Evlat edinilmiş bir kişinin kökenini merak etmesi hem duygusal hem de hukuki bir sorudur. Öz ailemi bulmak istiyorum diyen yetişkin bir evlatlık, önce kayıtlara nasıl ulaşacağını sorar. Çoğu zaman evlatlık olduğumu nasıl anlarım sorusu da nüfus kaydındaki bir ayrıntıyla başlar. Türk Medeni Kanunu evlat edinme kayıtlarını gizli tutar, ancak evlatlığın kendi istemini bu gizliliğin dışında bırakır. Kanun, evlatlık biyolojik ailesi ile mirasçılık bağını da korur. Evlatlığın biyolojik annesinin nüfus kaydı ve adres bilgisi ise ayrı kurallara bağlıdır. Bu yazı kayıtların gizliliğini, başvuru yollarını, miras ve evlenme engeli sonuçlarını kanun metni üzerinden anlatıyor.
Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TMK, HMK, TCK, KVKK ile 5490 ve 4787 sayılı kanunların metinlerini kapsadı.
Evlatlık Biyolojik Ailesi ile Hukuken Bağlı Kalır mı?
Evlat edinme, mahkeme kararıyla kurulan bir soybağıdır. TMK m. 282’ye göre çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulur; soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur. TMK m. 315 uyarınca evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla birlikte kurulmuş olur. Kararı evlat edinenin oturma yeri mahkemesi verir; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturduğu yer esas alınır. Evlat edinme hükümleri, TMK’nın aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabında, hısımlık kısmında yer alır. Kanunun resmî metni 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu sayfasında okunabilir.
Bu yerleşim, görevli mahkemenin belirlenmesinde önem taşır. Aile Mahkemeleri Kanunu m. 4/1, TMK İkinci Kitabından doğan dava ve işleri aile mahkemesine verir; vesayeti düzenleyen Üçüncü Kısım bunun dışındadır. Evlat edinme ve evlatlık ilişkisine dair talepler bu nedenle kural olarak aile mahkemesinin görev alanına girer. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu dava ve işlere, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2).
Evlat Edinmenin Biyolojik Ana ve Babaya Etkisi
Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler, TMK m. 314’e göre evlat edinene geçer. Velayet, bakım ve eğitim gibi konularda artık evlat edinen sorumludur. Evlatlık küçükse evlat edinenin soyadını alır; evlat edinen dilerse çocuğa yeni bir ad da verebilir. Ergin evlatlık ise evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir. Buna karşılık kanun, evlatlığın doğduğu aileyle bütün bağlarını koparmaz. Mirasçılık ve evlenme engeli gibi sonuçlar aşağıda ayrı başlıklarda ele alınıyor.
TMK m. 314 güncel kanun metni →
Hükmün tam metni TMK m. 314 evlat edinmenin hükümleri sayfasında yer alır. Maddenin nüfus kaydına ilişkin fıkrası 7531 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir; aşağıdaki nüfus kaydı bölümü bu güncel metne göre yazılmıştır.
Evlatlık Biyolojik Ailesi Bilgileri Neden Gizlidir?
TMK m. 314’ün son cümlesi, evlat edinmeye ilişkin kayıt, belge ve bilgilerin açıklanmasını yasaklar ve iki istisna tanır. Bu kayıtlar mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe açıklanamaz. Kural, evlatlığın, evlat edinen ailenin ve biyolojik ana ile babanın özel hayatını birlikte korur. Gizlilik nüfus mevzuatında da genel bir ilkedir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 9’a göre nüfus kayıtları ve bu kayıtların dayanağı olan belgeler gizlidir. Bunları yetkili ve sorumlu memurlar ile teftiş ve denetim yetkisi olanlar dışında kimse inceleyemez; mahkemeler bu hükmün dışındadır.
Bu gizlilik, evlatlığın kendisine karşı ileri sürülecek bir yasak olarak kurulmamıştır. Kanun evlatlığın istemini açıkça istisna saymıştır. Bu nedenle evlatlığın kendi evlat edinme kaydını öğrenmek için başvurması kanunun tanıdığı bir imkândır. Küçük evlatlığın isteminde ise ayırt etme gücü ve yasal temsil kuralları ayrıca gündeme gelebilir. Başvurunun hangi kuruma ve hangi belgeyle yapılacağı kanunda ayrıntılı düzenlenmemiştir. Bu ayrıntı ilgili idari düzenlemeye ve kurum uygulamasına göre değişebilir.
Kayıtları Evlatlık Dışındaki Kişiler Öğrenebilir mi?
Kanun açıklamayı iki ayrı hâle bağlar (TMK m. 314): mahkeme kararı ve evlatlığın istemi. Kanun, evlatlığın istemi hâlinde açıklamanın kime yapılabileceğini ayrıca sınırlamaz. Evlatlığın istemi ya da mahkeme kararı bulunmadıkça biyolojik ana ve baba, kardeşler veya diğer yakınlar bu kayıtları öğrenemez. Evlatlığın istemi yoksa evlatlık dışındaki kişiler için kanunun gösterdiği yol mahkeme kararıdır. Mahkemenin hangi ölçütlerle karar vereceği kanunda sayılmamıştır; talep somut olaya göre değerlendirilir. Talebin hangi usulle görüleceği de kanunda ayrıca düzenlenmemiştir.
Nüfus kayıtları bakımından da genel bir sınır vardır. Kayıt örneğini alma yetkisi, Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 44/1-g uyarınca kaydın sahibine, eşine, velisine, vasisine, alt ve üst soyuna aittir. Bu kişilere ait vekâletnameyi ibraz edenler de aynı yetkiye sahiptir. Bunlar dışındaki üçüncü kişiler, medeni hal bilgisi dışında bir kişinin nüfus kaydına ilişkin bilgi alamaz (m. 44/4). Kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi için TCK m. 136 hapis cezası öngörür. Bir açıklamanın bu suçu oluşturup oluşturmadığı, verinin niteliğine ve açıklamanın hukuka aykırılığına göre belirlenir. Suçun unsurları TCK m. 136 verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme sayfasında okunabilir.
Evlatlık Olduğumu Nasıl Anlarım?
Kendi nüfus kaydı, evlatlık olduğumu nasıl anlarım diye soran kişinin ilk bakacağı yerdir. Mahkeme, Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 29’a göre evlat edinme kararını on gün içinde o yerin nüfus müdürlüğüne bildirir. Evlat edinme olayı aile kütüklerine tescil edilir ve evlatlığın kaydı evlat edinenin aile kütüğüne taşınır. TMK m. 314 de kesinleşmiş evlatlık kararının her iki nüfus kütüğüne işlenmesini ister. Evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur.
Bu düzenleme, evlatlığın eski kaydıyla bağının nüfus sisteminde korunduğunu gösterir. Ancak bu, her kayıt örneğinde bütün bilgilerin görüneceği anlamına gelmez. Güncel TMK m. 314’e göre ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin kaydına, ana ve baba adı olarak evlat edinenlerin adları yazılır. Diğer evlatlıklar hakkında bu hüküm, talepleri hâlinde uygulanır. Bu nedenle kayıt örneğinde biyolojik ana ve babanın adı yer almayabilir. Bu yüzden evlatlık olduğumu nasıl anlarım sorusunun cevabı, alınan kayıt örneğinin türüne ve içeriğine göre değişir.
Nüfus Kayıt Örneği Nasıl İstenir?
Kaydın sahibi, kayıt örneğini nüfus müdürlüğünden alabilir (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 44/1-g). Kişi kendisine ve alt ya da üst soyuna ait kayıt örneklerini e-Devlet kapısı üzerinden de sorgulayabilir (m. 44/5). Kanunun m. 43/1 hükmüne göre kayıt örneğinde, açıkça ve gerekçeli istenmedikçe kimlik bilgileri dışında kişisel bilgilere yer verilmez. Evlat edinme bağını görmek isteyen kişinin ayrıntılı kaydı gerekçesiyle istemesi bu yüzden önem taşır. Hangi kayıt türünde evlat edinme bilgisinin görüneceği ise idari uygulamaya göre değişebilir. Düzenlenme tarihinden itibaren yüz seksen gün içinde kullanılmayan kayıt örneği geçerliliğini kaybeder (m. 43/2). Bakanlık, kayıt örneğinin kullanılacağı alanlara göre bu süreyi otuz güne kadar kısaltmaya yetkilidir.
Aile içinde anlatılanlar ya da eski belgeler bir ipucu verebilir, ancak hukuki sonucu resmî kayıt belirler. TMK m. 7’ye göre resmî siciller belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur; aksinin ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça bir şekle bağlı değildir. Nüfus kaydındaki bir bilginin hatalı olduğu düşünülüyorsa, düzeltme kesinleşmiş mahkeme hükmüne bağlıdır (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35/1). Maddi hataların nüfus müdürlüğünce dayanak belgeye göre düzeltilmesi bu kuralın istisnasıdır.
Öz Ailemi Bulmak İsteyen Evlatlık Hangi Yollara Başvurabilir?
Kanunun öngördüğü ilk yol, öz ailemi bulmak isteyen evlatlığın evlat edinme kayıtlarına kendi istemiyle ulaşmasıdır. Bu kayıtlar evlat edinme kararını, mahkeme dosyasını ve nüfus kütüğündeki bağlantıyı kapsayabilir. Evlat edinme dosyası, kararın tarafları ve rıza tutanakları gibi bilgileri içerebilir. TMK m. 309’a göre ana ve babanın rızası, küçüğün veya ana ve babanın oturdukları yer mahkemesinde açıklanarak tutanağa geçirilir. Bu tutanak, biyolojik ana ve babanın kimliğine ilişkin önemli bir kaynak olabilir.
Küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerini TMK m. 320’ye göre Cumhurbaşkanınca yetki verilen kurum ve kuruluşlar yürütür. Çocuk bir kurum aracılığıyla evlat edinilmişse, o kurumun dosyaları da bilgi kaynağı olabilir. Aracılık faaliyetlerinin yürütülmesi Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik yazının kaynakları arasında yer almadığından dosyaya erişimin ayrıntısı verilmemiştir. Bu kurumlara öz ailemi bulmak amacıyla yapılan başvuruların sonucu, bu nedenle kurumun uygulamasına ve TMK m. 314’teki gizlilik kuralına göre şekillenir.
Biyolojik Annesinin Nüfus Kaydı Öğrenilebilir mi?
Evlat edinilen kişi bakımından biyolojik annesinin nüfus kaydı, kendi kaydından ayrı bir kayıttır. Kayıt örneği alma yetkisi, 5490 sayılı Kanunun m. 44/1-g hükmünde kaydın sahibinin alt soyuna da tanınmıştır. TMK m. 282’ye göre ana ile çocuk arasındaki soybağı doğumla kurulur. Ancak evlat edinmeden sonra bu bağın nüfus kaydına nasıl yansıdığı, kütükler arasında kurulan bağa göre değişebilir. Evlatlığın biyolojik annesinin nüfus kaydı için alt soy sıfatıyla başvurup başvuramayacağı somut kayda göre değerlendirilir. TMK m. 314’teki gizlilik kuralı da bu başvuruda gözetilir.
Adres bilgisi ayrıca korunur. Yerleşim yeri adresi ve diğer adres bilgilerinin verilmesi, Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 44/3’e göre kişinin rızasına bağlıdır. Kimliği öğrenilmiş olsa bile biyolojik annenin adresi, onun rızası olmadan bu hüküm uyarınca verilmez. Biyolojik ana ve baba da TMK m. 24 kapsamında kişilik haklarının korunmasını isteyebilir. Kimlik bilgisine ulaşmak, karşı tarafın iletişim kurmayı kabul edeceği anlamına gelmez. Temas girişiminin ölçülü ve rızaya saygılı olması, ileride doğabilecek kişilik hakkı uyuşmazlıklarının riskini azaltabilir. Bu yüzden biyolojik annesinin nüfus kaydı ile adres bilgisi aynı kurala bağlı değildir.
Kişisel Verilere Erişim Başvurusu
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 11, herkese veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme hakkı tanır. Kişi, verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi de talep edebilir. Bu hak evlatlığın kendisine ait verilerle sınırlıdır; biyolojik ana ve babanın kişisel verilerine erişim yetkisi vermez. Bu nedenle KVKK başvurusu, evlatlık biyolojik ailesi hakkında bilgi edinmede sınırlı bir araçtır. Veri sorumlusu talebi en geç otuz gün içinde sonuçlandırır (m. 13/2). Başvuru reddedilir, cevap yetersiz bulunur ya da süresinde cevap verilmezse Kurula şikâyet yolu açılır (m. 14/1). Şikâyet, cevabın öğrenilmesinden itibaren otuz gün ve en geç başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde yapılır. Cevap hiç gelmezse altmış günlük üst sürenin başvuru tarihinden işlediği gözetilmelidir. Veri sorumlusuna başvurulmadan şikâyet yoluna gidilemez (m. 14/2). Kişisel verilerin yargılama işlemlerine ilişkin olarak yargı makamlarınca işlenmesi ise bu Kanunun kapsamı dışındadır (m. 28/1-d).
Biyolojik ailenin sağlık geçmişini öğrenme isteği de sık görülür. Kanunun m. 6/1 hükmüne göre sağlık ve genetik veriler özel nitelikli kişisel veridir. Bu verilerin korunma rejimi kişisel sağlık verisinin hukuki korunması yazısında ayrıca anlatılmıştır. Başkasına ait sağlık verisine erişim, kural olarak o kişinin rızasına ya da kanunda sayılan bir işleme şartına bağlıdır.
Evlatlık Biyolojik Ailesi Hakkında Bilgiye Ulaşma Yolları
Aşağıdaki tablo, kanunda dayanağı bulunan yolları ve her birinin sınırını birlikte gösterir.
| Yol | Dayanak | Kim başvurabilir | Süre | Sonuç ve sınır |
|---|---|---|---|---|
| Nüfus kayıt örneği | Nüfus Hizmetleri K. m. 43, 44 | Kaydın sahibi, eşi, velisi, vasisi, alt ve üst soyu, bunların vekili | Başvuru süresi yok; örnek kural olarak 180 gün içinde kullanılmazsa geçersiz; Bakanlık bazı kullanım alanlarında bu süreyi otuz güne kadar kısaltabilir (m. 43/2) | Kimlik dışı bilgiler gerekçeli istenirse yer alır; adres bilgisi kişinin rızasına bağlı (m. 44/3) |
| Evlatlığın istemiyle kayıtların açıklanması | TMK m. 314 | Evlatlık (küçükse yasal temsil kuralları gözetilir) | Kanunda süre yok | Kayıt, belge ve bilgilere erişim; başvuru mercii ve usulü idari uygulamaya göre değişebilir |
| Mahkeme kararıyla açıklama | TMK m. 314 | Evlatlık dışındaki ilgililer (evlatlığın istemi yoksa) | Kanunda süre yok | Mahkemenin kararına bağlı; ölçütler ve usul kanunda ayrıca düzenlenmemiştir |
| Kişisel veri başvurusu | KVKK m. 11, 13, 14 | İlgili kişi, yalnız kendi verisi için | Cevap en geç 30 gün; ret, yetersiz cevap ya da süresinde cevap verilmemesi hâlinde Kurula şikâyet cevabın öğrenilmesinden itibaren 30, her hâlde başvurudan itibaren 60 gün | Başkasının verisine erişim sağlamaz; yargı makamlarının işlediği veriler kapsam dışı (m. 28/1-d) |
| Babalık davası | TMK m. 301, 303 | Ana ve çocuk; dava babaya, ölmüşse mirasçılarına karşı | Ana için kural olarak doğumdan itibaren bir yıl; başka erkekle soybağı varsa süre bu ilişkinin kalktığı tarihte başlar; haklı gecikmede sebebin kalkmasından itibaren bir ay (m. 303/3-4); kanun metninde çocuk için süre yok (iptal edilen fıkralar) | Baba ile soybağı kurulur; evlatlık ilişkisi sürerken açılabilirliği somut olaya göre değerlendirilir |
| Evlatlık ilişkisinin kaldırılması | TMK m. 317, 318, 319 | Rızası alınması gereken kişiler (m. 317); esasa ilişkin başka noksanlıkta Cumhuriyet savcısı veya her ilgili (m. 318) | Sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıl; hak düşürücü süre (m. 319) | İlişki kaldırılır; küçüğün veya evlatlığın menfaati ağır biçimde zedelenecekse kanundaki şartlarla bu yol kapanabilir |
Evlatlık Biyolojik Ailesinden Miras Alır mı?
Mirasçılık bakımından kanun açık bir hüküm koyar. TMK m. 500’e göre evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. Aynı maddeye göre evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlat edinen ve onun hısımları ise evlatlığa mirasçı olmaz. Dolayısıyla evlatlık biyolojik ailesi bakımından da yasal mirasçı sıfatını korur. Soybağı kurulmuş biyolojik ana veya babanın ölümünde evlatlık, TMK m. 495’e göre onun altsoyu olarak birinci derece mirasçılar arasında yer alır.
TMK m. 500 güncel kanun metni →
Mirasçılık Belgesi ve Miras Sebebiyle İstihkak
Bu sonucun önemi, evlatlık biyolojik ailesi içinde bir ölüm gerçekleştiğinde ortaya çıkar. Mirasçılık belgesi, başvuru üzerine sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir (TMK m. 598). Evlatlık, biyolojik ana veya babasının mirasçılık belgesinde gösterilmemiş olabilir. TMK m. 598’e göre mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Tereke mallarının geri istenmesi ise terekeyi elinde bulunduran kişiye karşı açılan miras sebebiyle istihkak davasıyla olur (TMK m. 637). Bu dava TMK m. 639’daki zamanaşımı sürelerine bağlıdır. İyiniyetli davalıya karşı süre, mirasçılığın ve malın davalıda olduğunun öğrenilmesinden başlayarak bir yıldır. Öğrenme tarihi ne olursa olsun, ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle dava zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayan davalıya karşı süre yirmi yıldır. Sürenin kaçırılmaması için en kısa sürenin esas alınması güvenli olur. Mirasçılardan birinin belgede gösterilmemesi hâlinde izlenecek yol ketmi verese ve mirasçılık belgesinin iptali yazısında anlatılmıştır. Evlatlığın mirasçılığını ispatta, evlat edinme kaydı ile doğum kaydının birlikte sunulması önem taşır.
Evlatlığın kendi mirası bakımından ise farklı bir sonuç vardır. Evlat edinen ve hısımları evlatlığın yasal mirasçısı olmadığı için, evlatlığın mirasçıları TMK m. 495 ve devamındaki genel hükümlere göre belirlenir. Altsoyu bulunmayan evlatlığın ölümünde biyolojik ana ve babanın mirasçılığı, TMK m. 496’daki sıra çerçevesinde değerlendirilir. Terekenin dağılımına ilişkin genel kurallar miras taksim sözleşmesi ve elbirliği mülkiyeti yazısında ele alınmıştır.
Evlatlık Biyolojik Ailesi ile Evlenme Engeli Sürer mi?
Kökenini bilmemek, evlenme engeli bakımından da sonuç doğurabilir. TMK m. 129, üstsoy ile altsoy arasında ve kardeşler arasında evlenmeyi yasaklar. Amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasındaki evlilik de aynı hükümle yasaktır. Kan hısımlığının derecesi TMK m. 17’ye göre hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur. Kanun, evlat edinmenin biyolojik kan hısımlığını sona erdirdiğine ilişkin bir hüküm içermez. Mirasçılığın devam etmesi de (TMK m. 500) bu bağın hukuken sürdüğünü gösterir.
TMK m. 129 güncel kanun metni →
Aynı madde, evlat edinen ile evlatlık arasında ve bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında da evlenmeyi yasaklar (m. 129/3). Böylece evlatlık için iki ayrı aile bakımından evlenme engeli söz konusu olabilir. Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık bulunması, TMK m. 145/4’e göre mutlak butlan sebebidir. Kökenini bilmeyen bir evlatlığın evlenmeden önce kayıtlarını öğrenmek istemesi bu yönüyle de hukuki bir anlam taşır. Evlenme engellerinin ayrıntısı bu yazının kapsamı dışındadır; maddenin metni TMK m. 129 evlenme engeli olarak hısımlık sayfasında okunabilir.
Biyolojik Babayla Soybağı Kurulabilir mi?
Evlatlığın biyolojik annesiyle soybağı doğumla kurulur (TMK m. 282). Biyolojik babayla soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Evlat edinmeden önce baba ile soybağı kurulmamışsa, babalık davası gündeme gelebilir. TMK m. 301’e göre çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar edilir.
TMK m. 301 güncel kanun metni →
Evlatlık ilişkisi sürerken biyolojik babaya karşı babalık davası açılıp açılamayacağı kanunda ayrıca düzenlenmemiştir. Davanın görülebilirliği ve hukuki yarar somut olaya göre değerlendirilir. Böyle bir dava düşünülüyorsa TMK m. 303’teki sürelerin işlemeye devam edebileceği gözetilmelidir.
Süreler bakımından TMK m. 303’e göre ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (m. 303/3). Bir yıl geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir (m. 303/4). Evlat edinmeyle kurulan soybağının üçüncü fıkradaki ilişki sayılıp sayılmadığı kanunda ayrıca belirtilmez. Bu nedenle sürenin kaçırılmaması için doğumdan başlayan bir yıllık sürenin esas alınması güvenli olur. Mevzuat metnindeki notlara göre çocuğun süresini düzenleyen ikinci fıkra Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Dördüncü fıkra da çocuk yönünden iptal edilmiştir. Bu nedenle kanun metninde çocuk için bir dava süresi yer almaz. HMK m. 292’ye göre herkes, inceleme zorunlu, bilimsel verilere uygun ve sağlık yönünden tehlikesiz olmak şartıyla soybağının tespiti için kan veya doku alınmasına katlanır. Soybağının reddine ilişkin süreler tüp bebek davası ve soybağının reddi yazısında ayrıca incelenmiştir.
Biyolojik Ana ve Babanın Rızası ve Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
Küçüğün evlat edinilmesi, TMK m. 309’a göre ana ve babasının rızasını gerektirir. Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez (m. 310). Tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir. Geri almadan sonra yeniden verilen rıza ise kesindir. Ana veya babanın kim olduğu ya da uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa rızası aranmaz (m. 311). Ayırt etme gücünden sürekli yoksunluk ve küçüğe karşı özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmemesi de aynı sonucu doğurur.
Yasal sebep bulunmaksızın rıza alınmamışsa, rızası alınması gereken kişiler hâkimden evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 317). Bu yol, küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse açıktır. Evlat edinme esasa ilişkin başka bir noksanlıkla sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili ilişkinin kaldırılmasını isteyebilir (m. 318). Noksanlık bu arada ortadan kalkmışsa ya da yalnız usule ilişkin olup kaldırma evlatlığın menfaatini ağır zedeleyecekse bu yola gidilemez.
TMK m. 317 güncel kanun metni →
Kaldırma davasında süre kısadır. Dava hakkı, TMK m. 319’a göre kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücüdür; maddedeki beş yıllık üst süre ibaresi mevzuat metnindeki nota göre Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Kaldırma, biyolojik ailenin bilgi edinme aracı değildir; evlatlık ilişkisinin kendisini hedef alır. Biyolojik ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma talebi ise olağanüstü hâllerde ve çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde TMK m. 325 çerçevesinde gündeme gelebilir.
Evlatlık Biyolojik Ailesi Davalarında Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk
Babalık davası ile evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası, TMK İkinci Kitabından doğduğu için kural olarak aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 4/1). TMK m. 314 kapsamındaki açıklama talebi de aynı Kitapta düzenlenmiştir; görev bakımından aynı değerlendirme yapılabilir. Görev konusunda tereddüt varsa başvurudan önce bu nokta ayrıca değerlendirilmelidir. Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalar ise ayrı bir rejime bağlıdır. Bu davalar, Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 36/1-a’ya göre yerleşim yerindeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuruyla görülür.
Arabuluculuk bakımından 6325 sayılı Kanun m. 1/2 belirleyicidir. Kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır. Evlatlık ilişkisinin kurulması ve kaldırılması ile soybağının belirlenmesi kanunda mahkeme kararına bağlanmıştır (TMK m. 315, 317, 318, 301). Bu konuların tarafların serbest tasarrufuna bırakılmadığı kabul edilebilir. Ayrıca 6325 m. 18/B’de sayılan dava şartı arabuluculuk uyuşmazlıkları arasında bu davalar yer almaz. Bu nedenle bu davalarda arabulucuya başvuru dava şartı değildir.
Dava ve Başvurularda Karşı Taraf Kimdir?
Karşı taraf, başvurulan yola göre değişir. Babalık davasında davalı babadır; baba ölmüşse dava mirasçılarına karşı açılır (TMK m. 301). Evlatlığın kendi kayıtlarını öğrenmek için yaptığı başvuruda kanun bir karşı taraf göstermez; bu başvuru bir uyuşmazlık olarak kurulmamıştır. TMK m. 317 ve 318 ise evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasında davalıyı açıkça belirtmez; kanun bu konuda ayrı bir hüküm içermez. İlişkinin tarafları evlat edinen ve evlatlıktır; taraf teşkili somut olaya göre değerlendirilir. Davalı sıfatında tereddüt varsa, bir yıllık hak düşürücü süre işlediğinden bu nokta dava açmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir. Kayıt düzeltme davalarında ise nüfus müdürü ya da görevlendireceği memur yargılamada hazır bulunur (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 36/1-a).
Evlatlık Biyolojik Ailesi Uyuşmazlıklarında Deliller
En güçlü delil resmî kayıttır. Nüfus kütükleri ve onlardan çıkarılan kayıt örnekleri aynı hukuki değere sahiptir (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 5/2). Evlat edinme kararı, rıza tutanakları ve aracılık kurumunun dosyası da belge niteliği taşır. Evlat edinme dosyası, evlatlık biyolojik ailesi ile bağın ispatında başlıca kaynaktır. HMK m. 199, yazılı metinlerin yanında fotoğraf, ses kaydı ve elektronik ortamdaki verileri de belge sayar. Eski aile fotoğrafları, mektuplar ve hastane kayıtları bu kapsamda değerlendirilebilir. Tanık beyanları ise mahkemenin takdirine bağlıdır.
Soybağının tespiti gerekiyorsa genetik inceleme gündeme gelir. Mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişi görüşü alır (HMK m. 266). Bilirkişi teknik görüş verir; soybağına ilişkin hukuki nitelendirme mahkemeye aittir. HMK m. 189/2’ye göre hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Bu nedenle biyolojik bir yakından rızası olmadan alınan örnekle yapılan test, ispat bakımından sorun doğurabilir.
Süreler, Adli Tatil ve Geçici Koruma
Bu konuda iki ayrı süre grubu vardır. Hak düşürücü süreler maddi hukuktan gelir: rızanın geri alınması için altı hafta (TMK m. 310) ve kaldırma davası için bir yıl (TMK m. 319). Ananın babalık davası açma hakkı da kural olarak doğumdan itibaren bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 303). Sürenin geç başladığı ve bir aylık ek süre tanınan hâller aynı maddede ayrıca düzenlenmiştir. Miras sebebiyle istihkak davasındaki süreler ise zamanaşımı süreleridir (TMK m. 639). Bu süreler HMK’nın düzenlediği usul süreleri değildir. HMK m. 104’teki bir haftalık uzama yalnız HMK’nın tayin ettiği süreler içindir. Hak düşürücü sürenin adli tatile rastlaması bu nedenle süreyi uzatmaz. Kayıt başvurusu, KVKK başvurusu ve TMK m. 314 kapsamındaki istem için ise kanunda bir başvuru süresi öngörülmemiştir.
Adli tatil 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer (HMK m. 102). HMK m. 103/1-b’ye göre soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler adli tatilde de görülür. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları (m. 103/1-c) ile çekişmesiz yargı işleri (m. 103/1-ğ) de bu kapsamdadır. TMK m. 282, soybağının evlat edinme yoluyla da kurulduğunu belirtir. Ancak kaldırma davasının adli tatilde görülüp görülmeyeceğine dair kanunda ayrı bir hüküm yoktur; bu nokta somut olaya göre değerlendirilir. Bir yıllık hak düşürücü süre adli tatilde uzamadığından davanın tatil beklenmeden açılması güvenli olur.
Evlat edinmeyi düzenleyen hükümler arasında bu yazının konusuna özgü bir geçici önlem hükmü yer almaz. Bu nedenle gerektiğinde genel hükümlere başvurulur. HMK m. 389/1, mevcut durumdaki bir değişme yüzünden hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacaksa ihtiyati tedbir imkânı tanır. Bu hüküm niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır (m. 389/2). Yaşlı bir tanığın beyanı gibi kaybolma tehlikesi olan bir delil için delil tespiti de istenebilir (HMK m. 400 vd.). Geçici hukuki koruma talepleri adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-a).
Harç ve Dava Değeri
Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları, değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Babalık davası, evlatlık ilişkisinin kaldırılması ve kayıt açıklama talebi bir para alacağına yönelmez. Bu talepler kural olarak maktu harca tabi işlemler arasında değerlendirilebilir. Mirasçılık belgesinin iptali gibi miras uyuşmazlıklarında ise harcın türü talebin içeriğine göre ayrıca belirlenir. Harç tutarı bu yazıda verilmemiştir; başvuru sırasında güncel tarifeye bakılmalıdır.
Sonuç
Evlat edinme, mahkeme kararıyla kurulan bir soybağıdır ve ana ile babaya ait haklar ile yükümlülükler evlat edinene geçer. Buna karşılık evlatlık biyolojik ailesi ile bütün bağlarını kaybetmez. Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı TMK m. 500 uyarınca devam eder. Kan hısımlığından doğan evlenme engelleri de biyolojik hısımlar bakımından gündeme gelebilir.
Evlat edinmeye ilişkin kayıt, belge ve bilgiler TMK m. 314 uyarınca gizlidir. Bu gizlilik iki hâlde kalkar: mahkeme kararı ya da evlatlığın istemi. Evlatlığın istemi bulunmadıkça, evlatlık dışındaki kişiler için kanunun gösterdiği yol mahkeme kararıdır. Nüfus kayıt örneğini kaydın sahibi ve Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 44/1-g’de sayılan diğer kişiler alabilir; kimlik dışı bilgiler açık ve gerekçeli istemde yer alır. Biyolojik annenin adres bilgisi onun rızasına bağlıdır. Kayıtlara ulaşmak, öz ailemi bulmak isteyen evlatlığın ilk adımıdır.
Kişisel veri başvurusu yalnız kişinin kendi verilerine erişim sağlar. Biyolojik babayla soybağı için babalık davası gündeme gelebilir, ancak evlatlık ilişkisi sürerken açılabilirliği somut olaya göre değerlendirilir. Yasal sebep olmadan rızası alınmamış biyolojik ebeveynin kaldırma davası, sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Babalık ve evlatlık ilişkisinin kaldırılması davaları kural olarak aile mahkemesinde, nüfus kaydının düzeltilmesi davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu davalarda arabuluculuk dava şartı değildir.
Sık Sorulan Sorular
Evlatlık biyolojik ailesi hakkında kayıtları kendisi öğrenebilir mi?
TMK m. 314’e göre evlat edinmeye ilişkin kayıt, belge ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe açıklanamaz. Evlatlığın kendi istemi kanunda açık bir istisnadır. Başvurunun hangi kuruma ve hangi usulle yapılacağı kanunda ayrıntılı düzenlenmemiştir; kurum uygulamasına göre değişebilir. Küçük evlatlıkta yasal temsil kuralları ayrıca gözetilir.
Evlatlık olduğumu nasıl anlarım, nüfus kaydında görünür mü?
Evlat edinme kararı nüfus müdürlüğüne bildirilir ve kesinleşmiş karar her iki aile kütüğüne işlenir. Ancak güncel TMK m. 314’e göre ayırt etme gücü olmayan küçüklerin kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinenlerin adları yazılır. Kayıt örneğinde kimlik dışı bilgiler ancak açık ve gerekçeli istemde yer alır. Bu nedenle sonuç, alınan kayıt örneğinin türüne göre değişir.
Biyolojik annenin adresi nüfus müdürlüğünden öğrenilebilir mi?
Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 44/3’e göre yerleşim yeri adresi ve diğer adres bilgilerinin verilmesi kişinin rızasına bağlıdır. Biyolojik annenin kimliği öğrenilse bile adresi, onun rızası olmadan bu hüküm uyarınca verilmez. Kimlik bilgisine erişimde ise TMK m. 314’teki gizlilik kuralı ayrıca gözetilir.
Evlatlık biyolojik babasından veya annesinden miras alır mı?
TMK m. 500’e göre evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı devam eder. Biyolojik ana ile soybağı doğumla kurulur; bu nedenle evlatlık, kural olarak annesinin altsoyu sıfatıyla yasal mirasçıdır. Biyolojik babadan mirasçılık ise baba ile soybağının kurulmuş olmasına bağlıdır. Mirasçılık belgesinde gösterilmeyen evlatlık, belgenin geçersizliğini TMK m. 598 uyarınca ileri sürebilir. Tereke mallarını geri istemek için açılan miras sebebiyle istihkak davası ise TMK m. 639’daki zamanaşımına bağlıdır. İyiniyetli davalıya karşı süre öğrenmeden itibaren bir yıl, en geç ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl; iyiniyetli olmayana karşı yirmi yıldır.
Biyolojik aile evlat verdiği çocuğun kayıtlarını öğrenebilir mi?
TMK m. 314’e göre evlatlığın istemi ya da mahkeme kararı bulunmadıkça biyolojik ana, baba veya kardeşler evlat edinme kayıtlarını öğrenemez. Evlatlık isterse açıklamanın yapılacağı kişiler kanunda ayrıca sınırlanmamıştır. Evlatlığın istemi yoksa kanunun gösterdiği yol mahkeme kararıdır. Kanun mahkemenin ölçütlerini saymaz; talep somut olaya göre ele alınır.
Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası hangi sürede açılır?
TMK m. 319’a göre dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücüdür ve adli tatil nedeniyle uzamaz. Rızası yasal sebep olmadan alınmayan kişiler TMK m. 317’ye, esasa ilişkin başka noksanlıkta Cumhuriyet savcısı ve her ilgili TMK m. 318’e dayanabilir. Küçüğün veya evlatlığın menfaati ağır biçimde zedelenecekse kanundaki şartlarla bu yol kapanabilir.
İlgili Yazılar
- Gizli DNA Testi Yasal mı? Rızasız Babalık Testi, Delil Değeri ve Baba Ölmüşse DNA Testi
- Çocuğa İsim Koyma Hakkı Kimde? Anne Baba Anlaşamazsa ve Habersiz Konan İsim
- Kuzen Evliliği Yasal mı? Süt Kardeş, Eski Eşin Kardeşi ve Kanunen Evlenilemeyecek Kişiler
- 18 Yaşında Evden Ayrılmak: Ergin Genç, Aile ve Polis Bakımından Hukuki Durum



