Taşınma günü dolabın kapağı kopmuş, televizyon ekranı çatlamış ya da cam sehpa parçalanmış olabilir. Eşyalar yeni eve indirilirken akla gelen ilk soru çoğu zaman şudur: nakliyeci eşyamı kırdı, şimdi ne yapmalıyım? Evden eve nakliyat hasar uyuşmazlıklarında Türk Ticaret Kanunu, taşınma eşyası için genel taşıma kurallarından ayrılan özel hükümler koyar. Bunların en önemlisi, taşımada hasar ihbar süresi kısadır ve kaçırılırsa istem hakları sona erebilir. Taşıyıcının sorumluluğu da kanunda bir üst sınıra bağlanmıştır. Bu yüzden nakliyat sigortası yaptırılıp yaptırılmadığı, alınabilecek tutarı doğrudan etkileyebilir. Bu yazı taşıyıcının sorumluluğunu, sınırın kalktığı hâlleri, bildirim süresini, sigortayı ve başvuru yollarını kanun metni üzerinden anlatıyor.
Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TTK, TKHK, HMK ve İİK metinlerini kapsadı. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile Harçlar Kanunu da aynı tarihli metinlerden okundu.
Nakliyeci Eşyamı Kırdı: Hangi Kanun Uygulanır?
Ev eşyasının bir adresten diğerine taşınması, Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma işlerine ilişkin Dördüncü Kitabında ayrıca düzenlenir. TTK m. 894’e göre bir evden, bürodan veya benzeri bir yerden alınıp benzeri bir yere taşınan eşya “taşınma eşyası”dır. Konusu taşınma eşyası olan sözleşmeye önce bu bölümün özel hükümleri uygulanır. Özel hüküm yoksa ve milletlerarası bir sözleşme aksini öngörmüyorsa taşıma işlerinin genel hükümleri devreye girer. Dolayısıyla nakliyeci eşyamı kırdı diyen kişinin ilk bakacağı yer, TTK m. 894 ile m. 901 arasındaki maddelerdir. Bu maddelerin tamamı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu resmî metni içinde yer alır.
TTK m. 894 güncel kanun metni →
Taşıma işleri kanunda ticari işletme faaliyeti olarak nitelendirilir (TTK m. 850/3). Taşımayı arızi olarak üstlenen kişi hakkında da bu hükümler, uygun düştükleri ölçüde uygulanır (TTK m. 851). Okurun kendi evini taşıttığı durumda ise bir başka nitelendirme daha gerekir. TKHK m. 3/1-l, tüketici işlemi tanımına taşıma sözleşmelerini de açıkça dahil eder. Ticari amaçla hareket eden bir taşıma firması ile ev eşyasını taşıtan kişi arasındaki sözleşme bu nedenle tüketici işlemi niteliği taşıyabilir. İşyeri ya da büro taşıması ise gönderenin tacir olup olmadığına göre farklı sonuç doğurur; bu ayrım mahkeme ve arabuluculuk bölümlerinde önem kazanır.
Kargo gönderilerine uygulanan genel taşıyıcı sorumluluğu, sitemizdeki kayıp kargo ve taşıyıcının sorumluluğu yazısında ayrıntılı anlatılmıştır. Bu yazı ise genel kurallardan yalnız ev taşımasını etkileyen kısımları ve taşınma eşyasına özgü farkları ele alıyor.
Evden Eve Taşımada Nakliyecinin Yükümlülükleri
Taşınma eşyası taşımasında taşıyıcının işi, eşyayı bir araçla götürmekten ibaret değildir. TTK m. 895/1’e göre taşıyıcının yükümlülükleri mobilyaların sökülmesini ve kurulmasını da kapsar. Taşınma eşyasının yüklenip boşaltılması da taşıyıcıya aittir. Genel eşya taşımasında yükleme ve boşaltma kural olarak gönderene düşer (TTK m. 863/1); taşınma eşyasında bu kural tersine döner. Dolayısıyla merdivende düşürülen bir koltuk ya da sökülürken kırılan bir gardırop da taşıyıcının yükümlülük alanına girer. Bu nedenle evden eve nakliyat hasar iddiaları yalnız araç içindeki olaylarla sınırlı değildir; söküm ve taşıma aşamalarındaki zararlar da bu kapsama girer.
Gönderen tüketici ise yükümlülük daha da genişler. TTK m. 895/2’ye göre bu durumda eşyanın ambalajlanması ve işaretlenmesi gibi taşımaya ilişkin diğer işler de taşıyıcıya aittir. Kanun, m. 864/5’te tüketiciyi sözleşmeyi ticari veya mesleki faaliyetiyle ilgili olmayan bir amaçla yapan kişi olarak tanımlar. Kendi ev eşyasını taşıtan kişi bu tanıma çoğu zaman girer. Ambalaj işinin kime ait olduğu, aşağıda anlatılan sorumluluktan kurtulma sebeplerinde belirleyici olabilir.
Sözleşmenin kurulması için yazılı belge şart değildir. TTK m. 896/1’e göre gönderen, taşınma eşyasında taşıma senedi düzenlemekle yükümlü değildir. Taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile tarafların birbirine uygun iradeleriyle taşıma sözleşmesi kurulur (TTK m. 856/2). Eşyanın taşıyıcıya teslimi de sözleşmenin varlığına karinedir. Bununla birlikte gönderen, taşıma senedi yoksa taşıyıcıdan eşya ve taşıma hakkında yeterli bilgileri içeren bir yük senedi isteyebilir (TTK m. 859). Ev taşımasında eşya listesini ve yükleme anındaki durumu gösteren böyle bir belge, sonraki uyuşmazlıkta önemli bir delil olur.
Nakliyeci Eşyamı Kırdı: Sorumluluk Ne Zaman Başlar?
Taşıyıcı, eşyayı taşınmak üzere teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar geçen sürede eşyanın zıyaından, hasarından ve teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Bu kural TTK m. 875/1’de yer alır ve taşınma eşyasına da uygulanır. Zararın oluşmasına gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuş olabilir. Bu durumda tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır (m. 875/2). Hükmün tam metni TTK m. 875 taşıyıcının zıya ve hasardan sorumluluğu sayfasında okunabilir.
Bu sorumluluk kusura bağlı olarak kurulmamıştır. Sorumluluktan kurtulmak için taşıyıcı, zararın en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden doğduğunu ispat etmelidir (TTK m. 876). Taşıyıcı, kendi çalışanlarının ve taşımada yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden de kendi fiili gibi sorumludur (TTK m. 879). Hamallık işini başka bir ekibe gördüren firma, o ekibin kırdığı eşyadan bu hüküm uyarınca sorumlu tutulabilir.
Sözleşmeyi yapan firma, taşımayı kısmen ya da tamamen başka bir firmaya yaptırabilir. TTK m. 888’e göre taşımayı fiilen yapan üçüncü kişi, kendi yaptığı taşıma sırasında doğan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcı müteselsilen sorumludur (m. 888/3). Asıl taşıyıcının sorumluluğu genişleten anlaşmaları ise fiili taşıyıcıyı, onları yazılı olarak kabul etmişse bağlar (m. 888/1). Fiili taşıyıcının durumu TTK m. 888 fiili taşıyıcının sorumluluğu sayfasında ayrıca anlatılmıştır.
Nakliyecinin Sorumluluktan Kurtulma Sebepleri
Taşınma eşyasında m. 878’deki özel kurtuluş hâlleri yerine TTK m. 898 uygulanır. Hüküm, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran sebepleri tek tek sayar. İlki değerli maden, taş, mücevher, posta pulu, madeni para, belge veya kıymetli evrak taşınmasıdır. Gönderenin yaptığı paketlemenin veya etiketlemenin yetersizliği de bir kurtuluş sebebidir. Eşyanın gönderen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması da aynı sonucu doğurur. Taşıyıcı tarafından ambalajlanmamış eşyanın taşınması da bu sebepler arasındadır.
TTK m. 898 güncel kanun metni →
Hükmün devamında üç sebep daha sayılır. Taşıyıcı muhtemel hasar tehlikesine karşı göndereni önceden uyarmış olabilir. Buna rağmen gönderenin ısrarıyla, büyüklüğü ve ağırlığı itibarıyla yükleme ve boşaltma yerindeki şartlara uygun olmayan eşya yüklenmiş veya boşaltılmış olabilir. Canlı hayvan veya bitki taşınmış olabilir. Son olarak eşya, doğal veya ayıplı yapısı nedeniyle kırılma, işlev bozukluğu, paslanma veya sızma gibi sebeplerle kolayca zarar görebilecek nitelikte olabilir. Zararın bu tehlikelerden doğmuş olabileceği durumlarda, zararın o tehlikeden doğduğu varsayılır (m. 898/2).
Bu karine taşıyıcı lehine güçlü bir araçtır, ancak kanun ona bir şart bağlar. TTK m. 898/3’e göre taşıyıcı bu sebeplere ancak durum ve şartlara göre üzerine düşeni yapmış, tüm önlemleri almış ve talimatlara uymuşsa dayanabilir. Örneğin cam sehpanın kırıldığı bir olayda taşıyıcı camın kolay kırılan bir eşya olduğunu ileri sürebilir. Sehpa uygun biçimde sarılmamış ya da araçta sabitlenmemişse bu savunmanın kabulü güçleşebilir. Ayrıca gönderen tüketiciyse ambalajlama taşıyıcının işidir (m. 895/2). Bu durumda “paketleme yetersizdi” savunması, paketlemeyi kimin yaptığına göre değerlendirilir.
Nakliyeci Eşyamı Kırdı: Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Taşıyıcının ödeyeceği tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Hasar hâlinde TTK m. 880/2, eşyanın o andaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tazmin edileceğini öngörür. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların bu farkı karşıladığı da karine olarak kabul edilir. Değer, piyasa fiyatına, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre belirlenir (m. 880/3). Kullanılmış bir mobilyada esas alınan değer, yeni ürün bedeli değil teslim anındaki değerdir; bu nedenle yıpranma payı tartışılabilir. Eşyanın yaşı ve kullanım durumu da evden eve nakliyat hasar hesabında önem taşır.
Taşıyıcı, değer farkından başka zararın saptanması için yapılması zorunlu giderleri de öder (TTK m. 881). Ekspertiz ücreti bu kapsamda düşünülebilir. TTK m. 883’e göre taşıyıcı, sorumlu olduğu hasar hâlinde taşıma ücretini ve taşıma nedeniyle doğan diğer giderleri de hasarla orantılı olarak karşılar. Aynı hüküm “başkaca zararlar karşılanmaz” der. Hasar nedeniyle yapılan otel gideri gibi dolaylı zararlar bu yüzden kural olarak bu rejimde istenemeyebilir.
Taşınma Eşyasında Sorumluluk Sınırı
Genel eşya taşımasında sınır, gönderinin ağırlığı üzerinden hesaplanır (TTK m. 882/1-2). Taşınma eşyasında ise kanun farklı bir ölçü seçmiştir. TTK m. 899’a göre zıya veya hasar sebebiyle taşıyıcının sorumluluğu, sözleşmenin ifası için gerekli yükleme hacminin metreküpü başına 1.500 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Örneğin taşıma için 30 metreküp yükleme hacmi gerekmişse sınır 45.000 Özel Çekme Hakkıdır. Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya kararlaştırılan başka bir tarihteki Merkez Bankası değeriyle Türk lirasına çevrilir (m. 882/4).
TTK m. 899 güncel kanun metni →
Sınır, kırılan tek bir eşyanın değerini değil bütün taşımaya ilişkin tazminatın üst tutarını belirler. Pahalı bir piyano ya da antika bir eşya taşıtılıyorsa, sınır gerçek zararın altında kalabilir. Bu riski azaltmanın iki yolu vardır: taşıyıcıyla sorumluluğu genişleten bir anlaşma yapmak ya da eşyayı sigorta ettirmek. Kanun, sorumluluğu önceden hafifleten ya da kaldıran sözleşme hükümlerini ise geçersiz sayar (TTK m. 854). Bu kural genel işlem şartlarına, biletlere ve tarifelere de uygulanır.
Sınırın Kalktığı Hâller
İlk istisna kast ve pervasızlıktır. TTK m. 886’ya göre zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve zararın doğması ihtimalinin bilinciyle sebep olduğu ispat edilen taşıyıcı, kurtuluş hâllerinden ve sınırlamalardan yararlanamaz. Aynı sonuç taşıyıcının çalışanları ve taşımada yararlandığı kişiler için de geçerlidir. Kanun bu hâlin “ispat edilmesini” aradığından ispat yükü kural olarak onu ileri süren taraftadır. Hükmün metni TTK m. 886 sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı sayfasında yer alır.
İkinci istisna yalnız tüketiciyi korur ve ev taşımasında büyük önem taşır. TTK m. 901/1-a’ya göre gönderen tüketici ise taşıyıcı, sözleşme yapılırken onu sorumluluk hükümleri hakkında bilgilendirmek zorundadır. Aynı anda sorumluluğun genişletilmesi için sözleşme yapılması veya eşyanın sigorta ettirilmesi imkânlarına da işaret etmelidir. Bilgilendirme yapılmamışsa taşıyıcı m. 898 ve m. 899’a, ayrıca İkinci Kısımdaki kurtuluş hâllerine ve sınırlamalara dayanamaz. Bilgilendirmenin yazılı, kolayca okunabilir ve anlaşılabilir olması şarttır (m. 901/2).
TTK m. 901 güncel kanun metni →
Sözleşme yapılırken sorumluluk hükümleri ve genişletme ya da sigorta imkânı hakkında yazılı bilgilendirme yapmamış bir firma, kural olarak metreküp sınırını tüketiciye karşı ileri süremez. Bilgilendirmenin yapıldığını gösterebilmek, bu sınırdan yararlanmak isteyen taşıyıcının yararınadır. Teklif formunda, sözleşmede ya da mesajlarda bu bilgilendirmenin bulunup bulunmadığı bu nedenle dikkatle incelenmelidir.
Taşımada Hasar İhbar Süresi: Üç İş Günü ve On Dört Gün
Taşınma eşyası taşımasında en sık hak kaybı, bildirimin geç yapılmasından doğar. Bu yüzden nakliyeci eşyamı kırdı diyen kişinin ilk işi, bildirim süresini hesaplamaktır. Genel kurala göre açıkça görülen hasar en geç teslim anında, görünmeyen hasar ise teslimden sonra yedi gün içinde bildirilir (TTK m. 889/1-2). Genel kuralda bildirimin yapılmaması bir karine doğurur: eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği varsayılır. Taşınma eşyasında ise kanun bu iki fıkradan ayrılır ve daha ağır bir sonuç bağlar.
Taşınma Eşyasında Bildirim Süreleri
TTK m. 900’e göre hasar açıkça görülüyorsa en geç teslimi izleyen üç iş günü içinde taşıyıcıya bildirilmelidir. Hasar açıkça görünmüyorsa süre, teslimi izleyen on dört gündür. Bu sürelerde bildirim yapılmazsa zıya veya hasardan doğan istem hakları sona erer. Dolayısıyla taşımada hasar ihbar süresi geçtikten sonra yalnız ispat zorlaşmaz; istem hakkının kendisi ortadan kalkabilir. Bu sürenin zamanaşımından ayrı olduğu ve ona eklenmediği de unutulmamalıdır.
TTK m. 900 güncel kanun metni →
TTK m. 900 yalnız m. 889’un birinci ve ikinci fıkralarından ayrıldığı için, bildirimin biçimine ilişkin genel hükümler taşınma eşyasında da uygulanır (m. 894). TTK m. 889/4’e göre teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim telekomünikasyon araçlarıyla da yapılabilir ve bildirenin kimliği anlaşılıyorsa imza gerekmez. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. Teslim sırasında yapılan bildirimin ise eşyayı teslim eden kişiye yapılması yeterlidir (m. 889/5).
Taşımada hasar ihbar süresi konusunda da tüketiciye özel bir koruma vardır. TTK m. 901/1-b’ye göre taşıyıcı, en geç teslim sırasında zarar bildiriminin şeklini, süresini ve yapılmamasının sonuçlarını gönderilene bildirmemişse m. 900’e dayanamaz. Bu bilgilendirme de yazılı ve anlaşılır olmalıdır. Taşıyıcının m. 900’e dayanamadığı durumda hangi bildirim kuralının uygulanacağı konusunda Kanun ayrı bir hüküm içermez. Sonuç somut olaya göre değerlendirilir. Bu nedenle bildirimi, bilgilendirme yapılmamış olsa bile üç iş günü içinde göndermek güvenli yoldur.
Teslim Tutanağı ve Gecikme Bildirimi
Eşyalar indirilirken hasar görülürse ve kişi o anda nakliyeci eşyamı kırdı diye düşünüyorsa, en pratik adım bunu bir tutanağa yazdırmaktır. Kırılan eşya, hasarın yeri ve niteliği kısa ama açık biçimde belirtilmelidir. Taşıyıcının ekibi tutanağı imzalamaktan kaçınabilir. Böyle bir durumda tarihli fotoğraf ve video çekmek ispat için önemlidir. Aynı gün yazılı bildirim göndermek de süreyi güvenceye alır. Eşyanın hasarsız teslim alındığını belirten bir belge imzalanmadan önce koliler mümkün olduğunca açılıp kontrol edilmelidir.
Hasarı teslimde gören kişi, taşıma ücretini ödememeyi de düşünebilir. Kanuna göre taşıma ücreti eşyanın tesliminde ödenir (TTK m. 870/1). Taşıyıcının taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakları için eşya üzerinde hapis hakkı da vardır (TTK m. 891/1). Ücret ödenmezse taşıyıcının bu hakka dayanarak eşyayı alıkoyması gündeme gelebilir. Bu yüzden hasar talebini korumanın yolu ödemeyi durdurmak değil, süresinde yapılan bildirim ve tutanaktır.
Kutular içinde kalan ve sonradan fark edilen hasarlar açıkça görünmeyen hasar sayılabilir. Bunlar için on dört günlük süre işler, ancak hangi hasarın açık sayılacağı somut olaya göre değerlendirilir. Bu yüzden ilk günlerde kolilerin açılması güvenli olur. Eşyanın geç teslim edilmesi ayrı bir konudur. Gönderilen, teslim süresinin aşıldığını teslimden itibaren yirmi bir gün içinde bildirmezse gecikmeden doğan hakları sona erer (TTK m. 889/3).
Nakliyat Sigortası ve Taşıyıcının Sorumluluk Sigortası
Ev taşımasında iki farklı sigorta karıştırılır. Birincisi, eşyanın kendisini taşıma risklerine karşı güvenceye alan nakliyat sigortası, yani bir mal sigortasıdır. İkincisi ise taşıyıcının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu karşılayan sorumluluk sigortasıdır. İki sigortanın tarafı, kapsamı ve tazminatı kimin isteyeceği farklıdır. İncelenen kanun metinlerinde ev taşımasında bu sigortalardan birini zorunlu kılan bir hüküm bulunmamaktadır. Kapsam, muafiyet ve istisnaları poliçe ile ilgili genel şartlar belirler.
Nakliyat sigortası yaptırılmışsa sigortalı, hasarı önce kendi sigortacısına bildirir. TTK m. 1446’ya göre sigorta ettiren rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. Geç bildirim tazminatta artışa yol açmışsa kusurun ağırlığına göre indirim yapılabilir. TTK m. 1427/2’ye göre sigorta tazminatı, gerekli belgeler verilip araştırmalar bitince ve en geç ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusur incelemeyi geciktirmişse bu süre işlemez. Sigorta sözleşmesinden doğan istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar (TTK m. 1420/1). Sigorta tazminatına ilişkin istemler için ayrıca rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıllık bir üst süre vardır. Rizikonun bildirimine ilişkin ayrıntılar sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi yazısında incelenmiştir.
Nakliyat sigortası, taşıyıcıya karşı bildirim külfetini ortadan kaldırmaz. Sigortacı tazminatı ödediğinde, sigortalının taşıyıcıya karşı hakları ödediği tutar kadar sigortacıya geçer (TTK m. 1472/1). Sigortalı bu hakları zedeleyecek biçimde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur (m. 1472/2). Taşıyıcıya süresinde bildirim yapmamak, sigortacının rücu hakkını zayıflatabilir. Bu yüzden taşımada hasar ihbar süresi sigortalı eşyada da gözetilmelidir. Sigorta bedeli eşyanın değerinin altında kalmışsa, eksik sigortanın sonuçları için takseli, eksik ve aşkın sigorta yazısına bakılabilir.
Taşıyıcının Sorumluluk Sigortacısına Başvuru
Taşıyıcının bir sorumluluk sigortası varsa zarar gören, zararın sigorta bedeline kadar olan kısmını sigortacıdan doğrudan isteyebilir (TTK m. 1478). Bunun için talebin sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. TTK m. 1482’ye göre sorumluluk sigortacısına yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre ile m. 1420’deki süreler arasındaki ilişki somut olaya göre değerlendirilir; en kısa sürenin esas alınması güvenli olur. Bu imkân ayrıca taşıyıcının sorumlu olmasına ve poliçenin olayı kapsamasına bağlıdır. Sigortacı, sigortalının kasten gerçekleştirdiği olaydan doğan zarardan sorumlu olmaz (TTK m. 1477). Poliçenin varlığı ve kapsamı taşıyıcıdan yazılı olarak sorulabilir.
Nakliyeci Eşyamı Kırdı: Dava Açma Süresi Ne Kadar?
TTK m. 855/1’e göre taşıma işlerinde eşya zararından doğan istem hakları bir yılda zamanaşımına uğrar. Süre eşya taşımasında eşyanın gönderilene teslimiyle başlar (m. 855/2). Eşya tamamen zayi olmuşsa süre, teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işler. Taşıyıcının kastı veya pervasızca davranışıyla doğan zıya, hasar ve gecikmede ise zamanaşımı süresi üç yıldır (m. 855/5). Bu hükümler taşınma eşyasına da uygulanır.
TTK m. 855 güncel kanun metni →
İki süre birbirinden ayrı işler. Üç iş günü veya on dört günlük bildirim süresi, hakkın korunması için yerine getirilmesi gereken bir külfettir. Bir yıllık süre ise talebin dava yoluyla ileri sürülmesine ilişkin zamanaşımıdır. Bildirimin süresinde yapılması bir yıllık süreyi uzatmaz. TTK m. 855/4 ayrıca def’i imkânı tanır. Gönderen ya da gönderilen, hakkını bir yıl içinde m. 18/3’teki yollarla istemişse, bu hakkı süre geçtikten sonra da def’i olarak ileri sürebilir. Bu yollar noter, taahhütlü mektup, telgraf ve güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik postadır. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur (6325 sayılı Kanun m. 18/A/15).
Tüketici mevzuatında da bir süre vardır. TKHK m. 16’ya göre ayıplı hizmetten sorumluluk, kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre yoksa hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Taşınma eşyası hasarında TTK m. 855 ile TKHK m. 16 arasındaki ilişki konusunda Kanun ayrı bir hüküm içermez. Hangi sürenin uygulanacağı somut olaya göre değerlendirilir. Hak kaybı yaşamamak için kısa olan bir yıllık süreyi esas almak güvenli yoldur. Adli tatil de bu süreyi uzatmaz; HMK m. 104’teki uzama yalnız HMK’nın belirlediği süreler içindir.
Nakliyeci Eşyamı Kırdı: Hakem Heyeti mi, Mahkeme mi?
Gönderen tüketiciyse uyuşmazlık tüketici işleminden doğar. TKHK m. 73/1’e göre tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. TTK m. 4/1-a ise TTK’da öngörülen hususlardan doğan davaları, tarafların tacir olup olmadığına bakmadan ticari dava sayar. Taşıma hükümleri TTK’da yer aldığı için iki hüküm arasında görev sorunu doğabilir. Kanun, bu iki hükmün birlikte uygulanması konusunda ayrı bir hüküm içermez. Görev konusunda tereddüt varsa dava açmadan önce sözleşmenin tüketici işlemi niteliği ve görevli mahkeme ayrıca değerlendirilmelidir.
Tüketici işlemlerinde parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur (TKHK m. 68/1). Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için heyete başvuru yapılamaz. Bu sınır kanunda belirlenmiştir ve her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır (m. 68/4). Başvuru tüketicinin yerleşim yerindeki veya işlemin yapıldığı yerdeki heyete yapılabilir (m. 68/3). Heyet kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir (m. 70/3). Heyet süreci tüketici hakem heyeti zamanaşımı ve itiraz süresi yazısında ayrıntılı anlatılmıştır.
Büro veya işyeri taşınmasında gönderen tacir olabilir. Taşıyıcı ile tacir gönderen arasındaki uyuşmazlık ticari dava niteliği taşır. Bu durumda aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesi, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın görevlidir (TTK m. 5/1). Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararını gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder (m. 5/4). Kayıp kargo yazısında anlatılan görev ayrımı burada da aynı mantıkla işler.
Yetkili Mahkeme
Genel yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6). Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yerde de açılabilir (HMK m. 10). Taşıma uyuşmazlıklarında TTK m. 890/1 ayrıca malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesini de yetkili kılar. Tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (TKHK m. 73/5). Tüketici mahkemelerinin görev ve yetkisi TKHK m. 73’te düzenlenmiştir.
Arabuluculuk Dava Şartı mı?
Cevap uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. TKHK m. 73/A’ya göre tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ancak tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar ve heyet kararlarına itirazlar bu kuralın dışındadır. Yani parasal sınırın altındaki uyuşmazlıkta hakem heyetine, üzerindekinde tüketici mahkemesinde açılacak dava için önce arabulucuya gidilir. Arabuluculuk ücretinin kim tarafından karşılanacağı da aynı maddede ayrıca düzenlenmiştir (m. 73/A/3-4).
Gönderen tacir ise TTK m. 5/A uygulanır. Bu hükme göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Ticari dava niteliğindeki taşınma eşyası hasar tazminatı talebi bu tanıma girer. Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir (m. 5/A/2).
Nakliyeci Eşyamı Kırdı: Dava Kime Karşı Açılır?
Evden eve nakliyat hasar talebi kural olarak taşıma sözleşmesinin tarafı olan taşıyıcıya yöneltilir. Taşımayı başka bir firma fiilen yapmışsa, o firma da kendi taşıma kısmında doğan zarardan asıl taşıyıcıyla birlikte müteselsilen sorumludur (TTK m. 888/1, 888/3). TTK m. 890/2’ye göre fiili taşıyıcı, asıl taşıyıcının yerleşim yerinde de dava edilebilir. Asıl taşıyıcı için de fiili taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Taşıyıcının çalışanlarına sözleşme dışı sorumluluğa dayanılarak başvurulursa, onlar da taşıyıcıya tanınan kurtuluş sebeplerine ve sınırlara dayanabilir (TTK m. 887). Kast veya pervasızlık hâlinde bu imkân yoktur.
Davacı tarafta ise genellikle gönderen bulunur. Ev taşımasında gönderen ve gönderilen çoğu zaman aynı kişidir. Farklı kişilerse gönderilen de eşyanın hasarından doğan hakları taşıyıcıya karşı ileri sürebilir; gönderen de bu konuda yetkili kalmaya devam eder (TTK m. 871/1). Nakliyat sigortası tazminatını ödeyen sigortacı ise ödediği tutar kadar sigortalının yerine geçerek taşıyıcıya başvurabilir (TTK m. 1472). Taşıyıcının sorumluluk sigortacısına doğrudan başvuru ise m. 1478’in şartlarına bağlıdır.
Talep Kalemleri ve Dayanakları
Ev taşımasındaki hasar talepleri farklı maddelere ve farklı şartlara dayanır. Aşağıdaki tablo her talebi, dayanağını, şartını, süresini ve sonucunu birlikte gösterir.
| Talep | Kim ister / kime karşı | Dayanak | Şart | Süre | Sonuç |
|---|---|---|---|---|---|
| Hasar tazminatı | Gönderen veya gönderilen; asıl taşıyıcıya, taşımayı o yapmışsa fiili taşıyıcıya da | TTK m. 875, 880, 888, 894 | Hasarın teslim alma ile teslim arasında doğması; m. 898 kurtuluş sebebinin bulunmaması ya da taşıyıcının m. 898/3 şartlarını karşılamaması | Bildirim: açık hasarda üç iş günü, açık olmayanda on dört gün (m. 900; tüketicide m. 901/1-b saklı); zamanaşımı bir yıl, kast ve pervasızlıkta üç yıl (m. 855); tüketicide TKHK m. 16 ile ilişkisi kanunda düzenlenmemiştir, bir yıllık süreyi esas almak güvenlidir | Hasarsız ve hasarlı değer farkı; metreküp başına 1.500 Özel Çekme Hakkı sınırı (m. 899), m. 886 ve tüketicide m. 901/1-a hâlinde sınır uygulanmaz |
| Zarar saptama giderleri ve taşıma ücreti | Gönderen; taşıyıcıya karşı | TTK m. 881, 883 | Taşıyıcının hasardan sorumlu olması; giderin zorunlu olması | Hasar tazminatıyla aynı bildirim ve zamanaşımı süreleri | Saptama gideri ödenir; taşıma ücreti hasarla orantılı iade edilir; başka zararlar kural olarak karşılanmaz |
| Nakliyat sigortası tazminatı | Sigortalı; kendi sigortacısına | Poliçe ve genel şartlar; TTK m. 1427, 1446 | Rizikonun poliçe kapsamında olması; gecikmeksizin ihbar | İhbar gecikmeksizin; zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl, her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl (TTK m. 1420/1; muacceliyet m. 1427/2) | Poliçeye göre tazminat; sigortacı ödediği tutarda taşıyıcıya karşı halef olur (m. 1472) |
| Sorumluluk sigortacısına başvuru | Zarar gören; taşıyıcının sorumluluk sigortacısına | TTK m. 1473, 1478 | Taşıyıcının sorumlu olması ve poliçenin olayı kapsaması | Sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı içinde (m. 1478); sigortacıya yöneltilecek istemlerde sigorta konusu olaydan itibaren on yıl (m. 1482), m. 1420 ile ilişkisi somut olaya göre değerlendirilir | Sigorta bedeline kadar tazminat |
Ayıplı Hizmet Hükümlerine Dayanma
Tüketici, ayıplı hizmet hükümlerine de dayanmak isteyebilir. TKHK m. 15 ayıplı hizmette bedelden indirim, sözleşmeden dönme ve yeniden görülme gibi seçimlik haklar tanır. Bu hakların taşınma eşyası hasarında TTK’nın özel sorumluluk rejimiyle birlikte nasıl uygulanacağı ise kanunda ayrıca düzenlenmemiştir. Bu nedenle talebin hangi hukuki sebebe dayandırılacağı, dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.
Nakliyeci Eşyamı Kırdı Diyen Kişi Hangi Delillere Dayanır?
İlk delil, eşyanın taşımadan önceki durumunu gösteren kayıtlardır. HMK m. 199, fotoğraf, film, görüntü ve elektronik ortamdaki verileri de belge sayar. Taşıma öncesinde çekilen tarihli fotoğraflar, hasarın taşıma sırasında doğduğunu gösterebilir. İki tarafça imzalanmış bir taşıma senedi varsa, eşyanın teslim alındığında dış görünüşü bakımından iyi durumda olduğuna karine oluşturur (TTK m. 858/2). Taşıyıcı senede haklı bir çekince koymuşsa bu karine işlemez.
Teslim tutanağı, hasar bildiriminin yazılı örneği ve gönderim kaydı bildirim süresinin ispatı için saklanmalıdır. Eşyanın değerini gösteren faturalar, tazminatın hesabında m. 880’deki değer ölçüsü için kullanılır. Onarım teklifleri ve servis raporları değer farkının belirlenmesine yardımcı olur. Taşımada bulunan aile üyeleri veya komşular tanık olarak dinlenebilir. Ancak hukuki işlemlerin ispatında HMK m. 200’deki senetle ispat kuralı ve her yıl artırılan parasal sınırı gözetilmelidir.
Hasarın nedeni tartışılırsa mahkeme bilirkişi incelemesine başvurabilir. Bilirkişi, ambalajın yeterli olup olmadığı ya da kırılmanın düşmeden mi kaynaklandığı gibi teknik konularda görüş verir. Kurtuluş sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin hukuki değerlendirme ise mahkemeye aittir. Sorumluluk sınırının uygulanıp uygulanmayacağı da aynı şekilde mahkemece belirlenir.
Nakliyeci Eşyamı Kırdı: Delil Tespiti ve İhtiyati Haciz
Kırık eşya onarılır ya da atılırsa evden eve nakliyat hasar iddiasının ispatı zorlaşır. HMK m. 400, ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın keşif ve bilirkişi incelemesiyle tespitini isteme imkânı tanır. Delilin hemen tespit edilmezse kaybolacağı ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa hukuki yarar var sayılır. Dava açılmadan önce tespit, esas davaya bakacak mahkemeden veya eşyanın bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir (HMK m. 401/1). Delil tespitinin usulü HMK m. 400 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir.
Noterlerin Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitleri saklıdır (HMK m. 401/2). Zorunluluk bulunan hâllerde delil tespiti karşı tarafa tebligat yapılmadan da yapılabilir (HMK m. 403). Adli tatil bu talepleri engellemez; delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-a).
Taşıyıcının mal kaçırma ihtimali gibi özel durumlarda alacağın güvenceye alınması da düşünülebilir. İİK m. 257, rehinle güvenceye alınmamış ve vadesi gelmiş bir para alacağı için ihtiyati haciz imkânı tanır. Vadesi gelmemiş borç için ise kanunda sayılan özel hâller aranır. Şartlar ve teminat konusu ihtiyati haciz şartları ve itiraz süreleri yazısında anlatılmıştır. İhtiyati tedbir talebinin şartları ise HMK m. 389 ve devamındaki hükümlere göre somut olayda ayrıca değerlendirilir.
Harç ve Dava Değeri
Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Taşıyıcıya karşı açılan evden eve nakliyat hasar davası bir para alacağı davası olduğundan kural olarak değer üzerinden nispi harca tabidir. Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde tarifede yazılı değerler esas alınır (m. 16). Tüketici mahkemelerinde tüketicilerin açtığı davalar ise Harçlar Kanunu’nda düzenlenen harçlardan muaftır (TKHK m. 73/2). Harç tutarı bu yazıda verilmemiştir; dava açılırken güncel tarifeye bakılmalıdır.
Sonuç
Nakliyeci eşyamı kırdı diyen kişi için ilk adım, sözleşmenin taşınma eşyası taşıması olduğunu görmektir. Bu taşımada TTK m. 894 ile m. 901 arasındaki özel hükümler önce uygulanır. Taşıyıcı, eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar doğan hasardan sorumludur. Söküm, kurulum, yükleme ve boşaltma da onun yükümlülüğündedir; gönderen tüketiciyse ambalajlama da taşıyıcıya aittir.
Taşıyıcı m. 898’deki kurtuluş sebeplerine ancak üzerine düşen önlemleri almışsa dayanabilir. Tazminat, eşyanın teslim alındığı andaki hasarsız ve hasarlı değeri arasındaki farktır. Bu tutar, m. 899’daki metreküp esaslı sınırla karşılaştırılır. Kast ve pervasızlık hâlinde ya da tüketiciye m. 901/1-a’daki yazılı bilgilendirme yapılmamışsa sınır uygulanmaz.
Hak kaybının en sık nedeni bildirimdir ve taşımada hasar ihbar süresi genel kurala göre farklıdır. Açık hasar teslimi izleyen üç iş günü, açık olmayan hasar on dört gün içinde yazılı olarak bildirilmelidir. Zamanaşımı ise bundan ayrı işler ve kural olarak teslimden itibaren bir yıldır. Nakliyat sigortası, taşıyıcıya karşı yapılacak bildirimin yerini tutmaz. Tüketici uyuşmazlıklarında parasal sınırın altında hakem heyeti yolu izlenir. Sınırın üzerinde tüketici mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki görev, dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir. Tacir gönderende ise arabuluculuktan sonra asliye ticaret mahkemesi gündeme gelir.
Sık Sorulan Sorular
Nakliyeci eşyamı kırdı, kaç gün içinde bildirmeliyim?
TTK m. 900’e göre açıkça görülen hasar en geç teslimi izleyen üç iş günü içinde bildirilmelidir. Açıkça görünmeyen hasarda süre teslimi izleyen on dört gündür. Teslimden sonraki bildirim yazılı olmalıdır. Süre kaçırılırsa istem hakları sona erebilir. Taşıyıcı tüketiciyi bu konuda yazılı bilgilendirmemişse m. 900’e dayanamaz, ancak bildirimi süresinde yapmak güvenli yoldur.
Nakliyeci kırılan eşyanın tamamını ödemek zorunda mı?
Taşıyıcı, eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkı öder. Sorumluluk metreküp başına 1.500 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Kast veya pervasızlık ispatlanırsa ya da tüketici gönderen sözleşme yapılırken m. 901/1-a uyarınca yazılı olarak bilgilendirilmemişse bu sınır uygulanmaz. Taşıyıcı m. 898’deki bir kurtuluş sebebini ve m. 898/3’teki önlem şartını ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Kendi paketlediğim kolideki eşya kırılırsa nakliyeci sorumlu olur mu?
Gönderenin yaptığı yetersiz paketleme, TTK m. 898’de kurtuluş sebebi olarak sayılır. Ancak gönderen tüketiciyse ambalajlama kanunen taşıyıcının yükümlülüğüdür. Bu sebebe de taşıyıcı ancak üzerine düşen tüm önlemleri almışsa dayanabilir. Sonuç, paketlemeyi kimin üstlendiğine ve kırılmanın nedenine göre değişir.
Nakliyat sigortası yaptırmak zorunlu mu?
İncelenen kanun metinlerinde ev taşımasında nakliyat sigortasını zorunlu kılan bir hüküm yoktur. Ancak gönderen tüketiciyse taşıyıcı, sözleşme yapılırken eşyanın sigorta ettirilmesi imkânına yazılı olarak işaret etmelidir. Sigortanın kapsamını poliçe ve genel şartlar belirler. Sigorta, taşıyıcıya süresinde bildirim yapma gereğini ortadan kaldırmaz.
Taşıyıcıya karşı dava açma süresi ne kadar?
TTK m. 855’e göre eşya zararından doğan istemler eşyanın teslimiyle başlayan bir yıllık zamanaşımına tabidir. Kast veya pervasızca davranışta süre üç yıldır. Bu süre, üç iş günü ve on dört günlük bildirim süresinden ayrıdır. Tüketici işleminde TKHK m. 16’daki iki yıllık süre ile ilişki kanunda ayrıca düzenlenmediğinden bir yıllık süreyi esas almak güvenlidir. Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı durur.
Evden eve nakliyat şikâyeti için nereye başvurulur?
Gönderen tüketiciyse parasal sınırın altındaki uyuşmazlıkta tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Sınırın üzerindeki uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinde açılacak dava için önce arabulucuya gidilir. Tüketici mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki görev somut olaya göre değerlendirilir; tereddüt varsa dava açmadan önce bu nokta ayrıca incelenmelidir. Gönderen tacirse para alacağı veya tazminat talebinde arabuluculuk dava şartıdır (TTK m. 5/A); dava kural olarak asliye ticaret mahkemesinde açılır.



