Tapuda Soyadı Değişikliği: Evlenince ya da Boşanınca Tapudaki Soyadı Değişmeli mi?

Evlenen ya da boşanan bir kişinin nüfus kaydındaki soyadı değişir, ama tapu kaydında eski soyadı yazmaya devam edebilir. Bu durumda akla gelen ilk soru, tapuda soyadı değişikliği yaptırmanın şart olup olmadığıdır. Boşandıktan sonra tapuda soyadı eski eşin soyadı olarak kalan kişi, mülkiyetinin etkilenip etkilenmediğini de merak eder. Kadının soyadı konusunda Türk Medeni Kanunu’nun evliliğe ilişkin maddesi iptal edilmiştir; boşanmaya ilişkin madde ise yürürlüktedir. Nüfustaki değişikliğin tapuya nasıl yansıdığı ve e-Devlet soyadı güncelleme imkânının kapsamı büyük ölçüde idari uygulamaya bağlıdır. Bu yazı soyadı farkının mülkiyete etkisini, sicilin düzeltilmesini, satış sırasındaki güçlükleri ve mal rejimiyle ilişkisini kanun metni üzerinden anlatıyor.

Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TMK, Tapu Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ve HMK metinleri ile Harçlar, Arabuluculuk ve 4722 sayılı kanunları kapsadı.

Tapuda Soyadı Değişikliği Neden Gündeme Gelir?

Tapu kütüğünde malikin adı ve soyadı, tescilin yapıldığı tarihteki kimlik bilgilerine göre yazılır. Malik sonradan evlenir, boşanır ya da mahkeme kararıyla soyadını değiştirirse nüfus kaydı yenilenir. İncelenen kanun metinlerinde ise nüfustaki her soyadı değişikliğinin tapu kütüğüne aynı anda işleneceğini düzenleyen açık bir hüküm yoktur. Fark, satış, bağış, ipotek ya da miras işlemi sırasında ortaya çıkabilir. Bu yüzden tapuda soyadı değişikliği sorusu, genellikle bir işlem yapılmak üzereyken acil bir ihtiyaç olarak belirir.

Soruyu doğru cevaplamak için üç ayrı meseleyi birbirinden ayırmak gerekir. Birincisi, evlenme ve boşanmada soyadının nüfusta nasıl belirlendiğidir. İkincisi, soyadı farkının mülkiyeti ve tapudaki hakları etkileyip etkilemediğidir. Üçüncüsü ise kaydın güncellenmesi ya da düzeltilmesi için hangi merciye, hangi belgeyle başvurulacağıdır. Yazının devamı bu sırayı izliyor; mal rejimi ve harç konuları en sonda ayrıca ele alınıyor.

Kadının Soyadı: Evlenmede TMK m. 187’nin İptali

Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesi, evliliğin genel hükümleri arasında kadının soyadını düzenliyordu. Mevzuat.gov.tr’deki güncel metinde maddenin yerinde yalnız başlığı ve bir iptal notu bulunuyor. Nota göre maddenin cümleleri, Anayasa Mahkemesinin 22.2.2023 tarihli, E. 2022/155, K. 2023/38 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kanunun yürürlük tablosu, bu iptalin 28.1.2024 tarihinde yürürlüğe girdiğini gösteriyor. Maddenin güncel durumu TMK m. 187 kadının soyadı madde sayfasında iptal notuyla birlikte görülebilir. Kanunun tamamı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu resmî metni üzerinden okunabilir.

İncelenen kanun metinlerinde, iptal edilen hükmün yerine evlenen kadının soyadını belirleyen yeni bir TMK maddesi bulunmuyor. Aile kütüğünde evli kadınların önceki soyadlarının da yer alacağını ise Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 7/1-c belirtir. Aynı Kanunun ek 3. maddesine göre eşinin soyadıyla birlikte önceki soyadını taşıyan kadın, yazılı talep üzerine yalnız eşinin soyadını kullanabilir. Evlenmeden sonra nüfus kaydına hangi soyadının yazılacağı, ilgili idari düzenlemeye ve kurum uygulamasına göre değişebilir.

Kadının soyadı evlilikle nüfusta değişmişse, bu değişikliğin tapuya yansıması ayrı bir soru olarak kalır. Kocanın soyadı mahkeme kararıyla değişirse de benzer bir durum doğar. Soyadı değişikliğinde nüfus müdürlüğü, eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir (5490 sayılı Kanun m. 36/1-b). Böylece eşin nüfustaki soyadı, kendi başvurusu olmadan değişebilir ve tapudaki kaydıyla farklılaşabilir.

Boşanmada Kadının Soyadı: TMK m. 173

Boşanma hâlinde soyadına ilişkin kural TMK m. 173’te yer alır ve yürürlüktedir. Hükme göre kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Kadın evlenmeden önce dul idiyse, hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadın boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkim, istemi üzerine buna izin verir. Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.

Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır…

TMK m. 173 güncel kanun metni →

Evlenmenin butlanına karar verilmesi hâlinde de soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 158). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ek m. 3/1-a ise ayrıca bir seçim tanır. Boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilen kadın, sonradan evlenmeden önceki soyadını kullanmak isterse yazılı talep üzerine nüfus müdürlüğü gerekli işlemi yapar. Boşanma kararlarında kadının evlenmeden önceki soyadına yer verilmesi de zorunludur (5490 sayılı Kanun m. 27/1-a).

Boşandıktan Sonra Tapuda Soyadı Neden Eski Kalır?

Pek çok kişi, boşandıktan sonra tapuda soyadı olarak eski eşin soyadının göründüğünü bir işlem sırasında fark eder. Taşınmaz evlilik sırasında edinilmişse tescil, o tarihteki nüfus bilgisiyle yapılmıştır. Boşanma kararı kesinleşip nüfus kaydı düzenlendikten sonra tapu kaydının ayrıca güncellenmesi gerekip gerekmediği idari uygulamaya bağlıdır. Kanunda, soyadının değişmesini mülkiyetin sona erme sebebi sayan bir hüküm yoktur. Bu yüzden kayıtta eski soyadının görünmesi, kişinin malik sıfatını kural olarak etkilemez.

Tapuda Soyadı Değişikliği Şart mı?

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması kural olarak tescille olur (TMK m. 705). Aynî haklar kütüğe tescil ile doğar ve sıralarını tescile göre alır (TMK m. 1022). Tescil belirli bir kişi adına yapılır; soyadı ise o kişiyi tanıtan kimlik bilgilerinden biridir. Kanunda, malikin soyadının değişmesini mülkiyetin başkasına geçme sebebi sayan bir düzenleme de bulunmuyor. Tescilin doğurduğu sonuçlar TMK m. 1022 tescilin sonuçları sayfasında okunabilir.

Soyadı farkı yine de pratik sonuçlar doğurabilir. TMK m. 7’ye göre resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur; içeriklerinin doğru olmadığı ise ispat edilebilir. Tapu kaydı ile nüfus kaydı arasında fark varsa, kişinin kayıttaki malik olduğunu başka belgelerle göstermesi gerekebilir. Tapu sicili herkese açıktır ve ilgisini inanılır kılan herkes kayıt örneği isteyebilir (TMK m. 1020). Eski soyadının kayıtta kalması, sicile bakan üçüncü kişiler bakımından da karışıklık yaratabilir. Tapuda soyadı değişikliği bu nedenle mülkiyetin şartı olmasa da işlem güvenliği bakımından yararlı olabilir.

Nüfus Kaydı ile Tapu Kaydı Nasıl Eşleşir?

Kişisel durum, bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir (TMK m. 36). Aile kütüğünde kimlik numarası, ad ve soyadı ile evli kadınların önceki soyadları bulunur (5490 sayılı Kanun m. 7). Aynı maddeye göre evlenme ve boşanma gibi kişisel durum değişiklikleri de kütüğe işlenir. Bakanlık, merkezî veri tabanındaki verileri Kanundaki usul ve esaslara göre kurumlarla paylaşır (5490 sayılı Kanun m. 45/1). Paylaşılan bilginin işlemlerde kullanılmasının hukuki sonuçları ise bilgiyi alan kurumun sorumluluğundadır (m. 45/6).

Tapu Kanunu m. 26, resmî senede tarafların kimlik bilgilerinin ve vergi kimlik numaralarının kaydedileceğini öngörür. Aynı hüküm, tarafların kimliğinden şüpheye düşülen hâllerde tanık getirilmesinin istenebileceğini düzenler. Nüfustaki soyadı değişikliğinin tapu kütüğüne hangi yöntemle aktarıldığı ise incelenen kanun metinlerinde gösterilmemiştir. Harçlar Kanunu m. 59/c, nüfus idarelerinin resen yaptığı düzeltmeler sonucu tapu kayıtlarının tashihini harçtan istisna tutar. Bu istisna, nüfustaki bazı düzeltmelerin tapu kaydına yansıyabildiğini gösteriyor; aktarımın usulü ise kurum uygulamasına göre değişebilir.

e-Devlet Soyadı Güncelleme ve Nüfus Kayıt Örneği

Kişi, kendisine ait nüfus kayıt örneğini güvenli kimlik doğrulama araçlarıyla e-Devlet kapısı üzerinden sorgulayabilir (5490 sayılı Kanun m. 44/5). Kanuna göre e-Devlet kapısından alınan belgeler, nüfus müdürlüklerinden alınan belgelerle aynı hukuki değere sahiptir. Soyadının nüfusta değiştirilmesi ise ayrı bir işlemdir; örneğin ek m. 3’teki seçimler yazılı talebe bağlanmıştır. Kamuoyunda e-Devlet soyadı güncelleme diye anılan süreç, bu nedenle iki ayrı adımı kapsar. İlki nüfus kaydının değişmesi, ikincisi bu değişikliğin tapu kaydına yansımasıdır.

Çevrim içi yoldan tapu kaydındaki soyadının güncellenip güncellenemeyeceği incelenen kanun metinlerinde yer almıyor. Kanun bakımından e-Devlet soyadı güncelleme sorusunun cevabı, nüfus kayıt örneğinin alınmasıyla sınırlı kalıyor. Tapu tarafındaki çevrim içi işlemler ise ilgili idari düzenlemeye ve kurum uygulamasına göre değişebilir. Nüfus kayıt örneğinin geçerlilik süresi de hesaba katılmalıdır. Düzenlendiği tarihten itibaren yüz seksen gün içinde kullanılmayan nüfus kayıt örneği geçerliliğini kaybeder (5490 sayılı Kanun m. 43/2). Aynı hükme göre Bakanlık, belgenin kullanılacağı alanlara göre bu süreyi otuz güne kadar kısaltmaya yetkilidir. Bu yüzden işlem gününe yakın tarihte alınmış bir belgeyle başvurmak güvenli olur.

Tapuda Soyadı Değişikliği Nasıl Yapılır?

Kanunda, tapu kaydındaki soyadının güncellenmesine özgü bir madde bulunmuyor. Tescil sırasında doğru yazılmış bir soyadının sonradan değişmesi, sicilde yapılmış bir yanlışlık niteliği de taşımayabilir. Tapu müdürlüğüne başvurunun usulü ve istenen belgeler bu nedenle ilgili idari düzenlemeye ve kurum uygulamasına göre değişebilir. Başvuruda temel mesele, başvuranın kayıttaki malik ile aynı kişi olduğunun gösterilmesidir. Bunun için güncel nüfus kayıt örneği ve gerekiyorsa kesinleşmiş boşanma ya da ad değiştirme kararı kullanılabilir. Başvurunun vekil aracılığıyla yapılıp yapılamayacağı da kurum uygulamasına göre değişebilir.

Soyadının güncellenmesi hakkın konusunu ya da sahibini değiştirmez; yalnız kimlik bilgisini nüfus kaydına uydurur. Bu ayrım önemlidir, çünkü tescilin terkini veya değiştirilmesi kanunda ayrı şartlara bağlanmıştır. TMK m. 1014’e göre bir tescilin terkini veya değiştirilmesi, kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabilir. Kimlik bilgisinin güncellenmesi bu anlamda bir hak değişikliği sayılmadığından, başka bir hak sahibinin rızası çoğu durumda gündeme gelmez.

Sicildeki Yanlışlıklar: TMK m. 1027

Tapu sicilinde gerçek bir yanlışlık varsa TMK m. 1027 uygulanır. Hükme göre ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça tapu memuru, sicildeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir. Düzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir. Tapu memuru basit yazı yanlışlıklarını ise Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik uyarınca resen düzeltir. Soyadındaki bir harf hatası basit yazı yanlışlığı sayılabilir; hangi hatanın bu kapsama girdiği somut olaya göre değerlendirilir.

İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir…

TMK m. 1027 güncel kanun metni →

Tapu memuru, ilgililerin bilgisi dışında yaptığı işlemleri onlara tebliğ etmekle yükümlüdür (TMK m. 1019). İlgililerin bu işlemlere karşı itiraz süresi, kendilerine yapılan tebliğ tarihinden işlemeye başlar. Madde, itiraz süresinin uzunluğunu ve itirazın yapılacağı merciyi belirtmez; bunlar ilgili idari düzenlemeye göre belirlenir. Bu yüzden işlem ya da ret yazısında gösterilen itiraz süresi ve mercii dikkate alınmalıdır. Sürenin kaçırılmaması için tebliğden sonra en kısa sürede harekete geçmek güvenli olur. Hisse hatalarının düzeltilmesi ise Tapu Kanunu ek m. 3’te ayrı bir usule bağlanmıştır. Bu usulde ilgililer tebliğden itibaren otuz gün içinde muvafakat verebilir. Muvafakat verilmezse tapu müdürlüğü hatalı kaydı resen düzeltir. Bu düzeltmenin tebliğinden itibaren altmış gün içinde asliye hukuk mahkemesinde dava açılabilir.

Satışta ve İpotekte Tapuda Soyadı Değişikliği Sorunu

Soyadı farkı en çok taşınmazın devri sırasında sorun çıkarır. Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliği, resmî şekilde düzenlenmelerine bağlıdır (TMK m. 706). Bu resmî senetleri, Tapu Kanunu m. 26’ya göre tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri düzenler. TMK m. 1015 ise tasarruf işleminin, istemde bulunanın tasarruf yetkisini ve hukuki sebebi belgelemesine bağlı olduğunu söyler. İstemde bulunan, kendisinin sicilde hak sahibi görünen kişi veya bu kişinin temsilcisi olduğunu ispat ederek tasarruf yetkisini belgelemiş olur.

Tescil, terkin ve değişiklik gibi tasarruf işlemlerinin yapılabilmesi, istemde bulunanın, tasarruf yetkisini ve hukukî sebebi belgelemiş olmasına…

TMK m. 1015 güncel kanun metni →

Satıcının nüfustaki soyadı tapudakinden farklıysa, kayıttaki malik ile aynı kişi olduğunun gösterilmesi bu hüküm bakımından önem kazanır. TMK m. 1016’ya göre tasarruf yetkisine ve hukuki sebebe ilişkin belgeler tamam değilse istem reddedilir. Örneğin boşanmadan yıllar sonra evini satmak isteyen bir kadın, tapuda eski eşinin soyadıyla kayıtlı görünebilir. Böyle bir durumda boşandıktan sonra tapuda soyadı farkını açıklayan nüfus kayıt örneği ve kesinleşmiş boşanma kararı hazır tutulabilir. Aynı güçlük bağış, ipotek ve kat irtifakı gibi işlemlerde de doğabilir. Tapu müdürlüğünün işlemden önce ayrıca soyadı güncellemesi isteyip istemediği kurum uygulamasına göre değişebilir.

Kimlik konusunda şüphe doğarsa Tapu Kanunu m. 26 tanık getirilmesinin istenebileceğini düzenler. Tapu müdürlüğünün kimlik doğrulamasını hangi belgelerle yaptığı ise kurum uygulamasına göre değişebilir. Bu nedenle işlem gününden önce kaydın güncel olup olmadığını kontrol etmek, işlemin ertelenmesi riskini azaltabilir.

Tapuda Soyadı Değişikliği İçin Mahkeme Yolu

Tapu müdürlüğü başvuruyu karşılamazsa ya da sicilde mahkeme kararı gerektiren bir yanlışlık varsa yargı yolu gündeme gelir. Ret yazısındaki itiraz yolu ve süresi önce gözden geçirilmelidir. HMK m. 382/2-ç-1, taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılmasını çekişmesiz yargı işi sayar. Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 383). Düzeltme taraf oluşturuyor ya da hak ihlaline yol açabiliyorsa bu kapsamın dışında kalır. Bu durumda aksine bir düzenleme bulunmadıkça görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2/1). Kanunda aksine hüküm yoksa, talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m. 384). Çekişmesiz yargı işlerinin listesi HMK m. 382 çekişmesiz yargı işleri sayfasında yer alır.

Nüfus kaydındaki soyadı yanlışsa önce nüfus kaydının düzeltilmesi gerekir. TMK m. 39’a göre mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz. Aynı kural Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35’te de yer alır; tescil sırasında yapılan maddi hataları ise nüfus müdürlüğü dayanak belgesine göre düzeltir. Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır (5490 sayılı Kanun m. 36/1-a). Ad ve soyadın değiştirilmesi ise HMK m. 382/2-a-2’de çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır. HMK m. 383’teki sulh hukuk kuralı, aksine bir düzenleme bulunmamasına bağlıdır. Bu işin hangi mahkemede görüleceği, 5490 sayılı Kanun m. 36’daki özel kural karşısında ayrıca değerlendirilir. Görev konusunda tereddüt varsa dava açmadan önce bu nokta incelenmelidir.

Taşınmaz üzerindeki aynî hakka ilişkin veya aynî hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12/1). Yalnız kimlik bilgisinin güncellenmesi aynî hak sahipliğini değiştirmediği için bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı somut talebe göre değerlendirilir. Mülkiyetin kime ait olduğu tartışılıyorsa talep artık bir düzeltme isteği olmaktan çıkar. Böyle bir uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil davası niteliği taşıyabilir.

Karşı Taraf Var mı? Davalı Sıfatı

Çekişmesiz yargı, ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâllerde de uygulanır (HMK m. 382/1-a). HMK m. 382/2-ç-1 de yalnız taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline yol açmayacak düzeltmeleri bu kapsama alır. Bu kapsamda kalan bir talepte, davalı sıfatı taşıyan bir karşı taraf bulunmayabilir. Tapu müdürlüğünün ya da Hazinenin bu talepte hasım gösterilip gösterilmeyeceği konusunda Kanun ayrı bir hüküm içermez. Bu nokta somut olaya göre değerlendirilir; tereddüt varsa dava açmadan önce ayrıca incelenmelidir. Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında ise 5490 sayılı Kanun m. 36/1-a, davanın nüfus müdürü veya görevlendireceği memur huzuruyla görüleceğini öngörür.

Kayıttaki kişinin başvuran değil başka biri olduğu ileri sürülüyorsa uyuşmazlık çekişmeli hâle gelir. Bu durumda taraf sıfatı, ileri sürülen hakka ve kayıtta hak sahibi görünen kişilere göre ayrıca belirlenir. Kayıtta hak sahibi görünen kişi öldüyse, onun mirasçılarının durumu da ayrıca incelenmelidir.

Arabuluculuk ve Adli Tatil

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B, dava şartı olarak arabuluculuğu belirli uyuşmazlıklarla sınırlar. Bunlar kira ilişkisi, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklardır. Soyadının tapu kaydında ya da nüfus kaydında düzeltilmesi bu sayım içinde yer almıyor. Bu taleplerde 18/B hükmü uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartı değildir. Adli tatil de bu işleri durdurmaz. HMK m. 103/1, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin adli tatilde de görüleceğini belirtir.

Tapuda Soyadı Değişikliği: Hangi Durumda Hangi Yol?

Başlıca durumlar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Durum Dayanak Kim başvurur Merci Süre Sonuç
Evlenme veya boşanmadan sonra tapudaki soyadının güncel olmaması TMK m. 173; 5490 sayılı Kanun m. 7, 45 Kayıtta malik görünen kişi Tapu müdürlüğü; usul kurum uygulamasına göre değişebilir Kanunda süre öngörülmemiştir Kimlik bilgisi güncellenir; aynî haklar değişmez
Sicilde basit yazı yanlışlığı TMK m. 1027/2 Malik başvurabilir; tapu memuru resen de düzeltir Tapu müdürlüğü Kanunda süre öngörülmemiştir Yönetmelik uyarınca resen düzeltme; basit sayılma somut olaya göre değerlendirilir
Sicilde başka bir yanlışlık, ilgililerin yazılı rızası yok TMK m. 1027/1; HMK m. 2, 12/1, 382/2-ç-1, 383, 384 Düzeltmede hukuki yararı olan ilgili Çekişmesiz düzeltmede sulh hukuk; taraf oluşuyorsa asliye hukuk (HMK m. 2); aynî hak sahipliği etkilenebilecekse taşınmazın bulunduğu yer, kesin yetki (HMK m. 12/1) Kanunda süre öngörülmemiştir; adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-ğ) Mahkeme kararıyla düzeltme; eski tescilin terkini ve yeni tescil biçiminde de olabilir
Nüfus kaydındaki soyadının yanlış olması TMK m. 39; 5490 sayılı Kanun m. 35, 36 Düzeltmeyi isteyen kişi; ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcısı Yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesi; tescil sırasındaki maddi hatada nüfus müdürlüğü Kanunda genel bir süre öngörülmemiştir; adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-c) Kesinleşen kararla nüfus kaydı düzeltilir; tapuya yansıması ayrıca izlenir
Kadastro veya tapu işleminden doğan hisse hatası Tapu Kanunu ek m. 3 Tapu müdürlüğü tebligat yapar; ilgili muvafakat verir ya da dava açar Tapu müdürlüğü; düzeltmeye karşı asliye hukuk mahkemesi Muvafakat için tebliğden itibaren otuz gün; dava için resen düzeltmenin tebliğinden itibaren altmış gün Muvafakatle ya da resen düzeltme
Mülkiyetin kime ait olduğu tartışmalı TMK m. 1024, 1025; HMK m. 12/1 Aynî hakkı yolsuz tescil yüzünden zedelenen kişi Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi (kesin yetki) Bu yazının konusu dışındadır Tapu sicilinin düzeltilmesi; iyiniyetli üçüncü kişilerin kazandığı haklar ve tazminat istemleri saklıdır

Tapudaki Hata Zarar Doğurursa Devletin Sorumluluğu

TMK m. 1007’ye göre tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Kişisel durum sicili için de benzer bir hüküm vardır. TMK m. 38’e göre bu sicilin tutulmasından doğan zararlar, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla Devletçe tazmin edilir. Hükmün metni TMK m. 1007 tapu sicilinden doğan sorumluluk sayfasında yer alır.

Sorumluluk, zararın sicilin tutulmasından doğmuş olmasına bağlıdır. Malikin kendi soyadını güncellememesinden doğan gecikme ile sicildeki bir hatadan doğan zarar aynı şey değildir. Hangi zararın bu kapsamda kaldığı somut olaya göre değerlendirilir.

Tapuda Soyadı Değişikliği Mal Rejimini Etkiler mi?

Boşanan eşler arasında tapudaki soyadı, taşınmazın mal rejimi bakımından niteliğini belirlemez. Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır (TMK m. 202). TMK m. 219’a göre edinilmiş mal, her eşin bu rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan değerler ise kişisel maldır (TMK m. 220). Sonradan miras yoluyla ya da karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler de aynı hükme göre kişisel mal sayılır.

Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir…

TMK m. 219 güncel kanun metni →

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür (TMK m. 222). Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Tasfiyede edinme tarihi, edinmenin karşılığı ve kaynağı bu yüzden önem taşır. Kayıttaki soyadının evlilik öncesi ya da sonrası soyadı olması bu ölçütlerin yerini tutmaz.

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür…

TMK m. 222 güncel kanun metni →

Mal Rejiminin Sona Ermesi ve Geçiş Kuralı

Mahkemece boşanmaya karar verilmesi hâlinde mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225). Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğünden önce evlenmiş eşler için 4722 sayılı Kanun m. 10 ayrıca bir geçiş kuralı koyar. Bu eşler arasında o tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder. Bir yıl içinde başka rejim seçmeyen eşler, 1.1.2002 tarihinden geçerli olmak üzere yasal rejimi seçmiş sayılır. Eşler aynı bir yıllık sürede mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağını da kabul edebilirdi. Böyle bir sözleşme yoksa 1.1.2002’den önce edinilen mallar bakımından kural olarak önceki rejim uygulanır. Bu tarihten önce açılmış boşanma veya iptal davaları için aynı maddede ayrı bir kural bulunur. Hesap yöntemleri sitedeki katkı payı ve katılma alacağı hesaplama yazısında ayrıntılı anlatılmıştır.

Tapu İptal ve Tescil Davasından Farkı

Soyadı güncellemesi ile mülkiyet uyuşmazlığı birbirine karıştırılmamalıdır. TMK m. 1024’e göre bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Aynı maddeye göre bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Aynî hakkı bu yüzden zedelenen kimse, tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir (TMK m. 1025). İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır. Bu dava kaydın kimlik bilgisini değil, hakkın kendisini hedef alır.

Mirasbırakanın mal kaçırdığı iddiasına dayanan tapu iptali başka bir hukuki sebebe dayanır. Bu davanın şartları sitedeki muris muvazaası ve tapu iptal tescil davası yazısında incelenmiştir. Paylı ya da elbirliği mülkiyetindeki bir taşınmazın paylaşılması da ayrı bir davadır. Bu dava için ortaklığın giderilmesi davası yazısına bakılabilir.

Geçici Koruma: Şerh ve İhtiyati Tedbir

Yalnız soyadının güncellenmesi istenen bir başvuruda geçici korumaya kural olarak ihtiyaç doğmaz. Mülkiyet tartışması varsa, çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları tapu kütüğüne şerh verilebilir (TMK m. 1010). Şerh verilen tasarruf kısıtlaması, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracaksa ihtiyati tedbir istenebilir (HMK m. 389/1). Bu hüküm, niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır (m. 389/2). Adli tatil ihtiyati tedbir taleplerini de engellemez (HMK m. 103/1-a).

Tapuda Soyadı Değişikliği İçin Hangi Belgeler Delil Olur?

Temel belge, kişinin güncel ve önceki soyadını gösteren nüfus kayıt örneğidir. Aile kütüğü evli kadınların önceki soyadlarını ve evlenme, boşanma gibi değişiklikleri içerdiği için kişinin geçmiş soyadlarını izlemeye yarar (5490 sayılı Kanun m. 7). Mahkeme TMK m. 173 uyarınca soyadı izni vermişse, kesinleşmiş boşanma kararı bunu da gösterir. Tapu kayıt örneği ve resmî senet suretleri, tescil sırasında kullanılan kimlik bilgilerini ortaya koyar.

Resmî sicil ve senetlerin ispat gücü bu belgeler bakımından da önem taşır (TMK m. 7). Kanunlarda başka bir hüküm yoksa, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı herhangi bir şekle bağlı değildir. Mahkeme yoluna gidilirse tapu müdürlüğünün ret yazısı, başvurunun yapıldığını ve ret gerekçesini gösteren belge olarak dosyaya eklenebilir. Kimlikten şüphe edilen hâllerde tanık da dinlenebilir; Tapu Kanunu m. 26 tapu işlemleri bakımından bu imkânı ayrıca öngörür.

Harç ve Masraf

Tapu ve kadastro işlemlerinden Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanlar harca tabidir (Harçlar Kanunu m. 57). Bu harçlar, işlemin niteliğine göre değer esası üzerinden nispi veya maktu olarak alınır (m. 60). Tarifenin tapu işlemleri bölümünde, her nevi cins ve kayıt tashihi için işlem başına maktu harç öngören bir kalem bulunuyor. Öte yandan m. 59/c, ilgililerin kusuru olmaksızın tapu idarelerinin yaptığı hataların düzeltilmesini harçtan istisna tutar. Nüfus idarelerinin resen yaptığı düzeltmeler sonucu tapu kayıtlarının tashihi de aynı istisnanın kapsamındadır.

Evlenme ya da boşanmaya bağlı tapuda soyadı değişikliği işleminin bu kalemlerden hangisine girdiği kanun metninden açıkça anlaşılmıyor. Sicilin düzeltilmesi için tapu görevlisinin mahkemeye yaptığı başvurulardan ve bunlar üzerine verilen kararlardan ise harç alınmaz (Tapu Kanunu m. 33). Mahkeme yoluna gidilirse, taraf teşkiline imkân bulunmayan davalarda karar ve ilam harcı (1) sayılı tarifeye göre maktu olarak alınır. Harç tutarı bu yazıda verilmemiştir; maktu harçlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırıldığı için işlem tarihindeki tarifeye bakılmalıdır (Harçlar Kanunu mükerrer m. 138). Tapu müdürlüğünde harç dışında bir hizmet bedeli alınıp alınmadığı ise kurum uygulamasına göre değişebilir.

Dava değeri bakımından da ayrım yapılmalıdır. Yargı harçları, değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır (Harçlar Kanunu m. 15). Tapu kayıt iptali gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda ise taşınmazın değeri esas alınır (m. 16). Değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur. Yalnız kimlik bilgisinin düzeltilmesine yönelik bir talepte değerin nasıl gösterileceği somut talebe göre değerlendirilir.

Sonuç

Evlenme ya da boşanma nedeniyle nüfusta değişen soyadı, tapu kaydına her durumda aynı anda yansımayabilir. Kanunda soyadı farkını mülkiyetin sona erme sebebi sayan bir hüküm yoktur; tescil edilen kişi kural olarak malik olmaya devam eder. Tapuda soyadı değişikliği bu yüzden mülkiyetin şartı değildir, ama satış ve ipotek gibi işlemlerin güvenliği için önem taşır. Kadının soyadı bakımından evliliğe ilişkin TMK m. 187 iptal edilmiş, boşanmaya ilişkin TMK m. 173 ise yürürlükte kalmıştır.

Boşandıktan sonra tapuda soyadı eski kalan kişi, tasarruf işleminde kayıttaki malik olduğunu nüfus kayıt örneği ve kesinleşmiş kararla gösterebilir. Kamuoyunda e-Devlet soyadı güncelleme olarak bilinen süreçte Kanun, nüfus kayıt örneğinin e-Devlet kapısından alınmasını düzenler; tapuya yansıma ise kurum uygulamasına bağlıdır. Sicilde gerçek bir yanlışlık varsa TMK m. 1027 uygulanır ve ilgililerin yazılı rızası yoksa mahkeme kararı gerekir. Taraf oluşturmayan ve hak ihlaline yol açmayan düzeltmeler çekişmesiz yargı işidir ve sulh hukuk mahkemesinde görülür. Taraf oluşuyorsa, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Mal rejimi tasfiyesinde ise tapudaki soyadı değil, malın edinilme zamanı, karşılığı ve kaynağı belirleyicidir.

Sık Sorulan Sorular

Evlendikten sonra tapudaki soyadını değiştirmek zorunlu mu?

İncelenen kanun metinlerinde, evlenen malikin tapudaki soyadını belirli bir süre içinde güncellemesini zorunlu kılan bir hüküm yoktur. Mülkiyet, soyadına değil kural olarak kayıtta malik olarak görünen kişiye bağlıdır. Ancak satış, bağış veya ipotek sırasında istemde bulunanın, sicilde hak sahibi görünen kişi veya bu kişinin temsilcisi olduğunu belgelemesi gerekir (TMK m. 1015). Güncellemenin usulü ilgili idari düzenlemeye ve tapu müdürlüğü uygulamasına göre değişebilir.

Boşandıktan sonra tapuda soyadı eski kalırsa ev satılabilir mi?

Kanunda, boşandıktan sonra tapuda soyadı güncellenmemiş malikin satış yapamayacağını öngören bir hüküm yoktur. Satışta istemde bulunan, sicilde hak sahibi görünen kişi veya bu kişinin temsilcisi olduğunu ispat ederek tasarruf yetkisini belgelemelidir (TMK m. 1015). Tasarruf yetkisine ve hukuki sebebe ilişkin belgeler tamam değilse istem reddedilir (TMK m. 1016). Tapu müdürlüğünün işlemden önce soyadı güncellemesi isteyip istemediği kurum uygulamasına bağlıdır.

Tapudaki soyadı değişince mülkiyet değişir mi?

Kanunda soyadı değişikliğini mülkiyetin sona erme ya da başkasına geçme sebebi sayan bir hüküm yoktur. Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanılır ve aynî haklar tescil ile doğar (TMK m. 705, 1022). Soyadının güncellenmesi kimlik bilgisini nüfus kaydına uydurur; hakkın sahibini değiştirmez. Mülkiyetin kime ait olduğu tartışılıyorsa bu, tapu sicilinin düzeltilmesi davasının konusu olabilir (TMK m. 1025).

Tapudaki soyadı e-Devlet üzerinden güncellenebilir mi?

Nüfus Hizmetleri Kanunu, kişinin kendi nüfus kayıt örneğini e-Devlet kapısı üzerinden alabilmesini düzenler (m. 44/5). Bu belge, nüfus müdürlüğünden alınan belgeyle aynı hukuki değere sahiptir. Tapu kaydındaki soyadının çevrim içi güncellenip güncellenemeyeceği ise kanun metninde yer almıyor. Bu yüzden tapu kaydı bakımından e-Devlet soyadı güncelleme imkânı, kurum uygulamasına göre değişebilir.

Tapuda soyadı değişikliği için harç ödenir mi?

Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı tarife, her nevi cins ve kayıt tashihi için işlem başına maktu harç öngörür. Aynı Kanunun m. 59/c bendi ise nüfus idarelerinin resen yaptığı düzeltmeler sonucu tapu kayıtlarının tashihini harçtan istisna tutar. Somut güncellemenin hangi kaleme girdiği tapu müdürlüğünün değerlendirmesine bağlıdır. Maktu harçlar her takvim yılı başında artırıldığı için işlem tarihindeki tarifeye bakılmalıdır.

Boşanmada evin kime ait olduğunu tapudaki soyadı mı belirler?

Taşınmazın maliki kural olarak tapuda malik olarak tescil edilen kişidir; soyadının eski ya da yeni olması bunu değiştirmez. Diğer eşin mal rejiminden doğan hakları ise malın edinilme zamanına, karşılığına ve kaynağına göre belirlenir (TMK m. 219, 220). Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222). Boşanma kararı verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225).

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.