kötüniyetle saklamadıkça sorumlu tutulamaz (m. 1436/1).

Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür…

TTK m. 1435 güncel kanun metni →

Riziko gerçekleşmeden önce öğrenilen beyan ihlalinde sigortacı, ihlali öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde sözleşmeden cayabilir ya da prim farkı isteyebilir (m. 1439/1, 1440/2). İstenen prim farkı on gün içinde kabul edilmezse sözleşmeden cayılmış sayılır (m. 1439/1). Riziko gerçekleştikten sonra ise sonuç kusurun derecesine bağlıdır. İhmal hâlinde ve ihlal tazminata ya da rizikoya etki edebilecek nitelikteyse, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır (m. 1439/2). Kast hâlinde ihlal ile riziko arasında bağlantı varsa ödeme borcu ortadan kalkar. Bağlantı yoksa sigortacı, ödenen prim ile ödenmesi gereken prim arasındaki orana göre öder. Sigortacı gerçek durumu biliyorsa beyan ihlalini ileri sürerek cayamaz (m. 1438).

Kullanım Amacı Değiştiyse: Riziko Ağırlaşması

Özel kullanım için yapılan yat sigortası kapsamındaki bir teknenin ücretli gezilerde kullanılması ya da bildirilen bağlama yerinin değişmesi riziko ağırlaşması iddiasına konu olabilir. TTK m. 1444/1’e göre sigorta ettiren, sigortacının izni olmadan rizikoyu ağırlaştıran davranış ve işlemlerde bulunamaz. Böyle bir değişiklik kendi işlemiyle olmuşsa derhâl bildirilir. Bilgisi dışında yapılmışsa öğrendiği tarihten itibaren en geç on gün içinde sigortacıya bildirim yapılır (m. 1444/2). Sigortacı, öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir ya da prim farkı isteyebilir (m. 1445/1). Prim farkı on gün içinde kabul edilmezse sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu nedenle prim farkı yazısına süresi içinde cevap verilmesi önem taşır.

Riziko gerçekleştikten sonra bildirim ihlali saptanırsa sonuç yine kusura göre değişir. İhmalde, ihlal tazminata ya da rizikoya etki edebilecek nitelikteyse ihmalin derecesine göre indirim yapılır (m. 1445/5). Kastta değişiklik ile riziko arasında bağlantı varsa sigortacı sözleşmeyi feshedebilir ve tazminat ödenmez; bağlantı yoksa prim oranına göre ödeme yapılır. Örneğin teknede yapılan bir değişiklik batmaya hiç etki etmemişse, sigortacının ödemeyi tümüyle reddetmesi kanunla bağdaşmayabilir.

Hasarın Geç Bildirilmesi

TTK m. 1446/1’e göre sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. Kanun burada gün sayısı vermez. Bildirimin yapılmaması ya da geç yapılması tazminatta artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre indirim yapılır (m. 1446/2). Geç bildirim, kendiliğinden tazminatın tamamını kaybettiren bir sebep değildir. Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse indirimden yararlanamaz (m. 1446/3). Sigorta ettiren ayrıca rizikonun ve tazminatın belirlenmesi için gerekli bilgi ve belgeleri makul sürede vermekle yükümlüdür (m. 1447/1). İhbarın ayrıntısı sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi yazısında da ele alınmıştır.

Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir…

TTK m. 1446 güncel kanun metni →

Kaptanın Kusuru, İhmal ve Kast

TTK m. 1429/1’e göre sigortacı, aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının ve fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin eder. Tekneyi kullanan kaptanın ya da tekne sahibinin dikkatsizliği bu nedenle ödemeyi kural olarak engellemez. Poliçe, ihmalin belirli türlerini kapsam dışında bırakmış olabilir; bu durumda şartın metni ve koşulları incelenmelidir. Sigorta ettiren, sigortalı ya da tazminat sağlamak amacıyla bunların fiillerinden sorumlu oldukları kişiler rizikoya kasten sebep olmuşsa sigortacı tazminat borcundan kurtulur. Sigortacı bu durumda aldığı primleri de geri vermez. Kasta ilişkin bu kural m. 1452/1 uyarınca sözleşmeyle değiştirilemez.

Denize Elverişsizlik, Ehliyet ve Bakım Şartları

Ret yazılarında teknenin bakımsız olduğu, denize elverişli olmadığı ya da yetkisiz kişi tarafından kullanıldığı ileri sürülebilir. TTK m. 932/1, esas kısımları bakımından yolculuğun yapılacağı sudan ileri gelen tehlikelere (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) karşı koyabilecek gemiyi denize elverişli sayar. Bu tür gerekçeler kanunda tekne sigortası için ayrıca düzenlenmemiştir; dayanağı poliçe şartlarında aranır. Önce şartın poliçede nasıl kurulduğuna bakılır.

TTK m. 1449/1, kanundaki özel düzenlemeleri saklı tutar. Bunlar dışında, sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün ihlalinde kusur bulunmuyorsa, sigortacının sözleşmeyi feshederek ifadan kurtulmasına ilişkin hükümler sonuç doğurmaz. İhlal rizikonun gerçekleşmesine ve sigortacının edimine etki etmemişse sigortacı sözleşmeyi feshedemez (m. 1449/3). Kusurlu ihlalde fesih hakkı, durumun öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde kullanılmazsa düşer (m. 1449/2). Bu kurallar, bakım ya da ehliyet şartı poliçede sigorta ettirenin yükümlülüğü olarak kurulmuşsa uygulanır. Şart teminat dışı bir hâl olarak kurulmuşsa, istisnanın koşullarını ispat yükü sigortacıdadır (m. 1409/2). Böyle bir istisnada kusur ve illiyet aranıp aranmayacağı konusunda kanun ayrı bir hüküm içermez; şartın metnine ve somut olaya göre değerlendirilir.

Bakımsızlık iddiası bazen malın ayıbına dayandırılır. TTK m. 1453/2, sigortalı malın ayıbından doğan hasarı aksine sözleşme yoksa kapsam dışında tutar. Ancak ayıp ile dış bir olayın birlikte etkili olduğu durumlarda sonuç, somut olaya ve zararın hangi sebepten doğduğuna göre belirlenebilir. Bu belirleme çoğu zaman teknik bir inceleme ve bilirkişi raporu gerektirir.

Prim Ödenmediği İçin Sona Erme İddiası

TTK m. 1421/1’e göre aksine sözleşme yoksa sigortacının sorumluluğu primin ya da ilk taksidin ödenmesiyle başlar. İlk taksit ya da bir defada ödenecek prim zamanında ödenmezse sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece vadeden itibaren üç ay içinde sözleşmeden cayabilir (m. 1434/2). İzleyen taksitlerde ise sigortacı, noter aracılığıyla ya da iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek ihtar eder (m. 1434/3). Bu süre sonunda borç ödenmemişse sözleşme feshedilmiş olur. İlk primde ise prim alacağı muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava ya da takiple istenmezse sözleşmeden cayılmış sayılır. Usulüne uygun ihtar yapılmadan sözleşmenin sona erdiği iddiası tartışmaya açıktır.

Tekne Sigortası Ödemiyor: Tekne Satıldıysa ya da İpotekliyse

TTK m. 1470’e göre sigorta edilen menfaatin sahibinin değişmesi hâlinde, aksine sözleşme yoksa sigorta ilişkisi sona erer. Satıştan sonra gerçekleşen bir hasarda yeni malik, eski malikin poliçesine dayanamayabilir. Poliçede menfaat sahibinin değişmesine rağmen sigortanın devam edeceği kararlaştırılmışsa sonuç değişir.

Kredili teknelerde gemi ipoteği önem taşır. TTK m. 1022/1’e göre gemi ipoteği, malikin menfaatinin sigorta ettirilmiş olması hâlinde sigorta tazminatını da kapsar. Sigortacı, gemi siciline kayıtlı ipoteği bilmediğini ileri süremez (m. 1022/3). Zarar ipotekli alacaklıya bildirilmiş ve bildirimden itibaren iki hafta geçmişse, sigortacı tazminatı sigortalıya ödeyerek alacaklıya karşı da kurtulur. Bu süre dolana kadar alacaklı, sigortacıya karşı ödemeye itiraz edebilir. TTK m. 1027/1’e göre sigortacı, sigorta ettirenin fiili yüzünden borcundan kurtulsa bile ipotekli alacaklıya karşı borcu sürer. Prim ödenmemesi, teknenin denize ya da yola elverişsiz hâlde yola çıkması ve bildirilen ya da mutat rotadan ayrılma hâllerinde bu koruma uygulanmaz (m. 1027/2). Bu hâllerin sigortacıyı borçtan kurtarıp kurtarmadığı ise sözleşmeye ve kanunun genel hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.

Gemi ipoteğinin kapsamına giren hususlarla ilgili olarak malikin menfaatinin, malik veya onun lehine bir başkası tarafından sigorta ettirilmiş olması…

TTK m. 1022 güncel kanun metni →

Tekne Sigortası Ödemiyor mu, Ödemeyi mi Geciktiriyor?

Ret ile gecikme farklı hukuki sonuçlara bağlıdır. TTK m. 1427/2’ye göre tazminat, rizikonun gerçekleşmesi ve belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra araştırmalar bitince muaccel olur. Her hâlükârda m. 1446’ya göre yapılan ihbardan kırk beş gün sonra borç muaccel olur. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusur nedeniyle inceleme gecikmişse bu süre işlemez. Araştırmalar ihbardan itibaren üç ay içinde tamamlanamazsa sigortacı, hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak öder (m. 1427/3). Avansın tutarı tarafların mutabakatıyla ya da anlaşmazlıkta mahkemece yaptırılacak ön ekspertizle belirlenir.

Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir…

TTK m. 1427 güncel kanun metni →

Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmadan temerrüde düşer (m. 1427/4). Sigortacının temerrüt faizinden kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir (m. 1427/5). Uygulanacak faiz türü ticari faiz, gecikme faizi ve avans faizi yazısında anlatılmıştır. Sigortacılık Kanunu m. 32/3’e göre sigorta şirketleri, iyiniyet kurallarına aykırı olarak tazminatın ödenmesini geciktiremez.

Tekne Sigortası Ödemiyor: Sigorta Tahkim Komisyonu ve Diğer Yollar

Sigortacılık Kanunu m. 30/1, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonunu düzenler. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişi, sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden yararlanabilir. Sigortacının sisteme üye olup olmadığı bu nedenle başvurudan önce kontrol edilmelidir. Komisyona gidebilmek için sigortacıya başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır (m. 30/13). Sigortacının başvurudan itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de başvuru için yeterlidir.

Mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlık için Komisyona başvuru yapılamaz (m. 30/14). Hakemler kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir (m. 30/15). Görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeleri gerekir; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür (m. 30/16). Kararın kesinliği, itiraz ve temyiz imkânı uyuşmazlık tutarına göre değişir; güncel sınırlar başvuru sırasında kontrol edilmelidir. İtiraz yolu açık kararlara, kararın Komisyonca bildiriminden itibaren on gün içinde Komisyon nezdinde itiraz edilebilir (m. 30/12). İtiraz için başvuru ücretinin yatırılması şarttır. Süresinde itiraz edilmezse karar kesinleşir. Sigortalı tüketiciyse, belirli tutarın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur (TKHK m. 68/1).

Görevli ve Yetkili Mahkeme

TTK m. 4/1’e göre bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır. Sigorta sözleşmesi TTK’da düzenlendiği için tekne sigortası uyuşmazlığı kural olarak bu kapsama girer. TTK m. 5/1’e göre aksine hüküm bulunmadıkça ticari davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. TTK m. 5/2, birden çok asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde HSK’ya, bunlardan birini deniz ticareti ve deniz sigortası davalarıyla görevlendirme yetkisi verir. Böyle bir ihtisas mahkemesi bulunan yerlerde dava o mahkemede görülür.

Teknesini kişisel amaçla kullanan ve yat sigortası yaptıran sigortalı ise tüketici sayılabilir. TKHK m. 3, sigorta sözleşmelerini tüketici işlemi tanımı içinde sayar. TKHK m. 73/1’e göre tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. TTK m. 5/1, asliye ticaret mahkemesinin görevini aksine hüküm bulunmamasına bağlar. TKHK m. 73’ün tekne sigortasında bu anlamda aksine hüküm sayılıp sayılmayacağı somut olaya göre değerlendirilir. Görev konusunda tereddüt varsa dava açmadan önce bu nokta ayrıca değerlendirilmelidir. Yetki bakımından HMK m. 6 davalının yerleşim yeri mahkemesini genel yetkili kılar. Sözleşmeden doğan dava, HMK m. 10 uyarınca ifa yerinde de açılabilir. Sigortacının şubesinin işlemlerinden doğan davada şube yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 14/1). Tüketici davası, tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (TKHK m. 73/5).

HMK m. 15/1, zarar sigortalarında koşullarına göre malın bulunduğu ya da rizikonun gerçekleştiği yer mahkemesini de yetkili kılar. Ancak bu hüküm deniz sigortalarından doğan davalarda uygulanmaz (HMK m. 15/3). Tekne sigortasının bu anlamda deniz sigortası sayılıp sayılmadığı somut olaya göre değerlendirilir. Bu nedenle dava yeri seçilirken yukarıdaki genel ve özel yetki kurallarının esas alınması güvenli olur.

Arabuluculuk Dava Şartı mı?

Asliye ticaret mahkemesinde görülecek bir tekne sigortası ödemiyor uyuşmazlığında TTK m. 5/A/1 uygulanır. Bu hükme göre konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Sigorta tazminatı talebi bir miktar paraya ilişkin olduğundan bu kapsama girer. Dava tüketici mahkemesinde görülecekse TKHK m. 73/A/1 uygulanır. Bu hüküm de arabulucuya başvuruyu dava şartı sayar; tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ise istisnalar arasındadır. 6325 sayılı Kanun m. 18/A/15’e göre arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ise mahkeme yolundan ayrı bir seçimdir ve dava şartı değildir.

Tekne Sigortası Ödemiyor ise Dava Kime Karşı Açılır?

Davalı, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketidir. Sigorta acentesi sözleşmenin tarafı değildir; ancak TTK m. 1416/1’e göre sigorta ettirenin bildirimleri sözleşmeye aracılık eden acenteye de yapılabilir. Poliçe başkası lehine yapılmışsa, sözleşmeden doğan haklar sigortalıya aittir ve sigortalı tazminatı dava edebilir (m. 1454/1). Reasürans şirketine karşı ise doğrudan dava açılamaz (m. 1403/2). Teknede gemi ipoteği varsa ipotekli alacaklının hakları da hesaba katılmalıdır; tazminatın kime ödeneceği m. 1022 ve devamı hükümleri gözetilerek belirlenir. Gemi ipoteği dışındaki sınırlı ayni haklarda ise TTK m. 1456 uygulanır. Bu hükme göre ayni hak sigortacıya bildirilmişse, sicille alenileşmişse ya da sigortacı bunu biliyorsa, hak sahiplerinin izni olmadan tazminat sigortalıya ödenemez (m. 1456/2). Tazminat, malın tamiri amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla sigortalıya ödenebilir.

Tekne Sigortası Ödemiyor: Talepler ve Dayanakları

Talep Kim ister / kime karşı Dayanak Şart Süre Sonuç
Sigorta tazminatı Sigortalı; sigortacıya karşı (ipotek varsa m. 1022 saklı) TTK m. 1409, 1459, 1461 Poliçedeki rizikonun gerçekleşmesi; istisnanın ispatı sigortacıda Muacceliyetten iki yıl; her durumda rizikodan altı yıl (m. 1420) Zarar, sigorta bedeli sınırında ödenir; eksik sigortada oranlı
Zararı önleme ve kurtarma giderleri Sigorta ettiren; sigortacıya karşı TTK m. 1448/3-4 Makul gider; faydasız kalsa da m. 1420 Tazminattan ayrı ödenir; istemle avans verilir
Hasar tespit giderleri Sigorta ettiren, sigortalı; sigortacıya karşı TTK m. 1426 Rizikonun ve tazminatın belirlenmesi için makul gider m. 1420 Sigortacı öder; eksik sigortada oranlı
Avans Sigortalı; sigortacıya karşı TTK m. 1427/3 Araştırmanın ihbardan itibaren üç ayda bitmemesi Üç ayın dolmasından sonra Hasarın en az yüzde ellisi; ön ekspertiz mahkemece yaptırılabilir
Temerrüt faizi Sigortalı; sigortacıya karşı TTK m. 1427/4-5 Borcun muaccel olması İhtar gerekmez Faizden kurtulma şartı geçersiz

Zamanaşımı ve Adli Tatil

TTK m. 1420/1’e göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Sigorta tazminatına ilişkin istemler, m. 1482 saklı kalmak üzere her durumda rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İki süre birbirinden bağımsız işler ve hangisi önce dolarsa istem zamanaşımına uğramış olur. Muacceliyet, m. 1427/2 uyarınca belirlendiği için ihbar tarihinin belgelenmesi süre hesabında da önem taşır. TTK m. 1452/2 uyarınca m. 1420’ye aykırı sözleşme şartları geçersizdir. İki sürenin ayrıntısı TTK m. 1420 sigortada zamanaşımı sayfasında yer alır.

Tekne sigortası ödemiyor uyuşmazlığında arabulucuya başvurulmuşsa, başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur. Sigorta tazminatı davası adli tatilde görülen işler arasında sayılmaz; delil tespiti gibi geçici koruma talepleri ise adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-a). HMK m. 104’teki bir haftalık uzama, HMK’nın tayin ettiği süreler içindir. TTK m. 1420’deki zamanaşımı süresinin hesabında bu uzamaya güvenilmemelidir.

Komisyona başvurunun zamanaşımına etkisi, Sigortacılık Kanunu m. 30’da ayrıca düzenlenmez. TBK m. 154’ün 2 numaralı bendi, hakeme başvuruyu zamanaşımını kesen sebepler arasında sayar. Komisyon başvurusunun bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği somut olaya göre belirlenir. Hakemler dört ay içinde karar vermezse uyuşmazlık mahkemede çözülür. Bu nedenle Komisyon yolunda da TTK m. 1420’deki sürelerin izlenmesi ve en kısa sürenin esas alınması güvenli olur.

Geçici Koruma: Delil Tespiti, Bilirkişi Tayini ve İhtiyati Haciz

Tekne onarılmadan ya da batık çıkarılmadan önce hasarın durumu belgelenmelidir. HMK m. 400’e göre ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın tespiti için keşif ya da bilirkişi incelemesi istenebilir. Deniz sigortaları bakımından özel bir yol da vardır. HMK m. 382/2-e-13, denizcilik rizikolarına karşı sigortalarda zararın ve kapsamının belirlenmesi için bilirkişi tayinini çekişmesiz yargı işi olarak sayar. TTK m. 1427/3 ise avansın belirlenmesi için mahkemece ön ekspertiz yaptırılmasını öngörür.

Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır: a) İlgililer…

HMK m. 382 güncel kanun metni →

Muaccel hâle gelen tazminat alacağı için İİK m. 257’deki şartlarla ihtiyati haciz istenebilir. Hüküm, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunu arar. Genel şartlar ihtiyati haciz şartları, itiraz ve süreler yazısında anlatılmıştır. Geçici koruma talepleri, TTK m. 5/A’da sayılan davalar arasında yer almaz.

Tekne Sigortası Ödemiyor İddiası Hangi Delillerle İspatlanır?

Tekne sigortası ödemiyor iddiasında temel belge, tekne kaskosu poliçesidir. TTK m. 1425/1’e göre poliçe, tarafların haklarını, genel ve varsa özel şartları içerir. Poliçeyle birlikte teklifname, sigortacının sorduğu soruların listesi ve aydınlatma belgesi de saklanmalıdır. TTK m. 1423/2’ye göre aydınlatma açıklamasının verildiğini ispat yükü sigortacıya aittir. Teklifname ile poliçe arasında sigorta ettiren aleyhine farklılık varsa, teklifnameden değişik aleyhe hükümler geçersizdir (m. 1425/2).

Hasarın ispatında hava ve deniz durumuna ilişkin kayıtlar, liman ya da marina yönetiminin olay kayıtları, fotoğraf ve görüntüler kullanılabilir. HMK m. 199, elektronik ortamdaki verileri de belge sayar. Ekspertiz raporu, onarım teklifleri ve faturalar zararın miktarını gösterir. Kaptanın ehliyeti, teknenin ruhsatı ve sicil kaydı, poliçedeki şartlara uygunluğun ispatında kullanılır. Teknik nedenler tartışmalıysa mahkeme bilirkişiye başvurur. Bilirkişi teknik görüş verir; hasarın teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin hukuki nitelendirme mahkemeye aittir.

Harç ve Dava Değeri

Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları, değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Sigorta tazminatı davası bir miktar paraya ilişkin olduğundan kural olarak nispi harca tabidir. Kanunun 16. maddesine göre değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur. Dava tüketici mahkemesinde tüketici tarafından açılıyorsa TKHK m. 73/2’deki harç muafiyeti gündeme gelir. Bu yazıda harç tutarı verilmemiştir; dava açılırken güncel tarifeye bakılmalıdır.

Sigortacının Rücu Hakkı ve Karşı Tekneye Başvuru

Hasara başka bir teknenin çarpması yol açmışsa iki ayrı ilişki doğar. Sigortalı, kendi sigortacısından poliçeye göre tazminat isteyebilir. TTK m. 1472/1’e göre sigortacı, tazminatı ödediğinde ödediği tutar kadar sigortalının sorumlulara karşı haklarına halef olur. Sigortalı, sigortacıya geçen hakları ihlal edecek biçimde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur (m. 1472/2). Bu yüzden karşı tarafla sigortacının bilgisi dışında ibra ya da sulh yapılması risklidir. TTK m. 1448/1 de sigorta ettirene, sigortacının rücu haklarını korumak için önlem alma yükümlülüğü yükler. Çarpan tekneye karşı açılacak tazminat davası ayrı bir yazının konusudur.

Sonuç

Türk Ticaret Kanunu’nda deniz sigortalarına ayrılmış bir bölüm yoktur. Tekne kaskosu ve yat sigortasının tekne hasarını karşılayan teminatı, sigorta genel hükümleri ile mal sigortası hükümlerine ve poliçe şartlarına tabidir. Sigortalı açısından tekne sigortası ödemiyor ise önce ret gerekçesinin kanundaki karşılığı bulunmalıdır. Teminat dışında kalma iddiasının ispatı sigortacıdadır.

Beyan ihlali, riziko ağırlaşması ve geç ihbar, kural olarak kusurun derecesine ve zararla bağlantısına göre indirim sonucunu doğurur. Kast ve zararla bağlantı birlikte varsa ödeme borcu ortadan kalkabilir. Bakım, ehliyet gibi şartlar sigorta ettirenin yükümlülüğü olarak kurulmuşsa, ihlalde kural olarak kusur ve illiyet aranır. Tekne batması hâlinde makul kurtarma giderleri tazminattan ayrı ödenir. Satış sigorta ilişkisini kural olarak sona erdirir; gemi ipoteği ise tazminatı kapsar. Tazminat kural olarak araştırmalar bitince, bunlar uzasa bile ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur; üç ayda bitmeyen araştırmada avans istenebilir. Sigortacı tahkim sistemine üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonu ile mahkeme arasında seçim yapılabilir. Mahkeme yolunda arabuluculuk kural olarak dava şartıdır. Zamanaşımında iki yıllık ve altı yıllık süreler birlikte izlenmelidir. Hasarın belgelenmesi için delil tespiti ve denizcilik rizikolarına özgü bilirkişi tayini yolu kullanılabilir.

Sık Sorulan Sorular

Tekne sigortası ödemiyor ise nereye başvurulur?

Önce sigortacıya yazılı başvuru yapılır ve cevabı belgelenir. Sigortacı tahkim sistemine üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir (Sigortacılık K. m. 30). Mahkeme yolunda dava açmadan önce arabulucuya başvuru kural olarak dava şartıdır. Görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir; sigortalı tüketiciyse tüketici mahkemesinin görevi ayrıca değerlendirilmelidir.

Tekne batması sigorta kapsamında mıdır?

Kapsam poliçenin genel ve özel şartlarına göre belirlenir. Batma poliçede güvence altına alınmış bir rizikoysa sigortacı zararı sigorta bedeli sınırında öder. Bir istisnaya dayanılıyorsa istisnanın ispatı sigortacıya aittir (TTK m. 1409/2). Kurtarma için yapılan makul giderler de tazminattan ayrı ödenir.

Hasarı geç bildirirsem sigorta hiç ödemez mi?

TTK m. 1446’ya göre geç bildirim, tazminatta artışa yol açmışsa kusurun ağırlığına göre indirim sonucunu doğurur. Geç bildirim tek başına tazminatın tamamını kaybettirmez. Sigortacı rizikoyu daha önce fiilen öğrenmişse indirimden yararlanamaz.

Tekne satılınca sigorta devam eder mi?

TTK m. 1470’e göre sigorta edilen menfaatin sahibi değişirse, aksine sözleşme yoksa sigorta ilişkisi sona erer. Poliçede aksine bir hüküm yoksa yeni malikin kendi sigortasını yaptırması gerekir.

Tekne sigortasında dava açma süresi ne kadardır?

TTK m. 1420’ye göre istemler alacağın muaccel olmasından itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Tazminat istemleri her durumda rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçince zamanaşımına uğrar. Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı durur.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.