Vasi Maaşı Var mı? Vasilik Ücreti, Kısıtlının Emekli Maaşı ve Hesap Verme

Vesayet altında bir yakını bulunan aileler çoğu zaman iki soruyu birlikte sorar: vasi maaşı diye bir ödeme var mı ve vasi kısıtlının parasını nasıl kullanır? Türk Medeni Kanunu vasiye, görevi karşılığında vesayet makamınca belirlenen bir ücret isteme hakkı tanır; bu ödeme kısaca vasi ücreti diye de anılır. Kısıtlının kendi geliri ise vasinin değil, kısıtlının malvarlığıdır. Vasi emekli maaşı gibi düzenli gelirleri kısıtlı adına yönetebilir; ancak bu yönetim hesap verme yükümlülüğüne ve izin kurallarına bağlıdır. Yönetim kötü yürütülürse şikâyet, vasi değiştirme talebi ve tazminat davası gündeme gelir. Bu yazı ücretin dayanağını, maaşın kullanım sınırlarını, izin gerektiren işleri, hesap denetimini ve başvuru yollarını kanun metni üzerinden anlatıyor.

Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TMK, HMK, TCK ve Harçlar Kanunu metinlerini kapsadı. Aile Mahkemeleri Kanunu ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu da aynı tarihli metinlerden okundu. 7589 sayılı Kanunun vesayet hükümlerindeki değişiklikleri 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete metninden okundu.

Vasi Maaşı Ne Demek: İki Ayrı Soru

Kanun, vesayet işlerini iki ayrı mahkemeye bırakır. TMK m. 397’ye göre kamu vesayetinde vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir. Vasi, bu dairelerin gözetimi altında görev yapar. TMK m. 403 uyarınca vasi, küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini korur ve onu hukuki işlemlerde temsil eder. Kanun küçükleri ve kısıtlıları vesayet hükümlerinde birlikte düzenler; bu yazı konuyu kısıtlanmış bir ergin üzerinden anlatıyor. Vesayet hükümleri TMK’nın 396 ile 494. maddeleri arasında yer alır. Bu maddelerin tamamı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu resmî metni içinde okunabilir.

Vasi maaşı sorusu bu çerçevede iki farklı anlama gelir. Birincisi, vasinin üstlendiği görev karşılığında bir ücret alıp alamayacağıdır. İkincisi, kısıtlının emekli aylığı gibi düzenli gelirlerini vasinin hangi sınırlar içinde kullanabileceğidir. İlk soruyu TMK m. 457 cevaplar; ikinci soru ise malvarlığının yönetimine ilişkin TMK m. 454 ve devamındaki hükümlerle çözülür. Kişinin hangi sebeplerle kısıtlanabileceği bu yazının konusu değildir. Kısıtlama sebepleri ve vasi atanması, sitemizdeki zorla tedavi ve vesayet yoluyla kısıtlama yazısında ele alınmıştır.

Vasi Maaşı Kimden Ödenir? TMK m. 457

Kanunda vasi için aylık ya da sabit bir maaş öngörülmemiştir. TMK m. 457’ye göre vasi, kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir. Ücret, vesayet altındaki kişinin malvarlığından karşılanır. Malvarlığından karşılama olanağı bulunmuyorsa ücret Hazineden karşılanır. Bu nedenle vasi maaşı denilen ödemenin ilk kaynağı kısıtlının kendi malvarlığıdır. Hazine, kanunun lafzına göre ancak bu olanak bulunmadığında devreye girer.

Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir…

TMK m. 457 güncel kanun metni →

Hüküm ücreti vasinin istemine bağlamıştır; kanun bunu istem olmaksızın işleyen bir aylık olarak kurmamıştır. Hazineden karşılanacak ücretin hangi işlemle ve hangi birimce ödeneceği TMK’da düzenlenmemiştir. Bu ödeme usulü, ilgili idari düzenlemeye ve kurum uygulamasına göre değişebilir.

Vasi Ücreti Nasıl Belirlenir?

TMK m. 457 ücret için iki ölçüt koyar: yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri. Vesayet makamı bu iki ölçütü gözeterek ücreti her hesap dönemi için ayrıca belirler. Dolayısıyla vasi ücreti, bir kez saptanıp vesayet boyunca değişmeden kalan bir tutar değildir. Kanunda bir alt veya üst tutar, oran ya da tarife yer almaz. Miktar somut olayda yönetimin yoğunluğuna ve malvarlığının gelirine göre farklılaşabilir. Geliri az olan ve yönetimi sınırlı emek gerektiren bir vesayette belirlenecek ücretin de düşük kalması olağandır.

Vasinin kısıtlının eşi veya yakın hısımı olması, ücret isteme hakkını ortadan kaldırmaz; TMK m. 457 bu bakımdan bir ayrım yapmaz. TMK m. 414, haklı sebepler engel olmadıkça eşin veya yakın hısımlardan birinin öncelikle vasi atanmasını öngörür. Bu öncelik, aile içinden atanan vasinin ücretsiz çalışmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Ücreti isteyip istememek vasinin kararıdır; miktarı ise vesayet makamı belirler. Kayyımın görev süresi ve ücreti de TMK m. 458 uyarınca vesayet makamınca belirlenir.

Vasi Maaşını Kendisi Belirleyebilir mi?

Vasi ücreti konusunda belirleme yetkisi kanunda vesayet makamına verilmiştir. Vasinin kısıtlının hesabından kendi seçtiği bir tutarı ücret adıyla çekmesi, TMK m. 457’nin öngördüğü yol değildir. Vasi ile kısıtlı arasında bir sözleşme yapılması da TMK m. 463/7 uyarınca iki ayrı izne bağlıdır. Belirlenmemiş bir ödeme hesapta göründüğünde vesayet makamı TMK m. 464 uyarınca hesabı reddedebilir. Makam bu durumda kısıtlının menfaatini korumak için uygun önlemleri de alır. Böyle bir davranış, koşulları varsa yetkinin kötüye kullanılması sayılarak görevden alma sebebi olabilir (TMK m. 483).

Vasi Emekli Maaşı Üzerinde Hangi Yetkiye Sahip?

Kısıtlının emekli aylığı, kira geliri veya banka mevduatı kısıtlının malvarlığına dahildir. Vasi bu malvarlığını TMK m. 454 uyarınca iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır. Düzenli gelirler bakımından vasi emekli maaşı gibi ödemeleri kısıtlı adına yönetir ve onun ihtiyaçları için harcar. Bu yetki TMK m. 448’deki genel temsil yetkisinden doğar; vesayet dairelerinin yetkileri saklıdır. Harcamanın ölçüsü kısıtlının menfaatidir. Barınma, beslenme, bakım, tedavi ve kişisel ihtiyaçlar bu kapsamda düşünülebilir. TMK m. 447 de vasiye kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmek ödevini yükler.

Aylığın vasiye veya vasinin açtıracağı bir hesaba ödenmesi, sosyal güvenlik kurumunun ve bankanın işleyişine bağlıdır. İncelenen kanun metinlerinde bu ödemenin usulünü düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Usul, ilgili idari düzenlemeye ve kurum uygulamasına göre değişebilir. Bu nedenle ilgili kurumdan istenecek belgeler önceden sorulmalıdır.

Kısıtlının ihtiyaçları için gerekli olmayan paralar boşta bekletilmez. TMK m. 441’e göre bu paralar faiz getirmek üzere vesayet makamının belirlediği millî bir bankaya yatırılır. Paralar Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere de çevrilebilir. Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür. Hükmün metni TMK m. 441 paraların yatırılması sayfasında yer alır. Kıymetli evrak ve değerli eşya ise TMK m. 439 uyarınca vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yerde saklanır.

Kısıtlının görüşü de önem taşır. TMK m. 450’ye göre kısıtlı görüşlerini oluşturup açıklayabiliyorsa vasi, önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde onun görüşünü alır. Kısıtlının işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz. TMK m. 455 ise kısıtlının kendi tasarrufuna bırakılmış malları serbestçe yönetip kullanabileceğini düzenler. Vasinin izniyle çalışarak kazandığı mallar da aynı hükme tabidir.

Vasi Maaşı ile Kısıtlının Geliri Ayrı Tutulur

Vasi maaşı, vesayet makamınca belirlendiği ölçüde vasinin kendi alacağıdır; kısıtlının aylığı ise kısıtlıya aittir. Vasinin bu aylığı kendi ihtiyaçları veya kendi ailesinin giderleri için kullanması, kısıtlının menfaati dışında bir tasarruftur. Kanun ayrı banka hesabı açılmasını açıkça düzenlemez. Ancak TMK m. 454’teki hesap tutma yükümlülüğü, gelir ve giderlerin izlenebilir biçimde kaydedilmesini gerektirir. Vasinin kendi parasıyla kısıtlının parasını karıştırması, hesabın ispatını zorlaştırır ve sorumluluk riskini artırır. Bu nedenle vasi emekli maaşı hareketlerini kendi harcamalarından ayrı izlemelidir.

Vasinin İzin Almadan Yapamadığı İşler

Vasinin temsil yetkisi geniştir, ancak sınırsız değildir. Kanun bazı işleri vesayet makamının iznine, bazılarını ise iki aşamalı izne bağlar. TMK m. 462, vesayet makamının, yani sulh hukuk mahkemesinin izni gereken işleri tek tek sayar. Bu işler aşağıda gösterilmiştir.

  • Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması.
  • Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi.
  • Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri.
  • Ödünç verme ve ödünç alma.
  • Kambiyo taahhüdü altına girme.
  • Bir yıl veya daha uzun süreli ürün kirası ile en az üç yıllık taşınmaz kirası sözleşmeleri.
  • Kısıtlının bir sanat veya meslekle uğraşması.
  • Acele hâllerde vasinin geçici önlem alma yetkisi saklı kalmak üzere dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato.
  • Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri.
  • Borç ödemeden aciz beyanı.
  • Hayat sigortası yapılması.
  • Çıraklık sözleşmesi yapılması.
  • Bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirme.
  • Yerleşim yerinin değiştirilmesi.
Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izni gereklidir: 1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması…

TMK m. 462 güncel kanun metni →

Huzurevi gibi bir bakım kurumuna yerleştirme de bu listede yer alır (TMK m. 462/13). Bakım kurumlarında yaşanabilecek ihmal ve sorumluluk sorunları, sitemizdeki huzurevinde ihmal ve bakım kuruluşlarının sorumluluğu yazısında incelenmiştir. Kira, fatura ve bakım gideri gibi düzenli ödemeler kural olarak olağan yönetim içinde kalır. Bir harcamanın olağan yönetimi aşıp aşmadığı somut olaya göre değerlendirilir. Tereddüt hâlinde vesayet makamından izin istenmesi güvenli yoldur.

Denetim Makamının da İzni Gereken İşler

TMK m. 463, bazı işlerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının, yani asliye hukuk mahkemesinin de iznini arar. Kanunda sayılan bu yedi iş aşağıdadır.

  • Evlât edinme veya evlât edinilme.
  • Vatandaşlığa girme veya vatandaşlıktan çıkma.
  • Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması.
  • Ömür boyu aylık veya gelir bağlama ya da ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.
  • Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması.
  • Küçüğün ergin kılınması.
  • Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.
Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir: 1. Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât…

TMK m. 463 güncel kanun metni →

Kısıtlı adına ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılacaksa iki iznin birlikte alınması gerekir. Bu sözleşmenin genel şartları ölünceye kadar bakma akdi ve mirasçıların dava hakkı yazısında anlatılmıştır. Kısıtlıya kalan bir mirasın reddi de aynı iki aşamalı izne tabidir. Mirasın reddinin şartları ve sonuçları reddi miras ve tereke borcu yazısında yer alır. Ret süresi TMK m. 606’ya göre üç aydır ve yasal mirasçılar için kural olarak ölümün öğrenildiği tarihten işler. Bu süre izin süreci içinde de dolabileceğinden izin başvurusunun gecikmeden yapılması önem taşır. Önemli sebepler varsa TMK m. 615 uyarınca sulh hâkiminden ret süresinin uzatılması istenebilir. Sürenin kaçırılmaması için izin başvurusuyla birlikte süre uzatımının da değerlendirilmesi güvenli olur.

İzinle de Yapılamayan İşler ve İzinsiz İşlemin Sonucu

Bazı işler izinle bile yapılamaz. TMK m. 449’a göre vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır. Gerekli izin alınmadan yapılan işlem ise TMK m. 465 uyarınca kısıtlının vasinin izni olmadan yaptığı işlem hükmündedir. Böyle bir işlem sonradan onanmazsa taraflardan her biri verdiğini TMK m. 452 çerçevesinde geri isteyebilir. Kısıtlı ise kendi menfaatine harcanan veya geri isteme anında malvarlığında bulunan zenginleşme tutarıyla sorumlu olur. İyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktardan da sorumluluğu devam eder.

İşlem Kim karar verir Dayanak Dikkat edilecek nokta
Kira, fatura, bakım ve tedavi giderlerinin ödenmesi Vasi TMK m. 448, 454 Olağan yönetim içinde kalmalı; her gider hesapta belgesiyle gösterilir
İhtiyaç fazlası paranın değerlendirilmesi Vasi, vesayet makamının belirlediği millî bankada TMK m. 441 Bir aydan fazla gecikmede vasi faiz kaybını öder
Vasi ücreti Vesayet makamı TMK m. 457 Vasinin istemi gerekir; her hesap dönemi için emek ve gelir gözetilerek belirlenir
Taşınmaz alımı, satımı, rehni Vesayet makamının izni TMK m. 462/1, 444 Satış kısıtlının menfaati gerektirirse yapılır; kural olarak açık artırmayla, bugünkü metne göre denetim makamı istisnaen pazarlığa karar verebilir; 31.10.2026’dan sonra açık artırma elektronik satış portalında; önceden ilanı yapılmış artırmalarda eski hükümler uygulanır
Dava açma, sulh, tahkim Vesayet makamının izni TMK m. 462/8 Acele hâllerde vasinin geçici önlem alma yetkisi saklıdır
Bakım veya sağlık kurumuna yerleştirme Vesayet makamının izni TMK m. 462/13 Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin TMK m. 432 ve 447 hükümleri saklıdır
Mirasın reddi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi, vasi ile sözleşme Vesayet makamının, ardından denetim makamının izni TMK m. 463/4, 463/5, 463/7 İki izin birlikte aranır; üç aylık ret süresi (TMK m. 606) izin sürecinde dolabilir, önemli sebeple m. 615 uyarınca uzatılabilir
Kefil olma, vakıf kurma, önemli bağış Hiçbir makam izin veremez TMK m. 449 Kanun bu işleri vesayet altındaki kişi adına yasaklamıştır

Taşınmaz Satışında 7589 Sayılı Kanun Değişikliği

Kısıtlının taşınmazı ancak menfaati gerekli kılıyorsa ve vesayet makamının talimatı uyarınca satılabilir (TMK m. 444). Bugün yürürlükteki metne göre satış açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur. Onama kararının ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir. Denetim makamı istisnai olarak, özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.

7589 sayılı Kanun, TMK m. 444’ün ikinci fıkrasını değiştirmiştir. Kanunun yürürlük maddesine göre bu değişiklik yayımından üç ay sonra, 31.10.2026 tarihinde yürürlüğe girer. Yeni fıkraya göre satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılır. Yeni fıkra metni pazarlıkla satış imkânını ayrıca anmaz. Pazarlık yolu düşünülüyorsa bu nokta satış talebinden önce ayrıca değerlendirilmelidir. Aynı Kanun, değerli şeyler dışındaki taşınırların açık artırmayla satışını da bu portala bağlamıştır (TMK m. 440). 7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesine göre TMK m. 440 ve 444’teki değişiklikler, yürürlükten önce ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmaz. Bu açık artırmalarda önceki hükümler uygulanmaya devam eder. Değişikliklerin bütünü, sitemizdeki 7589 sayılı Kanunla gelen değişiklikler yazısında özetlenmiştir.

Hesap Verme: Vasi Maaşı ve Harcamalar Nasıl Denetlenir?

Hesap verme yükümlülüğü göreve başlarken doğar. TMK m. 438’e göre atama kararı kesinleşince vasi ile vesayet makamının görevlendireceği kişi, yönetilecek malvarlığının defterini vakit geçirmeden tutar. Kısıtlı ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur. Bu defter, sonraki hesapların karşılaştırılacağı başlangıç kaydıdır.

TMK m. 454 uyarınca vasi, yönetimle ilgili hesap tutar ve hesabı vesayet makamının belirlediği tarihlerde inceleme için sunar. Makam başka bir tarih belirlemese bile hesap yılda bir defa sunulmalıdır. Kısıtlı görüşlerini oluşturup açıklayabiliyorsa, hâkimin hesabı incelemesi sırasında olanak ölçüsünde hazır bulundurulur.

Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır…

TMK m. 454 güncel kanun metni →

Vesayet makamı TMK m. 464’e göre rapor ve hesapları inceler, gerekirse tamamlanmasını veya düzeltilmesini ister. Makam hesabı kabul veya reddeder ve kısıtlının menfaatini korumak için uygun önlemleri alır. Vasi ücreti her hesap dönemi için belirlendiğinden ücret ile hesap denetimi birbirine bağlıdır. Harcamaların belgelendirilmesi, hesabın kabulü bakımından belirleyici olabilir. Fatura, makbuz, banka dökümü ve kira sözleşmesi gibi belgeler bu amaçla saklanmalıdır. Harçlar Kanunu m. 11’e göre vasinin hesabının görülmesi dolayısıyla alınacak harçlar, vesayet altındaki kişi adına vasiden alınır.

Vasi Maaşı ya da Harcamalara Karşı Şikâyet ve İtiraz

Vasinin bir harcamasına ya da işlemine karşı çıkan aile üyesi, önce vesayet makamına başvurur. TMK m. 461’e göre ayırt etme gücüne sahip kısıtlı ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabilir. Kanun şikâyet için ayrı bir süre öngörmemiştir. Vesayet makamının kararlarına karşı ise tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir.

Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabilir…

TMK m. 461 güncel kanun metni →

Bu başvurular çekişmesiz yargı işidir. HMK m. 382/2-b-19, vesayet işlerini aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Bu işlerde kural olarak bir karşı taraf yoktur; şikâyet edilen vasi davalı sıfatı taşımaz. Görevden alma incelemesinde ise vasi TMK m. 485 uyarınca dinlenir. Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 383; TMK m. 397). Aile mahkemeleri, 4787 sayılı Kanun m. 4/1’e göre TMK’nın vesayeti düzenleyen Üçüncü Kısmı dışındaki aile hukuku işlerine bakar. Vesayet işlerinde yetki, kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m. 411).

Adli tatil bu süreleri etkilemez. HMK m. 103/1’e göre vesayete ilişkin dava ve işler ile çekişmesiz yargı işleri adli tatilde de görülür. HMK m. 104’teki bir haftalık uzama ise adli tatile tabi dava ve işler için öngörülmüştür. Bu nedenle on günlük itiraz süresinin adli tatil sebebiyle uzadığı varsayılmamalıdır.

Vasi Değiştirme: Görevden Alma Sebepleri ve Usulü

Vasi değiştirme talebinin kanundaki karşılığı, vasinin görevden alınmasıdır. TMK m. 483’e göre vasi görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunursa görevden alınır. Vasinin borç ödemede acze düşmesi de aynı sonucu doğurur. Kısıtlının maaşını kendi işleri için harcamak, koşulları varsa yetkinin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.

Kanun kusur aramayan bir görevden alma hâli de tanır. Vasinin görevini yapmakta yetersizliği yüzünden kısıtlının menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir. Örneğin yaşı veya sağlığı sebebiyle hesapları düzenli tutamayan bir yakın, kötü niyet taşımasa da bu hükme göre değiştirilebilir.

Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet…

TMK m. 483 güncel kanun metni →

Vasi değiştirme başvurusunu ayırt etme gücüne sahip kısıtlı veya her ilgili yapabilir (TMK m. 484). Görevden almayı gerektiren sebebi başka bir yoldan öğrenen vesayet makamı da vasiyi re’sen görevden almakla yükümlüdür. TMK m. 485’e göre makam, gerekli araştırmayı yapıp vasiyi dinlemeden görevden alma kararı veremez. Ağır olmayan hâllerde önce vasiye görevden alınacağı konusunda uyarıda bulunur. Vesayet makamı TMK m. 487 uyarınca kısıtlının korunması için gerekli diğer önlemleri de alır.

İlgililer, vesayet makamının bu kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir. Denetim makamı gerektiğinde duruşma da yaparak itirazı kesin karara bağlar (TMK m. 488). Vasi değiştirme istemi için kanunda bir süre öngörülmemiştir; ancak makam kararına karşı on günlük itiraz süresi kaçırılırsa karar kesinleşebilir.

Görev Süresinin Dolması ve Vasinin Çekilmesi

Vasi kural olarak iki yıl için atanır ve vesayet makamı bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir (TMK m. 456). Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. Görev uzatılmazsa sürenin dolmasıyla sona erer (TMK m. 480). Vasiliğe engel bir sebep ortaya çıkarsa vasi görevinden çekilmek zorundadır (TMK m. 481). Altmış yaşını doldurmak gibi bir kaçınma sebebi doğduğunda, süre bitmeden görevden alınmasını isteyebilir. Önemli sebepler bulunuyorsa görevine devam etmek zorundadır. Görevi sona eren vasi, yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapar (TMK m. 482).

Geçici Koruma: Vasiye El Çektirme ve Kayyım

Görevden alma incelemesi sürerken kısıtlının parası zarar görmeye devam edebilir. TMK m. 486 bu durum için özel bir önlem düzenler. Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde vesayet makamı, vasiye geçici olarak işten el çektirip bir kayyım atayabilir. Gerekirse muhtemel zararı gözeterek vasinin mallarına ihtiyati haciz koyabilir ve tutuklanmasını da isteyebilir. Hükmün metni TMK m. 486 vasinin görevden alınmasında geçici önlemler sayfasında okunabilir.

Vasinin menfaati ile kısıtlının menfaatinin çatıştığı belirli bir işte vesayet makamı, TMK m. 426 uyarınca istek üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Kısıtlı adına vasiye karşı bir talep ileri sürülecekse bu hüküm gündeme gelebilir. Bu özel önlemlerin yanında HMK m. 389’daki ihtiyati tedbir, niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. Banka kayıtları gibi delillerin kaybolma tehlikesi varsa HMK m. 400 uyarınca delil tespiti istenebilir. Geçici hukuki koruma talepleri adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-a).

Vasinin Sorumluluğu ve Tazminat Davası

Vesayet organları, görevlerini yerine getirirken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdür (TMK m. 466). TMK m. 467’ye göre vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla kısıtlıya verdiği zarardan sorumludur. Aynı hüküm kayyım ve yasal danışman için de uygulanır. Sorumluluk kusura bağlıdır; zararın vasinin davranışından doğduğu da ortaya konmalıdır.

Devlet de belirli hâllerde sorumludur. TMK m. 468’e göre Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebep oldukları zararlardan sorumludur. Vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilemeyen zararlardan da Devlet sorumlu tutulur. Zararı tazmin eden Devlet, kusurlu olanlara rücu eder. Kısıtlının vasiye veya Devlete karşı alacakları TMK m. 494 uyarınca imtiyazlı alacaktır.

Dava Kime Karşı Açılır?

Tazminat davasında davalı, kusurlu davranışıyla zarara yol açan vasidir. Zararın vasiden tahsil edilemeyeceği anlaşılırsa TMK m. 468 uyarınca Devlete karşı dava gündeme gelir. Vesayet dairelerinde görevli kişilerin hukuka aykırı davranışından doğan zarar için de davalı Devlettir. Davacı, zarar gören kısıtlıdır; vesayet sona ermişse kısıtlı kendisi, ölmüşse mirasçıları dava açabilir. TMK m. 491, kesin hesabın kısıtlıya, mirasçılarına veya yeni vasiye tazminat davası açma hakları belirtilerek tebliğini öngörür.

Vesayet sürerken kısıtlı adına dava açılması TMK m. 462/8 uyarınca vesayet makamının iznine bağlıdır. Eski vasiye karşı talebi yeni vasi ileri sürebilir. Menfaat çatışması bulunan bir işte bu görev için temsil kayyımı atanması da mümkündür (TMK m. 426).

Görevli ve Yetkili Mahkeme

TMK m. 469’a göre vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür. Devletin vesayet dairelerinde görevli kişilere karşı açacağı rücu davasına ise bu dairelerin bulunduğu yere en yakın asliye mahkemesi bakar. Tazminat davası, vasi ile zarar gören arasındaki bir hak uyuşmazlığına ilişkindir. Bu yönüyle şikâyet ve görevden alma gibi çekişmesiz işlerden ayrılır ve davalı sıfatı taşıyan bir karşı taraf içerir.

Zamanaşımı Süreleri

TMK m. 492’ye göre sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası, kesin hesabın tebliğinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Süre, vasinin işleminin yapıldığı tarihten değil kesin hesabın tebliğinden başlar. Tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı açılacak davada süre, tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yıldır. Vesayet dairelerinde görevli olanların verdiği zararlar için Devlete karşı açılacak davalarda ise genel zamanaşımı hükümleri uygulanır. Sürelerin metni TMK m. 492 vasinin sorumluluğunda olağan zamanaşımı sayfasında yer alır.

Kanun olağanüstü bir zamanaşımı da düzenler. Olağan süre işlemeye başlamadan önce bilinmesi olanaksız bir hesap yanlışlığı ya da sorumluluk sebebi bulunabilir. Bu durumda dava, yanlışlığın veya sebebin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılabilir (TMK m. 493). Vesayetten doğan tazminat davaları, kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle her durumda zamanaşımına uğrar. Bu süreler zamanaşımı niteliğindedir; TMK m. 461’deki on günlük itiraz süresi ise bir başvuru süresidir ve onlarla birleştirilmez.

Arabuluculuk Dava Şartı mı?

6325 sayılı Kanun m. 18/B, dava şartı arabuluculuğu kira, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında öngörür. Vasiye karşı tazminat davası bu sayım içinde yer almaz. İncelenen kanun metinlerinde vesayetten doğan tazminat davası için dava şartı arabuluculuk öngören bir hüküm bulunmamaktadır. İhtiyari arabuluculuk ise 6325 sayılı Kanun m. 1/2 uyarınca tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarda mümkündür. Kısıtlı adına yapılacak sulh ayrıca TMK m. 462/8 uyarınca vesayet makamının iznine bağlıdır.

Vasi Maaşı ve Harcamalar Hangi Delillerle İspat Edilir?

İlk delil vesayet dosyasının kendisidir. Göreve başlarken tutulan defter, dönemsel hesaplar ve vesayet makamının bu hesaplar hakkındaki kararları dosyada yer alır. Kısıtlının banka hesap dökümleri, aylık ödemelerine ilişkin kayıtlar ve harcama belgeleri paranın akışını gösterir. HMK m. 199, elektronik ortamdaki verileri de belge sayar. Kısıtlının bakımını üstlenen kurumun kayıtları, harcamanın gerçekten yapılıp yapılmadığını ortaya koyabilir. Tanık anlatımları ise bakımın fiilen nasıl yürütüldüğünü açıklamaya yardım eder.

Hesabın teknik incelemesi için mahkeme bilirkişiye başvurabilir. Bilirkişi, gelir ve giderlerin uyumu gibi teknik konularda görüş verir. Vasinin kusurlu olup olmadığına ve sorumluluğun kapsamına ise mahkeme karar verir. Vasi maaşı adıyla yapılan ödemeler, vesayet makamının ücret kararındaki tutarla karşılaştırılarak değerlendirilir.

Harç ve Dava Değeri

Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Vasiye karşı açılan tazminat davası bir para alacağı davası olduğundan kural olarak değer üzerinden nispi harca tabidir. Vasi tayini ve azline ait kararlar ise aynı Kanunun m. 13/b hükmüne göre harçtan müstesnadır. Harç tutarı bu yazıda verilmemiştir; başvuru sırasında güncel tarifeye bakılmalıdır.

Ceza Hukuku Bakımından Vasi Maaşı ve Kısıtlının Parası

Ceza hukuku bakımından da sonuç doğabilir: vasi emekli maaşı yönetimini kendi yararına çevirirse hukuki sorumluluğun yanında ceza sorumluluğu gündeme gelebilir. TCK m. 155 güveni kötüye kullanma suçunu düzenler. Suçun temel şekli, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği devredilmiş mal üzerinde amaç dışı tasarruftur. Başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi, TCK m. 155/2’de daha ağır cezaya bağlanmıştır. Birinci fıkradaki temel şekil şikâyete bağlıdır; ikinci fıkrada şikâyet ibaresi yer almaz. Suçun oluşup oluşmadığı, vasinin kastına ve olayın şartlarına göre ceza yargılamasında belirlenir.

Yakın akrabalık bu noktada önem taşır. TCK m. 167/1, yağma ve nitelikli yağma dışındaki malvarlığı suçlarında bazı yakınlar için şahsi cezasızlık öngörür. Bunlar ayrılık kararı verilmemiş eş, üstsoy, altsoy, bu derecedeki kayın hısımları, evlat edinen veya evlatlık ve aynı konutta beraber yaşayan kardeştir. Bu kişilerden birinin zararına işlenen suçta ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Kısıtlının eşi, ana veya babası, çocuğu, gelini veya damadı ya da aynı konutta yaşayan kardeşi olan vasi bakımından bu hüküm gündeme gelebilir. TCK m. 167/2 ise bazı diğer akrabalar için şikâyet üzerine cezada indirim öngörür. Şahsi cezasızlık sebebi, vasinin TMK m. 467’deki hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi TCK m. 73 uyarınca altı aydır. Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla fiil ve failin öğrenildiği günden başlar.

Vesayet Sona Erince Son Rapor ve Kesin Hesap

Kısıtlama sebebi ortadan kalkınca vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir (TMK m. 472). Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamada kaldırma kararı, resmî sağlık kurulu raporuna bağlıdır (TMK m. 474). Vasilik görevi sona erdiğinde de hesap verme yükümlülüğü devam eder. TMK m. 489’a göre görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına verir. Vasi malvarlığını kısıtlıya, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurur.

Son rapor ve kesin hesap, dönemsel hesaplar gibi vesayet makamınca incelenir ve onaylanır (TMK m. 490). Hesap onaylanıp malvarlığı teslim edildikten sonra makam, vasinin görevinin sona erdiğine karar verir (TMK m. 491). Kesin hesap, onay veya ret kararıyla birlikte ve tazminat davası açma hakkı belirtilerek ilgililere tebliğ edilir. Bu tebliğ, TMK m. 492’deki bir yıllık zamanaşımının başlangıcıdır. Bu nedenle tebliğ edilen kesin hesabın gecikmeden incelenmesi hak kaybını önler.

Vasi Maaşı ve Başvuru Yolları Tablosu

Vasinin ücreti, yönetimi ve sorumluluğu farklı başvuru yollarına bağlanmıştır. Aşağıdaki tablo her yolu dayanağı, sebebi, başvuranı, süresi ve sonucuyla birlikte gösterir.

Yol Dayanak Sebep Kim başvurur / karşı taraf Süre Merci ve sonuç
Ücret istemi TMK m. 457 Vasilik görevinin karşılığı Vasi; karşı taraf yok Kanunda ayrı süre yok; ücret her hesap dönemi için belirlenir Vesayet makamı belirler; kısıtlının malvarlığından, olanak yoksa Hazineden karşılanır
Şikâyet TMK m. 461 Vasinin eylem ve işlemleri Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı ve her ilgili; çekişmesiz iş, karşı taraf yok Kanunda ayrı süre öngörülmemiştir Vesayet makamı (sulh hukuk) inceler ve gerekli önlemi alır
İtiraz TMK m. 461, 488 Vesayet makamının kararı İlgililer Tebliğden itibaren on gün; adli tatil sebebiyle uzamaz Denetim makamı (asliye hukuk); görevden alma kararlarına itirazda kesin karar
Görevden alma (vasi değiştirme) TMK m. 483 ile 487 arası Ağır savsaklama, yetkinin kötüye kullanılması, güveni sarsıcı davranış, borç ödemede aciz; kusursuz yetersizlik Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı veya her ilgili; makam re’sen de harekete geçer Kanunda süre yok Araştırma ve vasinin dinlenmesi; ağır olmayan hâlde uyarı; gecikmede tehlike varsa m. 486 önlemleri
Tazminat davası TMK m. 467, 468, 469, 492, 493 Vasinin kusurlu davranışıyla verilen zarar Kısıtlı, mirasçıları veya yeni vasi (vesayet sürerken m. 462/8 izni); davalı vasi, şartları varsa Devlet Vasiye karşı: kesin hesabın tebliğinden bir yıl; tebliğden önce bilinemeyen yanlışlıkta öğrenmeden bir yıl, tebliğden on yıl üst sınır. Devlete karşı: tazmin ettirilemeyen zararda bunun anlaşılmasından bir yıl, vesayet dairesi görevlilerinin verdiği zararda genel hükümler (m. 492) Vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesi; zararın tazmini

Sonuç

Kanunda vasi için sabit bir maaş yoktur; vasi maaşı denilen ödeme, TMK m. 457’deki ücrettir. Vasi ücreti vasinin istemine bağlıdır; miktarını vesayet makamı her hesap dönemi için emek ve malvarlığı gelirini gözeterek belirler. Ücret önce kısıtlının malvarlığından, bu olanak yoksa Hazineden karşılanır. Aile içinden atanan vasi de ücret isteyebilir; ancak tutarı kendisi belirleyemez.

Kısıtlının emekli aylığı ve diğer gelirleri kısıtlıya aittir. Vasi emekli maaşı ve diğer gelirleri iyi bir yönetici özeniyle, kısıtlının ihtiyaçları için kullanır; fazla parayı TMK m. 441’e göre değerlendirir. Taşınmaz satışı, dava açma ve kuruma yerleştirme gibi işler vesayet makamının iznine bağlıdır. Mirasın reddi ve ölünceye kadar bakma gibi işlerde denetim makamının izni de aranır.

Vasi en az yılda bir defa hesap verir. Aile üyeleri vasinin işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabilir ve vasi değiştirme isteyebilir. Makam kararlarına karşı on günlük itiraz süresi adli tatilde uzamaz. Zarar varsa tazminat davası vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde açılır. Bu dava kural olarak kesin hesabın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Vasi maaşı ne kadardır ve kim öder?

Kanunda sabit bir tutar yoktur. TMK m. 457’ye göre vasi ücret isteyebilir ve vesayet makamı bu ücreti her hesap dönemi için yönetimin gerektirdiği emek ile malvarlığının gelirini gözeterek belirler. Ücret kısıtlının malvarlığından ödenir; bu olanak yoksa Hazineden karşılanır.

Aile üyesi olan vasi de ücret isteyebilir mi?

TMK m. 457, vasinin eş veya yakın hısım olmasına göre bir ayrım yapmaz. Aile içinden atanan vasi de ücret isteyebilir. Ücretin miktarını vasi değil, vesayet makamı belirler. Vasinin kısıtlının hesabından kendi belirlediği bir tutarı çekmesi kanunun öngördüğü yol değildir.

Vasi kısıtlının emekli maaşını kendi ihtiyacı için kullanabilir mi?

Kısıtlının aylığı kısıtlının malvarlığıdır. Vasi bu parayı kısıtlının bakım, barınma ve tedavi gibi ihtiyaçları için kullanır ve hesabını verir. Kendi ihtiyacı için kullanması, koşulları varsa görevden alma, tazminat ve ceza sorumluluğu doğurabilir. İhtiyaç fazlası para TMK m. 441’e göre faiz getirecek biçimde değerlendirilir.

Vasi ne sıklıkla hesap vermek zorundadır?

TMK m. 454’e göre vasi, hesabı vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve yılda en az bir defa sunar. Vesayet makamı hesabı inceler, düzeltilmesini isteyebilir, kabul veya reddeder. Görev sona erince vasi son rapor ve kesin hesap verir (TMK m. 489).

Vasi değiştirme için nereye başvurulur?

Başvuru, kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet makamına, yani sulh hukuk mahkemesine yapılır. Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı veya her ilgili başvurabilir (TMK m. 484). Görevden alma sebepleri TMK m. 483’te sayılmıştır. Karara karşı tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir ve bu süre adli tatilde uzamaz.

Vasinin verdiği zarar için dava açma süresi ne kadar?

TMK m. 492’ye göre vasiye karşı tazminat davası, kesin hesabın tebliğinden başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır. Kesin hesabın tebliğinden önce bilinmesi olanaksız bir hesap yanlışlığında ya da sorumluluk sebebinde süre, öğrenmeden itibaren bir yıldır. Vesayetten doğan tazminat davaları, kesin hesabın tebliğinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 493). Devlete karşı açılacak davalarda süreler TMK m. 492’de ayrıca düzenlenmiştir. Dava, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde açılır.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.