Kuzen Evliliği Yasal mı? Süt Kardeş, Eski Eşin Kardeşi ve Kanunen Evlenilemeyecek Kişiler

Aile içinde sık duyulan sorulardan biri şudur: kuzen evliliği yasal mı, yoksa kanun akrabalar arasındaki her evliliği yasaklıyor mu? Akraba evliliği yasak mı diye soranların önemli bir kısmı, amca ya da teyze çocuğuyla evlenmeyi düşünen kişiler ve aileleridir. Kuzen ile evlenmek isteyenler kadar süt kardeşlerin ve eski eşin kardeşinin durumu da merak edilir; süt kardeş evlenebilir mi sorusu bunların başında gelir. Türk Medeni Kanunu bu soruların cevabını evlenme engellerini sayan hükümlerde verir. Bu yazı kan hısımlığı, kayın hısımlığı ve evlat edinme yoluyla doğan engelleri madde metni üzerinden anlatıyor. Engele rağmen yapılan evliliğin sonucu, mutlak butlan davası ve dinî tören kuralı da ayrıca ele alınıyor. Genetik risk, tıbbi değerlendirme ve dinî hükümler bu yazının kapsamı dışındadır.

Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TMK, TCK ve HMK metinlerini kapsadı. Aile mahkemeleri, arabuluculuk ve harçlara ilişkin kanunlar da aynı tarihli metinlerden okundu.

Kuzen Evliliği Yasal mı? Kanun Ne Diyor?

Evlenme engelleri TMK m. 129’da tek tek sayılır. Hükme göre üstsoy ile altsoy, kardeşler ve amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenme yasaktır. Kayın hısımlığı ve evlat edinme de aynı maddenin ikinci ve üçüncü bentlerinde ayrı engeller doğurur. Kuzenler, yani amca, dayı, hala veya teyze çocukları bu sayımda yer almaz. Dolayısıyla kuzen evliliği yasal mı sorusunun kanuni cevabı, hısımlık bakımından bir engel bulunmadığıdır.

Aşağıdaki kimseler arasında evlenme yasaktır: 1. Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında…

TMK m. 129 güncel kanun metni →

Hısımlık engelinin bulunmaması, evliliğin her durumda geçerli olacağı anlamına gelmez. Evlenecek kişilerin yaş, ayırt etme gücü ve önceki evlilik gibi diğer şartları da taşıması gerekir. Evlendirme memurluğuna başvuran ve kuzen ile evlenmek isteyen iki kişi de aynı belgeleri verir ve aynı incelemeden geçer. TMK, kuzenler için ayrıca bir izin ya da mahkeme kararı aramaz. Maddenin tam metni TMK m. 129 hısımlık nedeniyle evlenme yasağı sayfasında yer alır. Evlenmeye ilişkin bütün hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu resmî metni içinde okunabilir.

Kan Hısımlığının Derecesi: Kuzen Evliliği Yasal mı Sorusunun Ölçüsü

TMK m. 17’ye göre kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belirlenir. Biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy ve altsoy hısımlığı, ortak bir kökten gelenler arasında ise yansoy hısımlığı vardır. Kardeşler ikinci, amca ile yeğen üçüncü, kuzenler ise dördüncü derecede yansoy hısımıdır. Kanun evlenme yasağını derece üzerinden değil, hısımlık ilişkilerini tek tek sayarak kurmuştur. Bu yüzden dördüncü derece hısım olan kuzenler arasında hısımlık engeli bulunmazken üçüncü derecedeki amca ile yeğen arasında bulunur. Bu ayrım, kuzen evliliği yasal mı diye soranların bilmesi gereken temel noktadır. Hükmün metni TMK m. 17 kan hısımlığı ve derecesi sayfasında okunabilir.

Akraba Evliliği Yasak mı? Evlenmesi Yasak Olan Kan Hısımları

Akraba evliliği yasak mı sorusunun cevabı, akrabalığın türüne göre değişir. TMK m. 129/1 üç grup kan hısımı arasında evlenmeyi yasaklar. İlk grup üstsoy ile altsoydur; anne, baba, büyükanne ve büyükbaba ile çocuk ve torunlar bu gruptadır. Hüküm bu grup için bir derece sınırı koymaz; dede ile torun arasındaki evlilik de yasak kapsamındadır. İkinci grup kardeşlerdir ve kanun, ana baba bir kardeşler ile yarım kardeşler arasında ayrım yapmaz.

Üçüncü grup amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasındaki ilişkidir. Bir erkeğin dayısının kızıyla evlenmesi kuzen evliliğidir ve yasak listesinde yer almaz. Aynı ailede bir kadının annesinin erkek kardeşiyle, yani dayısıyla evlenmesi ise TMK m. 129/1 uyarınca yasaktır. Görüldüğü gibi akraba evliliği yasak mı sorusu tek bir cevapla karşılanamaz; belirleyici olan, hısımlığın maddede sayılan türlerden biri olup olmadığıdır. Bu nedenle kuzen ile evlenmek isteyen kişinin önce bu ilişkinin kuzenlik olduğunu, amca ya da dayı ile yeğen ilişkisi olmadığını görmesi gerekir.

Kayın Hısımlığı: Eski Eşin Kardeşi ve Eski Eşin Ailesi

TMK m. 18’e göre eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımı olur. Aynı hüküm, kayın hısımlığının onu doğuran evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmadığını da öngörür. Boşanma ya da eşin ölümü bu bağı sona erdirmez. Bu sebeple TMK m. 129/2, evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında evlenmeyi yasaklar.

Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur…

TMK m. 18 güncel kanun metni →

Kayınvalide ve kayınpeder eşin üstsoyudur; eşin önceki ilişkisinden olan çocuğu ise altsoyudur. Boşanmış bir erkeğin eski eşinin annesiyle evlenmesi bu nedenle yasaktır. Aynı yasak, eski eşin önceki evliliğinden doğan kızı bakımından da geçerlidir. Kayın hısımlığının tanımı TMK m. 18 kayın hısımlığı sayfasında yer alır.

Eski eşin kardeşi ise eşin üstsoyu ya da altsoyu değildir; yansoy kayın hısımıdır. TMK m. 129/2 yalnız üstsoy ve altsoyu saydığı için eski eşin kardeşiyle evlenme bu bentte yasaklanmamıştır. Aynı değerlendirme kardeşin eski eşi için de geçerlidir, çünkü kişi ile kardeşinin eşi arasındaki bağ da yansoy kayın hısımlığıdır. Ancak yeniden evlenmek isteyen kişi önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorundadır (TMK m. 130). Evliliği sona eren kadın bakımından TMK m. 132’deki üç yüz günlük bekleme süresi ve bu sürenin kaldırılma hâlleri de ayrıca gözetilir.

Üvey Kardeş ve Üvey Ebeveyn ile Evlilik

Üvey kardeş ifadesi günlük dilde iki farklı ilişki için kullanılır. Ana ya da babadan yalnız biri ortak olan kardeşler kan hısımıdır ve TMK m. 129/1’deki kardeşler arası yasağın kapsamındadır. Annenin yeni eşinin önceki evliliğinden olan çocuğu ise kişiyle kan bağı taşımaz. TMK m. 18 kayın hısımlığını bir eş ile diğer eşin kan hısımları arasında kurar; iki ailenin hısımları arasında ayrıca bir hısımlık öngörmez. Bu nedenle ortak ebeveyni bulunmayan üvey kardeşler arasında TMK m. 129’da sayılan bir engel yoktur.

Üvey anne ya da üvey baba ile üvey çocuk arasındaki durum ise farklıdır. Üvey çocuk, üvey ebeveyn bakımından onun eşinin altsoyudur. TMK m. 129/2 uyarınca üvey baba ile eşinin kızı arasında evlenme yasaktır ve bu yasak evlilik sona erse de sürer. Aynı kural üvey anne ile eşinin oğlu arasında da uygulanır. Ebeveynin boşanmış ya da ölmüş olması, üvey ebeveyn ile üvey çocuk arasındaki bu engeli kaldırmaz.

Evlat Edinme Yoluyla Doğan Evlenme Engeli

TMK m. 129/3, evlat edinen ile evlatlık arasında evlenmeyi yasaklar. Aynı bent, bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasındaki evliliği de yasak kapsamına alır. Buna göre evlatlık, evlat edinenin kendi çocuğuyla ya da eşiyle evlenemez. Evlat edinen de evlatlığın çocuğuyla ya da eşiyle evlenemez. Günlük dilde manevi kardeş denilen evlatlık ile evlat edinenin öz çocuğu arasındaki evlilik bu nedenle yasaktır.

Evlat edinme, evlatlığın kendi ailesiyle bağını koparmaz. TMK m. 314, evlatlığın aile bağlarının devam etmesi için iki aile kütüğü arasında bağ kurulmasını öngörür. TMK m. 500 de evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığının sürdüğünü belirtir. Kan hısımlığı doğumdan kaynaklandığı için evlatlık ile biyolojik kardeşi ya da biyolojik dayısı arasındaki TMK m. 129/1 yasağı evlat edinmeyle ortadan kalkmaz. Evlat edinmenin hükümleri TMK m. 314 evlat edinmenin sonuçları sayfasında okunabilir.

Evlatlığın biyolojik kardeşi ile evlat edinenin öz çocuğu arasındaki ilişki ise TMK m. 129/3’te sayılmamıştır. Evlat edinenin kardeşi ile evlatlık arasındaki ilişki de bu bentte yer almaz. TMK m. 500’e göre evlat edinenin hısımları evlatlığa mirasçı da olmaz; TMK m. 129/3 bu kişileri evlenme yasağı kapsamında saymaz. Bu durumlarda maddede sayılan bir engel bulunmadığından evlenme, diğer şartlara göre değerlendirilir.

Süt Kardeş Evlenebilir mi?

Süt kardeş evlenebilir mi sorusu, aynı kadından süt emmiş ancak aralarında kan bağı bulunmayan kişiler için sorulur. TMK m. 129, süt kardeşliği evlenme engelleri arasında saymamıştır. TMK m. 17 de kan hısımlığının derecesini doğum sayısına bağlar; süt emme kanunda bir hısımlık sebebi olarak düzenlenmemiştir. Bu açıdan süt kardeş evlenebilir mi sorusuna kanun bakımından verilecek cevap, TMK’da bu yönde bir engel sayılmadığıdır.

Süt kardeşler aynı zamanda kan hısımı ise sonuç hısımlığın türüne göre belirlenir. Örneğin teyze çocukları kuzen olduğundan aralarında hısımlık engeli yoktur ve süt kardeş olmaları da kanunda bir engel doğurmaz. Buna karşılık süt emzirme ilişkisi aynı zamanda kardeşler ya da amca ve yeğen arasında kurulmuşsa TMK m. 129/1’deki yasak uygulanır. Süt kardeşliğin dinî bakımdan taşıdığı anlam bu yazının konusu değildir; burada yalnız kanunun düzenlemesi anlatılmaktadır.

Kuzen Evliliği Yasal mı? Kim Kiminle Evlenebilir Tablosu

Aşağıdaki tablo, sık sorulan akrabalık ilişkilerini hısımlık türü, dayanak ve sonuç bakımından bir arada gösterir.

İlişki Hısımlık türü Dayanak Hısımlık engeli Not
Kuzenler (amca, dayı, hala, teyze çocukları) Dördüncü derece yansoy kan hısımlığı TMK m. 17, 129/1 Yok Diğer evlenme şartları ayrıca aranır
Amca, dayı, hala veya teyze ile yeğen Üçüncü derece yansoy kan hısımlığı TMK m. 129/1 Var Evlilik yapılmışsa mutlak butlan sebebi (TMK m. 145/4)
Kardeşler (ana baba bir ya da yalnız ana veya baba bir) İkinci derece yansoy kan hısımlığı TMK m. 129/1 Var Kanun yarım kardeş ayrımı yapmaz
Üstsoy ile altsoy (ana, baba, dede, torun) Üstsoy ve altsoy kan hısımlığı TMK m. 129/1 Var Hüküm derece sınırı koymaz
Eski eşin annesi, babası veya çocuğu Üstsoy veya altsoy kayın hısımlığı TMK m. 18, 129/2 Var Evlilik boşanma veya ölümle sona erse de sürer
Eski eşin kardeşi; kardeşin eski eşi Yansoy kayın hısımlığı TMK m. 18, 129/2 TMK m. 129/2’de sayılmaz Önceki evliliğin sona erdiği ispat edilir (m. 130); kadın için bekleme süresi (m. 132)
Ortak ebeveyni olmayan üvey kardeşler Kanunda hısımlık öngörülmemiş TMK m. 18, 129 TMK m. 129’da sayılmaz Ortak ebeveyn varsa kardeşler arası yasak uygulanır
Üvey anne veya üvey baba ile üvey çocuk Altsoy kayın hısımlığı TMK m. 18, 129/2 Var Ebeveynin evliliği sona erse de sürer
Evlat edinen ile evlatlık; biri ile diğerinin altsoyu ve eşi Evlat edinme ilişkisi TMK m. 129/3 Var Evlatlık ile evlat edinenin öz çocuğu da bu kapsamdadır
Evlatlık ile biyolojik ailesi Kan hısımlığı TMK m. 17, 129/1, 314 TMK m. 129/1’de sayılan hısımlarla var Evlat edinme kan hısımlığını ortadan kaldırmaz
Kan bağı olmayan süt kardeşler Kanunda hısımlık sebebi değil TMK m. 17, 129 TMK’da sayılmaz m. 129/1’deki kan hısımlığı da varsa yasak uygulanır

Kuzen Evliliği Yasal mı Sorusunda Diğer Evlenme Şartları

Hısımlık engeli bulunmasa da evlenmenin diğer şartları ayrıca incelenir. TMK m. 124’e göre erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Hâkim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş kişinin evlenmesine izin verebilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez (TMK m. 125). Küçük ve kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez (TMK m. 126, 127). Temsilci haklı sebep olmaksızın izin vermezse hâkim, başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir (TMK m. 128). Yeniden evlenecek kişi önceki evliliğinin sona erdiğini ispat eder (TMK m. 130). Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemez (TMK m. 133). Örneğin kuzen ile evlenmek isteyen on altı yaşındaki bir kişi için de aynı yaş kuralı geçerlidir; hısımlık engelinin bulunmaması yaş şartını ortadan kaldırmaz.

Kuzen Evliliği Yasal mı Sorusu Evlenme Başvurusunda Nasıl İncelenir?

Evlenecek erkek ve kadın, içlerinden birinin oturduğu yer evlendirme memurluğuna birlikte başvurur (TMK m. 134). Her biri nüfus cüzdanını, nüfus kayıt örneğini ve evlenmeye engel hastalığının bulunmadığını gösteren sağlık raporunu verir (TMK m. 136). Evlendirme memuru başvuruyu ve eklenmesi gereken belgeleri inceler. Evlenmeye yasal bir engel bulunduğu anlaşılırsa başvuru reddedilir ve durum evleneceklere yazıyla hemen bildirilir (TMK m. 137). Hısımlığın hangi kayıtlar üzerinden denetleneceğini ve sağlık raporunun içeriğini ilgili idari düzenleme belirler; uygulama kuruma göre değişebilir. Kuzen evliliği yasal mı sorusunun cevabı başvuru aşamasında da önemlidir. TMK m. 129’da kuzenler için bir engel sayılmadığından, kuzen ile evlenmek isteyenlerin başvurusunun hısımlık gerekçesiyle reddedilmesi için kanuni bir dayanak yoktur. Memurun verdiği evlenme izni belgesi, verildiği tarihten başlayarak altı ay içinde herhangi bir evlendirme memuru önünde evlenme hakkı sağlar (TMK m. 139).

Ret Kararına İtiraz ve Görevli Mahkeme

Evleneceklerden her biri ret kararına karşı mahkemeye başvurabilir (TMK m. 138). İtiraz evrak üzerinde incelenir ve kesin karara bağlanır. Ret kararı mutlak butlan sebeplerinden birinin bulunduğuna dayanıyorsa açılan dava basit yargılama usulüyle görülür. HMK m. 382/2-b-3 bu itirazı aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 383).

4787 sayılı Kanun m. 4/1 ise TMK İkinci Kitabından doğan aile hukuku dava ve işlerini, Üçüncü Kısım hariç, aile mahkemesine verir. Evlenme hükümleri İkinci Kitabın Birinci Kısmında yer alır. Bu nedenle 4787 sayılı Kanun m. 4/1, HMK m. 383’teki aksine düzenleme niteliğindedir ve itiraz aile mahkemesine yapılır. Görev konusunda tereddüt varsa başvurudan önce bu nokta ayrıca değerlendirilmelidir. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu işlere Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2). Yetkili mahkeme, kanunda aksine hüküm yoksa talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesidir (HMK m. 384). TMK m. 138’de itiraz için ayrı bir süre yazılı değildir. Evlenme izni belgesinin altı aylık süresi de gözetilerek itirazın gecikmeden yapılması güvenli olur (TMK m. 139). Çekişmesiz yargı işleri adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-ğ).

Dinî Nikâh Resmî Evlenmeden Önce Kıyılabilir mi?

TMK m. 143’e göre evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere bir aile cüzdanı verir. Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz. Aynı madde, evlenmenin geçerli olmasının dinî törenin yapılmasına bağlı olmadığını da belirtir. Evlenme, evlendirme memuru önünde tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur (TMK m. 142). Bu nedenle dinî nikâh, kimler arasında kıyılırsa kıyılsın, resmî evliliğin hukuki sonuçlarını doğurmaz. Hısımlık engeli bulunan kişiler arasında kıyılan dinî nikâh da TMK m. 129’daki yasağı aşmanın bir yolu değildir.

Evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere bir aile cüzdanı verir…

TMK m. 143 güncel kanun metni →

Hükmün metni TMK m. 143 aile cüzdanı ve dinî tören sayfasında yer alır. Ceza boyutunda TCK m. 230, evli olmasına rağmen başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişiyi cezalandırır. Gerçek kimliğini saklayarak bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi de aynı maddeye göre cezalandırılır. Maddenin beşinci ve altıncı fıkraları ise kanun metnindeki işarete göre Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir (E. 2014/36, K. 2015/51). Madde başlığında dinsel tören ibaresi bulunsa da yürürlükteki fıkralarda dinî töreni cezalandıran bir hüküm yer almaz. TCK m. 230’un yürürlükteki metninde hısımlık engeline rağmen evlenme ayrı bir suç olarak tanımlanmamıştır. Başvuruda gerçeğe aykırı beyan ya da belge kullanılmışsa başka suç hükümlerinin gündeme gelip gelmeyeceği somut olaya göre değerlendirilir.

Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır…

TCK m. 230 güncel kanun metni →

Kuzen Evliliği Yasal mı, Yasak Akrabalıkta Ne Olur? Mutlak Butlan

Evlilik yapıldıktan sonra da akraba evliliği yasak mı sorusu gündeme gelebilir. TMK m. 145/4’e göre eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık bulunması hâlinde evlenme mutlak butlanla batıldır. Hangi hısımlığın evlenmeye engel olduğu TMK m. 129’dan anlaşılır. Bu açıdan kuzen evliliği yasal mı sorusuna olumlu cevap verilen durumda, hısımlık sebebiyle mutlak butlan da söz konusu olmaz.

Aşağıdaki hâllerde evlenme mutlak butlanla batıldır: 1. Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, 2. Eşlerden birinin evlenme sırasında…

TMK m. 145 güncel kanun metni →

Mutlak butlan, evliliği kendiliğinden ortadan kaldırmaz. TMK m. 156’ya göre batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer. Mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. Eşler karar verilene kadar evli sayılır; mal rejimi, nafaka ve mirasçılık gibi sonuçlar bu süre içinde kural olarak doğar. Dava sonunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş ise yasal mirasçı olamaz (TMK m. 159). Mutlak butlan sebeplerinin tamamı TMK m. 145 mutlak butlan sebepleri sayfasında yer alır.

Mutlak Butlan Davasını Kim Açabilir?

TMK m. 146’ya göre mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılır. Dava, ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir. Eşlerden birinin, çocukların ya da evlilikten hakları etkilenen kişilerin ilgili sayılıp sayılmayacağı somut olaya göre belirlenir. Evlilik sona ermişse savcı re’sen dava açamaz; ancak her ilgili mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir (TMK m. 147). Davayı açabilecekler TMK m. 146 mutlak butlan davasını açabilecekler sayfasında düzenlenmiştir.

Mutlak butlan davası, Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılır…

TMK m. 146 güncel kanun metni →

Eşlerden birinin ölümü de evliliği sona erdirir. TMK m. 159’a göre evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez; mirasçılar ancak açılmış olan davayı sürdürebilir. Dava sonunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz. Öte yandan TMK m. 147’ye göre sona ermiş bir evlilikte de her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Mirasçının kendi hukuki menfaatine dayanarak ilgili sıfatıyla başvurup başvuramayacağı somut olaya göre değerlendirilir; bu nokta dava açmadan önce ayrıca incelenmelidir.

Dava Kime Karşı Açılır?

Davalı sıfatı, davayı kimin açtığına göre belirlenir. Eşlerden biri dava açtığında kural olarak davalı diğer eştir. Savcı ya da üçüncü bir ilgili dava açtığında ise evliliğin iki tarafı da karardan etkilenir. Kanun bu hâlde davalının kim olacağına ilişkin ayrı bir hüküm içermez; davalı sıfatı somut olaya göre değerlendirilir. Taraf eksikliği doğmaması için bu nokta dava açılmadan önce ayrıca incelenmelidir. Evlenme başvurusunun reddine itiraz ise HMK m. 382’de çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır ve TMK m. 138 bu iş için bir karşı taraf göstermez. Mutlak butlan sebebine dayanan ret kararlarına karşı açılan davada kimin hasım gösterileceği kanunda açıkça yazılı değildir; somut olaya göre değerlendirilir. Bu başvuru evlendirme memurunun ret kararına karşı yapılır ve itiraz eden kişi talepte bulunan sıfatını taşır.

Süre, Görevli ve Yetkili Mahkeme

TMK m. 152’deki altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreler, nisbi butlan başlığı altında düzenlenen iptal davaları içindir. Mutlak butlan için TMK m. 145 ile 147 arasında böyle bir süre öngörülmemiştir. TMK m. 147’de dava hakkını sınırlayan hâller de ayırt etme gücünün kazanılmasına, akıl hastalığının iyileşmesine ve önceki evliliğin sona ermesine ilişkindir. Hısımlık engeli için bu maddede bir sınırlama yer almaz.

TMK m. 160’a göre butlan davasında yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Buna göre yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Dava aile hukukundan doğduğu için görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4/1). Aile mahkemesi kurulamayan yerde dava, bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Butlan davası HMK m. 103’te adli tatilde görülecek dava ve işler arasında sayılmamıştır. Bu nedenle dava kural olarak adli tatile tabidir; mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine ivedi görülmesine karar verebilir (HMK m. 103/1-h). Adli tatile tabi işlerde, bitimi tatile rastlayan HMK süreleri tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m. 104). Bu uzama yalnız HMK’nın belirlediği süreler içindir; TMK’daki hak düşürücü süreleri uzatmaz.

Arabuluculuk Dava Şartı mı?

6325 sayılı Kanun m. 1/2’ye göre arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda uygulanır. Mutlak butlan davasının savcı tarafından re’sen açılması (TMK m. 146), konunun eşlerin serbestçe tasarruf edebileceği bir mesele olmadığını gösterir. Kanunun 18/B maddesinde dava şartı olarak sayılan uyuşmazlıklar kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkıdır; butlan davası bu listede yer almaz. Bu nedenle mutlak butlan davası için arabulucuya başvurmak dava şartı değildir. Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığı da aynı Kanunun 1/2 maddesinde ayrıca belirtilmiştir.

Butlan Kararının Sonuçları

TMK m. 157’ye göre butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılır. Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Velayet, kişisel ilişki ve çocuğun giderleri gibi konular bu hükümler çerçevesinde ele alınır. Çocukların durumu TMK m. 157 butlanın çocuklar yönünden sonuçları sayfasında okunabilir.

TMK m. 158’e göre evlenirken iyiniyetli bulunan eş, bu evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu korur. Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında da boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Kanun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda iyiniyetin varlığını asıl kabul eder; ancak durumun gereklerine göre beklenen özeni göstermeyen kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz (TMK m. 3). Örneğin aynı babadan doğduklarını evlendikten yıllar sonra öğrenen eşlerin iyiniyeti, bu bilgiye ulaşma imkânlarına göre değerlendirilir.

Mirasçılık bakımından TMK m. 159 ayrıca önem taşır. Açılmış bir davada sağ kalan eşin evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılırsa bu eş yasal mirasçı olamaz. Daha önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder. Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesi ise mutlak butlan değil, eşin açabileceği iptal davası konusudur (TMK m. 150/2). Bu farklı sebep, sitemizdeki HIV gizlilik hakkı ve eşine söyleme zorunluluğu yazısında ele alınmıştır.

Geçici Koruma: Dava Sürerken Alınabilecek Önlemler

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Bu önlemler özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkindir. TMK m. 160, butlan davasında yargılama usulü bakımından boşanma hükümlerine gönderme yapar. Bu göndermenin TMK m. 169’daki geçici önlemleri kapsayıp kapsamadığı konusunda kanun ayrı bir hüküm içermez. Butlan davasında geçici önlem istenip istenemeyeceği somut olaya göre değerlendirilir.

Özel hükmün karşılamadığı bir ihtiyaç varsa HMK m. 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istenebilir. Bunun için mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından endişe edilmesi gerekir. Gecikme sebebiyle bir sakıncanın ya da ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi de yeterlidir. Delillerin kaybolma tehlikesi varsa HMK m. 400 ve devamı maddelerine göre delil tespiti istenebilir. Taraflar arasında şiddet iddiası bulunuyorsa 6284 sayılı Kanundaki koruyucu tedbirlerin şartları ayrıca değerlendirilir.

Mutlak Butlan Davasında Deliller

Hısımlık iddiasının ilk delili nüfus kayıtlarıdır. TMK m. 7’ye göre resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı ise kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça bir şekle bağlı değildir. Bu sebeple nüfus kaydına aykırı bir hısımlık iddiası tanık, belge ve bilimsel inceleme gibi araçlarla ileri sürülebilir. Kişisel durum sicilindeki kaydın düzeltilmesi ise TMK m. 39 uyarınca ancak mahkeme kararıyla yapılabilir. Eşlerden birinin kötüniyetli olduğunu ileri süren taraf, bunu yazışma, tanık ve aile kayıtları gibi delillerle ispat etmelidir.

Hısımlığın biyolojik bağa dayanıp dayanmadığı tartışılıyorsa genetik inceleme gündeme gelebilir. HMK m. 292’ye göre herkes, uyuşmazlığın çözümü için zorunlu, bilimsel verilere uygun ve sağlık yönünden tehlikesiz olmak şartıyla kan veya doku alınmasına katlanır. Bu yükümlülük kanunda soybağının tespiti amacıyla öngörülmüştür. Bu hükmün butlan davasında uygulanıp uygulanmayacağı somut olaya göre değerlendirilir. Bilirkişi teknik görüş verir; hısımlığın evlenme engeli oluşturup oluşturmadığına ise mahkeme karar verir.

Harç ve Dava Değeri

Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları, değer ölçüsüne göre nispi, işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır. Mutlak butlan davası belli bir para değerine ilişkin olmadığından kural olarak maktu harca tabi olması beklenir. Aynı davada nafaka ya da tazminat gibi para alacakları da isteniyorsa bunlar için nispi harç gündeme gelebilir. Tarife, nafaka verilmesine dair hükümlerde harcın bir senelik nafaka bedeli üzerinden alınacağını ayrıca belirtir. Harç tutarı bu yazıda verilmemiştir; dava açılırken güncel tarifeye bakılmalıdır.

Sonuç: Kuzen Evliliği Yasal mı?

Kuzen evliliği yasal mı sorusunun cevabı TMK m. 129’daki sayımda yer alır. Kanun üstsoy ile altsoy, kardeşler ve amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenmeyi yasaklar; kuzenleri bu sayıma almaz. Kuzen ile evlenmek isteyenler bakımından hısımlık engeli bulunmasa da yaş, ayırt etme gücü ve önceki evlilik gibi diğer şartlar ayrıca aranır.

Kayın hısımlığı evlilik sona erse de sürer. Eski eşin annesi, babası veya çocuğuyla evlenmek yasaktır; eski eşin kardeşi ise TMK m. 129/2’de sayılmaz. Ortak ebeveyni olmayan üvey kardeşler arasında kanunda sayılan bir engel yoktur. Üvey ebeveyn ile üvey çocuk arasında ise yasak vardır. Evlat edinme, evlat edinen ile evlatlık ve bunların altsoyu ile eşleri arasında ayrı bir engel doğurur. Süt kardeşlik TMK’da evlenme engeli olarak sayılmamıştır.

Engel varken yapılan evlilik mutlak butlanla batıldır, ancak hâkim kararına kadar geçerli bir evliliğin sonuçlarını doğurur. Davayı savcı ve her ilgili açabilir; sona ermiş evlilikte savcı re’sen dava açamaz, ancak her ilgili mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Dava hakkı mirasçılara geçmez. Dava aile mahkemesinde, bu mahkemenin kurulmadığı yerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesinde görülür. Arabuluculuk bu dava için dava şartı değildir. Çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır, iyiniyetli eşin kişisel durumu korunur.

Sık Sorulan Sorular

Kuzen evliliği yasal mı, nikâh kıyılır mı?

TMK m. 129, kuzenler arasındaki evliliği evlenme engelleri arasında saymaz. Bu nedenle kuzenler arasında hısımlık engeli yoktur. Evlendirme memuru başvuruyu yaş, ayırt etme gücü, yasal temsilci izni ve önceki evlilik gibi diğer şartlar bakımından inceler. Bu şartlar da sağlanıyorsa resmî evlenme yapılabilir.

Akraba evliliği yasak mı, hangi akrabalar evlenemez?

Akrabalığın türüne göre değişir. TMK m. 129/1 üstsoy ile altsoy, kardeşler ve amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenmeyi yasaklar. Eski eşin üstsoyu ve altsoyu ile evlat edinme ilişkisindeki kişiler arasında da evlenme yasaktır. Kuzenler ve eski eşin kardeşi bu yasaklar arasında sayılmaz.

Süt kardeş evlenebilir mi?

Kan bağı bulunmayan süt kardeşler bakımından TMK’da bir evlenme engeli sayılmamıştır. TMK m. 17 kan hısımlığının derecesini doğum sayısına bağlar ve süt emzirme kanunda hısımlık sebebi değildir. Süt kardeşler aynı zamanda kardeş ya da amca ve yeğen gibi TMK m. 129/1’de sayılan kan hısımıysa yasak uygulanır. Dinî değerlendirme bu cevabın kapsamı dışındadır.

Boşandıktan sonra eski eşin kardeşiyle evlenilebilir mi?

Eski eşin kardeşi yansoy kayın hısımıdır ve TMK m. 129/2 yalnız eşin üstsoyu ile altsoyunu sayar. Bu nedenle eski eşin kardeşiyle evlenme bu bentte yasaklanmamıştır. Önceki evliliğin sona erdiği ispat edilmelidir. Kadın bakımından TMK m. 132’deki üç yüz günlük bekleme süresi ve bu sürenin kaldırılma hâlleri de gözetilir.

Evlatlık, evlat edinenin çocuğuyla evlenebilir mi?

Evlenemez. TMK m. 129/3, evlat edinen ile evlatlık arasında ve bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenmeyi yasaklar. Evlat edinenin öz çocuğu onun altsoyudur. Evlatlığın biyolojik ailesiyle kan hısımlığı da sürer ve TMK m. 129/1’deki yasaklar bu kişiler bakımından da uygulanır.

Yasak akrabalar arasında yapılan evlilik kendiliğinden geçersiz olur mu?

Olmaz. Evlenmeye engel derecede hısımlık TMK m. 145/4’e göre mutlak butlan sebebidir, ancak batıl evlilik hâkim kararıyla sona erer. Karara kadar evlilik geçerli bir evliliğin sonuçlarını doğurur. Dava Cumhuriyet savcısı ve her ilgili tarafından aile mahkemesinde, bu mahkemenin kurulmadığı yerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesinde açılabilir. Evlilik sona ermişse savcı re’sen dava açamaz, ancak her ilgili butlanın karar altına alınmasını isteyebilir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.