Bir yakın vefat ettiğinde mirasçılar, ölen kişinin kiralık kasası bulunduğunu çoğu zaman banka yazışmalarından ya da evde bulunan bir anahtardan öğrenir. Anahtar mirasçıların elinde olsa bile banka, kasanın açılmasına mirasçılık belgesi bulunsa dahi hemen izin veremez. Bunun sebebi Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 23. maddesidir. Hüküm, kasa sahibinin ölümü hâlinde kiralık kasa açılması için vergi dairesinin yetkili memurunun hazır bulunmasını arar. Sulh hâkiminin yapacağı tespit ise bu kuralın dışındadır. Bu yazı kiralık kasa miras sürecini banka işlemi yönünden ele alır. Yazı sırasıyla mirasçılık belgesini, vergi dairesi memurunu, tespit tutanağını, kasadan çıkan para ve vasiyetnameyi, beyannameyi ve mirasçılar arasında paylaşmayı açıklar.
Son güncelleme: 02.11.2026. Mevzuat kontrolü, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 7582 sayılı Kanunla yapılan son değişikliği işlenmiş güncel metni esas alınarak yapılmıştır. TMK, HMK ve 6325 sayılı Kanunun yürürlükteki metinleri de esas alınmıştır. Kanunun resmî metni Mevzuat Bilgi Sistemi sitesinde yer alır.
Ölen Kişinin Kiralık Kasası Neden Hemen Açılmıyor?
Konunun temel hükmü, 1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda (VİVK) yer alır. Kanunun 23. maddesi, bankalardaki kiralık kasaların içeriğinin tespitini düzenler. Hükme göre bankalar, nezdlerindeki kiralık kasa sahiplerinden birinin ölümü hâlinde iki işleme izin veremez. Birincisi, vergi dairesinin yetkili bir memuru hazır bulunmadıkça kasanın açılmasıdır. İkincisi ise bu memur huzurunda tespit edilmedikçe içindekilerin mirasçılarca alınmasıdır.
Hükmün muhatabı bankadır. Yasak, kasanın açılmasına izin verecek olan bankaya yöneltilmiştir. Dolayısıyla mirasçının anahtarı elinde bulundurması ya da kasa şifresini bilmesi sonucu değiştirmez. Aynı kural mirasçıların kanuni temsilcileri ve vekilleri için de geçerlidir. Örneğin avukat aracılığıyla yapılan başvuruda da vergi dairesi memurunun hazır bulunması gerekir.
Hükmün Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda yer alması, amacının vergiye konu malvarlığını kayıt altına almak olduğunu gösterir. Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla intikali bu vergiye tabidir (VİVK m. 1). Kasadaki para, altın veya senet ölen kişiye aitse terekenin parçasıdır. Memur huzurunda yapılan tespit, kasadaki değerlerin kaydı tutulmadan dağıtılmasını önler. Böylece beyannamede gösterilmesi gereken malvarlığı da belgelenmiş olur.
Sulh hâkiminin tespiti istisnası
Maddenin parantez içindeki ibaresi önemli bir istisna getirir: sulh hâkimi tarafından yapılacak tespit bu kuralın dışındadır. Ölen kişinin kiralık kasası terekenin korunması amacıyla sulh hâkiminin tespitiyle açılıyorsa, bu hüküm vergi dairesi memurunun hazır bulunmasını aramaz. Aşağıdaki ayrı başlık bu yolun ayrıntısını açıklar.
Ölen kişinin kiralık kasası birden çok kişi adına kiralanmışsa
Kasa bazen ölen kişi ile eşi ya da çocuğu adına birlikte kiralanır. Hüküm, kasa sahiplerinden birinin ölümünü yeterli sayar; birlikte kiralanan kasa için ayrı bir kural koymaz. Kasaya erişim ile kasadaki eşyanın kime ait olduğu ise ayrı sorulardır. Kasanın birlikte kiralanmış olması, içindeki her eşyanın ortak olduğunu göstermez. Ölen kişiye ait olan kısım terekeye girer; sağ kalan kiracıya ait olduğu ileri sürülen eşyanın ispatı ayrıca değerlendirilir.
Ortak banka hesabındaki paranın paylaşımı da benzer bir ayrıma dayanır. Sitedeki müşterek hesaptaki paranın kime ait olduğu yazısı bu ayrımı anlatır.
Kiralık Kasa Açılması İçin Mirasçılık Belgesi
VİVK m. 23 mirasçılık belgesini açılış şartı olarak saymaz; ancak banka, içeriği teslim etmeden önce başvuranın mirasçı sıfatını belgelemesini isteyebilir. Yasal mirasçılara, başvuruları üzerine sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir (TMK m. 598/1). Eski adıyla veraset ilamı olarak da bilinen bu belge, kimlerin yasal mirasçı olduğunu gösterir.
TMK m. 598 güncel kanun metni →
Vasiyetnameyle mirasçı atanan kişinin durumu farklıdır. Atanmış mirasçıya belge, ölüme bağlı tasarrufa bildirimden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmemişse sulh mahkemesince verilir (TMK m. 598/2). Öte yandan mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 598/3). Belge, kasa açılışında mirasçı sıfatını gösterir; ancak mirasçılık uyuşmazlığını kesin olarak çözmez.
Belgede adı geçmeyen bir mirasçı sonradan ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda yapılacakları mirasçılık belgesinin iptali ve ketmi verese yazısı ele alır.
Bankanın kasa açılışı için mirasçılık belgesi dışında hangi belgeleri istediği, kasa kira sözleşmesine ve bankanın işlem kurallarına bağlıdır. Bu yazı bankaların iç uygulamasını aktarmaz. Başvurudan önce istenen belgelerin yazılı listesini bankadan almak, açılış gününün boşa gitmesini önler.
Vergi Dairesi Memuru Huzurunda Kiralık Kasa Açılması
VİVK m. 23, memurun nasıl görevlendirileceğini ve başvurunun hangi vergi dairesine yapılacağını ayrıca düzenlemez. Kanuna göre veraset yoluyla intikallerde vergi, ölen kimsenin ikametgâhının bulunduğu yer vergi dairesince tarh olunur (VİVK m. 6/a). Beyanname de bu hâllerde vergi dairesine verilir; yabancı ülkede bulunan mükellefler ise beyannamelerini Türkiye konsolosluklarına verir (VİVK m. 8). Memur görevlendirilmesi için başvurunun nereye yapılacağı ise banka şubesi ve vergi dairesiyle önceden netleştirilmelidir.
Kanunun aradığı iki unsur vardır: memurun hazır bulunması ve içeriğin onun huzurunda tespit edilmesi. Memur hazır bulunduğu hâlde tespit yapılmamışsa ikinci şart gerçekleşmez. Bu yüzden banka, tespit tamamlanmadan içeriğin alınmasına izin veremez. Tespitten sonra içerik, hükümde sayılan mirasçılar, kanuni temsilcileri veya vekilleri tarafından alınabilir.
Küçük ya da kısıtlı bir mirasçıyı işlemde kanuni temsilcisi temsil eder. Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış veya alınması gereken bir kimse varsa sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir (TMK m. 590/1). Böyle bir durumda kasa açılışı da defter tutma işlemiyle birlikte gündeme gelebilir.
Kiralık kasa açılması sırasında tespit tutanağı
Kanun, tespitin hangi belgeyle yapılacağını ayrıca düzenlemez. Tespitin yazılı bir tutanağa bağlanması ve hazır bulunanlarca imzalanması, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkta ispatı kolaylaştırır. Kiralık kasa açılması sırasında şu noktalara dikkat edilmesi yararlıdır:
- Her eşyanın ayrı ayrı yazılması; altın ve takıların cinsi, adedi ve tartılabiliyorsa ağırlığı.
- Türk lirası ve yabancı paraların cinsine göre ayrı ayrı sayılması.
- Senet, tapu belgesi, poliçe ve benzeri evrakın türü ve tarihiyle kaydedilmesi.
- Kapalı zarfların, üzerindeki yazıyla birlikte kaydedilmesi.
- Hazır bulunan mirasçıların, temsilcilerin ve memurun adlarının yazılması.
- Tutanağın bir örneğinin mirasçılara verilmesinin istenmesi.
Kapalı zarf konusu ayrıca önem taşır. İçinde vasiyetname bulunduğu düşünülen zarfı mirasçıların açması, ileride geçerlilik ve değiştirme tartışmalarına yol açabilir. Vasiyetnamenin teslimine ilişkin kuralı aşağıdaki ayrı başlık açıklar.
Sulh Hâkiminin Tespiti: Kiralık Kasa Mahkeme Eliyle de Açılabilir
VİVK m. 23, sulh hâkimi tarafından yapılacak tespiti vergi memuru kuralının dışında tutar. Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması için gerekli bütün önlemleri alır (TMK m. 589/1). Bu önlemler özellikle terekedeki mal ve hakların yazımına, mühürlenmesine, resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir (TMK m. 589/2).
TMK m. 589 güncel kanun metni →
Bu yol özellikle mirasçılar arasında güven sorunu varsa ya da terekenin tamamının yazımı isteniyorsa gündeme gelebilir. Mirasçılardan veya ilgililerden biri ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde isterse sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir (TMK m. 590/1). Önlem giderleri, ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişi tarafından karşılanır (TMK m. 589/3).
Mahkeme yoluyla yapılan tespit, kasa açılışını terekenin bütününe ilişkin bir yazımın parçası hâline getirir. Mahkemenin bankaya yazı göndermesini ve hâkimin kasa açılışını terekenin tespiti davası ve tereke defteri yazısı ayrıntılı olarak anlatır. Bu yazı ise ölen kişinin kiralık kasası bankada vergi dairesi memuru huzurunda açılırken izlenen yola odaklanır.
Kiralık Kasadan Çıkan Para ve Senetler: Tasdikname veya Tevkifat
VİVK m. 17, bankalara ve kasa kiralayanlara ayrı bir yükümlülük getirir. Bu kuruluşlar, verginin konusuna giren bir işlem dolayısıyla hak sahiplerine para ve senet verebilmek için önce tasdikname ister. Tasdikname, verginin ödendiğine dair vergi dairesinden verilmiş belgedir. Hüküm bankaların yanında sigorta şirketlerini, mahkemeleri ve icra dairelerini de sayar.
Tasdikname ibraz edilemiyorsa Kanun bir seçenek tanır. Banka, hak sahiplerinin istihkakından veraset yoluyla intikallerde yüzde 5 oranında vergi karşılığı tevkifat yaptıktan sonra bakiyeyi verebilir (VİVK m. 17/2). Tevkifatı yapan kuruluş, kestiği parayı en geç bir hafta içinde yatırmak ve vergi dairesine yazıyla bildirmekle yükümlüdür. Kanun bu kesintiyi vergi karşılığı olarak adlandırır; mirasçıların beyanname yükümlülüğü bu kesintiyle ortadan kalkmaz (VİVK m. 7).
Tevkifat yapmadan para ve senet veren kuruluştan, kesmesi gereken tutar gecikme zammıyla tahsil edilir (VİVK m. 17/3). Ayrıca görevi süresinde yerine getirmeyen sorumlulardan bu tutarın yüzde 10’u oranında ceza alınır. Bankanın tasdikname istemesinin kanuni dayanağı bu hükümdür.
Hüküm “para ve senet” ibaresini kullanır. Altın, mücevher veya diğer eşyanın tesliminde 17. maddenin nasıl uygulanacağı metinde ayrıca düzenlenmemiştir. Bu nedenle bu tür eşyanın tesliminden önce bankanın tutumu yazılı olarak öğrenilmelidir.
Kasadan vasiyetname çıkarsa
Kasada bir vasiyetname bulunabilir. Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamesinin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslimi zorunludur (TMK m. 595/1).
TMK m. 595 güncel kanun metni →
Teslim yükümlülüğü, vasiyetnameyi ölenin eşyası arasında bulan kimseyi de kapsar. Bu kişi ölümü öğrenir öğrenmez teslim görevini yerine getirir; aksi takdirde bu yüzden doğacak zarardan sorumludur (TMK m. 595/2). Vasiyetname, tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur (TMK m. 596/1). Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer de açılış sırasında hazır bulunmak üzere çağrılır (TMK m. 596/2).
Vasiyetnamenin içeriği, kasadaki değerlerin kime düşeceğini değiştirebilir. Örneğin kasadaki belirli bir mücevher bir kişiye vasiyet edilmiş olabilir. Vasiyetnamenin hükümlerinin yerine getirilmesini vasiyetnamenin tenfizi davası yazısı ele alır.
Kiralık Kasa İçeriği ve Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesi
Kasada bulunan ve mirasbırakana ait olduğu belirlenen değerler, terekenin diğer malları gibi beyannamede gösterilir. Veraset yoluyla mal iktisap edenler, bunları bir beyanname ile bildirmeye mecburdur (VİVK m. 7/1). Ölüm Türkiye’de olmuşsa ve mükellefler Türkiye’de bulunuyorsa beyanname ölüm tarihini izleyen dört ay içinde verilir. Mükellefler yabancı bir ülkede bulunuyorsa bu süre altı aydır (VİVK m. 9/1-a).
Değerleme günü, miras yoluyla intikallerde mirasın açıldığı gündür (VİVK m. 11). Menkul mallar rayiç bedelle, yabancı paralar ise borsa rayici ile değerlenir (VİVK m. 10/c, m. 10/f). Borsada rayici yoksa yabancı para, Bakanlıkça tespit olunan kura göre değerlenir. Tespit tutanağındaki ayrıntı bu nedenle beyannamedeki değerlemenin de dayanağı olur.
Kanun bazı intikalleri vergiden istisna eder. Veraset yoluyla intikal eden ev eşyası ve murise ait zat eşyası bunlardandır. Aile hatırası olarak saklanan tablo, kılıç, madalya gibi eşya da aynı bentte sayılır (VİVK m. 4/a). Kasadaki bir eşyanın bu kapsama girip girmediği eşyanın niteliğine göre değerlendirilir.
Ayrıca füru (altsoy) ve eşten her birine isabet eden miras hissesinin belirli bir tutarı istisnadır (VİVK m. 4/b). Mevzuat Bilgi Sistemindeki metne işlenen 57 Seri No’lu Genel Tebliğe göre bu tutar 2026 yılı için 2.907.136 TL’dir. Füru bulunmuyorsa eşe isabet eden miras hissesi için 5.817.845 TL uygulanır. Vergi, tahakkukundan itibaren üç yılda ve her yıl mayıs ve kasım aylarında iki eşit taksitte ödenir (VİVK m. 19). Taksitler sürerken tasdikname sunulamıyorsa, 17. maddedeki tevkifat seçeneği gündeme gelebilir.
Kiralık Kasa Miras Paylaşımı: Mirasçılar Birlikte Hareket Eder
Kasa açılıp içerik tespit edildikten sonra kiralık kasa miras sürecinde sıra teslim ve paylaşmaya gelir. Mirasçılar mirası, mirasbırakanın ölümüyle bir bütün olarak kanun gereğince kazanır (TMK m. 599/1). Birden çok mirasçı varsa paylaşmaya kadar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık doğar (TMK m. 640/1).
TMK m. 640 güncel kanun metni →
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf eder (TMK m. 640/2). Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları yoktur; her birinin hakkı malların tamamına yaygındır (TMK m. 701/2). Kanunda veya sözleşmede aksine hüküm yoksa yönetim ve tasarruf işlemleri için oybirliği gerekir (TMK m. 702/2). Kasadaki altınların bir mirasçı tarafından diğerlerinin rızası olmadan alınıp bölüştürülmesi bu nedenle elbirliği kuralıyla bağdaşmaz.
TMK m. 640/2, sözleşmeden veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisini saklı tutar. Mirasçılar, içeriği teslim alması için içlerinden birine vekâlet verebilir. Anlaşma sağlanamıyorsa mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, paylaşmaya kadar miras ortaklığına bir temsilci atayabilir (TMK m. 640/3). İçeriğin tespitten sonra kimde kalacağı da bu kararlara göre belirlenir.
Paylaşma sözleşmesiyle kiralık kasa miras paylaşımı
Mirasçılar kasadaki değerleri aralarında anlaşarak paylaşabilir. Payların oluşturulması ve fiilen alınması ya da mirasçıların yapacağı paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar (TMK m. 676/1). Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TMK m. 676/3). Mirasçılar bu sözleşmeyle elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilir (TMK m. 676/2).
Yazılı sözleşmede kasadaki her eşyanın kime verildiği ve değeri açıkça gösterilebilir. Örneğin bir mirasçı altınları, diğeri yabancı parayı alıyorsa aradaki değer farkı sözleşmede hesaplanabilir. Taşınmazları da kapsayan geniş bir paylaşma için miras taksim sözleşmesi ve elbirliği mülkiyeti yazısına bakılabilir.
Kiralık kasa açılması ve teslimde yollar
Aşağıdaki tablo, kasanın açılmasından paylaşmaya kadar başvurulabilecek yolları yan yana gösterir. Tablo genel çerçeveyi verir; somut olayın özellikleri ve kasa kira sözleşmesi sonucu değiştirebilir.
| Yol | Dayanak | Sebep | Kim başvurur | Süre | Sonuç |
|---|---|---|---|---|---|
| Vergi dairesi memuru huzurunda açılış | VİVK m. 23 | Kasa sahiplerinden birinin ölümü | Mirasçılar, kanuni temsilcileri veya vekilleri; banka memurun hazır bulunmasını arar | Hükümde süre yok; beyanname süresi ayrıca işler (VİVK m. 9) | İçerik memur huzurunda tespit edilir; tespitten sonra mirasçılarca alınabilir |
| Sulh hâkiminin tespiti | VİVK m. 23’teki istisna; TMK m. 589, m. 590 | Terekenin korunması, yazımı veya mühürlenmesi ihtiyacı | İstem üzerine; hâkim re’sen de karar verebilir | Defter tutma istemi ölümden başlayarak bir ay içinde (TMK m. 590/1) | Vergi memuru kuralı uygulanmaz; giderler ileride terekeden alınmak üzere başvurandan |
| Para ve senedin verilmesi | VİVK m. 17 | Verginin konusuna giren intikal dolayısıyla ödeme | Hak sahibi mirasçılar | Tevkif edilen para en geç bir hafta içinde yatırılır | Tasdikname ile tam ödeme veya yüzde 5 tevkifattan sonra bakiyenin verilmesi |
| Paylaşma sözleşmesi | TMK m. 676 | Mirasçıların anlaşması | Bütün mirasçılar birlikte | Kanunda süre yok | Yazılı sözleşme mirasçıları bağlar |
| Paylaşma davası | TMK m. 642; HMK m. 4/1-b, m. 11; 6325 s.K. m. 18/B | Mirasçıların anlaşamaması | Her mirasçı, diğer mirasçılara karşı; önce arabulucuya başvurulur | Ortaklığı sürdürme yükümlülüğü yoksa her zaman istenebilir (TMK m. 642/1) | Sulh hukuk mahkemesince aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırma |
Mirası Reddetmeyi Düşünen Mirasçı İçin Kiralık Kasa Uyarısı
Terekenin borçlu olduğu düşünülüyorsa kasa açılışı ayrı bir dikkat ister. Miras, üç ay içinde reddolunabilir (TMK m. 606/1). Bu süre yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işler (TMK m. 606/2).
Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, olağan yönetim niteliğinde olmayan işler yapan mirasçı mirası reddedemez. Tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı için de aynı sonuç geçerlidir (TMK m. 610/2).
TMK m. 610 güncel kanun metni →
Kasanın vergi dairesi memuru huzurunda açılıp içeriğin tespit edilmesi, terekenin korunmasına yönelik bir işlem olarak görülebilir. Buna karşılık kiralık kasa miras paylaşımına girişmek, mirasçı sıfatıyla tereke üzerinde tasarruf niteliği taşıyabilir. Kasadaki parayı harcamak veya altınları kendi adına satmak da somut olaya göre ret imkânını ortadan kaldırabilir. Ret düşünülüyorsa içeriğin teslim alınmasından ve kullanılmasından önce hukuki durum değerlendirilmelidir. Ret sürecini ve tereke borçlarını reddi miras ve tereke borcu yazısı anlatır.
Mirasçılar Anlaşamazsa: Kiralık Kasa İçeriği İçin Paylaşma Davası
Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m. 642/1). Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasını sulh mahkemesinden isteyebilir (TMK m. 642/2). Paylaşmanın derhâl yapılması malın değerini önemli ölçüde azaltacaksa sulh hâkimi istem üzerine paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir (TMK m. 642/3).
Dava kime karşı açılır?
Paylaşma davasını mirasçılardan her biri açabilir. Davalı taraf, davacı olmayan diğer mirasçılardır. Terekeye elbirliğiyle sahip olunduğundan paylaşma bütün mirasçıları ilgilendirir; bu nedenle bütün mirasçıların davada yer alması gerekir. Kasayı kiraya veren banka ise paylaşma uyuşmazlığının tarafı değildir; çünkü uyuşmazlık mirasçılar arasındaki elbirliği ilişkisinden doğar.
Mirasçılardan biri kasa içeriğini diğerlerinin rızası olmadan almış olabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan bütün mirasçılar yararlanır (TMK m. 640/4). Tereke malını elinde bulunduran kişiye karşı başvurulabilecek yollardan birini miras sebebiyle istihkak davası yazısı anlatır.
Görevli ve yetkili mahkeme, arabuluculuk
Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalara sulh hukuk mahkemeleri bakar. Bu görev, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın geçerlidir (HMK m. 4/1-b). Terekenin paylaşılmasına ilişkin davalarda ise ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 11/1-a).
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerekir (6325 s.K. m. 18/B/1-b). Kasadaki altın, para ve diğer eşya taşınır niteliğindedir. Dolayısıyla paylaşma davasından önce arabuluculuk aşaması tamamlanır. Dava ve arabuluculuk aşamalarını ortaklığın giderilmesi davası yazısı ayrıca anlatır.
Hangi deliller kullanılır?
İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır (HMK m. 190/1). Örneğin kasadaki bir eşyanın kendisine ait olduğunu ileri süren mirasçı, kural olarak bunu ispat etmek durumundadır. Başlıca deliller şunlardır:
- Vergi dairesi memuru huzurunda düzenlenen tespit tutanağı ve varsa fotoğraflar.
- Kasa kira sözleşmesi ve bankanın kasaya ilişkin kayıtları.
- Mirasçılık belgesi ve nüfus kayıtları.
- Vergi dairesine verilen beyanname ve ekleri.
- Altın ve mücevherin alımına ilişkin fatura veya belgeler.
- Mirasçılar arasındaki yazışmalar ve varsa paylaşma sözleşmesi.
Eşyanın değeri konusunda bilirkişi teknik görüş verebilir. Buna karşılık eşyanın terekeye ait olup olmadığı ve nasıl paylaştırılacağı mahkemenin hukuki değerlendirmesidir.
Harç ve dava değeri
Paylaşma davasında harç ve gider avansı yürürlükteki tarifelere göre belirlenir. Tutarlar tarifeye bağlı olduğundan bu yazıda tutar verilmez. Dava değerinin belirlenmesinde kasa içeriğinin tespit tutanağı ve değerleme belgeleri yol gösterir.
Geçici koruma: önlemler, temsilci ve ihtiyati tedbir
Kasadaki değerlerin kaybolması veya kaçırılması tehlikesi varsa, önce Türk Medeni Kanunundaki özel önlemlere bakılır. Sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması için gerekli önlemleri alır; terekenin mühürlenmesi bu önlemlerdendir (TMK m. 589). Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, paylaşmaya kadar miras ortaklığına temsilci de atayabilir (TMK m. 640/3).
Vergi dairesi de malların kaçırılacağını gösteren karineler varsa tereke defterinin yapılmasını isteyebilir (VİVK m. 18). Bu istem TMK m. 590/3’e dayandığından, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde yapılır. Paylaşma uyuşmazlığı sürerken mevcut durumdaki bir değişme hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracaksa ihtiyati tedbir kararı verilebilir (HMK m. 389/1). Mahkeme, tedbire konu malın muhafaza altına alınmasına veya bir yediemine tevdiine karar verebilir (HMK m. 391/1).
Sonuç
Kasa sahibinin ölümü hâlinde banka, vergi dairesinin yetkili memuru hazır bulunmadıkça kasanın açılmasına izin veremez. İçerik de bu memur huzurunda tespit edilmeden mirasçılara verilemez (VİVK m. 23). Kural, sulh hâkiminin tespitine uygulanmaz. Terekenin korunması gerekiyorsa ölen kişinin kiralık kasası mahkeme eliyle de açılabilir.
Mirasçılar kasa açılışında mirasçılık belgesiyle sıfatlarını gösterir. Bankanın istediği diğer belgeler ise kasa kira sözleşmesine ve bankanın işlem kurallarına bağlıdır. Tespitin ayrıntılı bir tutanağa bağlanması, beyanname ve olası uyuşmazlık için delil oluşturur. Kapalı zarflar ve vasiyetname ihtimali tutanakta ayrıca gösterilmelidir.
Kasadan çıkan para ve senet bakımından banka tasdikname ister; sunulamazsa yüzde 5 tevkifat yaparak bakiyeyi verebilir. Vasiyetname çıkarsa hemen sulh hâkimine teslim edilir. Kasa içeriği beyannamede gösterilir; beyanname süresi, ölüm Türkiye’de olmuş ve mükellefler Türkiye’de bulunuyorsa ölüm tarihini izleyen dört aydır. Ölümün veya mükellefin yurt dışında olduğu hâllerde süre altı veya sekiz aya çıkabilir (VİVK m. 9/1).
Kiralık kasa miras paylaşımında elbirliği kuralı geçerlidir ve mirasçılar birlikte hareket eder. Anlaşma varsa yazılı paylaşma sözleşmesi yapılır. Anlaşma yoksa arabuluculuktan sonra sulh hukuk mahkemesinde paylaşma davası açılabilir. Mirası reddetmeyi düşünen mirasçı ise içeriği kullanmadan önce ret hakkının düşme ihtimalini değerlendirmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Babamın kiralık kasasını banka neden hemen açmıyor?
VİVK m. 23’e göre bankalar, kasa sahiplerinden birinin ölümünde vergi dairesinin yetkili memuru hazır bulunmadıkça kasanın açılmasına izin veremez. İçerik de memur huzurunda tespit edilmeden mirasçılara verilemez. Sulh hâkiminin yapacağı tespit bu kuralın dışındadır.
Kiralık kasa açılması için vergi dairesi memuru her durumda gerekir mi?
Hayır. Kasa sulh hâkiminin tespitiyle açılıyorsa VİVK m. 23 vergi memurunun hazır bulunmasını aramaz. Sulh hâkimi, terekenin korunması için gerekli önlemleri istem üzerine veya re’sen alabilir (TMK m. 589). Bunun dışındaki açılışlarda banka, memurun hazır bulunmasını arar.
Kasadaki parayı almak için vergi borcunun ödendiğini gösteren belge şart mı?
VİVK m. 17’ye göre banka, para ve senet vermeden önce verginin ödendiğine dair tasdikname ister. Tasdikname sunulamazsa banka, veraset yoluyla intikallerde yüzde 5 oranında vergi karşılığı tevkifat yaptıktan sonra bakiyeyi verebilir. Bu kesinti mirasçıların beyanname yükümlülüğünü kaldırmaz.
Mirasçılardan biri kasadaki altınları diğerlerine sormadan alabilir mi?
Kural olarak alamaz. Mirasçılar paylaşmaya kadar terekeye elbirliğiyle sahiptir ve tereke hakları üzerinde birlikte tasarruf eder (TMK m. 640/2). Diğer mirasçıların verdiği vekâlet veya sulh mahkemesince atanan temsilci gibi bir yetki varsa durum farklıdır. Anlaşma yoksa paylaşma davası açılabilir.
Kasadan vasiyetname çıkarsa ne yapılır?
Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilir (TMK m. 595/1). Vasiyetnameyi bulan kişi teslim etmezse bu yüzden doğacak zarardan sorumlu olur. Sulh hâkimi vasiyetnameyi tesliminden başlayarak bir ay içinde açar ve ilgililere okur.
Kasayı açtırmak mirası reddetmeye engel olur mu?
Kasanın memur huzurunda açılıp içeriğin tespit edilmesi, terekenin korunmasına yönelik bir işlem olarak görülebilir. Buna karşılık olağan yönetim niteliğinde olmayan işler yapan veya tereke mallarını kendisine maleden mirasçı mirası reddedemez (TMK m. 610/2). Sonuç somut olaya göre değişir.
İlgili Yazılar
- Eczacı Vefat Ederse Eczane Kapanır mı? Mirasçılar ve Süreler
- Müşterek Hesaptaki Para Kimin? Ortak Hesabı Boşaltan Ortağa Karşı Haklar
- Terekenin Tespiti Davası: Tereke Defteri ve Görevli Mahkeme
- Miras Taksim Sözleşmesi: Elbirliği Mülkiyeti ve Tapu Devri
- Reddi Miras Nedir? Mirasın Hükmen Reddi ve Tereke Borcu



